İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde Gıda Sektöründe Faaliyet Gösteren Şirketler ve İlişkili Gerçek Kişinin Ekonomik Zorluklar Sebebiyle Konkordato Tasdiki Davası.
Özet: Davacılar, gıda maddeleri toptan ve perakende satışı yapan iki ticari işletme ile bu işletmelerin borçlarına müteselsil kefil olan hissedar gerçek kişinin, Türkiye ekonomisindeki olumsuz gelişmeler, özellikle döviz kuru artışları, yüksek enflasyon, piyasadaki nakit sıkışıklığı, daralan kredi imkanları ve müşteri alacaklarının tahsilatındaki zorluklar gibi dışsal etkenler nedeniyle ödeme güçlüğü içine düştüğünü; buna rağmen ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam eden faaliyetlerini sürdürebilmek ve finansal darboğazdan çıkabilmek amacıyla mahkemeden konkordato tasdiki talep ettiklerini belirten bir dilekçedir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: Konkordato TasdikiDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ...sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirketin merkez adresinin ise ... ili, ... ilçesi, ... Mah. .... Cd.a ...olduğunu, Ticaret Sicilde kayıtlı olan iştigal konularının; “... maddelerinin toptan satışı ile ilgili aracıların faaliyetleri (aracı üretici birlikleri dahil, içecekler ile yaş sebze ve meyve hariç) ve 47.30.01-Motorlu kara taşıtı ve motosiklet yakıtının perakende ticareti” şeklinde geçmektedir. Fiilen Gıda Maddelerinin Toptan Satışını yapmak olduğunu, müvekkili şirketin sektöründe her zaman güvenilir, kaliteli, uygun çeşitli uygulamalar ile müşteri memnuniyeti sağlamakta ve çalışmalarına kaliteli hizmetle devam etmekte olduğunu, hizmet verdiği sektörde örnek teşkil eden bir firma olması müvekkili şirketi tercih edilen bir firma konumuna yükselttiğini, müvekkili şirketin 28.06.2022 tarihinde nevi değişikliği yaparak limited şirketten anonim şirkete dönüştüğünü, müvekkili şirketin üç şubesi bulunduğunu, şirket sermayesinin 40.000.000,00-TL olup ortağın sermaye taahhütlerinden dolayı sermaye taahhüt borçları bulunmadığını, müvekkili şirketin faaliyetleri ve personeli ile ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam ettiğini, müvekkili... Şirketinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ...sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirketin merkez adresinin ... ili, ... ilçesi, ... Mah....Cd.a ... olduğunu, ticaret sicilde kayıtlı olan iştigal konuları “...ve marketlerde yapılan perakende ticaret (gıda, içecek veya tütün ağırlıklı perakende ticaret)” şeklinde geçtiğini, fiilen gıda maddelerinin toptan ve perakende satışını yaptığını, müvekkili şirketin üç şubesi bulunduğun, şirket sermayesinin 1.500.000,00-TL olup ortağın sermaye taahhütlerinden dolayı sermaye taahhüt borcu bulunmadığını, müvekkili şirket, faaliyetleri ve personeli ile ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam ettiğini, müvekkili ..., %100 pay ile ... Şirketi ile ... Şirketi'nin hak ve borçları yönünden müteselsilen kefil olduğunu, diğer bir deyişle davacı gerçek kişi, ortaklık sıfatının yanı sıra, şirketlerin çek, banka kredi borçları ile diğer finans kurumlarına olan borçlarına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, ...’ın kefil olduğu banka kredi borçları ile cirantası olduğu çek borçlarına ilişkin detaylı bilgiler liste halinde işbu dilekçe ekinde yer alan şahsi konkordato projesi ve eklerinde yer aldığını, konkordato talep eden müvekkili gerçek kişinin iflasa tabi bir kişi olmadığını, zira ...'