Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemiyle Açılan Davada Ayırt Etme Gücü Bulunmayan Pay Sahibinin Vekaletnamesinin Geçerliliği Tartışması
Özet: Davacı, bir anonim şirketin 18.01.2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda, pay oranı %64,12 olan ve vekaleten temsil edilen pay sahibi H.A.B.nin, vekaletname verdiği tarihte ileri derecede Alzheimer ve demans hastalıkları nedeniyle ayırt etme gücü bulunmadığını, bu durumun vekaletnameyi geçersiz kıldığını ve dolayısıyla genel kurulda alınan yönetim kurulu üyeliği seçimi ile TTK 395 ve 396. maddelerindeki izinlere ilişkin kararların alınması için gerekli karar nisabının sağlanamadığını iddia ederek, söz konusu genel kurul kararlarının iptalini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:█████████
DAVA
:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
:█████/2022
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde
: Şirket, 18.01.2021 tarihi itibariyle beş pay sahibinden müteşekkili anonim şirket olduğunu, 18.01.2021 tarihinde, şirketin 165.000 TL sermayesine tekabül eden hisseden 59.052.572 adet hissenin asaleten ve 105.928.400 adet hissenin vekaleten temsili ile şirketin olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştiğini, Yönetim Kurulu üyeliklerine 3 yıl için ..., ... ve ...’ın seçilmelerine, ...'ın 59.052.548 muhalif oyuna karşılık, 105.947.452 oyla Yönetim Kurulu üyelerine herhangi bir ücret ödenmemesine oy birliği ile Yönetim Kurulu üyelerine TTK 395. ve 396. maddelerindeki yazılı izinlerin verilmesine ...’ın 59.052.548 muhalif oyuna karşılık, 105.947.452 oyla, oy çokluğuyla karar verildiğini, olağanüstü genel kurul, 18.01.2021 tarihinde, Şirket’in 165.000 TL sermayesine tekabül eden hisseden 59.052.572 adet hissenin asaleten ve 105.928.400 adet hissenin vekaleten temsili ile gerçekleştirildiğini, bu kapsamda pay sahiplerinden ... ve ..., asaleten temsil edildiğini, diğer pay sahiplerinden ... ise vekaleten ... tarafından temsil edildiğini, ..., 18.01.2021 tarihli olağanüstü genel kurulda vekaleten temsil edildiğini, temsili için vermiş olduğu vekaletnamenin geçerliliği yönünden, ...'ın ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığının tespiti büyük önem arz ettiğini, ... tarafından Av. ...'e 23.12.2020 tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı vekaletnamesi verildiğini, vekaletname ile ..., yokluğunun tespiti talep edilmekte olan olağanüstü genel kurulda temsil edildiğini, vekalet veren ..., 05.01.1941 doğumlu olup vekaletnamenin verildiği tarihte 80 yaşında olduğunu, vekalet veren, uzun yıllardır ayırt etme gücünü olumsuz etkileyen ve hatta ortadan kaldıran Alzheimer ve demans hastalıkları ile boğuştuğunu, 13.09.2017 tarihli tıbbi raporda, ...'ın 2 yıllık bir hafıza sorunu geçmişi bulunduğunu, pek çok alanda bozukluklarının mevcut olduğu ve Alzheimer hastalığı yönünden ikincil hafif dereceli kognitif yetersizlik ile uyumlu olduğu mütalaa edildiğini, vekalet veren, vekaletnamenin verildiği tarihten 3 yıl önce dahi sahip olduğu hastalıklar nedeniyle ayırt etme gücü bakımından sorunlar yaşadığını, bu hususun dava konusu olağanüstü genel kurulda sembolik oranda pay sahipleri olmalarına rağmen şirketin yönetimini elde eden ... ve ...'ın da bilgisi dahilinde olduğunu, kendileri tarafından keşide edilen ve İstanbul Cumhuriyet Basşsavcılığı'nın 2021/... soruşturma sayılı dosyasında mübrez .... Noterliği'nin 08.03.2021 tarihli ve 02562 yevmiye sayılı ihtarnamesinde açıkça ikrar edilmiştir. Nitekim vekalet verenin sahip olduğu hastalıklar nedeniyle, ayırt etme gücünün tamamen ortadan kalkması nedeniyle, 12.11.2021 tarihli ... Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu esas alınmak kaydıyla Alzheimer ve demans hastalıklarının ilerlemiş olması hasebiyle, vekalet veren ...'a .