Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davasında, davacının taşınır kira sözleşmesindeki imza inkarı, sözleşmenin hayatın olağan akışına aykırılığı ve haksız icra takibi iddialarıyla borçsuzluğun tespiti ile kötü niyet tazminatı talebi incelenmektedir.
Özet: Davacı, davalı tarafından taşınır kira sözleşmesine dayanılarak aleyhine başlatılan icra takibine konu borçtan menfi tespitini talep etmektedir; müvekkili şirket yetkilisinin sözleşmedeki imzasının sahte olduğunu, araçların bedelsiz kiralanması ve akabinde yüksek cezai şart ödeme yükümlülüğü gibi maddeler içeren bu sözleşmenin basiretli bir tacirin işleyişine ve ticari kazanç elde etme saikine aykırı olduğunu, davalının müvekkiline karşı daha önce de haksız ve kötü niyetli icra takipleri başlattığını ve mevcut takibin de hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirtmiş, davalının %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin uets adresinin şifresini kaybetmesi ve şirkete yapılacak tebligatların bu sistem üzerinden yapılacağını bilmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası takip dayanağı incelendiğinde tarih kısmının sonradan elle atıldığı anlaşılan 30.06.2011 tarihli bir sözleşme bulunduğunu, anılan sözleşmenin ... ve ... plakalı araçların kiralanması amacıyla akdedildiğinin anlaşıldığını, söz konusu sözleşme incelendiğinde söz konusu araçların davalı ... bila bedel kiralandığı, üzerine de sözleşme bitim tarihinden önce araçların geri alınması halinde veya yararlandırmanın sona ermesi halinde müvekkili tarafından 100.000,00-USD cezai şart ödeyeceği kararlaştırıldığını, takip dayanağı sözleşmede müvekkili şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, sözleşme içeriği incelendiğinde de basiretli bir tacirin bila bedel kullanıma sunduğu araçlar için bir de sözleşme şartlarından cayması durumunda cezai şart ödeyeceği ve müvekkili firmaya herhangi bir ticari fayda sağlamayacak hükümler içeren sözleşme akdetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğununu, her ticari işletme gibi müvekkili şirketin de yapacağı ticari işlemlerden ticari kazanç elde etme saikiyle hareket etmesi için kurulduğunu, kendisine herhangi bir kazanç sağlamayan bir sözleşme akdetmesinin düşünülemeyeceğini, bir an için anılan sözleşme altındaki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olduğu kabul olunsa dahi takip dayanağı belgedeki alacağın ispata muhtaç bir alacak olduğunu, anılan araçları müvekkilinin sözleşme kapsamında haksız olarak geri çağırdığı veya kullanımını engellediğinin ispat yükünün davalı yanda olacağını, davalı tarafça daha önce de müvekkili şirkete dayanaktan yoksun icra takipleri yapıldığını, cari hesap alacağı bulunduğu iddiasıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, anılan dosyanın itirazının iptali kapsamında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan dava halen derdest olduğunu alınan bilirkişi raporunda takip çıkışı 1.770.060,01-TL olan icra dosyası için 11.602,08-TL alacaklı olabileceğinin bildirildiğini, rapor detaylarında ise davalı ... cari hesap alacağı olarak işlemiş olduğu alacak kalemlerinin başka firmalara ait olduğu, bir kısım alacak iddialarının banka havalesine dayandığı ancak dayanak belge sunulamadığı, bir kısım alacakların ise keşide edilen çeklerden kaynaklandığının ileri sürüldüğü ancak söz konusu çeklerin ödendiğine ilişkin de dayanak belge sunulamadığı hususlarının tespit edildiğini, davalı tarafın, müvekkili şirketin hakim hisse sahibi ...'nin ülke yasa ve düzenlemelerini tam olarak bilmemesinden faydalanmak ve daha önce yapmış oldukları ticari işlerden yeterli seviyede kazanç elde edemedikleri düşüncesi ile hukuki dayanaktan yoksun icra takipleri yaparak müvekkili şirketten haksız olarak kazanç elde etmeye çalışmakta olduklarını, davalı tarafın 2024 yılı içerisinde müvekkili şirket yetkilisi ... hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığını, müvekkilinin