ın herhangi bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işletme durumu bulunmadığını, ticaret sicilinde tacir olarak bir kaydı olmadığını, müvekkili şirketler ve gerçek kişinin faaliyetlerine devam eden ve ekonomik krize rağmen birçok aileye gelir yaratan bir kuruluş olduğunu, konkordato ön projesinde detaylı olarak izah edildiği üzere 2025 yılından Eylül 2025 yılına süre gelen ülkemizdeki ekonomideki olumsuz gelişmeler döviz kurlarındaki gelişmeler, enflasyondan kaynaklı faizlerin yükselmesi piyasada nakit sıkışıklığına yol açtığını, dolayısıyla, iç piyasada ticari işlemlerde ve global alandaki ticari süreçlerde ciddi bir yavaşlama yaşandığını, belli sektörlerdeki hızlı gerileme tüm ekonomide domino etkisi yaratmakta, ülkedeki nakit dolaşımının azalması iş hacmini ve ticari hayatın güvene dayalı alanlarını ciddi şekilde tehdit ettiğini, ülke genelindeki ekonomik ve siyasi gelişmeler nedenleriyle müvekkillerinin de ciddi finansal sıkıntılar ortaya çıkmakta, nakit akışı kesilmekte, öz kaynaklar ile finansal döngü sağlanmaya çalışılmakla birlikte gerek finansal piyasalardaki kredi olanaklarının daralması, gerekse ülkemiz ticaretinde çoğunlukla genel kabul görmüş çekle yapılan ödemeler ve vadelerin uzaması nedeniyle işletmemiz likidite kaynaklarını kaybetmeye başlamış ve nakit noksanlığına düştüğünü, ayrıca mevcut müşterilerinden bir kısmının konkordato talep etmesi nedeniyle, oluşan alacak tahsilatlarımızın ani şekilde durması çekler ile olan taahhütlerimi yerine getirmeyi zorlaştırdığını, yüzde yüz yerli sermaye ile kurulan müvekkili şirketlerin son zamanlardaki ekonomik belirsizliklerle birlikte gerek dünya ekonomisindeki çalkantılar gerekse de ülke ekonomisindeki sıkıntılar nedeniyle oluşan kur dalgalanmaları maliyetlerde ciddi bir artış oluşturmuş bu da müvekkili şirketleri finansal olarak dara soktuğunu, işbu dilekçenin tanzimi tarihinden itibaren üç yıl evvel dolar kuru 18,54 seviyelerinde iken; dilekçe tarihi itibariyle kur 41,55 seviyelerinde olduğunu, bu durum üç yıl içerisindeki artış oranının %124,11 oranlarına dayandığını ortaya koyduğun, mevcut mali verilere göre, firmanın finansal sıkıntıya girebileceği ve yine vadesi gelen ödemeleri dolayısıyla işletmesinin faaliyetinin sona erecek duruma gelebileceği ve kendisini de etkileyebilecek olası hukuksal icra-i koşullar durumunda ve çeklerinin ödenememesi durumunda ticaret yapamaması riski ile karşılaşılması nedeniyle, değişen ekonomik çevre koşullarına göre uyarlanması ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam edebilmesi için bir konkordato başvurusu yapılması için karar alındığını, firmanın faaliyetinin sürdürülmesi ile; istihdamın devamının sağlanması ve nitelikli personel çalıştırılmasının sağlanması, ticari faaliyet içerisinde bulunarak ticari döngünün devamının sağlanması, kamuya olan ödemelerle devlete olan vergi ve SGK Prim katkısının devamının sağlanması olanağı devam edeceğini, sonuç olarak nakit döngüsünde sorunlar yaşanması, müvekkillerinin taahhütlerine bağlılığına ilişkin piyasa algısını olumsuz etkileyeceğini, davacıların bu olumsuz piyasa koşulları nedeniyle alacaklıları tarafından cebri icra yollarına başvurularak iflasa sürüklenmesi tehlikesi mevcut olduğunu, şirketin varlıklarının cebri icra yoluyla parça parça satışa konu olması halinde alacaklıların da bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz olduğunu, zira iflas halinde şirket varlıkları hem parça parça hem de değerinin çok altında satılacağını, bu durum nedeniyle hem istihdam yaratan bir işletme ortadan kalkacak hem de alacaklıların alacağına kavuşamayacaklarını, müvekkillerinin amacı alacaklıların çıkarlarını düşünerek tüm borçlarını konkordato