Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin silahlı terör örgütü üyeliği davasında kanuni bozma yetkisi sınırlarını aşması nedeniyle verilen hükmün hükümsüzlüğüne karar vererek bozmuştur.
Özet: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk bozma kararının 5271 sayılı Kanundaki sınırlı bozma yetkisini aştığı, bu nedenle sonraki yargılama süreçlerinin ve hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir; Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermek yerine, kanun maddeleri uyarınca duruşma açarak delilleri yeniden değerlendirip kendisinin hüküm kurması gerektiğini vurgulayarak, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır 9. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı Terör Örgütüne Üye OlmaHÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle:Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi kararın niteliği, ve temyiz sebeplerine göre incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, ████████ karar sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda bölge adliye mahkemelerinin kanun da sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. Maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek;Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2020 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 25.10.2021 tarihli kararı ile; sanığın atılı suçtan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.01.2022 tarihli ve █████████ esas, ███████ sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. Fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.