Anayasa Mahkemesi kararıyla yeniden yargılanan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, temyiz incelemesi sonucu kesinlik sınırını aşan kısımların duruşmalı incelenmesi, diğerlerinin reddi kararı.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk başta reddedilip Anayasa Mahkemesi kararıyla yeniden görülen ve kısmen kabul edilen davanın Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, davalı idarenin temyiz talebi, Yargıtay tarafından temyiz kesinlik sınırının altında kalan alacaklar yönünden reddedilirken, sınırı aşan alacaklar için temyiz incelemesine devam edilerek duruşmalı bir şekilde karara bağlanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ███████ Karar
Taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş, iş bu karara karşı davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan ... numaralı bireysel başvurunun kabulü ile ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne ve ilk davada saklı tutulan kısım için açılan birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ...,... ... ve ... haricindeki davacılar payları yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davacılar ...,... ... ve ... haricindeki davacılar yönünden davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin davacı ...,... ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı ... vekili Avukat...gelmiş, davacılar ... vd. ile davacılar ... vd. ve diğer davalı ... vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl davada dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesinde bulunan 52 79... parsele davalı idarelerin bir kamulaştırma olmaksızın bu taşınmazı ..., , yol, tesis etmek sureti ile kullandıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak kaydı ile davalıların dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atması nedeni ile belirlenecek tazminatın davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleştirilen davalarda dava dilekçelerinde özetle; Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas numaralı dosyasında davanın kabulüne dair verilen kararın bozulması üzerine yerel mahkemece bozma kararına uyularak ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, hak ihlali nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu, Anayasa Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve █████████ sayılı başvurularına istinaden ihlalin giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verildiğini, davanın Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ███████ Esas sayılı dosyası ile yeniden görülmeye başlandığını, anılan dosyada keşif yapılarak bilirkişi raporları aldırıldığını son bilirkişi raporu uyarınca müvekkillerinin paylarına düşen kısımlar itibarıyla açılan ek davaların kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirlenen tazminatın müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun bir şekilde yapılarak tamamlandığını, kamulaştırma evrakları ve kesinleşen kamulaştırma işlemleri nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne ve ilk davada saklı tutulan kısım için açılan birleştirilen ek davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, kamulaştırma evraklarının kamulaştırma tarihinde yetkili kayyıma tebliğ edildiğini, kayyımlık müessesesi kişilere bağlı olmayıp kayyımın görevi sonlanıncaya kadar yapılmış işlemlerin geçerli sayılacağını, istifasından önce kamulaştırma evraklarının kendisine tebliğ edilmiş olması sebebi ile kamulaştırma işleminin kesinleştiğinin sabit olduğunu, kamulaştırma kararı ile mülkiyetin tescilden önce kazanılacağını, mahkemece tescil davasının reddedilmiş olmasının kamulaştırma işleminin iptali anlamına gelmeyeceğini, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yönüyle de usule, kanuna ve gerekçelere aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince daha önce reddine karar verilen ve kesinleşen hükme karşı yapılan bireysel başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesince hak ihlali kararı verilerek ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucu davaya konu taşınmazın dava tarihi itibari ile arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Antalya ili, ... , ... Mahallesinde bulunan 52 79... sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmek suretiyle alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın bulunduğu ilçe adının hüküm fıkrasına hatalı yazılması doğru değildir.
5.Dava konusu taşınmazda davacılar ...,... ... ve ...'ın kendilerinin ve muristen gelen hisseleri toplamının iptaline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gereki
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı ... vekilinin ...,... ... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı ... vekilinin Davacılar ...,... ... ve ...'a İlişkin Temyizi Yönünden;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a) (1) numaralı bendinin tescile ilişkin bölümünün (b) harfi ile gösterilen bölümünde yer alan “...” ibaresinin çıkartılarak yerine “... ” ibaresinin yazılması,
b) (1) numaralı bendinin tescile ilişkin bölümünün (b) harfi ile gösterilen bölümünde yer alan “hisselerinin iptaline” ibaresinden sonra ‘davacılar ..., ..., ...’ın kendilerinin ve muristen intikal eden payları oranında hisselerinin iptaline ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine,
Davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!