ön projesinde belirlemiş olduğu vade koşullarda ödeyebilmek olduğunu, konkordato tedbir kararı verilerek müvekkillerinin faaliyetlerine devam etmesinin mümkün olması halinde alacaklıların alacaklarına kavuşma oranı %100 seviyesinde olduğunu, işbu sebeplerle davacıların işletmenin devamlılığını sağlayabilmek ve tüm alacaklıların sarsılmasını engelleyebilmek adına konkordato sürecinin sağladığı imkanlardan faydalanmak istediklerini, bu sayede müvekkillerinin malvarlığı bütünlüğü korunarak kanunda belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerinin devamı da sağlanmış olacağını, davacı şirketler ve gerçek kişi, borçlarının tamamını ödemek amacıyla, vade konkordatosu teklifinde bulunduklarını, müvekkillerinin önprojede yer alan adi borçlarını Mahkemece verilecek süre akabinde, konkordato süreleri dikkate alındığında Konkordatonun Tasdikinden itibaren toplamda 2 yılda ve 3 ayda bir eşit taksitler halinde ve %100 olarak ödeyeceğini, ayrıca alacaklıların alacağına toplamda %30 oranında faiz oranı uygulanıp, enflasyon karşısındaki kayıpları da karşılanacağını belirterek öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, İcra ve İflas Kanunu'nun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının gerek İİK m. 289/5 gerekse de 304/2 hükümlerine göre altı ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına ve yargılama neticesinde İcra ve İflas Kanunu'nun 305 ve devamı maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709).Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.HMK 74. maddesi uyarınca davacılar vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği ve konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.İİK 286. maddede belirtilen belgelerin sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce, borçlular hakkında 30.09.2025 tarihi saat 13:00'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulana Dair Yönetmeliğin 4. ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti davacıların faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir.İİK 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “ konkordatonun başarı şansı “ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).İsv.İİK ‘da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça," borçlunun iyileşmesi " kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187 )İİK'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl temin edileceği kapsamında, Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.Konkordato geçici komiser heyetinin █████/2025 havale tarihli ön raporunu sunduğu, ön raporda; ''borçlular ... ve ... bakımından dosyaya sunulan belgelerde herhangi bir eksiklik ve bu belgeler arasında uyumsuzluk bulunmadığı, borçlu ... bakımından dosyaya sunulan belgelerde herhangi bir eksiklik ve bu belgeler arasında uyumsuzluk bulunmadığı, borçlu ... yönünden projesinde, şirket hisselerinin kaynak olarak belirtildiği ancak hangi hisselerin hangi oranlarda devredileceğinin ve ... A.Ş. ön projesinde ... tarafından tanzim edilen ve kısmi kaynak olarak gösterilen 106.130.000,00 TL’lik senet ile ...Şti. ön projesinde kısmi kaynak olarak gösterilen 21.000.000 TL’lik alacak senetlerinin nasıl ödeneceğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, ...’ın ilgili şirketlerin borçlarından sorumlu olup olmadığı, bu şirketler adına müşterek/müteselsil sorumlu olarak kredi sözleşmelerini imzalayıp imzalamadığı hususlarında bir bilgiye rastlanmadığı, borçlu ...’