Danıştay 5. Daire, uzman çavuşun etkin pişmanlık ve geçmiş bağlantıya rağmen FETÖ/PDY irtibatıyla kamu görevinden çıkarılmasını hukuka aykırı bulan kararı inceliyor.
Özet: Uzman çavuşun, FETÖ/PDY ile iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmasını hukuka uygun bulan ilk derece mahkemesi kararını bozan Bölge İdare Mahkemesi, davacının geçmişte çok kısa süreli ve bilgisi dışında örgüt evinde kaldığına dair beyanı haricinde, hakkında yapılan kapsamlı araştırmalara (ardışık arama, dijital materyal, kurumsal sorgulamalar) rağmen somut ve kabul edilebilir bir irtibat veya iltisak delili bulunmadığı, devlet güvenliği ile kişi güvenliği dengesi gereği delilsiz çıkarmanın hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... İl Jandarma Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; yürütülen adli soruşturmada davacının etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirttiği, geçmiş dönemde söz konusu yapının içinde olduğu, bu hususun kendi beyanlarıyla da sabit olduğu görüldüğünden, geçmiş dönemde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğunun anlaşılması karşısında, görev yapılan kurumun özelliği, görevinin doğrudan ülkenin güvenliğinde, asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının Emniyette verdiği etkin pişmanlık bilgilerinden 2007 yılında köye gelen birinin yönlendirmesi ile ders çalışmak amacıyla örgüte ait evde kaldığı, 2008 yılında mülakatta elenmesinin ardından ayrıldığı, bunun dışında, hakkında sabit aramanın (ardışık) bulunmadığı, dijital incelemede her hangi bir materyale rastlanılmadığı, örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna dair hiçbir bilgi belgeye yer verilmediği, 2008 yılından sonrada örgütle bir bağı kalmadığı, kalınan evin örgüte ait olduğu hususunun davacının yaşı ve konumu itibarıyla devlet tarafından bilindiğinin ortaya konulamaması ve çok kısa bir süre devam ettiği göz önüne alındığında olayın yılı ve süresinin de bu irtibat ve iltisakı ortaya koyacak nitelik ve nicelikte olmadığı; öte yandan, emsal dosyalarda Danıştay ilgili Dairesince konunun aydınlatılması amacıyla belirtilen kurumlardan davacıya ait bilgilerin istenilmesi gerektiği görüşü doğrultusunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK), İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden, Vakıflar Genel Müdürlüğünden, ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden davacının FETÖ/PYD terör örgütüne irtibat ve iltisakını gösteren tüm bilgi belgelerin gönderilmesi istenilmekle ara kararına verilen cevaplardan da davacının irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir bilgi belgenin sunulmadığı; Devletin güvenlik güçlerini teşkil eden kurumların ve özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısı ve bunların icra ettiği faaliyetlerin niteliği gereği, istihdam edilecek personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, ilgilinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak, başta kendisi olmak üzere ailesinin, (anne, baba, kardeş eş ve çocuklardan oluşan yakın aile bireyleri) görevle bağdaşmayan eylem ve faaliyetlerden uzak kalmasını gerektirdiği; özellikle terör örgütüne aidiyeti, irtibatı yahut iltisakı olan veyahut terör örgütü yanlısı faaliyetler içinde yer alan ya da terör örgütlerine sempati duydukları tespit edilen kişilerin, Devletin silahlı gücünü temsil eden ve güvenliğin sağlanması için önemi haiz kurumlarda istihdamının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmayacağı; Ancak Devlet güvenliği ile kişi güvenliği ve hürriyeti arasında hukuki bir denge kurmak gerektiği, bu konuda idarelerin daha geniş bir takdir yetkisine sahip olmaları gerektiği açık olmakla beraber, hukuken geçerli ve kabul edilebilir deliller olmadıkça sadece Devlet güvenliği gerekçesi ile kişi güvenliğinin de yok sayılamayacağı; bu bağlamda, davacının sadece 2007-2008 yıllarının evde kalmasının terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli olmadığı, davalı idare tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı sonucuna varılmış olup, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davanın kabulü ile davacının yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacı, ... İl Jandarma Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.Diğer yandan, davacının, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılaması sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde sona ermiştir.