yurt dışında olması sebebiyle icra takibinden haberdar olmadığı dönemde yapılan takipte ödeme emri usulsüz olarak tebliğ edildiğini, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamı gereği müdürlük dosyasında takibin öğrenme tarihinin 11.03.2024 olarak kabulüne karar verildiği ve takip süresindeki itirazlarıyla durdurulduğunu, davalı ... anılan icra dosyasındaki itiraza ilişkin itirazın iptali yoluna gitmediği, takip dayana belgede herhangi bir alacaklı sıfatının bulunmadığını, bunun karşısında davalı ... haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili şirkete ve müvekkili şirket yetkilisine icra takipleri başlattığının görüldüğünü, anılan icra takiplerinin huzurdaki davaya konu icra takibi gibi kötü niyetli ve haksız oldukları açık olduğunu, davacı müvekkilinin haksız ve mesnetsiz olarak başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına istinaden borçlu olmadığının tespiti ile davalı ... %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibine dayanak olarak gösterilen sözleşmedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, davalıya böyle bir borçlarının bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuştur.Davalı, davaya cevap vermemiştir.Davacı şirket yetkilisi ... duruşmada hazır edilerek isticvap edilmiş; takibe dayanak olarak gösterilen 100.000,00-USD tutarlı sözleşmeyi kendilerinin yapmadığını, sözleşmenin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.Davacı tarafın takibe dayanak belgedeki imzayı açıkça inkar etmesi nedeniyle davacı şirket yetkilisinin mukayeseye esas imzalarının toplanmasına ve davalıda bulunan belge aslının celbine karar verilmiştir. Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma tutanağının 2 numaralı ara kararı ile davaya konu icra takibine dayanak olarak gösterilen █████/2021 tarih ve 100.000,00-USD tutarlı sözleşme aslının sunması için davalı şirkete 2 haftalık kesin sürenin verildiği, verilen kesin süreye rağmen sözleşme aslının sunulmadığı, █████/2025 tarihli duruşmada verilen 3 numaralı ara karar ile kesin sürenin sonuçları hatırlatılarak davacı tarafın sözleşmedeki imzayı inkar beyanlarının kabul edileceği hususunun ihtar edilerek duruşma tutanağının davalı tarafa tebliğ edilmesine karar verildiği, anılan ara karar uyarınca duruşma tutanağı ve kesin sürenin sonuçlarını içerir tebligatın elektronik olarak davalı şirkete █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak icra takibine konu edilen takibin dayanağı belgenin mahkememize sunulmadığı anlaşılmıştır.Menfi tespit davalarında imzanın inkarı halinde (kambiyo senetleri hariç) imzanın davacı tarafa ait olduğunun ispat yükü davalı tarafa aittir. Somut olayda davacı takibe dayanak olan █████/2021 tarihli sözleşme başlıklı belgedeki imzayı inkar etmiş; mahkememizce imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için mukayeseye esas belgeler toplanmış, ancak davalı tarafın verilen kesin süre içinde belge aslını ibraz etmemesi nedeniyle imza incelemesi yapılamamıştır. Buna göre ispat yükü davalı tarafta olduğundan davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir. Takibin kötü niyetle başlatıldığı sabit olmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ İLE;- Davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,-Şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken 234.132,53-TL harçtan daha önceden ödenen 49.490,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 184.641,93-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 487.575,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL başvuru harcı, 49.490,60-TL peşin/nisbi harcı olmak üzere toplam 49.918,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 500,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, KEP vd.) davalıdan alınması ile davacıya VERİLMESİNE,5-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana İADESİNE,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır