Danıştay 13. Daire, müflis banka kanuni temsilcisinden fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen, hatalı hesaplama düzeltilmiş ödeme çağrı mektubunun iptali istemini reddeden karar.
Özet: Davacının, kanuni temsilcisi olduğu müflis bir bankadan kaynaklanan ve asıl borçludan tahsil edilemeyen fon alacağını karşılamak üzere adına düzenlenen yüksek tutarlı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesince reddedilmiş; mahkeme, davacının yasal temsilci sıfatıyla sorumluluğunu, önceki çağrı mektubundaki hatalı hesaplamanın düzeltilerek kalan borç miktarının usulüne uygun belirlenmesi koşuluyla, hukuka uygun bulmuştur.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Fonu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Müflis ... Bankası A.Ş. kaynaklı Fon alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 12.250.239,85-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'de kanuni temsilci olduğu, ... A.Ş.'nin █████/2001 tarihli Fon Kurulu kararına istinaden tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş. çatısı altında birleştirildiği, sonrasında ise Fon tarafından sorunlu kredi dosyalarının █████/2001 tarihli Fon Kurulu kararı ile ... A.Ş.'den devir ve temlik alındığı, Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'nin de devir ve temlik alınan kredi borçluları arasında yer aldığı, davacının Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olması nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu, davacı hakkında ilk olarak █████/2016 tarihi itibarıyla 3.710.000-TL anapara, 6.204.218-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 9.914.318-TL Fon alacağının ödenmesi gerektiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun tanzim edildiği, Müflis ... Bankası A.Ş. kaynaklı takip tutarı hesaplanırken 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3 maddesi gereğince temlik tarihindeki alacağın (3.710.000,00-TL) tamamı üzerinden 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre gecikme zammı hesaplanması gerekirken, temlik alınan kredi (1.400.000,00-TL) alacağı üzerinden gecikme zammının hesaplandığının ve bu şekilde kanuni temsilciler hakkında sehven eksik tutarlar üzerinden takibe başlandığının tespit edilmesi üzerine tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla aradaki fark olan (3.457.608,12-TL borç aslı+18.706.949,60-TL gecikme zammı) 22.614.557,71-TL'den daha önceki ödemeye çağrı mektubundaki 9.914.317,86-TL (1.230.007,33-TL'si borç aslı+8.684.310,53-TL'si gecikme zammı) çıkarılarak bakiye 2.227.600,79-TL borç aslı + 10.022.639,06-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 12.250.239,85-TL Fon alacağının tahsilini teminen dava konusu ödemeye çağrı mektubunun tanzim edilerek davacıya tebliğ edildiği, söz konusu ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; olayda, ticaret sicil kayıtlarının tetkikinden davacının ... Bankası A.Ş.'de, █████/2000 tarih ve 5026 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil olunan █████/2000 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile 2 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı ve birinci derece imza yetkilisi olduğu, dava konusu işleme konu alacağın, ... Bankası A.Ş. ile ... A.Ş. arasında akdedilen ve ... Bank A.Ş. tarafından imzalanan toplamda 1.510.000,00-TL tutarındaki genel kredi sözleşmelerine istinaden kullanılan ve █████/2000 tarihinde kat edilen kredilerden kaynaklandığı, söz konusu alacağın TMSF tarafından █████/2001 tarihinde devir ve temlik alındığı ve alacağın tahsili amacıyla Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan malvarlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanılmadığından, söz konusu Fon alacağının kanuni temsilci olan davacıdan tahsil edilmesi amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, bu durumda, asıl amme borçlusu bankadan tahsil edilemeyen Fon alacağının, ticaret sicil kayıtlarına göre asıl amme borçlusu bankanın ilgili dönemde kanuni temsilcisi olduğu açık olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ve bir önceki ... tarih ve...sayılı ödemeye çağrı mektubunda yer alan tutarlardaki hatalı hesaplama nedeniyle önceki ödemeye çağrı mektubundaki alacak kalemleri de düşülmek suretiyle kalan borç miktarı usulüne uygun olarak hesaplanan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; dava konusu ödemeye çağrı mektubunun, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu tutarın eksik hesaplandığından bahisle düzenlendiği, sözü edilen ödemeye çağrı mektubunun, yöntemine uygun olarak █████/2017 tarihinde ilan yoluyla tebliğ edildiği, bu işleme karşı dava açılmadığı, bu ödemeye çağrı mektubunda asıl alacağa davalı idare tarafından temlik alındığı tarihe kadar ve kat ihtarnamesinde gösterilen temerrüt faizi uygulandıktan sonra, ancak hataya düşülüp, bu tarihten itibaren yalnızca asıl alacağa gecikme zammı uygulanarak davacının sorumlu olduğu tutarın belirlendiği, bu defa 1.400.000-TL asıl alacağa yine kat ihtarnamesinin düzenlendiği █████/2000 tarihinden temlik tarihi olan █████/2001 tarihine kadar ihtarnamede gösterilen temerrüt faizi uygulanıp, ulaşılan tutara bu tarihten █████/2016 tarihine kadar gecikme zammı uygulanması ve █████/2004 tarihinde tahsil edilen 859.145-TL'nin ise tahsil tarihi itibarıyla takip edilen toplam borç içinde asıl alacak, temerrüt faizi ve gecikme zammı tutarlarından bunların toplam borç içindeki oranlarının dikkate alınarak indirilmesi suretiyle davacının sorumlu olduğu miktarın yeniden hesaplandığı ve ortaya çıkan fark için dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, buna göre Fon alacağından borçlunun kanuni temsilcisi sıfatıyla sorumlu olduğu istinafa konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uygun olarak ortaya konulan davacıdan, bu alacağın eksik hesaplanan kısmının takibi için düzenlenen dava konusu işlemde borç tutarının belirlenmesi yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, daha önce yapılan takibin sonlandırılmasına rağmen keyfi olarak yeniden bir takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, Yargıtay'ın da 10 yıllık zamanaşımı süresini dikkate aldığı, kendisi hakkında 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, idari makamların bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmesi gerektiği, özel hukuk kaynaklı alacakların tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, ... Bankası ile ilgili açılan iflas dosyasına TMSF tarafından herhangi bir alacak talebinde bulunulmadığı, Bankanın tasfiye sürecinde tahsil edilen meblağ ile borcun tahsili mümkün iken bu gecikmenin kendisine yüklenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin olarak herhangi bir şirket zararının yahut ödemeden aciz durumunun söz konusu olmadığı, yapılan teftiş ve denetimlerde de kendisinin ibra edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, davacı hakkında daha önce başlatılan takibin maddi hata nedeniyle sonlandırıldığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 11. maddesinin atfıyla yürürlükte olan 4389 sayılı Kanun'un 15/3 maddesi uyarınca Fon'un alacaklarını 6183 sayılı Kanun uyarınca takip etme yetkisinin bulunduğu, davacının ... Bankası A.Ş.'de kanuni temsilci olmasından dolayı 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, alacağın ... Bankası'ndan tahsili imkanının bulunmadığı, Fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!