ın projesinde eksikliklerin bulunduğu'' yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Konkordato geçici komiser █████/2025 heyetinin havale tarihli birinci ara raporunda ; ''Konkordato talep eden ... Şirketine ait 30.09.2024 mali tablolarının incelenmesi neticesinde şirketin konkordato geçici mühlet içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği, Ekim sonu itibariyle 26 çalışanıyla merkez ve 3 şubesi ile ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, şirketin 30.09.2025 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 84.408.935,61 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, şirket’in 30.09.2025 tarihli Gelir Tablosuna göre 426.206.646,67 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Kârının 3.697.871,90 TL olduğu, 31.07.2025-30.09.2025 döneminde aktiflerde 188.941.808,68 TL azalma meydana geldiği, azalış gösteren 101 Alınan Çekler, 120 Alıcılar, 121 Alacak Senetleri, 159 Verilen Sipariş Avansları ve 549 Özel Fonlar hesaplarının, ortaklar cari hesabı ile kapatıldığı, şirketin tüm tahsilat ve ödemelerinin ortaklar cari hesabı üzerinden yapıldığı, Ortaklar Cari Hesabının işlem hacmini 465 milyon TL’ye ulaştığı, muhasebe kayıtlarının şirket dışında tutulduğu, sağlıklı veri akışı olmadığından toplu virman kayıtları ile mali verilerin oluşturulduğu, kaydi stoklarının 235.663.372 TL olmasına rağmen rayiç değerlerinin 38.614.444,98 TL olduğu, sunulan konkordato projesinin güncelliğinin kalmadığı, şirketin 4 adet gayrimenkulünün satıldığı, 3 adedinin tapu devirlerinin 2023 ve 2024 yıllarında yapılmasına rağmen faturalarının tedbir tarihinden hemen önce kesildiği; ayrıca tedbir tarihinden hemen önce de 1 adet gayrimenkulün satışının yapıldığı, ön projede bu durumdan bahsedilmediği ve satış bedellerinin şirket kayıtlarına girdiğini gösteren kayıtların/banka dekontlarının heyete sunulamadığı, bu hususun dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle konkordatonun reddini gerektiren eylemler olabileceği, ...Şirketi’nin konkordato geçici mühlet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği Ekim sonu itibariyle 19 çalışanıyla 5 şubede ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, Şirket’in 30.09.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre (-) 7.071.609,04 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olduğu, şirket’in 30.09.2025 tarihli Gelir Tablosuna göre 35.787.670,66 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Kârının 270.675 TL olduğu, 31.07.2025-30.09.2025 döneminde aktiflerde 10.740.906,09 TL azalma meydana geldiği, azalış gösteren 108 Diğer Hazır Değerler, 121 Alacak Senetleri, 159 Verilen Sipariş Avansları hesaplarının ortaklar cari hesabı ile kapatıldığı, şirketin tüm tahsilat ve ödemelerinin ortaklar cari hesabı üzerinden yapıldığı, Ortaklar Cari Hesabının işlem hacmini 84 milyon TL’ye ulaştığı, Muhasebe kayıtlarının şirket dışında tutulduğu, sağlıklı veri akışı olmadığından toplu virman kayıtları ile mali verilerin oluşturulduğu, kaydi stoklarının 42.612.887 TL olmasına rağmen rayiç değerlerinin 6.229.563,52 TL olduğu, şirketin kayıtlarında olmayan 1 adet 500.000 TL rayiç bedelli aracının bulunduğu, sunulan projenin güncelliğinin kalmadığı, ... 