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... sayılı kararı ile vasi atanmasına karar verildiğini, toplantı nisabının sağlandığı genel kurullarda oy çokluğu ile karar alınması yasal mevzuat ile düzenlenen ayrık haller istisna olmak kaydıyla kural olarak mümkün olduğunu, pay sahipleri, genel kurul toplantılarına asaleten katılabilecekleri gibi vekaleten temsil edilmeleri de mümkün olduğunu, böylelikle toplantı nisabı sağlanabildiğini, yasal mevzuat ve esas sözleşme hükümleri doğrultusunda geçerli genel kurul kararları alınabildiğini, davaya konu olağanüstü genel kurulda ...'ı temsil için ibraz edilen vekaletnamenin geçerli olduğundan bahsedilebilmesi olanaksız olduğunu, ...'ın sağlık durumu, ayırt etme gücünü yıllar boyunca zayıflatan ve ortadan kaldıran, nihayet kendisine vasi atanmasına sebebiyet verecek ölçüde ilerlemiş olan demans ve Alzheimer hastalıkları nedeniyle, kendisi tarafından verilen vekaletnamenin geçerli olamayacağını açıkça ortaya koyduğunu, vekaletnamenin verilmesinden önce sağlık raporu alınmamış olması da vekaletnameyi geçersiz kılan bir diğer sebep olarak kabul edilmesinin gerektiğini, mahkeme tarafından ...'ın vekaletname verdiği tarihte, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmasını, geçerli olmayan bir vekaletname ile temsil edilen pay sahibi olan ...'ın olağanüstü genel kurul tarihindeki pay oranının, %64,12 olduğu da dikkate alındığında, esasen genel kurul için gerekli olan toplantı nisabı sağlanmışsa da karar nisabının sağlandığından söz edilemeyeceğinin açık olduğunu, ...’ın geçerli bir vekaletname ile temsil edilmediği söz konusu genel kurula katılan diğer pay sahiplerinin pay oranları Türk Ticaret Kanunu m. 418/1 ile düzenlenen toplantı nisabını karşılamakta ise de aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemede yer verilen karar nisabı uyarınca, ilgili kararların alınması için çoğunluğun sağlanmadığı tartışmasız olduğunu, geçerli olmayan bir vekaletname ile temsil edilen ... adına kullanılan oyun da geçerli olamayacağı dikkate alındığında dava konusu edilen genel kurul kararları yönünden ...'ın 59.052.548 muhalif oyuna karşılık, toplantıdaki diğer pay sahiplerinin 19.052 kabul oyu verildiği dolayısıyla da genel kurulda verilen 2 ve 3 no’lu kararların oy çokluğu ile reddedildiği aşikar olduğunu, karar nisabı sağlanmadan alınan genel kurul kararlarının yoklukla malul oldukları Yargıtay uygulaması ile de sabit olduğunu, geçersiz vekaletnameye dayanarak, genel kurul kararlarının oy çokluğu ile kabul edilmiş olması ilgili kararların yok hükmünde olduğunu gösterdiğini, ... Anonim Şirketi'nin 18.01.2021 tarihine yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 no’lu kararların yokluğunun tespitin, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini, ...'ın mevcut sağlık durumu ve ilerlemiş yaşı da dikkate alınarak ...'ın vekaletnamenin verildiği ve olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığı tarihlerde ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi; “(1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.” şeklindeki düzenlemeyi haiz olduğunu, 18.01.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararı, yoklukla malul olduğundan, uygulanmasının önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu genel kurul kararları yoklukla malul olduğunu, şirketin organsız kalmasının önlenmesi için şirkete kayyım atanmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, HMK m. 400 uyarınca, ivedilikle ara karar oluşturulmak suretiyle, ...'ın vekaletnameyi vermiş olduğu 23.12.2020 tarihinde ve işbu davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığı 18.01.2021 tarihinde, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığının adli tıp kurumundan alınacak bilirkişi raporu ile tespitini, Türk Medeni Kanunu m. 427/4 uyarınca, ... Anonim Şirketi’ne yönetim kayyımı atanmasını, ... Anonim Şirketinin 18.01.2021 tarihine yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 nolu kararların yokluğunun tespitini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde butlanla batıl olduğunun tespitini, tüm yargılama masrafları da dâhil olmak üzere vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde
