Beraat eden davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açtığı tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kesinlik sınırı ve manevi tazminat miktarı yönünden Yargıtay incelemesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ettiği kararı istinaf mahkemesi maddi tazminat ekleyip manevi tazminatı artırarak davacıya toplam 29.045,15 TL tazminat ödenmesine hükmetmiş; davalının temyiz sınırı altında kalan miktara ilişkin itirazı ve davacının tazminat miktarlarının az olduğu yönündeki temyiz nedenleri Yargıtay tarafından reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının temyizen onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 43.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, maddi tazminat talebinin reddine hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince 9.045,15 TL maddi tazminatın 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi ve manevi tazminat miktarının 20.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faiz uygulamasına, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.07.2016-23.03.2017 tarihleri arasında 241 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 22.12.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluğun infaz edildiği ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARA. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.07.2016 - 23.03.2017 tarihleri arasında 241 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının 43.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, maddi tazminat talebinin reddine hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince 9.045,15 TL maddi tazminatın 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi ve manevi tazminat miktarının 20.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, hükmedilen toplam 29.045,15 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile hükmedilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.