'ın ön projesinde eksiklikler olduğu, heyete yeni proje sunulmadığı ve ilk sunulan ön projenin de hiçbir güncelliğinin kalmadığı,borçlunun mühlet tarihinden hemen önce 2 adet gayrimenkulünü satmış olduğu, bilirkişi tarafından gayrimenkullerin rayiç tutarının 31.000.000 TL olarak belirlendiği, tahsil edilen paranın dekontu ve nerede kullanıldığı bilgisinin heyete verilmediği, dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle konkordato talebinin reddini gerektiren eylemler olduğunun düşünüldüğü, konkordato borçlularının tümü yönünden: Konkordatonun sadece dürüst davranan borçluların yararlanabileceği bir müessese olduğu; Yargıtay 6. HD. 17.02.2022 tarih ... E. ve ... K. sayılı kararında ifade edildiği üzere “Borçlunun ancak dürüst olması halinde konkordato teklifinin mahkemece tasdik edileceğini öngören İİK m. 298/I-1 hükmü, 17.07.2003 tarihinde kabul edilen 4949 sayılı Kanun ile kaldırılmış, yeni yasal düzenlemede ise konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi için borçlunun dürüst olması koşuluna yer verilmemiş ise de, İİK’nın 308/f maddesinde hala kötüniyetle sakatlanmış bir konkordatonun tamamen feshine ilişkin düzenlemenin aynen korunmuş olması nedeniyle konkordatonun tasdiki aşamasında dürüstlük koşulu’nun gözetilmesi gerektiği, kaldı ki diğer alacaklılar ile eşitsizlik yaratacak şekilde işlemler yapılması, konkordato nisabını sağlamak için fiktif alacak oluşturulması, mühlet talebine yakın tarihlerde mal varlığı devirleri gibi mal varlığını kaçırmaya yönelik davranışlarının da kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu halde borçlunun konkordato müessesinin sağladığı imkânlardan faydalanmasının mümkün olmadığı”; öte yandan ...’ın her ikisinin de hisselerinin %100’üne sahip olduğu Borçlu Şirketlerin muhasebelerinin yeterli bir organizasyona sahip olmayıp, muhasebenin dışarıda tutuluyor olması sebebiyle, örnekleme suretiyle yapılan denetimlerde, defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin düzenlenmesinde ve kayıtlara aktarılmasında yasada öngörülmüş olan şekil şartlarına uygun davranılamadığı, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan kayıt nizamına (VUK’un 215-219. maddeleri) uygun hareket edilemediği, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerinde belirtilmiş usul ve esaslar ile genel muhasebe kurallarına uygun tutulmadığı; 31.07.2025-30.09.2025 döneminde şirketlerin aktiflerinde meydana gelen önemli azalma; stokların kaydi değerleri ile rayiç değerleri arasındaki önemli farklılık; ... ve ...’ın konkordato mühleti alınmasından kısa süre önce bazı gayrimenkullerini elden çıkarttıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde dürüstlük şartını yerine getirmediği için Mahkeme tarafından tasdiki mümkün olmayan ve bu sebeple de başarıya ulaşamayacağı anlaşılan konkordato taleplerinin İİK’nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması gerektiği'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.Konkordato geçici komiser heyetinin █████/2025 havale tarihli nihai raporunu sunduğu, raporda; '' ... Şirketinin konkordato geçici mühlet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği Kasım sonu itibariyle 19 çalışanıyla merkez ve 3 şubesi ile ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, şirketin 31.10.2025 tarihli Gelir Tablosuna göre 435.043.168,04 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Kârının 2.904.287,36 TL olduğu, ön Projede yer alan Proforma Gelir Tablosunda aylık 45.000.000 TL net satış hasılatı bütçelendiği ancak Ekim ayında bu tutarın yaklaşık %20 sine tekabül eden 8.836.521,37 TL’lik net satış hasılatının gerçekleştiği ve kârlılık öngörüleri ile gerçekleşen fiili kârlılıklar arasında önemli farklılıklar bulunduğu, 31.07.2025-30.09.2025 döneminde aktiflerde 188.941.808,68 TL azalma meydana geldiği, azalış gösteren 101 Alınan Çekler, 120 Alıcılar, 121 Alacak Senetleri, 159 Verilen Sipariş Avansları ve 549 Özel Fonlar hesaplarının, ortaklar cari hesabı ile kapatıldığı, şirketin tüm tahsilat ve ödemelerinin ortaklar cari hesabı üzerinden