Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, ticari alacak iddiasına karşılık mutabakatname ile ödeme yapılan itirazın iptali davasında ilk derece kararında usul ve yasaya aykırılık görmedi.
Özet: Satış sözleşmesinden doğan ödenmemiş faturalara ilişkin itirazın iptali davasında davacı, davalıdan alacağını tahsil etmek isterken, davalı taraflar arasında imzalanan mutabakatname ve bu doğrultuda yapılan ödeme ile borcun kalmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi, davacının faturalara dayalı alacak talebini mutabakatname ve ödeme nedeniyle reddetmiş, istinaf mahkemesi ise ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
:█████/2023
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, taraflar arasında alım satım sözleşmesi bulunduğunu, davalıya mal teslim edildiğini, fatura kesildiğini ancak faturaların bir kısmının ödenmediğini, faturalardan kaynaklı davalıdan toplam 54.358,54 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağın tahsili için takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptaline, davalı aleyhine en az %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, taraflar arasında █████/2021 tarihinde mutabakat imzalandığını, 56.000,00 TL üzerinden tarafların mutabık olduğunu, aynı tarihte bu mutabakatnameye istinaden davalıya 56.000,00 TL'nin banka kanalıyla ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Taraflara ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için tensip zaptı ile ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasındaki en son faturanın █████/2021 tarihli olduğu, █████/2021 tarihinde davacının davalıdan 110.358,55 TL alacaklı göründüğü, bunun sebebinin ise 2021 yılında davalı tarafından yapılan 56.000,00 TL tutarlı ödemenin deftere geç yansıması olduğu, bu tutar mahsup edildiğinde davacının takip tarihi itibari ile toplam 54.358,55 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 222. maddesi uyarınca davalı defterlerini ibrazdan kaçınmış ise de davacı defterleri davacı lehine delil teşkil etse de maddede belirtildiği üzere bu hususun aksi kesin delil ile ispatlanabilecektir. Somut olayda da davalı tarafından sunulan mutabakatname davacı tarafından inkar edilmemiş olup en nihayetinde davacının kesmiş olduğu son faturadan sonra taraflar arasında █████/2021 tarihinde taraflar arasında davacının alacağının 56.000,00 TL olduğuna ilişkin mutabakatname düzenlendiği, bu mutabakatnameden sonra davalının davacıya toplam 56.000,00 TL mutabakat mektubuna istinaden açıklamalı banka üzerinden EFT ile ödeme yaptığı anlaşılmakla davacının davalıdan bu faturalara dayalı alacağı talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine, ancak somut olayda davacının alacağını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden kötü niyetli takip başlattığı kabul edilmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK'nın 94. maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunması gerektiğini, cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılması geçerlilik şartı olup ispat şartı olmadığını, bu sebeple cari hesap sözleşmesine ilişkin bir uyuşmazlıkta hakimin, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin olup olmadığını re'sen araştırmakla mükellef olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında yazılı herhangi bir cari hesap sözleşmesi akdedilmediği halde mahkemece geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunup bulunmadığı irdelenmeksizin, yalnızca davalının borçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten takip tutarı kadar alacaklı olduğunu, alacağın dayanağı olan faturaların davalı aleyhine borç doğurduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının da bu iddiaları desteklediğini ancak tüm bu hususlara rağmen mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasında akdedilen mutabakatname uyarınca davalının davacıya EFT ile yaptığı ödemeyle dava konusu fatura bedelini ödediğini ispatlamasına, davacının yapılan bu ödemeyle fatura nedeniyle bakiye alacağının kalmadığının sabit olmasına, bu sebeplerle davanın reddine dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!