İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Sigorta Şirketinin İnşaat Şantiyesindeki Kablo Hırsızlığı Nedeniyle Güvenlik Zafiyetinden Kaynaklanan Zararın Tazmini İçin Açtığı İtirazın İptali Davası.
Özet: Sigorta şirketi, sigortaladığı inşaat şantiyesinden meydana gelen kablo hırsızlığı sebebiyle sigortalıya tazminat ödedikten sonra, olayın davalı güvenlik şirketinin güvenlik zafiyeti nedeniyle gerçekleştiğini iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı güvenlik şirketi, güvenlik sözleşmesi kapsamında kamera sistemi gibi altyapıların kurulumunun sigortalının sorumluluğunda olduğunu, kendi personelinin görevini eksiksiz yerine getirdiğini ve hırsızlığın kendi kusurlarından kaynaklanmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı müvekkil sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ... ... Ortaklığı Anonim Şirketi arasında ... numaralı İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi akdedilmiş olup 17.03.2020 - 30.07.2020 tarihleri arasında poliçeye konu dava dışı sigortalının yüklenicisi olduğu "... Mah, ... ... Bulvarı ... Pafta, 858 Ada, 2 no'lu parsel .../İstanbul" adresindeki ... kapsamında yürütülen inşaat faaliyeti için söz konusu poliçe kapsamında meydana gelen rizikoların, teminat altına alındığını, 14.04.2020 Salı gününü 15.04.2020 Çarşamba gününe bağlayan gece saatlerinde, anılan adresteki sigortalı ... Otel inşaat şantiyesinin 2.bodrum katındaki kapalı otopark tavanından geçen ve imalatı tamamlanmış olan kablo kanallarının içinde döşeli halde bulunan toplam 420 metre alçak gerilim enerji kablosunun kimliği belirsiz kişi ve/veya kişilerce kesilerek çalındığının tespit edildiğini, olay kapsamında müvekkil Sigorta Şirketi tarafından 20019150 sayılı Hasar Dosyası açıldığını, bu hasar dosyası kapsamında alınan Ekspertiz Raporunda ise meydana gelen hasardan davalı şirketin sorumlu bulunması gerektiği kanaatine varılmış olduğunu, hasarın meydana geldiği noktada davalı şirketin güvenlik alanında olduğunu, oluşan güvenlik zafiyeti nedeniyle meydana gelen hasardan davalı yanın kusurlu ve sorumlu olduğunu, davalı yanın, mezkur ... şantiyesinin belli kısımlarının güvenlik işlerini yürütmekte olduğunu, dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği alanın kapalı otopark bölümü olduğunu, buraya herhangi bir kilitli kapı vs. vasıtasıyla girilemediğini, dosya kapsamında yapılan incelemelerde, -2. kat tavanındaki kanallardan geçen kabloların kesilerek 1.katta bulunan ve elektrik pano odasına kadar giden kısımların çalınmış olduğunun belirlenmiş olduğunu, hırsızlık fiilini gerçekleştiren kişi veya kişilerin şantiye içine nasıl girdiği hususunda yapılan incelemede, şantiyenin otopark bölümüne araç ile girme imkanı bulunduğu ve bunun için 3 numaralı şantiye giriş kapısının kullanılabileceğinin tespit edildiğini, bahsi geçen 3 numaralı giriş kapısında güvenlik kulübesi bulunduğunu, şantiye güvenliğinin taşeron firma ... Limited Şirketi tarafından sağlandığını, davalı tarafın güvenlik zafiyeti sonucunda meydana gelen hırsızlık fiilinden sorumlu tutulması gerektiğini, sigortalı şantiyedeki hasarın giderilmesi için poliçe kapsamında hasar bedeli ödemesi yapılmış olduğunu, sigortalı taşınmaz üzerinde kabloların çalınması sonucunda meydana gelen hasar nedeni ile sigorta poliçesi kapsamında, 9610 oranında müşterek sigortacı olan müvekkil şirket tarafından 1.068,61-USD karşılığı hasar bedeli ödemesi yapıldığını, Ek yapılan ya da yapılacak ödemelere karşı dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile mezkur bedel üzerinden icra takibi ikame edildiğini ve takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, işbu nedenle itirazın iptaline karar verilmesini Sayın Mahkemeden talepleri olduğunu, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu bu nedenle dava açtıklarını açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Müvekkili ... Şirketi ile davacı sigortalısı ... ... Ortaklığı ile Özel Güvenlik Hizmet sözleşmesi imzaladığını, daha sonra bu sözleşmenin 13.07.2018 tarihinde uzatıldığını, müvekkili şirket ile sigortalı şirket arasında imzalanan güvenlik sözleşmesinin, koruma planı ve ilgili sair evrakların ekte Sayın Mahkemeye sunulacağını, ... Gayrimenkul Ortaklığının ... Otel İnşaat Şantiyesinin 2. Bodrum katında ki kapalı otoparkta hırsızlık olayının meydana geldiği, işbu olay neticesinde ise sigorta şirketinin müvekkiline rücu etmek için icra takibi başlattığını, ancak şantiyede bulunan kamera sistemi gibi güvenlik sistemlerinin kurulmasında sigortalı şirketin sorumluluğu bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen koruma planında da aşikardır ki; kamera sistemi, darbe sensörü bulunmadığı, zemin katlarda demir parmaklıklar bulunmadığı sadece turnike ve kartlı geçiş sisteminin kurulum aşamasında olduğunu, Müvekkili şirket ile sigortalı şirket arasında düzenlenen güvenlik sözleşmesinde belirtildiği üzere, müvekkilinin görevlendirdiği bütün güvenlik görevlilerinin eğitim aldığı, üç vardiya şeklinde 24 saat çalıştıkları, müvekkil