█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen, █████/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin, Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Yukarıda yer verilen mevzuat, karar ve tespitler uyarınca; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılması ve disiplin ile emir ve direktiflere mutlak itaat gerektiren askerlik mesleğini ifa eden ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Jandarma Genel Komutanlığı personeli açısından Devlete sadakatlerinden herhangi bir kuşku duyulmamasını temin edecek şekilde uygulanması gerekmektedir.Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kişilere tanınan temel hak ve özgürlüklerin, kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında devletin geniş takdir yetkisiyle sınırlandırılabileceğini, ayrıca bazı kamu görevlileri açısından, özellikle üst düzey yetkililer, silah kullanma yetkisini haiz kamu görevlileri, hâkimler, savcılar ve istihbari faaliyette bulunan veya ülkenin güvenliği için kritik öneme sahip kurumlarda çalışan kamu görevlileri yönünden daha geniş ve takdir yetkisine dayalı sınırlamalar getirilebileceğini kabul etmektedir. Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ilişkin başvurularda, devletin egemenlik yetkilerini doğrudan veya dolaylı olarak kullanan veya kamu otoritelerinin genel menfaatini korumaktan sorumlu, devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker ve polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında Sözleşme'nin tarafı olan devletin daha geniş yetkilere sahip olduğu hususunun vurgulandığı görülmektedir. (Vilho Eskelinen ve Diğerleri/Finlandiya, B. No: ████████, █████/2007)Uyuşmazlıkta, davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmış olup, dava dosyası ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve kovuşturmasındaki tespitler incelendiğinde;Davacının kovuşturma aşamasında vermiş olduğu ifadede; "...ben Adıyaman Besni ilçesinde 2007 yılında lise mezunu olarak ikamet ederken ... isimli bir şahıs köye gelerek Allah rızası için evlerine alarak ders vereceklerini söylemişlerdi, daha sonra ... isimli arkadaşımla kabul edip Ankara'ya gittik, bahsettiğim ... ...'in ifadesinde geçen ...soyisimli değildir, ... daha önceden ortamlarda bulunduğu için ... isimli kişi bizi buldu, daha sonra Demetevler parkının yakınlarında bir cemaat evinde ders çalıştık, 7 ay kadar burada durdum, ilk iki ay bizi eve götüren ... isimli kişi ilgilenirdi, daha sonra eve... isimli kişiyi getirdi, 2-3 ay sonra ise onun yerine ... diye birisi geldi,....'i teşhis etmiştim, daha sonra 2008 yılında uzman jandarma sınavına girdim, yazılı sınavı geçtim, kimse soru vermedi, destek olmadı, daha sonra mülakatlarda elendim, köyüme döndüm, Gaziantep seyahat işletmeciliği bölümünü kazanmıştım, bir sene burada okudum, Gaziantep'te Süleymancıların yurdunda kalmıştım, 2009'daki yazılı sınavı yeniden kazandım, mülakatta da destek almadım, Ankara'da evde kaldığımız dönemde Fetullah Gülen kitabı okumazdık, videoları izlemezdik, ...isimli kişi ile bu konuda tartışmalar yaşamıştık, ..., Fetullah Gülen kitabı okumamızı isterdi, biz kabul etmezdik, ancak .... namaz kıldırmasına rağmen pek bu işleri bilmiyor gibiydi, ben muhafazakar bir aileden geldiğim için temel kavramları biliyorum ancak ... bu konuda bence bilgi sahibi değildi, ben 2008 yılında mülakata girdiğimde bana 1.5 saat geç kaldın dediler, halbuki çok vakit vardı, ben bu olayı o zamanki adıyla cemaatin yaptığını düşünüyorum çünkü evde ders çalışırken Fetullah Gülen televizyona çıktığında ... isimli abi bizi diz çöktürmek istemişti biz buna karşı çıktık, beni meslek hayatımda kimse sabit telefondan aramadı, buluşmak için ısrar etmediler..