7. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefetten verilen mahkumiyet ve kaçak sigara müsaderesi kararının temyizinde, sanığın kanun yollarına başvuru hakkı konusunda yanıltılması nedeniyle süresinde yapılmayan temyizini reddedip, katılan vekilinin itirazlarını da reddederek yerel mahkeme hükmünü oy birliğiyle onadı.
Özet: Mahkeme, başka bir suçtan hükümlü olan sanığın, hükmün tefhiminde kanun yollarına başvuru hakları konusunda eksik bilgilendirilerek yanıltılmasına rağmen, temyiz süresini geçirdiği için başvurusunu reddetmiş; öte yandan, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet ve kaçak sigaraların müsaderesi hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz talebini inceleyerek, yargılamanın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu, sanığın eyleminin sabit olduğunu ve yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığını tespit ederek, hükmü oy birliğiyle onamıştır.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: 5067 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî onama
Yerel Mahkemece verilen kararın, sanık ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. Sanığın Temyiz Talebinin İncelemesinde;
Karar tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü olan sanığın SEGBİS sistemi ile hazır bulunduğu duruşmada hükmün tefhim edilmesine rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi gereğince hüküm fıkrasında "tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurulabileceği" belirtilmediğinden sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, 27.06.2021 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan Vekilinin Temyiz Talebinin İncelemesinde;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!