5. Ceza Dairesi, köy muhtarının nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet kararını, usulsüz katılma ve vekalet ücreti hatalarını düzelterek onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, köy muhtarının zimmet suçundan aldığı mahkumiyet kararını incelerken, sanığın köy arazisini kiraya verip geliri kayıt dışı bırakması eylemini nitelikli zimmet olarak değerlendirse de aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu hususu bozma nedeni yapmamış; ancak mahkemece verilen kararda kazanılmış hakka ilişkin ceza miktarının belirlenmesi ve katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gibi usul hataları bulunduğunu tespit ederek, bu yanlışlıkları yeniden duruşma yapılmaksızın düzelterek (5 ay hapis ve 29.800 TL vekalet ücreti şeklinde) hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararSUÇ
: ZimmetHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesineMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;Sanığın ve katılan ... vekilinin verdiği dilekçelerde her ne kadar kanun yolu istinaf olarak gösterilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 264/1. maddesinde; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz" hükmünün yer aldığı, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ve Yargıtay'dan geçen dosyalarda ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz kanun yoluna tabi olduğu kabul edilmiş, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanık hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla zimmet suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Akseki Orman İşletme Müdürlüğünün katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekilinin temyiz istemi ile tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin, sanığın hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan ... vekilinin ise vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Suç tarihinde köy muhtarı olarak görev yapan sanığın, köy tüzel kişiliğine ait araziyi çobanlık yapan..... ve ..... isimli kişilere 3.000 TL'ye kiraya verip 1.200 TL'yi tahsil etmesine rağmen geliri köy defterine işlemediği ve karşılığında makbuz kesmediği şeklindeki, kurum dışı araştırma, ilgililerin beyanları ve banka kayıtlarından mahiyeti ile miktarı ortaya çıkarılabilen eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Sanık aleyhine temyiz bulunmayan ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince cezanın kazanılmış hakka konu olan 31.05.2016 tarihli hükümde tayin olunan miktar üzerinden infazına karar verilmesi yerine sanığın bu ceza miktarı ile cezalandırılmasına karar verilmesi,Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 29.800 TL'nin sanıktan alınarak katılan ... Başkanlığına verilmesine," ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. paragrafında yer alan ibarenin "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 5 ay hapis cezası olarak belirlenmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.