İşçinin hizmet tespit talebiyle açtığı davada, kuruma bildirilmeyen çalışma dönemleri için hak düşürücü sürenin istisnası ve uygulanma koşulları üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir çalışanın 2012-2018 yılları arasındaki kesintisiz ancak büyük ölçüde kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti talebiyle açtığı hizmet tespit davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi talebi kısmen kabul edip belirli bir süreyi hak düşürücü süre nedeniyle reddederken, davacı bu reddin hatalı olduğunu, davalı ve feri müdahil SGK ise davanın yetersiz incelemeyle ve ispatlanmadan kabul edildiğini iddia ederek temyiz etmiş; Yargıtay ise uyuşmazlığın hak düşürücü süre uygulaması etrafında yoğunlaştığını, ancak yönetmelikle tespit edilen belgelerin kuruma verilmesi veya çalışmaların kurumca tespit edilmesi halinde kesintisiz devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçerli olmayacağını belirterek konuyu değerlendirmektedir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde, mutfak işlerini yerine getirmekle sorumlu personel olarak, 19.09.2012- 19.11.2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesini özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında hiç bir zaman hizmet akdinin bulunmadığı, yanında çalışmadığını, bu nedenle aralarında bir husumet olmadığı, davacının davalı müvekkil nezdinde, hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başladığını iddia ettiği 19.09.2012 tarihinde işyeri davalı-müvekkilin babasına ait olduğunu, davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları ve davacının taleplerini kabul etmediklerini, zaman aşımı definde bulunduklarını, haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile
1-Davacı ...'ın davalı ... adına kayıtlı ... no.lu işyerinde SGK'ya bildirilen 10.02.2018-10.03.2018 tarihleri arasındaki toplam 20 gün çalışma süreleri dışlanarak;
01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 3 60... .01.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 3 60... .01.2015-31.12.2015 tarihleri arasında 3 60... .01.2016-31.12.2016 tarihleri arasında 3 60... .01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında 3 60... .01.2018-19.11.2018 tarihleri arasında 319 gün olmak üzere toplam 2119 prim ödeme günü asgari ücretle çalıştığının ve çalıştığı 2099 günün Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
2-Davacının 19.09.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 102 günlük süreye ilişkin talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen taraf ve bordro tanık beyanlarından davacının davalı iş yerinde 19.09.2012 tarihinde işe başladığının, bilfiil nizasız ve fasılasız 19.11.2018 tarihine kadar çalıştığının sabit olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile anlaşıldığını, talebe konu sürelerden bir kısmına yönelik olarak hak düşürücü süreden red kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğun, eksik araştırmayla karar verildiğini belirtmiştir.
3.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın ispatlanmadığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
2.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 19.09.2012-19.11.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen eksik hizmetlerinin tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, davacının 19.09.2012-31.12.2012 tarihleri arasındaki 102 günlük talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacı yanın bildirilen çalışma süreleri dışında 01.01.2013-19.11.2018 tarihleri arasında davalı iş yerindeki çalışmalarının tespitine karar verilmiştir.
4.Mahkemece her ne kadar davacının 19.09.2012-31.12.2012 tarihleri arasındaki 102 günlük talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmişse de, davacı yanın hizmet cetveline göre, davalı iş yerinden 10.02.2018-10.03.2018 tarihleri arasında sigortalı bildirimlerinin yapıldığının anlaşılması karşısında, çalışmanın sona erdiği 10.03.2018 tarihinden itibaren davanın açıldığı 27.12.2018 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmakla, dosyadaki kayıt ve deliller nazarında, talep konusu dönemde davacı yanın davalı iş yerinde çalıştığı hususu açık olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!