Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda zamanaşımı nedeniyle bozma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının istinafa gönderilmek üzere iadesi ve hırsızlık suçundan verilen hükümlerin onanması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan bir sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz başvurusunun istinaf incelemesine tabi olduğunu belirterek dosyanın yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine; diğer bir sanık hakkında aynı suçtan verilen mahkûmiyet hükmünü ise, suç tarihi ile iddianame tarihi arasında dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozarak davanın düşmesine; hırsızlık suçlarından verilen mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz istemlerini ise reddederek, tekerrür ilamının infaz aşamasında değerlendirilmesi şerhiyle onanmasına karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, onama
I-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5237 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanıklar hakkında Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararların daha önceden Yargıtayın esasa ilişkin incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8/1. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve hükmün CMK'nun 272. madddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi ile ilgili karar verilmek üzere yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın şikâyetçinin oturduğu apartmanın A bloğuna gündüz vakti diğer sanık ... ile birlikte girmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 05.11.2014 olan suç tarihinden, bu suçtan iddianamenin düzenlendiği 06.09.2024 tarihine kadar dolması nedeniyle, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet ve sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 22. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesindeki değişiklik ve anılan Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu ilâm yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve ilâmın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz istemleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!