İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ihlalli tünel geçiş ücretleri ve dört katı cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir otoyol işletmecisi şirketin tünel geçiş ücretleri ile dört katı tutarındaki cezayı ödemeyen bir araç sahibine karşı başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı şirket, ihlalli geçişlerin kayıtlarla sabit olduğunu, ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini ve yetki itirazının haksız olduğunu savunurken, davalı ise borcun ve yetkinin esastan reddini, takibin dayanak belgesiz olduğunu ve geçişlerin kendisiyle ilgili olmadığını iddia etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----3996 sayılı Kanun kapsamında işletme hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu, davalının müvekkili şirket tarafından işletilen tünelden geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, bu geçiş bedellerinin 6001 sayılı Kanun m.30/5 uyarınca geçiş ücreti ile birlikte dört katı ceza ile tahsil edilmesi gerektiğini, 15 günlük yasal sürede ödeme yapılmadığı için davalı hakkında --------- sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine rağmen davalının yetkiye ve borcun tamamına haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, ihlalli geçişlerin şirket kayıtları, geçiş dökümleri ve görüntü kayıtlarıyla sabit olduğunu, davalının tüneli kullanmadığını inkar etmediğini, bu nedenle borcun bulunmadığını ya da ödendiğini ispat yükünün davalıya ait olduğunu, yetki itirazının hukuka aykırı olduğunu, ihlalli geçişten doğan alacağın para borcu niteliğinde bulunması sebebiyle TBK m.89 ve HMK m.10 uyarınca alacaklının yerleşim yeri olan -----İcra Dairelerinde takip yapılmasının ve davanın bu yerde açılmasının hukuka uygun olduğunu,---------içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davalının faiz itirazlarının da yerinde olmadığını, davalının tacir olması ve borcun ticari işletmeyle ilgili bulunması nedeniyle asıl alacağa ticari temerrüt/avans faizi uygulanmasının hukuka uygun olduğunu, “Dayanak belge sunulmadığı” iddiasına karşı, ilamsız takipte borcun sebebinin gösterilmesinin yeterli olduğunu, alacağın kaynağının 6001 sayılı Kanun olduğunu, ihlalli geçiş listesinin alacağın kaynağı değil delili niteliğinde bulunduğunu, ayrıca tahsilat sürecinde müvekkili şirketin kanuni yükümlülüğü olmamasına rağmen 15 gün boyunca provizyon sorgusu yaparak kullanıcıya cezasız ödeme imkanı tanıdığını, buna karşın ------- hesabında yeterli bakiye bulunmaması veya provizyon alınamaması hâlinde tahsilat yapılamadığı, bakiye takibi ve ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol yükümlülüğünün araç sahibine ait olduğunu, işletmeci şirketin ayrıca bir bildirim veya ihtar yükümlülüğünün bulunmadığını, arabuluculuk süreci sonuçsuz kaldığından davanın açıldığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın likit nitelikte bulunduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, en az %20 oranında icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP /TALEP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının ---------Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı ilamsız icra takibine karşı borcun tamamına ve yetkiye itiraz edildiğini, müvekkilinin ikametgahının Kırıkkale olması sebebiyle------- daireleri ve mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili yerin ----------- olduğunu, davacının bu durumu bilmesine rağmen yetkisiz yerde ısrarla takip ve dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereği itirazın iptali davasında yalnızca takip talebinde belirtilen borç sebebi ve dayanaklar üzerinden inceleme yapılabileceğini, ancak dava konusu icra takibinde herhangi bir dayanak belge, sözleşme ya da borç sebebi bulunmadığını, bu nedenle borcun kaynağının ve miktarının belirsiz olduğunu, takipte dayanak olmayan bilgi ve belgelere dayanılarak yargılama yapılamayacağını, bu hususun ------- kararlarıyla da açıkça kabul edildiğini, kaynağı ve dayanağı belli olmayan bir alacak talebinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili tarafından herhangi bir geçiş, kullanım veya usulsüz işlem yapılmadığını, yapılmış olsa dahi bunun müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, asıl alacağın dayanağı belli olmadığı gibi temerrüt şartlarının da oluşmadığını, bu nedenle faiz ve faiz oranı taleplerinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, basiretli tacir olan davacının tüm bu hususları bilmesine rağmen haksız ve mesnetsiz takibin devamı amacıyla kötü niyetli şekilde dava açtığını belirtmiş olup, öncelikle yetki itirazının kabulüyle dosyanın ----- Mahkemelerine gönderilmesi, bu mümkün görülmezse görev itirazının kabulüyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun tespiti, aksi halde davanın esastan reddi ile davaya konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.DELİLLER
: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, -------- Esas sayılı dosyası,---- Trafik Tescil Kayıtları, ------Kayıtları, İhlalli Geçiş Bilgi ve Dökümleri, İhlali Geçiş Fotoğrafları, Provizyon Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
: Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi başta arabuluculuk , özel ve genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar ile davalının icra dosyasına ve davaya karşı yaptığı yetki itirazı da incelenmek, değerlendirilmek ve karara bağlanması suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez vaki sulh teşvikine rağmen mazereti nedeniyle davacı vekili duruşmaya katılmadığından davalı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilmiş ve toplanan tüm deliller incelenmiş ve değerlendirilmiş, usul ekonomisi ilkesi de gözetildiğinde tahkikatı gerektirir bir husus kalmadığı tespit edilerek tahkikat bitirilmiş ve aynı duruşmada hazır bulunan davalı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;-------- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ----Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ------ yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.------Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ------Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan ------------sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından ------- geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin ------- dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ------ Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir.------Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e -posta, ihbarname, e -devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. -------- Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir. (6) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir. (7) Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen -------on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. ----- Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. ---- Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.' hükümleri bulunmaktadır. Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında; öncelikle davanın dayanağı olan------- sistemi üzerinden işbu dosyaya eklenmiş ve bir örneği çıkarılıp dosyaya konularak incelenmiştir. Buna göre icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, vaki itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ihlalli geçişi yaptığı iddia edilen ----- plakalı aracın trafik tescil kayıtları çıkarılarak dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede araçların ihlalli geçiş tarihlerinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Yine------ müzekkere yazılarak 15 günlük ödeme süresi de gözetilerek ihlalli geçişin yapıldığı öne sürülen ---- tarihleri arasında davalı şirkete ait aracın anılan tarih aralığında ---- ürünü bulunup bulunmadığı ve varsa geçiş hareketleri sorulmuş; verilen yanıtta ihlalli geçişin yapıldığı tarih aralığında aracın------ ürünü bulunmadığı bildirilmiştir. Somut olayda davacı şirketin----yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği , davacı şirket tarafından------ Esas sayılı dosyasından, işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı aracın -------- tarihleri arasında bir kez ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretlerinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe ve borca genel nitelikte yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf vekillerinin iddia ve savunmaları kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış, ilgili kayıt ve belgeler getirtilmiş ve incelenmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede ihlali geçiş yapan aracın -------- bulunmadığı ve buna göre de geçiş ücretinin tahsil edilemediği ve on beş günlük süreyle provizyon istenmesine rağmen ücretin alınamadığı, aracın davacı şirketin işlettiği tünelden geçişlerinin fotoğraflar, geçiş kayıt ve bilgileri ile sabit olduğu, hizmetin niteliği ve işleyişi gereği ödeme yükümlülüğünün ve bunu ispat etmenin hizmeti kullanan davalı tarafta olduğu ve buna göre iddia edildiği üzere geçişler yapıldığı halde yapılan hesaplama sonucunda ödenmesi gereken geçiş ücreti ve dört katı ceza miktarı toplamının takip ve dava dosyasıyla uyumlu ve doğru olduğu tespit ve tayin edilmiştir. Filhakika, yargılamaya hakim olan ilkeler ve özellikle usul ekonomisi ilkesi gereğince; genel hakimlik bilgi ve tecrübesi ile uyuşmazlık tamamen çözüldüğünden tahkikat işlemi olarak bilirkişi deliline başvurmaya ve bu kapsamda alacağa ilişkin hesap raporu alınmasına gerek görülmemiştir. ----------Öte yandan yeri gelmişken davaya konu olayda özel işletmeye tabi tünelden geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü ehliyeti sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı da ifade edilmelidir. Sürücünün eylemlerinden sorumlu olan işleten sıfatındaki davalı şirketin basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına ------- ürünü edinerek hesabında yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günümüzün teknolojik imkanlarına ve uygulamalarına göre İnternet ortamında yapılacak basit bir sorguya göre borç tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de bulunmaktadır. Öte yandan yeri gelmişken davaya konu olayda özel işletmeye tabi tünelden geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü ehliyeti sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı da ifade edilmelidir. Sürücünün eylemlerinden sorumlu olan malik/ işleten sıfatındaki davalı şirketin basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına------ ürünü edinerek hesabında yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günümüzün teknolojik imkanlarına ve uygulamalarına göre İnternet (e-devlet) ortamında yapılacak basit bir sorgulamayla araçların geçiş bilgilerinin ve varsa borçlarıınn tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de caridir.-----Filhakika, olayda davalı şirketin geçiş tarihlerinde aracında ------- ürünü bulunmadığı, ihlalli geçişten itibaren on beş gün içinde herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığı da gözetildiğinde davacının takip gibi geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza miktarı talebinde bulunmasında ve davasında haklı olduğu ve davacı tarafın davasını yukarıdan beri açıklanan hukuki sebep ve delillerle yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre avans faizi uygulanabileceğinden takip tarihindeki oranı da denetlenip gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile davalı-borçlunun ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı isteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; ------ kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın, takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi ve yapılan yargılamaya göre davalının borcunun varlığı ve gerçek miktarını tahkik ve tespit edebilir durumda olduğunun tespiti nedeniyle dava konusu alacağın/borcun davalı şirket yönünden muayyen/likid olduğu anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğu kanaatiyle tazminat talebinin de kabulüyle; hükmolunan asıl alacağın (780.00 TL) %20'i olan 156.00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi -------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın KABULÜNE,2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----------- esas Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına,3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (780.00 TL) %20'i olan 156.00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,6-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 242,50 TL posta masrafı olmak üzere olmak üzere toplam 1.560,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-)Davacı şirket kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca toplam 780,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın kabul edilen miktar yönünden (780.00 TL TL< 40.000.00 TL.) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025