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Tanık ...'nin davacı hakkında vermiş olduğu ifadede; "...2007 Eylül ayı gibi akrabam olan ..., ismini ... olarak tanıtan ilk defa gördüğüm birisiyle geldi, ... isimli şahıs ... Bu şahısla tanıştık Ankara'dan geldiğini üniversite öğrencisi olduğunu söyledi. 'Bizimle Ankara'ya gelir misin hiçbir masrafın olmadan bizim evlerimizde kalırsın, Üniversitede okuyan arkadaşlarımız sana burda ders çalıştırıp, yardımcı olur, hiçbir masrafın olmayacak, senin tüm masraflarını biz karşılarız' dedi, Ben de işsiz olmamdan, maddi imkansızlıklardan dolayı ve de ... ben gideceğim demesi üzerine ben de kabul ettim. ... ile birlikte Ankara iline gittim. Fuat ile irtibat halinde idiler. Yenimahalle Metro İstasyonunda ... isimli şahıs karşıladı...Ankara'da bu evde yaklaşık olarak 2008 yılı Haziran ayına kadar kaldım. Bu süre zarfında Bizlere Fetullah GÜLEN‘ in kitapları, cd görüntüleri seyrettiler. Namaz kılıp, dini sohbetler yaptık. Bu sohbetlere gelen şahısların adlarını hatırlamıyorum ama ... (170 boylarında, 75-80 kilo, Siyah saçlı, beyaz tenli, genizden konuşan muhtemelen burnunda et vardı) isimli bîr şahıs geliyordu, 2 ay kadar hafta bir bu tür sohbeteler yapılırdı, evin ihtiyacı olan yiyecekleri de ... getirirdi. ... ayrıldıktan sonra ... isimli şahıs eve bizlerin başına sorumlu olarak kalmaya geldi. ..., Fetullah GÜLEN‘ in devamlı kitaplarını okur bizlere de zorla okurdu, manevi yönünüz zayıf, beni dinlemiyorsunuz derdi. Hatta ben ders çalışalım dedikçe bu şahıs beni dinlemezdi,. Devamlı namazlardan sonra Fetullah GÜLEN'in kitabını okur ve bize yorumlardı... kendisi 2009 yılında Uzman Jandarma oldu ve Ankara İl Jandarmada görev yaptığını biliyorum. 2008 yılı Mart ayı gibi Uzman Çavuşluk sınavlarına girmek için bu evden dağıldık. Ben, ...ile birlikte Adıyaman Besni İlçesi ... köyüne döndüm. 2008 yılı Mart ayında yapılan Uzman Jandarma sınavına girdim ve kazandım. Benimle birlikte Uzman Çavuşluk sınavı kazanan..., ...( Yozgat ...), ...( okula gitmedi, ne iş yaptığını bilmiyorum), Mülakat ve Doktor Raporu için... ile Ankara'ya geldim, ... boyundan dolayı elendi..." yönünde beyanlarda bulunduğu ve örgüte yönelik teşhisler yaptığı görülmüştür.Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında ...'nin kolluk aşamasında verdiği ifadede; "2008 yılı Ocak ayının başında amcamınoğlu ...abi ile birlikte Ankara’ya gittik. ...abi daha önceden birileriyle telefonla görüşmüştü. Otogarda bizi 20 yaşlarında 180 cm boylarında zayıf yapılı esmer tenli siyah saçlı daha sonradan Kahramanmaraşlı olduğunu ve ODTÜ matematik bölümünde okuduğunu öğrendiğim ... isimli abi karşılayarak Yenimahalle semtinde cemaate bağlı bir öğrenci evine götürdü. ... Bu evde ... abinin getirmiş olduğu sınavlarla ilgili kitaplar ve daha önceki dönemlerde uzman Jandarmalık sınavında çıkan sorulara çalışıyorduk akşamları da ... abi ile birlikte namaz kılıp Kur’an-ı Kerim Risale-i Nur Fetullah Gülen‘in kitaplarını okuyup vaazlarını dinliyorduk. Yaklaşık bir ay bu evde kaldıktan sonra aynı semtte ... abi başka bir eve götürdü bizi evde bizim yaşlarda Hataylı Arap kökenli soy isimlerini hatırlayamadığım ... ve ... isminde amcaoğulları ile yine Hataylı soy ismini hatırlamadım ... isimli bir öğrenci daha vardı. Birkaç gün sonra da yine bizim gibi jandarma uzmanlık sınavına çalışan ... ... ... ... ve ... isimli arkadaşlar geldi. Bu evde de yoğun bir şekilde ... abinin getirmiş olduğu kitapları ve fotokopi şeklinde getirmiş olduğu testleri çalışıyorduk. Akşamları da ... abiyle