Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi arasındaki süreçte yaşanan tekrar yargılamalar ve istinaf başvurularının esastan reddi sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kamulaştırma bedelini belirleyip tescile hükmettiği kararına karşı, tarafların birden fazla kez istinaf başvurusunda bulunması ve Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı iki kez bozarak geri göndermesi üzerine, üçüncü kez verilen kabul kararının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek veya düşük olduğu, faiz ve vekalet ücreti hesaplaması ile idarenin taşınmaz üzerindeki tasarrufları gibi itirazlarla davacı idare ve davalılar tarafından temyiz edilen uyuşmazlık, Yargıtay tarafından duruşmalı olarak incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalılar ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalılar ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... mirasçıları ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Bir kısım davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... ve davalı ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... gelmiş, diğer davalılar vekilleri ve davalı duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 2 40... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ana caddeye cepheli imar parseli olduğunu belirterek değerinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen bedele depo tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiği, fark bedelin hesabının kontrol edilmesi gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, taşınmazın kendi satışının emsal olarak kabul edildiği ''b.)'' seçeneğinin hükme esas alınması gerektiğini, taşınmazın kendi satışına ilişkin dosyada mevcut 11.06.2018 tarihli senet incelendiğinde satış tarihindeki metrekare birim bedelinin 9.910,83 TL olduğunu dava tarihine endekslendiğinde 6.882,50 TL/m²ye tekabül ettiğini, buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için belirlenen 2.303,00TL/m² ve 3.771,00TL/m² bedelin düşük olduğunu, Mahkemece 2.303,00TL/m² üzerinden hüküm kurulmasının ise kabulünün mümkün olmadığını, yapı bedeli hesaplanırken yıpranma payının yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında itirazlarının değerlendirilmediği gibi taleplerinin karşılanmadığını, davacı ... Başkanlığının İlk Derece Mahkemesinin ilk verdiği karar ile taşınmazı adına tescil ettirip, hemen imar değişiklikleri yaparak, taşınmazı ifraz ederek bir kısmını Bursa ili, ..., ... Mahallesi 2 40... parsel sayılı ve 3.743,38 m² alanlı arsa vasfındaki taşınmaza gittiğinin, bu kısmın 11.06.2018 tarihinde 37.100.000 TL bedelle ... ....k Sanayi ve ... Şirketine sattığını, parsel üzerine ... Bankası .... Lehine 45.000.000,00TL bedelli ipotek tesis edildiğini, taşınmaz üzerinde halen Akaryakıt İstasyonu kurulu ve çalışır vaziyette olduğunu, taşınmazın geriye kalan kısmının da Kentsel Dönüşüm adında bir düzenleme ile bir başka şirkete verildiğini, taşınmazı kendi belirlediği fiyat ile sattığını, satış bedeli idare tarafından belirlenen bir fiyat olmakla kamulaştırma bedelinin de İdarenin belirlediği bu fiyata mütenasip olması gerektiğini, bir başka hususun da davaya konu 2 40... parsel sayılı taşınmazın birden çok hissedarı olmasına karşılık taşınmaz hissedarlar arasında fiilen bölündüğünü ve paydaşların kendi payını kulandığını, davacı ... Başkanlığının kıymet takdirini ve taşınmazın bazı hissedarları ile anlaşmalarını bu fiili duruma itibar ederek yaptığını ve bedelleri buna göre ödediği hâlde, tespit tescil davasında bedelin fiili kullanım dikkate alınmaksızın belirlenmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin taşınmazının ... Mahallesi 7. ... Sokağına değil, ... Caddesine cepheli konumda olduğunu, müvekkilinin taşınmazının ne ...'nun cephe aldığı 18. ... Sokak, ne de ...'ın cephe aldığı 18. ... Sokakla hiçbir bağlatıntısı bulunmadığını, emlak vergisine esas değerleri müvekkilinin cephe aldığı .... Caddesi için 2.159,72TL iken müvekkilinin taşınmazına irtibatı bulunmayan, ancak hesaplamaya dahil edilen başkaca sokakların değerleri 269,97TL olmasının değerlendirilmediğini, taşınmazın aynı zamanda yan cephelerden başka sokaklara açık olması nedeniyle bu sokaklar yönünden de değerlendirmeye tabi tutulması değerinin azalması sonucunu değil, aksine taşınmazın çok cepheli olmasının taşınmaza daha fazla değer katacak olduğunun gözardı edildiğini, kamulaştırma bedeli kesinleşmeden taşınmazın yüksek bedelle üçüncü şahsa satılmasının dürüstlük kurallarına uymadığı gibi, bir hakkın açıkça kötüye kullanılması olduğunu, 2 40... parseli davacı idare 11.06.2018 tarihli ve ... yevmiye numarası ile dava dışı ... A.Ş. ne 9.910,83 TL/m² birim bedeli ile sattığını, bizzat dava konusu taşınmazın 11.06.2018 tarihindeki birim değeri olduğunu, yargılama aşamasında müteaddit defalar yapılan açıklamalar ve özellikle 28.12.2021 tarihli dilekçesi kapsamına göre bedelin en az 17.953.330 TL olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zeminine, resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek yapıya değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... mirasçıları ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı ... mirasçıları ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi üyesinin karşı oy gerekçesinde de belirtildiği üzere bedel kesinleşmeden üçüncü kişiye yapılan satış fiyatının gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekili ve davalı ... mirasçıları ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare ve davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!