şirketin çalışanlarının görevlerinde ihmale sebebiyet vermediği, vardiyalarını aksatmadığı, görevlerini « devir. ederken yerlerine gelecek güvenlik personelini kısımda güvenlik personelinin bulunduğu k kalan kısımlar da ise görevlilerin devriye usulü çalıştığının , sigortalı şirket ile bu hususta anlaşıldığı ve güvenlik görevlilerinin görevini yerine gelmesinde ihmali bulunmadığını, kaldı ki, devriye sistemi ile gezen güvenlik görevlilerinin katları gezmek gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, sigortalı şirketin bu hususta şikayette bulunup bulunmadığı var ise şikayet evraklarının da dosyaya sunulması gerektiğini, müvekkili şirketin çalışanı olan güvenlik personellerinin vardiya saatlerinde görev başında olup, hiçbir. güvenlik boşluğu oluşturmamış ve görevlerini yerine getirmiş olduklarını, olay tarihinden önce güvenlik personel sayısının artırıldığı ve gerekli önlemlerin müvekkil şirketçe alındığını, müvekkil şirket güvenlik personelince işverenin talimatlarına uygun hareket edildiği ve işin gereği yerine getirilmiş olduğunu, ... ... Ortaklığı ile müvekkil şirket arasında yapılan güvenlik hizmet sözleşmesinin, müvekkil şirkete tanıdığı yetkiler çerçevesinde hareket ettiğini, hırsızlık olayının gerçekleştiği şantiyede sigortalı şirketin de üzerine düşen güvenlik önlemlerini alıp almadığının irdelenerek, kusur tespiti yapılarak rücu ilişkisi kurulması gerekirken, ... ... Ortaklığı'na ödenen meblağın aynen müvekkil şirkete rücu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, emsal yargı kararlarına bakıldığında da kusur oranı belirlemesi sonucunda hüküm kurulduğu, bu nedenle tarafların kusur oranının irdelenip değerlendirilerek hüküm kurulmasını Sayın Mahkemeden talepleri olduğunu, davacının açmış olduğu icra takibinin iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.DELİLER
:... ..., ... CBS'ye, ve İcra Dairesine yazılan müzekkere yanıtları dosya arasına alınmıştır.Bilirkişi ... █████/2024 tarihli raporunda'' Bilirkişi raporu hazırlanması amacıyla ████████ Esas sayılı dosya heyetimize teslim edilmiştir. Söz konusu dava dosyası üzerinde yapılan incelemede; bilirkişi (güvenlik yönünden) raporu hazırlanmasında elzem olduğu düşünülen; 1)- █████/2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayına ait (dava dışı sigortalı şirket yetkilisi) müşteki/şikayetçi ifade tutanağının ve olayla ilgili bilgi alma tutanaklarının, 2)- █████/2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayına ait olay yeri inceleme raporunun (ceza dosyasından),3- █████/2020 tarihinde dava dışı sigortalıya ait ... İnşaat Şantiyesinde davalı ... Özel Güvenlik Şirketi tarafından çalıştırılan özel güvenlik personeli çalışma cetveli veya puantajının,dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen belgelerin incelenmek üzere temini ile tarafımıza teslimi ve bu belgelerin ne zaman tarafımıza teslim edileceği belli olmadığından, ayrıca bilirkişi rapor teslim süresinin durdurulması hususunu arz ederim. █████/2024 '' şeklinde görüşte bulunmuştur.... ,... █████/2024 tarihli heyet raporunda '' SONUÇ VE KANAAT : Hukuki nitelendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 1- Teknik (Güvenlik) Yönden: a)- Davalı ... Ltd.Şti.'nin: 15.04.2020 tarihinde dava dışı sigortalı şirkete ait inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde; davalı ... Güvenlik Şirketi'nin %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.b)- Dava dışı sigortalı ... ... A.Ş.'nin: 15.04.2020 tarihinde dava dışı sigortalı şirkete ait inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde; dava dışı sigortalı şirketin de %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.2- Sigorta Mevzuatı Yönünden:1. Davaya konu 15.04.2020 tarihinde meydana gelen Hırsızlık Hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen 13918043poliçe numaralı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi vadesinde ve Hırsızlık Hasarı Ek teminatı kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu Davacı sigorta şirketi tarafından 28.01.2021 tarihinde 1.068,61USD dava dışı sigortalısına hasar tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır, 2. Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın Hırsızlık hasarı şeklinde meydana geldiği ve davalının 9650 kusur ve sorumluluğu tespit edildiğinden TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşacağı, Davacı sigorta şirketi tespit edilen ve ödenen 1.068,61 USD tazminatın TL karşılığı 7.873,09 TL tutarı davalının %50 kusur ve sorumluluk oranına isabet eden 3.936,54 TL tazminata işleyen 891,06 TL faiziyle birlikte toplam 4.827,60 TL'nin davalıdan rücuen talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. 