: Davacı Yönetim Kurulu üyelerinden ...'in ve ...'ın öz amcası ve sağlık durumu tartışma konusu yapılan şirketin büyük ortağı ...'ın öz kardeşi olduğunu, bu şirketin büyük pay sahibi, ...'in ve ...'n babaları ... olduğunu, pay oranı % 64,19 olduğunu, davacı amcanın pay oranının % 35,79 olduğunu, 18.1.2021 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında ..., davalı şirketin 23.1.2012 tarihinden bu yana Avukatı olan Dr. A. ... tarafından temsil edildiğini, Av. A. ... aynı zamanda ...'ın 14.7.2004 tarihinden bu yana (kendisine vasi tayin tarihine kadar) vekili olduğunu, ...'ı Genel Kurul toplantısında temsil eden kişi, kendisinin 2004 yılından bu yana güvenini kazanmış bir kişi olduğunu, ... her ne kadar bazı unutkanlık ve rahatsızlıklar göstermiş olsa dahi, halen bile şirket işlerinde devamlı görüşü alınan ve kendisine konular anlatıldığında basiretli bir iş adamı olarak yönlendirmelerde bulunabilen bir kişi olduğunu, rahatsızlıklarının artması sebebiyle adı geçen çocukları tarafından yapılan müracaatla .... Sulh Hukuk Mahkemesince önce 19.11.2021 tarihinde geçici vasi ve nihayet E.... sayılı Kararla kendisine 19.1.2022 tarihinde vasi tayin edildiğini, vasi olarak Av. ... atandığını, şirketin genel kurulunun yapıldığı tarihte ... hakkında bir kısıtlama kararı olmadığını, noter tarafından verilmiş vekaletnameye itibar edilmemesi mümkün olmadığını, bu nedenle Noter tarafından verilen Genel Kurul vekaletnamesini sakatlayan hukuki bir neden olmadığını, Genel Kurul toplantısı Yönetim Kurulunun görev süresinin dolmakta olması dolayısıyla ve sadece Yönetim Kurulu seçimi için yapıldığını, Genel Kurulda yönetim kurulu üyeleri değişmediğini, aynı üyelerin yeniden seçildiğini, davalı şirketin Yönetim Kurulu üyeleri, 2007 yılından bu yana değişmediğini, büyük pay sahibi ..., 2006 yılında Yönetim Kurulundan ayrıldığını, o günden bu yana hiçbir zaman Yönetim Kulunda yer almadığını, bu nedenle dava dilekçesinde yer alan olağanüstü genel kurulda sembolik paya sahip olmalarına rağmen şirket yönetimini elde edildiği, pay sahiplerinin gerçek iradesinin aksine (…) şirket yönetiminde tek söz sahibi olunduğu şeklindeki ifadeler doğru olmayıp, yanıltıcı nitelikte olduğunu, Yönetim Kurulu üyesi ... 18 yıldır, ... 16 yıldır, ... ise 6 yıldır Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, bütün bu yılarda Genel Kurul toplantıları ...'ın oyu ile seçildiğini, aslında bütün bunlar, söz konusu Genel kurullara bizzat veya vekili vasıtası ile katılan davacı tarafından bilindiğini, davacı, şirketi devamlı olarak ızrar etmek kasdı ile hemen her yıl Genel Kurul Kararları aleyhine dava açmayı alışkanlık haline getirdiğini, bu davaların hemen hemen hespinin reddedildiğini, bu davaların hepsinde mali tabloların doğru ve gerçeğe uygun olduğu, her hangi bir yolsuzluk ve usulsüzlük bulunmadığı bilirkişi raporları ile ortaya konulduğunu, şirket genel kurulları aleyhine davacının açmış bulunduğu bu davaların bir listesini ek-3'te sunduklarını, bu davada aynı suiniyetli davranışının devamı niteliğinde olduğunu, ...'a vasi tayin edilen Av. ...'ün vasiliğine, ...'ın eşi ve Yönetim Kuruluna seçilen çocukların üvey anneleri tarafından bir itiraz yapıldığını, şirket genel kurulunda ...'ın paylarının artık vasi tarafından temsil edilebilmesi amacıyla Genel Kurul yapılmak istenilmişse de, zorunlu olarak bu itirazın sonuçlanması beklenildiğini, itiraz .