Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçunda, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, lehe kanun ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmetti.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını inceleyerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanık lehine olan yasal düzenlemelerin uygulanmasıyla 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit etmiş ve bu nedenle hükmü bozarak yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının düşmesine, kaçak akaryakıtın durumuna göre tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına veya müsaderesine, nakilde kullanılan atların ise sahibine iadesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetKARAR
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, eşya müsaderesi, nakil vasıtası atlar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine'ye irat kaydı, tasfiye edilmemiş ise müsadereleriTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) ██████. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın eyleminin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1. maddesi ve aynı maddenin son cümlesi kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi kapsamında olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesi uyarınca eyleme, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.06.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesine konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği tarihe kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine'ye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, nakilde kullanılan atların sahibine iadesine, atlar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin iadesine, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.