Danıştay 7. Daire, gümrük muafiyet limitlerini aşan altın takı ithalatı nedeniyle 4458 sayılı Kanunun 235/3 maddesi gereği kesilen gümrük vergilerinin iki katı para cezasının hukuka uygun olduğuna hükmetti.
Özet: Gümrük muafiyet limitlerini aşan altın takı getiren davacı hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanununun 235/3 maddesi uyarınca uygulanan gümrük vergilerinin iki katı tutarındaki para cezasının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin iptal kararı, cezanın Kanunun "cezalar" bölümünde yer alan bu madde kapsamında hukuka uygun olduğu ve davacının transit yolcu olmadığı gerekçesiyle bölge idare mahkemesince kaldırılmış; Danıştay ise temyiz talebini reddederek bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına ... Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, beraberinde getirdiği "altın takı" cinsi eşyaların █████/2009 tarih ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın 58 ilâ 61. maddelerinde belirtilen muafiyet limitlerini aşması nedeniyle ticari miktar ve mahiyet arz ettiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, her ne kadar 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 3. fıkrası uyarınca gümrük vergilerinin iki katı tutarında para cezası kararı alınmış ise de; söz konusu madde metninde ceza verileceğine dair bir ifadenin yer almadığı görüldüğünden, davacı adına alınan para cezası kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Olayda, her ne kadar Mahkemece, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 3. fıkrasında, eşyanın gümrük vergilerinin iki kat olarak alınacağının düzenlendiği ancak söz konusu maddede para cezası kararı alınacağına dair bir düzenlemenin yer almadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de; sözü edilen 235. maddenin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, "Cezalar" başlıklı onbirinci kısmının "Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar" başlıklı ikinci bölümü içerisinde yer aldığı ve madde metninde eşyanın gümrük vergilerinin iki kat olarak alınacağı düzenlemesine açıkça yer verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 3. fıkrası uyarınca işlem tesis edilmesinde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, ara kararı üzerine sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İtalya'dan İstanbul'a gelerek ülkeye giriş yapan davacının transit yolcu kapsamında olmadığının anlaşıldığı, bu itibarla, İstanbul Kuyumcular Odası tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna istinaden takdir edilen kıymet üzerinden alınan para cezası kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: İtalya'dan satın aldıkları altınları İstanbul aktarmalı olarak Filistin'e götürecekleri, altın siparişi vermek üzere yurda girdikten kısa bir süre sonra Türkiye'yi terk ettiklerinden transit yolcu statüsünde oldukları, haklarında açılan ceza davasında beraat ettikleri ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.