Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda fiilin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte olmaması ile ek savunma hakkı ihlali gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay, sanığın söylediği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ifade niteliğinde olduğunu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını tespit etmiş; ayrıca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan ilgili kanun maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuş ve davanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Hakaret
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde;
1.Sanığın temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerinin olmadığı,
2.Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Tespit edilmekle, gereği düşünüldü
:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü, sanığın söylediği kabul edilen suça konu sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ifade niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre; sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede talep olunmayan 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin tatbikiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanığın Temyiz istemi Yönünden
Sanığın, temyiz dilekçesinde temyiz nedenlerinin bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!