yapıldığı, Ortaklar Cari Hesabının işlem hacmini 465 milyon TL’ye ulaştığı, Muhasebe kayıtlarının şirket dışında tutulduğu, sağlıklı veri akışı olmadığından toplu virman kayıtları ile mali verilerin oluşturulduğu, 1.500.000,00 TL tutarındaki alacak senetlerin tamamının güncel cari hesap borçlarına virmanlarının yapıldığı, nakdi ödeme olmasa dahi çek ve senet cirosu ile yapılacak cari hesap ödemelerinde heyetten onay alınması gerektiğinin ilk toplantıda tutanak altına alındığı ancak 1.500.000,00 TL’lik cari hesap borç azaltma işlemi ile ilgili komiser heyetinden onay alınmadığı, kaydi stoklarının 242.545.561,25 TL olmasına rağmen rayiç değerlerinin 38.952.484,98 TL olduğu, dolayısıyla kaydi stokların gerçeği yansıtmadığı, Şirket’in 31.10.2025 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 90.824.323,59 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, ön Projede; konkordato kaynağı olarak 341,5 milyon TL öngörüldüğü, bu tutarın 85 milyon TL’lik kısmının stok satışından karşılanacağının belirtildiği ancak rayiç stok tutarının 38.9 milyon TL olduğu, yine alacaklardan 130 milyon TL tahsilat öngörüldüğü ancak raporda açıklandığı üzere düzeltmeler sonrasında kaydi alacak tutarının 53,4 milyon TL’ye gerilediği dolayısıyla yapılan düzeltme kayıtları sonrasında hem borç tutarlarında hem de kaynak kalemlerinde önemli miktarda değişimlerin olduğu bu sebeple de sunulan konkordato projesinin hiçbir güncelliğinin kalmadığı, borçlunun, 30.09.2025 tarihi itibariyle 52.350.383,97 TL olan cari borçlarının, 31.10.2025 tarihi itibariyle; 62.802.798,27 TL’ye yükseldiği, bakiye tutarın 1.231.369,07 TL’lik kısmının vergi ve SGK borçlarından, 987.713,69 TL’lik kısmının personel borçlarından, 46.590.183,77 TL’lik mühlet öncesi alınan avans tutarlarından ve 13.993.531,74 TL’lik kısmının da satıcı borçlarından oluştuğu, dolayısıyla cari borçlarda 10.452.414,30 TL tutarında bir artış olduğu, Kasım-Aralık ayları .... Şube ve....Şube kiralarının ödendiği, ... Şube kirasının vadesinin ay sonu olması gerekçesiyle ödenmediği, şirketin 4 adet gayrimenkulünün satıldığı, 3 adedinin tapu devirlerinin 2023 ve 2024 yıllarında yapılmasına rağmen faturalarının tedbir tarihinden hemen önce kesildiği; ayrıca tedbir tarihinden hemen önce de 1 adet gayrimenkulün satışının yapıldığı, ön projede bu durumdan bahsedilmediği ve satış bedellerinin şirket kayıtlarına girdiğini gösteren kayıtların/banka dekontlarının heyete sunulamadığı, bu hususun dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle konkordatonun reddini gerektiren eylemler olabileceği,...Yönünden ise şirketin konkordato geçici mühlet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği Kasım sonu itibariyle 19 çalışanıyla 5 şubede ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, şirketin 31.10.2025 tarihli Gelir Tablosuna göre 39.863.334,98 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri sonrasında, Dönem Ticari Karının 176.731,62 TL olduğu, 31.07.2025-30.09.2025 döneminde aktiflerde 10.740.906,09 TL azalma meydana geldiği, azalış gösteren 108 Diğer Hazır Değerler, 121 Alacak Senetleri, 159 Verilen Sipariş Avansları hesaplarının ortaklar cari hesabı ile kapatıldığı, şirketin tüm tahsilat ve ödemelerinin ortaklar cari hesabı üzerinden yapıldığı, Ortaklar Cari Hesabının işlem hacmini 84 milyon TL’ye ulaştığı, muhasebe kayıtlarının şirket dışında tutulduğu, sağlıklı veri akışı olmadığından toplu virman kayıtları ile mali verilerin oluşturulduğu, kaydi stoklarının 40.221.133,62 TL olmasına rağmen rayiç değerlerinin 6.229.563,52 TL olduğu, dolayısıyla kaydi