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.6.2022 tarihili ek kararı ile reddedildiğini, şirket yönetim kurulu şirket mali tablolarının onaya sunulacağı Olağan Genel Kurul toplantısının 2.8.2022 tarihinde yapılmasına ve bu Genel Kurulda Yönetim Kurulunun tümüyle yeniden belirlenmesine (seçilmesine) karar verildiğini, toplantı için gerekli ilanlar yapıldığını, davet mektupları pay sahiplerine gönderildiğini, şirketin zaten hali hazırda aktif bir ticari faaliyeti olmadığını, şirket sadece iştirakleri aracılığı ile faaliyette bulunduğunu, şirket değil borca batıklık, borcu olan bir şirket dahi olmadığını, güçlü öz varlığa sahip olduğunu, bu hususun ek-3 listesinde sundukları davalarda atanmış bilirkişilerin hazırlamış oldukları raporlarla sabit olduğunu, dava dilekçesinde, bu davanın bir iptal davası mı, butlan davası mı olduğu açık olmadığını, bu dava bir iptal davası ise TTK md. 445’de yazılı üç aylık dava süresi dolduktan sonra açıldığını, bu nedenle dava süre aşımı dolayısıyla reddedilmesinin gerektiğini, eğer bu dava bir butlan davası ise suiniyetle açıldığından reddedilmesinin gerektiğini, davacının kardeşinin sağlık durumundan haberdar olmadığının söylenemeyeceğini, müvekkilim şirketin iştiraki Denizcilik A.Ş'de davacı da pay sahibidir ve bu şirketin 16.3.2022 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında Avukatı aracılığı ile temsil olunduğunu, bu genel kurula ...'ın vasisi katıldığını, bu suretle davacı en azından bu Genel Kurul'da ağabeyine vasi tayin edildiğini öğrenildiğini, bu nedenle davacının ıttılaında bulunan bir hususu, makul süreleri dahi aşacak şekilde dava konusu yapması, ek-3 de sundukları davaların uzantısı olarak suiniyetin bir göstergesi olduğunu, bu nedenle reddinin gerektiğini, davacının davasının nitelendirilmesi bakımından butlan davasına konu edilebilecek dava sebepleri TTK md. 447’de tahdidi olarak sayıldığını, davacının dava sebebi, maddede sayılan dava sebepleri ile uyuşmadığını, öte yandan bir an için ...'ın vekaletnamesinin ve oylarının geçersiz olduğunu, toplantı da yetkisiz kişi tarafından temsil edildiğini farz ve kabul etsek dahi, toplantıya yetkisiz kimselerin katılması, haksız oy kullanılması halleri TTK md. 446’da iptal davasına konu edilebilecek haller arasında hükme bağlandığını, davanın bir iptal davası olarak nitelendirilmesi ve TTK md. 445’de yazılı süre aşımı / zamanaşımı dolayısıyla reddinin gerektiğini, davacı davasının özünde, Genel kurulu yeniden toplanarak yönetim kurulunu seçmesi ve bu maksatla bir kayyumun görevlendirilmesini talep ettiğini, şirket zaten bu maksatla 2.8.2022 tarihinde Genel Kurulu ilanlı olarak toplantıya davet ettiğinİ, davacının maksadının zaten tahakkuk edeceğini, şirkete kayyum talebi anlamsız bir talep olup reddinin gerektiğini, bu maksatla bir görevlendirme yapılması halinde, şirket genel kurulları ilanlı yapıldığını, ilanların tekrarı gerekecek ve Genel Kurul tarihi daha ileriye atılmış olacağını, davacının istemediği bir husus olduğunu, bu yöndeki taleplerin reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava, genel kurul karar iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf davalı şirket ortaklarından ...’ın temsile ilişkin vekaletnameyi vermiş olduğu 23.12.2020 tarihinde ve işbu davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığı 18.01.2021 tarihinde, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı, bu bağlamda davalı ... Anonim Şirketi’nin 18.01.2021 tarihine yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 no’lu kararların yokluk veya batıl olma durumu olup olmadığı noktalarında toplanmşıtır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
İstanbul Adli Tıp 4.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen █████/2024 tarih 13239 sayılı adli tıp ön raporu ile: "İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ sayılı yazısı ile gönderilen ... hakkındaki evrak tetkik edildi.
