Hizmet tespit davasında eksik araştırma, yetersiz tanık anlatımları ve bilirkişi raporu iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen incelenerek değerlendirilmesi.
Özet: Bir pazarlamacının davalı işveren yanında belirli dönemlerde bildirimsiz çalıştığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesi davacının belirli tarihler arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 537 gün çalıştığının ve bu çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu karara karşı yapılan istinaf başvurularını esastan reddederek hükmü onamıştır; ancak davalı ve feri müdahil kurum, kararın yetersiz delil toplama, çelişkili tanık anlatımlarına dayanma, yazılı delil eksikliği ve bilirkişi raporunun bu eksiklikler üzerine kurulması gibi gerekçelerle eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde 14.02.2014 - 20.09.2016 tarihleri arasında pazarlamacı olarak çalıştığını, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini beyanla müvekkilinin Kuruma bildirilmeyen aylar ile ilgili olarak hizmet tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait iş yerinde çalışmasının bulunmadığını, davaya konu dönemlerde başka bir yerde çalışmasının olduğunu, pazarlamacıların çalışma saatleri içerisinde denetiminin oldukça zor olduğunu, evinde geçirdiği saatin dahi müvekkili tarafından tam olarak bilinmediğini, bu yüzden davacının eşi ...’in gittiği yerlere yanında eşini götürüp götürmediği hususunun kendi insiyatifinde olduğunu, kendi insiyatifi ile davacının yanında olmasının çalışma olgusunu oluşturmadığını, müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisinin hiçbir şekilde kurulmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarına göre davacının, davalının yanında çalıştığına dair hiçbir yazılı belge, müfettiş raporu, şikayet dilekçesi ve sair yazılı delil bulunmadığını, davanın niteliği itibariyle öncelikle davada yasada öngörülen hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının davalı işveren yanında çalıştığını iddia ettiği tarihlerde muhtelif işyerlerinde çalışmasının bulunduğunu, davacının iddiasını resme belgelerle ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacının, davalı ...'a ait ... sicil sayılı iş yerinde 14.02.2014-04.08.20 14... .09.2014-20.09.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 537 gün çalıştığının bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava dışı ...'in müvekkiline ait iş yerinde çalışmasının bulunduğunun değerlendirildiğini, davacının çalışmasının bulunup bulunmadığı konusunda bir görüş bildirmediğini, dinlenen tanıkların tamamının davacının çalışmasını doğrulamadığını, cevap dilekçesindeki iddialarını destekler mahiyette beyanda bulunulduğunu, bilirkişinin, davacının müvekkili adına kayıtlı işyerinde eksik priminin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin yerinde olduğunu, eksik araştırma ve inceleme sonucunda karar verildiğini, toplanan deliller, davacının ve işyerinin durumu ile ilgili tereddüte mahal vermeyecek netlikte ve detaylı olmadığını, davacının çalışmaya başladığı tarih, çalışma koşulları ve saatleri ile işin niteliği konularında deliller arasında çelişki bulunduğunu, davacı ve davalı iş yeri ile ilgili yeterli miktarda yazılı deliller toplanmadan, nitelikleri Yargıtay İçtihatları ile belirlenen tanık anlatımlarına başvurulmadan, akabinde bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporu incelendiğinde yetersiz toplanan delillerin rapora esas alındığını, Yargıtay İçtihatları gereği yeterli deliller toplanmadan, yeterli vasıfları taşıyan tanıklar dinlenmeden, yazılı delillere aykırı olarak, yetersiz ve eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasının kabul edilmesinde tanık anlatımları ve tanık anlatımları sonrası yine tanık anlatımlarının esas alındığı bilirkişi raporunun etkili olduğunu, eksik araştırma ve inceleme sonucunda karar verildiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, toplanan deliller, davacının ve iş yerinin durumu ile ilgili tereddüte mahal vermeyecek netlikte ve detaylı olmadığını, davacının çalışmaya başladığı tarih, çalışma koşulları ve saatleri ile işin niteliği konularında deliller arasında çelişki bulunduğunu, davacı ve davalı iş yeri ile ilgili yeterli miktarda yazılı deliller toplanmadan, nitelikleri Yargıtay içtihatları ile belirlenen tanık anlatımlarına başvurulmadan, bilirkişi raporu alındığını, Yargıtay İçtihatları gereği yeterli deliller toplanmadan, yeterli vasıfları taşıyan tanıklar dinlenmeden, yazılı delillere aykırı olarak, yetersiz ve eksik araştırma ile davanın esasını oluşturan tüm hususlar yeterince araştırılmadan ve açıklığa kavuşturulmadan, davacının belirtilen sürelerdeki hizmetlerinin tespitine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!