İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde istinaf sonrası yeniden ele alınan trafik kazası kaynaklı cismani ve manevi zarar tazminat davası.
Özet: Bu tazminat davasında, davacılar 2006 yılında meydana gelen bir trafik kazasında bedensel zarar gördüklerini, araçlarında hasar oluştuğunu belirterek geçici/kalıcı iş göremezlik, tedavi giderleri ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır; davalılar ise, mahkemenin yetkisizliğini, tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının kazadaki tam kusurluluğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve sigorta şirketi sorumluluğu dışındaki taleplerin reddini savunarak davanın esastan veya zamanaşımı nedeniyle reddedilmesini, yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesini talep etmişlerdir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ...Esas... sayılı kararının davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ... Esas,... sayılı kararı ile kaldırılarak geldiği anlaşılmakla, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ...yabancı plakalı araç ile müvekkili ...'in yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde █████/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, adı geçen davacının bedensel zarara uğrayıp aracında hasar oluştuğunu belirterek araçta oluşan hasar nedeniyle cismani zarara ilişkin geçici/kalıcı iş göremezlik, tedavi gideri ile manevi tazminatın ve ayrıca, eşinin yaralanmasından kaynaklı manevi zarara uğrayan diğer davacı için manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Cevap
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava açısından Mahkemenin yetkisiz olduğunu, ... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinde açılması gerekirken, yetkisiz olarak Mahkemenizde açılması HMK'nın yetkiye ilişkin düzenlemelerine aykırı olduğunu, davacıların taleplerinin tamamının zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin aracının sigortasını yapan şirket tarafından ...'in traktörünün hasarlarının ödendiğini, ancak ...'in kazada ciddi bir yaralanması olmadığı için kendisi tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığını, davacılardan ...'in tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin mezkur kazada eşini ve oğlunu kaybettiğini, bir an için meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusurlu olduğu düşünülse bile, istenilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, fiilin ağırlığı ve davacıların işgal ettiği makam dikkate alınırsa istenilen manevi tazminat miktarı oldukça fazla olduğunu, manevi tazminat zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davanın reddine karar verilmesini, alacakların varlığını kabul etmemekle birlikte, alacakların zamanaşımına uğraması sebebiyle zamanaşımı sebebiyle davanın reddini, davacılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminat kapsamına dahil olmayıp işbu taleplerden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu doğmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında başvuran yanın hukuki yararı bulunmadığını, bakıcı gideri ile geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat taleplerinin şubat 2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin 6111 sayılı kanun’un 59.maddesi ile sosyal güvenlik kurumu'nun sorumluluğu altında olduğunu, söz konusu taleplerin husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarihte alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili ...’nun sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusura ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre yapılması gerekmediğini, Anayasa Mahkemesi’nin E. ..., K....sayılı ve █████/2020 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ve 92. maddelerinde ZMMS genel şartlarına atıf yapan ibarelerinin iptaline ilişkin kararı nedeniyle %1.8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmayacağı görüşü hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın reddini, her halükarda trafik sigortası kuvertürü dışında kalan kazanç kaybı talebinin reddini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller
:
Kaldırma öncesi;
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının tüm UYAP örneği,
... Şehir Hastanesi'nden davacı asil ...'in hasta vizit detay raporu,
...'ndan ... nolu hasar dosyası,
Kaldırma sonrası;
.... Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı'ndan davacı asil ...ile davacı asil ...'in sosyal ve ekonomik durumunu gösterir tutanak,
... Şehir Hastanesi'nden davacı asil ...'in tedavi evrakları,
...Şehir Hastanesi'nden davacı asil ...'in tedavi evrakları,
... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden davacı asil ...'in tedavi evrakları,
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden davacı asil ...'in tedavi evrakları,
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 09.05.2024 tarih, ... sayılı ön raporu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 06.02.2025 tarih, ... sayılı ön raporu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 23.05.2025 tarih, ... sayılı raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02.01.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, 17.07.2006 tarihinde saat 07:00 sıralarında davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken karşı yön ve istikamette seyir halinde olan davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün şeridine geçerek karşılıklı çarpışma şeklinde trafik kazasının meydana geldiği, kaza sebebiyle davacı ...'in yaralandığından bahisle davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.
Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.
Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;
1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,
2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,
3-Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,
4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Öte yandan, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 17.07.2006 tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, Mahkememizce tüm tedavi evraklarının celbi akabinde dosyanın ilgili yönetmelik hükümleri dikkate alınarak rapor tanzim edilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu'nun 29.01.2025 tarihli ve ... sayılı raporu doğrultusunda davacı hakkında tüm vücut maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatinin bildirildiği, ancak davacı tarafından delil avansının yatırılmaması ve kesin süre verilerek gerekli ihtaratların yapılması sebebiyle, davacılar tarafından adli yardım talebinin reddedilmesi karşısında Adli Tıp Kurumu ücreti yatırılmadığından Adli Tıp Kurumu ..İhtisas Kurulu'nun 29.01.2025 tarihli ve ... sayılı raporunun hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın davacı ...'in yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat istemi ile davacı ... lehine manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, davacılar tarafından gereken delil avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması ve adli yardım talebinin kabul görmemesi karşısında Adli Tıp Kurumu raporunun değerlendirmeye alınamayacağı, öyleyse davacı ...'in kaza sebebiyle maluliyet durumu tespit edilemediğinden ve ispat yükü davacılarda olduğundan söz konusu alacak kalemlerinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte, davacı ...lehine araca ilişkin maddi hasar talep edildiği, bu doğrultuda dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile 17.07.2006 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin taraflarının kusur durumunun ve % (yüzde) olarak kusur oranının ne olduğu, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca ilişkin maddi hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise önceki tramer kayıtları ve hasar dosyaları da göz önünde bulundurularak maddi hasar bedelinin ne olacağı, ayrıca davalı ... tarafından maddi hasara ilişkin yapılan ödeme var ise bakiye onarım bedeli isteminin ne olacağı, poliçe limiti dahilinde davalıların bakiye sorumluluğunun kalıp kalmadığı, davalılar bakımından temerrüt tarihlerinin ne olacağı, davacının istemlerinde haklı olup olmadığı, haklı ise ve kısmi ödeme söz konusu ise ödenmeyen onarım bedeli miktarının ne olacağı, davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'nun %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü davacı ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı, dava konusu kaza kapsamında araçların hasarlı fotoğrafları, ekspertiz raporu, onarım faturası gibi bilgi, belge ve dokümanların bulunmadığı, nitekim davacı vekili tarafından dosya muhteviyatına sunulan yazıda onarım faturasının bulunmadığı ve ekteki fotoğrafa göre hasar tespiti yapılmasının talep edilmiş olduğu, davacı vekili tarafından sunulmuş olan belgenin fotoğraf değil kaza ile ilgili gazete küpürü olduğu, söz konusu gazete küpüründe kazalı bir aracın gözüktüğü ve hasar boyutunun kısmen belli olduğu, bu kapsamda söz konusu küpüre bakılarak hasar tespiti yapılabilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, ayrıca her ne kadar kaza tespit tutanağında çarpma noktası belli olsa da hasarın boyutu konusunda bir fikir veremeyeceğinden sadece kaza tespit tutanağı baz alınarak hasar tespiti yapılmasının mümkün olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından ... plaka sayılı aracın zarar gördüğünden bahisle hasar bedeli talep edilmişse de, davalı tarafından zararın karşılandığına ilişkin delil sunulmadığı gibi davacı tarafından da meydana gelen zararın ne miktarda olduğuna dair hesaplamaya ve değerlendirmeye elverişli delil sunulmadığı, bu durumda söz konusu talebin de bilirkişi raporu içeriği göz önünde bulundurularak reddi gerektiği değerlendirilmekle davacı ...tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri, lehine araca ilişkin maddi hasar, manevi tazminat istemleriyle açılan davanın sübut bulmadığından reddine, davacı ... tarafından eşinin yaralanmasına ilişkin talep edilen manevi tazminat istemli davanın sübut bulmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacı ...tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri, lehine araca ilişkin maddi hasar, manevi tazminat istemleriyle açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Davacı ... tarafından eşinin yaralanmasına ilişkin talep edilen manevi tazminat istemli davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan peşin alınan 191,27-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik olan 540,73-TL harcın davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Kaldırma öncesi davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 234,50-TL posta ve tebligat gideri ile kaldırma sonrası davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 995,50-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.230,00-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Kaldırma sonrası davalı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 351,00-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalı ...'ya verilmesine,
6-Adli Tıp Kurumu ücretlerinin karşılanmadığı anlaşıldığından, ... tarih, ... seri numaralı faturaya istinaden 5.400,00-TL ücret ile ... tarih, ... seri numaralı faturaya istinaden 4.650,00-TL olmak üzere toplam 10.050,00-TL ATK ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile anılan faturaların ATK'ya ödenmesine,
7-Davalılar kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin, e-duruşma ile katılan davalı ... vekili ve e-duruşma ile katılan davalı ... yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!