stokların gerçeği yansıtmadığı, şirketin kayıtlarında olmayan bir adet 500.000 TL rayiç bedelli aracının bulunduğu, 5 adet Satıcının alacaklarından feragat etmesi nedeniyle mühlet öncesi borçlarda (-) 6.552.940,36 TL’lik azalış meydana geldiği, 31.10.2025 tarihi itibariyle mühlet öncesi-mühlet sonrası (rehinli borçlar dahil) tüm borçların 46.772.862,19 TL’ye gerilediği, Şirket’in 31.10.2025 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda 1.604.548,16 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, ön Projede; konkordato kaynağı olarak 66 milyon TL öngörüldüğü, bu tutarın 25 milyon TL’lik kısmının stok satışından karşılanacağının öngörüldüğü, ancak rayiç stok tutarının 6,2 milyon TL olduğu, yine alacaklardan 14 milyon TL tahsilat öngörüldüğü ancak raporumuzda açıklandığı üzere düzeltmeler sonrasında kaydi alacak tutarının 0,00 TL olduğu, dolayısıyla yapılan düzeltme kayıtları sonrasında hem borç tutarlarında hem de kaynak kalemlerinde önemli miktarda değişimlerin olduğu, bu sebeple de sunulan konkordato projesinin hiçbir güncelliğinin kalmadığı, borçlunun, 30.09.2025 tarihi itibariyle 959.048,81 TL olan cari borçlarının, 31.10.2025 tarihi itibariyle; 2.409.678,19 TL’ye yükseldiği, bakiye tutarın 519.233,39 TL’lik kısmının vergi ve SGK borçlarından, 694.362,80 TL’lik kısmının personel borçlarından ve 1.196.082,00 TL’lik kısmının da satıcı borçlarından oluştuğu, dolayısıyla cari borçlarda 1.450.629,38 TL tutarında bir artış olduğu, Kasım-Aralık ayları ... Şube haricinde diğer 4 Şubenin kiralarının ödendiği, ... Yönünden ; tacir olmadığı, ön projesinde de belirtildiği üzere projesinde eksiklikler olduğu, yeni projenin sunulmadığı ve ilk sunulan ön projenin de hiçbir güncelliğinin kalmadığı, ayrıca ... mühlet tarihinden hemen önce 2 adet gayrimenkulünü sattığı, gayrimenkullerin rayiç tutarının 31.000.000 TL olarak belirlendiği, tahsil edilen paranın dekontu ve nerede kullanıldığı bilgisinin verilmediği, satışı gerçekleştirilen gayrimenkulle ile ilgili de dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle konkordato talebinin reddini gerektiren eylemler olduğunun düşünüldüğü, konkordato borçlularının tümü yönünden: Konkordatonun sadece dürüst davranan borçluların yararlanabileceği bir müessese olduğu; Yargıtay 6. HD. 17.02.2022 tarih ... E. ve...K. sayılı kararında ifade edildiği üzere “Borçlunun ancak dürüst olması halinde konkordato teklifinin mahkemece tasdik edileceğini öngören İİK m. 298/I-1 hükmü, 17.07.2003 tarihinde kabul edilen 4949 sayılı Kanun ile kaldırılmış, yeni yasal düzenlemede ise konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi için borçlunun dürüst olması koşuluna yer verilmemiş ise de, İİK’nın 308/f maddesinde hala kötüniyetle sakatlanmış bir konkordatonun tamamen feshine ilişkin düzenlemenin aynen korunmuş olması nedeniyle konkordatonun tasdiki aşamasında dürüstlük koşulu’nun gözetilmesi gerektiği, kaldı ki diğer alacaklılar ile eşitsizlik yaratacak şekilde işlemler yapılması, konkordato nisabını sağlamak için fiktif alacak oluşturulması, mühlet talebine yakın tarihlerde mal varlığı devirleri gibi mal varlığını kaçırmaya yönelik davranışlarının da kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu halde borçlunun konkordato müessesinin sağladığı imkânlardan faydalanmasının mümkün olmadığı”; öte yandan ...’