1- Dava dosyasında mevcut tıbbi belgeler dışında, murisin, sorulan işlem tarihleri olan █████/2020 ve █████/2021 tarihlerine yakın tarihler başta olmak üzere herhangi bir psikiyatrik veya nörolojik hastalık nedeniyle özel doktorlar da dahil olmak üzere tedavi görüp görmediğinin davacı ve davalı tarafa da sorulmak suretiyle bir kez daha araştırılarak varsa bu tedavilerine ilişkin tüm tıbbi kayıtların (reçete, ilaç kullanım raporu, epikriz, poliklinik defter kaydı, müşahade evrakı, konsültasyon notu, muayene kaydı, sağlık kurulu raporu vb.) teminen gönderilmesi,
2- Sorulan işlem tarihlerinde (█████/2020 ve █████/2021 tarihlerinde) varsa muris adına düzenlenmiş doktor raporları ile bu raporlara mesnet teşkil eden muayene bulgularının ve yapılan nöropsikometrik incelemelerin teminen gönderilmesi,
3- Murisin 2018 yılından itibaren kullanmış olduğu ilaçların SGK’dan sorgulanarak çıktılarının (ilaç dökümünün ve reçete dökümünün) teminen gönderilmesi,
4- Ölüm mernis tutanağının teminen gönderilmesi," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
İstanbul Adli Tıp 10.İhtisas Kurulu █████/2025 tarih ve ... sayılı raporu ile: " Tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; açılan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davası nedeniyle; “temsile ilişkin vekaletnameyi verdiği █████/2020 tarihinde ve dava konusu Genel Kurul Toplantısının yapıldığı █████/2021 tarihinde ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı” sorulan ... ... oğlu, 1941 doğumlu, █████/2023 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden; vekaletname tarihi olan █████/2020 tarihinden yaklaşık 2 sene önce ... Üniversite Hastanesi Nöroloji Kliniğinin █████/2018 tarihli epikrizinde “Temelde klinik olarak olası Alzheimer demansı (DSM-V i.R. Majör-nörobilişsel bozukluğa göre)… Kelime bulma sorunları, konuşma içeriğinin tekrarı ve isimlerin hafızası ile artan hafıza bozukluğu…” şeklinde bildirildiği, 2017 yılından itibaren Demans tanısı ile takip ve tedavileri dikkate alındığında; murisin fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan (Demans) denilen bunama halinin saptandığı, bu bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici özellikleri göz önüne alındığında; vekaletnamenin düzenlendiği █████/2020 ve genel kurul toplantısının yapıldığı █████/2021 tarihlerinde de mevcut olduğunun tıbbi bilgiye uygun olduğu, bu duruma göre; ...'ın █████/2020 ve █████/2021 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olmadığının kabulünün uygun bulunduğu oy birliğe ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda
:
Davalı şirketin █████/2021 tarihi itibariyle beş pay sahibinden oluşan bir anonim şirket olduğu anlaşılmıştır..