birlikte namaz kılıp Kur’an-ı Kerim, Risale-i Nur, ve Fetullah Gülen‘in kitaplarını okuyup vaazlarını dinliyorduk. Zaman zaman da eve ... abinin FETÖ/PDY içerisinde bir üst konumda olduğunu düşündüğüm 25-26 yaşlarında 170 cm boylarında zayıf yapılı siyah saçlı esmer tenli gözlüklü... isminde bir abiyle, zaman zaman daha önceden eşkalini vermiş olduğu L. isimli abi gelir bizimle sohbet eder halimizi hatırımızı sorar cemaat ile ilgili kitapları ne kadar okuduğumuz ile ilgili sohbetler yapar giderdi. Nisan ayında uzman jandarma yazılı sınavları olacaktı. Sınavlardan bir hafta on gün kadar önce herkesi memleketlerine gönderdiler... Diğer birlikte aynı evde kaldığımız arkadaşların hepsi yazılı sınavı kazandı. ... abi bizi şu an ismini hatırlamadım ancak FETÖ/PDY'ye bağlı olduğunu düşündüğüm özel bir hastaneye götürerek muayene ettirdi. Hiçbirimizde sağlık raporunda uzman jandarma okuluna girmemizde sakınca olan bir sağlık problemi çıkmadı. Askeri okul mülakatlarına girmeden önce ... ve ... isimli abiler mülakat aşamasında kumaş pantolon gömlek giymemizi, heyecanlanmamamız gerektiğini, güncel konuları takip etmemizi, Atatürk’ün hayatı ile ilgili bilgileri, tarih konularına çalışmamızı, hangi gazeteyi okuduğum sorulduğunda spor gazetelerini söylememizi, hangi televizyon kanallarını izlediğimiz sorulduğunda ... TV hariç diğer kanalları söylememizi, Fetullah Gülen cemaatini sorarlarsa hiçbir bilgim olmadığını söylememi istedi. Ayrıca spor aşamasında hangi hareketleri yapacağımız ve ne kadar koşacağımız ile ilgili evin yakınında olan bir parkta spor çalışmaları yaptık. ... abi başımızda duruyordu. Hangi hareketi ne kadar sürede yaptığımız ile ilgili de kronometre tutuyordu. Hepimiz sınavlara girdik. ... asil olarak kazandı diğerlerimiz yedekte kalmıştık. Sadece amcaoğlu ... yedekten okula çağrılarak 2008 yılında Ankara Uzman Jandarma Okuluna gitti diğerlerimiz gidemedik... 2009 yılı 31 Ağustos‘ta Ankara Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığında uzman jandarma okulunda eğitime başladım. Okula başladığımda daha önce birlikte aynı cemaat evinde kaldığımız ... ... ve ... isimli arkadaşlarım da uzman jandarma okulunu kazandığını ve bizimle aynı dönem eğitim yaptıklarını gördüm. Kendileriyle zaman zaman görüşüyordum. Bu görüşmelerde cemaate devam edip etmediklerini sordum. Etmediklerini söylediler. Bana sordular, ben de cemaatten ayrıldığımı söyledim. Anladığım kadarıyla onlar da abilerden cemaat ile bağlantılarımızın koptuğunu söylemeleri şeklinde talimat aldıklarından dolayı cemaat ile bağlantıları olduğu halde bana koptuğunu söylediler, çünkü ben de kendilerine aynı şekilde söyledim..." şeklinde beyanlarda bulunarak örgütle ilgili tespitler yaptığı görülmüştür.Uyuşmazlıkta, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza kovuşturması sonucunda üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı yerlerince inceleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmadığı; bununla birlikte yukarıda da belirtildiği üzere FETÖ/PDY terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak en hassas ve azami şekilde yapılması gerekliliği ile davacının icra ettiği askerlik görevinin ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Jandarma Teşkilatının hassasiyeti, önem ve özelliği dikkate alındığında, davacının askeri okul sınavlarına hazırlık döneminde örgüte ait evlerde kaldığı yolundaki beyanları ve bu beyanları destekler nitelikte olan tanık beyanları, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitler olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davanın kabulü ile davacının yoksun kaldığı mali ve özlük hakların davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. Maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne;2. Davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı mali ve özlük hakların davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.