ın her ikisinin de hisselerinin %100’üne sahip olduğu Borçlu Şirketlerin muhasebelerinin yeterli bir organizasyona sahip olmayıp, muhasebenin dışarıda tutuluyor olması sebebiyle, örnekleme suretiyle yapılan denetimlerde, defter kayıtlarına dayanak teşkil eden belgelerin düzenlenmesinde ve kayıtlara aktarılmasında yasada öngörülmüş olan şekil şartlarına uygun davranılamadığı, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan kayıt nizamına (VUK’un 215-219. maddeleri) uygun hareket edilemediği, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerinde belirtilmiş usul ve esaslar ile genel muhasebe kurallarına uygun tutulmadığı; 31.07.2025-30.09.2025 döneminde şirketlerin aktiflerinde meydana gelen önemli azalma; stokların kaydi değerleri ile rayiç değerleri arasındaki önemli farklılık; ... ve ...’ın konkordato mühleti alınmasından kısa süre önce bazı gayrimenkullerini elden çıkarttıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde dürüstlük şartını yerine getirmediği için mahkeme tarafından tasdiki mümkün olmayan ve bu sebeple de başarıya ulaşamayacağı anlaşılan konkordato taleplerinin İİK’nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması gerektiği '' yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.Davacı şirketler yetkilisi ve davacı gerçek kişi ... adına İİK'nin 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiş, davacı şirketler yetkilisi ...'ın duruşmaya iştirak etmediği anlaşılmış, duruşma tarihinden bir gün önce davacılar vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dilekçe ile davacıların konkordatonun tasdiki talebinden feragat ettiklerine dair dilekçe sunduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve komiser heyeti raporları, alacaklılar beyanları değerlendirildiğinde davacı şirketler ve davacı gerçek kişi borçlu açısından sunulan ön projenin inandırıcı ve gerçekçi olmadığı, davacı gerçek kişinin mühlet tarihinden kısa süre önce rayiç değerleri toplamı 31.000.000 TL tutarlı iki adet taşınmazını satış yoluyla devrettiği , davacının dürüstlük kuralına aykırı davranışı nedeni ile konkordato müessesinin sağladığı imkânlardan faydalanmasının mümkün olmadığı, davacı şirketlerin en önemli konkordato kaynaklarının faaliyet kârları olduğu ancak her iki şirketin kayıtlarında yer alan stok miktarının gerçek stok miktarı ile uyumlu olmadığı bu durumda konkordato projesinde belirtilen faaliyet kârının elde edilme ihtimalinin kalmadığı, her iki şirketin güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, iflasın son çare olarak değerlendirilmesi gerektiği, önemli miktarda mal varlığını mühlet öncesi devreden gerçek kişi borçlunun iflasa tabi şahıslardan olmadığı hususu dikkate alınarak İİK 292. maddesi uyarınca başarıya ulaşma ihtimali bulunmayan konkordatonun reddine, borçlular hakkında verilen geçici mühletin ve tedbirlerin kaldırılmasına, konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine,Davacı borçlular .... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...), ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) ile ... T.C Kimlik nolu ... hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet kararının ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına,Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,... ŞİRKETİ, ... ŞİRKETİ ile ...'nın konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet kararının ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,4-Borçlular tarafından yatırılan konkordato gider avansından komiser heyeti ücretlerinin ödenmesinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde borçlulara iadesine,5-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,Dair, borçlu vekili, borçlu şirket yetkilileri ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/2 maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025BAŞKANÜYEÜYEKATİP