Mera vasfındaki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap talebinin reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı vekilinin, kadastro sonrası mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazın çekişmeli bölümü için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı dava, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufundaki kamu malı niteliğinde mera olduğu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince reddedilmiş; temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesinin kararı, dosya kapsamına ve hukuka uygun bulunarak davacının tüm itirazlarına rağmen onanmış ve dava kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sarıkamış 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteğinin değerden reddine, temyiz dilekçesinin ise kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda mera vasfıyla sınırlandırılan 1 71... parselin çekişmeli bölümü yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ile davacı adına kayıt ve tescil istemiyle dava açmıştır.II. CEVAPDavalı Hazine cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu malı niteliğindeki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; evveli itibariyle mera niteliğinde olan çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı, meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, kaldı ki iddiaya konu taşınmaz bölümünün yoğun derecede taşlık olması nedeniyle kültür tarım arazisi vasfında olmadığının belirlendiği belirtilerek davanın reddine hükmedilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına, teknik bilirkişi raporlarına ve özellikle taşınmaz başında alınan görüntülere göre nizalı taşınmaz bölümü ile mera parselinin kalan kısmı arasında doğal yahut yapay ayırıcı unsur bulunmadığının anlaşıldığı, taşınmazın mera vasfında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplanan delillere göre niza konusu taşınmaz bölümünün zeminde ayırıcı unsurlara sahip olduğunun belirlendiğini, taşınmazın bulunduğu alanda köye ait eski yerleşim yerinin bulunduğunu, dava konusu taşınmazın özel çayır niteliğinde olduğunu ve çevresinde aynı vasıfta taşınmazların yer aldığını, yerel bilirkişi, tanık anlatımları ve bilirkişi raporlarına göre nizalı bölümün özel mülkiyete konu yerlerden olup mera vasfında olmadığının belirlendiğini, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucunda, Kars ili, .... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 71... parsel sayılı taşınmaz kadim mera vasfında olduğu gerekçesiyle mera olarak sınırlandırılmış, bilahare dava dışı gerçek kişiler tarafından askı ilan süresinde açılan dava sonucunda, Sarıkamış Kadastro Mahkemesinin 28.06.2010 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla hükmen mahsus siciline kaydedilmiştir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.