5607 sayılı Kanuna muhalefetle kaçakçılık suçunda verilen mahkumiyet kararında etkin pişmanlık, hapis cezası ertelemesi, müsadere ve hak yoksunluklarının Yargıtayca düzeltilmesi.
Özet: Kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanığın etkin pişmanlık beyanının ödeme iradesi bulunmadığından kabul edilemeyeceği ve temel cezada alt sınırdan uzaklaşmanın suçun niteliği gereği sonuca etkili olmadığı belirtilerek tebliğnamedeki bozma görüşleri reddedilmiştir; bununla birlikte, ertelenen hapis cezasının ihtaratı, kaçak eşya müsaderesi ve hak yoksunlukları uygulamasındaki usuli ve kanuni eksiklikler, yeniden yargılama gerektirmeden kanuna uygun şekilde düzeltilerek ilk derece mahkemesi hükmü onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak sigaralar ile nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, bu parayı ödeyecek gücünün bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de (1) maddesinde belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında hapis cezası yönünden temel cezada teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekmediği halde, alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmiş ise de; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/10. maddesinin son cümlesi gereği hapis cezası süresi üç yıldan az olamayacağından bu husus sonuca etkili görülmemiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/8. maddesinin ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddesinin gösterilmemesi, suça konu kaçak eşyalar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve ertelenen hapis cezası kısa süreli olmayan sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3 fıkralarında sayılan hak yoksunluklarının hatalı şekilde uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (14.) paragrafının önüne ''5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereği'' ibaresinin eklenmesi ve hükmün suça konu kaçak eşyaların müsaderesine ilişkin fıkrasının çıkartılarak yerine "dava konusu kaçak eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE'' ibaresinin eklenmesi ile hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "█████/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!