3. Bu çerçevede, davacının TTK m.1472 ve TBK m.183 ve devamı hükümlerine göre aktif husumet ehliyeti bulunduğu değerlendirilmektedir.4. Diğer talepler sayın mahkemenin takdirinde olduğundan tarafımızdan değerlendirme yapılmamıştır. Tüm delillerin takdiri ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu” nun 3/2 maddesi uyarınca hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere heyetimizin kanaatlerini bildirir işbu bilirkişi raporu saygılarımızla arz olunur. █████/2024'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.... ,... █████/2025 tarihli Ek heyet raporunda ''SONUÇ VE KANAAT: Hukuki nitelendirme, nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 1)- 09.09.2024 tarihli KÖK raporumuzda da belirtildiği gibi; olayın oluş biçimi tüm detaylarıyla birlikte irdelendiğinden, davacının itirazları yeniden incelenmiş ve yeniden değerlendirme yapılarak, bilirkişi KÖK raporumuzdaki tarafların sorumlulukları (davalı güvenlik şirketinin %50 oranında, dava dışı sigortalı şirketin %50 oranında kusurlu oldukları) konusunda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Tüm delillerin takdiri ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’ nun 3/2 maddesi uyarınca hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere heyetimizin kanaatlerini bildirir işbu rapor saygılarımızla arz olunur. █████/2025'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava; .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sigorta Anonim Şirketi davalı ... Limited Şirketi aleyhine █████/2022 tarihinde 7.873,09 TL Asıl Alacak, 720,23 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 8.593,32 TL alacağına ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Davacı sigorta şirketi, hırsızlık poliçesi kapsamında sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayında dava dışı sigortalısı ile imzaladığı İnşaat All Risk Sigorta Poliçe gereği yaşanan hırsızlık nedeniyle sigortalısına ödeme yaptığını, hırsızlığın ise davalının güvenlik hizmetini tam ve gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle olduğunu, davalı şirketin kusurlu olduğunu belirterek ödediği tazminat bedelini davalıdan tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporuna göre davalı tarafından 5188 sayılı yasa ve yönetmeliği kapsamında inşaat alanının risk analiz raporunun hazırlanmadığı, inşaat alanının büyüklüğüne göre yeterli sayıda güvenlik personeli bulunmadığı, personeli yeterince eğitmediği, güvenlik personelinin denetleme ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bu nedenlerle güvenlik zaafiyetinin oluştuğu belirlenmiş, davalının %50 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Dava dışı şirketin ise inşaat büyüklüğüne rağmen sözleşmede yeteri kadar personel çalışması hususunda anlaşma yapmadığı, kapalı devre kamera sistemi kurmadığı nazara alınarak %50 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan kusur durumuna itiraz etmiş ve ek rapor alınmış ancak raporda itirazlarına ilişkin belge sunmamış olup kusur durumu belirlemesinde değişikliğe gidilmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle hükme ve denetime elverişli kusur oranı tespiti mahkememizce de benimsenmiştir.Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı ... Ltd.Şti.'nin: 15.04.2020 tarihinde dava dışı sigortalı şirkete ait inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı şirketin de %50 oranında kusurlu olduğu, davaya konu 15.04.2020 tarihinde meydana gelen Hırsızlık Hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen 13918043poliçe numaralı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi vadesinde ve Hırsızlık Hasarı Ek teminatı kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu davacı sigorta şirketi tarafından 28.01.2021 tarihinde 1.068,61USD dava dışı sigortalısına hasar tazminatı ödendiği, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluştuğu Davacı sigorta şirketi tespit edilen ve ödenen 1.068,61 USD tazminatın TL karşılığı 7.873,09 TL tutarı davalının %50 kusur ve sorumluluk oranına isabet eden 3.936,54 TL tazminata işleyen 891,06 TL faiziyle birlikte toplam 4.827,60 TL'nin davalıdan rücuen talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile; .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 3.936,54 TL asıl alacak ve 891,06 TL işlemiş faiz tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa yıllık %15,75 ve değişen oranlarda olmak üzere avans faizi uygulanmak üzere diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 3.936,54 TL asıl alacak ve 891,06 TL işlemiş faiz tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa yıllık %15,75 ve değişen oranlarda olmak üzere avans faizi uygulanmak üzere diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,5-Davacı tarafça yapılan 9.708,50 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 5.454,09 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti kabul miktarını geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 4.827,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve red edilen miktarı geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 3.765,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,10-Devletçe karşılanan 1.560,00, TL arabuluculuk ücretinin 876,38 TL 'sinin davalıdan bakiye kalan 683,62 TL 'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...E-imzaHakim ...E-imza