Dava konusu olan █████/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin 165.000 TL sermayesine tekabül eden hisseden 59.052.572 adet hissenin asaleten ve 105.928.400 adet hissenin vekaleten temsil edildiği, toplantıda alınan kararlar uyarınca Yönetim Kurulu üyeliklerine 3 yıl için ..., ... ve ...’ın seçilmelerine, ...'ın 59.052.548 muhalif oyuna karşılık, 105.947.452 oyla Yönetim Kurulu üyelerine herhangi bir ücret ödenmemesine oy birliği ile Yönetim Kurulu üyelerine TTK 395. ve 396. maddelerindeki yazılı izinlerin verilmesine ...’ın 59.052.548 muhalif oyuna karşılık, 105.947.452 oyla, oy çokluğuyla karar verildiği görülmüştür.
Toplantıya katılan sahiplerinden ... ve ... asaleten temsil edilmiş, diğer pay sahiplerinden ... ise vekaleten ... tarafından temsil edilmiş olup, ... ...'ın dava konusu olağanüstü genel kurulda vekaleten temsili için Av. ...'e 23.12.2020 tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı vekaletnamesinin vekil edenin ayırt etme güçlüğü ve sağlık soruları nedeni ile geçerli olmadığı ileri sürülmüştür.
Gerekli tıbbi evraklar temin edilmiş ve dosya ATK'ya gönderilerek ...'ın temsile ilişkin vekaletnameyi verdiği █████/2020 tarihinde ve dava konusu Genel Kurul Toplantısının yapıldığı █████/2021 tarihinde ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
İstanbul Adli Tıp 10.İhtisas Kurulu █████/2025 tarih ve ... sayılı raporu ile: vekaletnamenin düzenlendiği █████/2020 ve genel kurul toplantısının yapıldığı █████/2021 tarihlerinde de mevcut olduğunun tıbbi bilgiye uygun olduğu, bu duruma göre; ...'ın █████/2020 ve █████/2021 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olmadığının kabulünün uygun bulunduğu oy birliğe ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlemiş ve bu raporun dosya içeriğine uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Bir genel kurul kararının yokluğu, başlangıçtan itibaren bir genel kurul kararının olmadığını ifade eder. Öncelikle, genel Kurul kararlarının meydana gelebilmeleri koşullarını belirleyen TTK hükümleri topluca değerlendirildiğinde, bir genel kurul kararından sözedilebilmesi için ‘’genel kurul’’ ve ‘’karar’’ unsurlarının varlığı gerekir.
TTK’na göre bir genel kurulun varlığından sözedilebilmesi için ilk koşul, paysahiplerinin ve temsilcilerinin genel kurul olarak bir araya gelmeleri, yani toplanmalarıdır.
Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın itiraz şeklinde veya dava yoluyla ileri sürülebilir. Yok olan bir genel kurul kararı şeklen meydana gelmemiş olması dolayısıyla başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm doğurmadığından, bununla ilgili olarak açılan dava bir tesbit davası niteliğindedir.
Somut olay, ileri sürülen iddialar ve alınan ATK raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, toplantıya kendisi katılmayıp düzenlenen vekaletname ile vekil aracılığı ile katılım sağlamış olan müteveffa ...'ın vekaletnameyi verdiği tarih itibari ile fiil ehliyetine haiz olmadığı, buna göre verilen vekaletnamenin ve toplantıda adına vekaleten kullanılan kabul yönündeki oyun da geçerli olmadığı, hisse oranları dikkate alındığında, kabul yönünde alınan karara etkisi olduğu, bu hali ile davacı tarafın dava konusu genel kurul kararının yok hükmünde olduğu iddiasını ispatladığı kanaati ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar, davalı vekili daha sonraki tarihte yapılan genel kurullarda, dava konusu olan genel kurulda seçiler üyelerin yeniden seçildiğini ileri sürerek davanın konusuz kaldığı yönünde savunmalar ileri sürmüşler ise de, yok hükmünde olan bir durum bulunması ve her genel kurulun ayrı değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak savunmaları yerinde görülmemiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile, davalı ... A.Ş.’nin 18.01.2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 2 ve 3 nolu kararların yoklukla malul olduğunun tespitine,
2-Davacı tarafın davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL'den harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik 534,70 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.415,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 6.200,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 7.615,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde mahkememiz kasasına 1901 nolu makbuz ile saklanılan evrak aslının iadesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!