İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, şirketler arası ticari satım, alt kira ve bayilik sözleşmelerinden doğan fatura ve cari hesap alacakları ile ödenmeyen kira bedellerine yönelik itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, eski unvanıyla akdedilen alt kira sözleşmesi ve bayiilik anlaşmasından kaynaklanan, davalının ödemediği kira bedelleri, ortak giderler ve tedarik edilen ürünlerin fatura bedelleri toplamı 1.635.163,02 TL tutarındaki alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep ederken; davalı, davacının iddia ettiği borcun ödendiğini, fatura ve ekstrelerde belirtilen tutarların gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki yazışmalarda daha düşük borç bakiyelerinin belirtildiğini, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.12.2020 tarihinde müvekkili unvanının ...Tic. A.Ş. olarak değiştiğini, müvekkilinin ... Merkezi’nde bulunan ... nolu iş yerinde kiracı olduğunu, aynı iş yeri için aralarında bayilik ilişkisi ve sözleşmesi bulunan davalı ile █████/2015 tarihinde alt kira sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmede kiracı olarak geçen ... A.Ş.'nin müvekkilinin eski unvanı olduğunu, 11.12.2020 tarihinde müvekkili unvanının ... Tic. A.Ş. olarak değiştiğini, alt kira sözleşmesinin 3.B. maddesine göre asıl kira sözleşmesinden doğan ve doğacak müvekkiline ait bütün sorumlulukların, borçlar ve yükümlülüklerin davalı ... Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, alt kira sözleşmesi kapsamında kira bedelleri için davalı adına faturalar düzenlendiğini, sözleşmenin 5.A. maddesine göre asıl kira sözleşmesinde düzenlenmiş bulunan mali hükümler ve şartların tamamının, süresinde, gereği gibi ve tamamen kiracı tarafından yerine getirileceğini, kiracı ... tarafından ödenmesi gereken kira bedelleri ile ortak masrafların depozitolar, teminatların asıl kira sözleşmesinde belirlenen sürelerde kiracı ... adına kiralayan ...tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından 2020 yılına ait bir çok kira bedelinin, ortak giderlerin ve diğer giderlerin ödenmediğini, alt kira sözleşmesinin yanında müvekkili ve davalı arasında ... marka ürünlerin tedarik ve satışını konu edinen bir de bayilik sözleşmesi bulunduğunu, alt kira sözleşmesinin 4. Maddesine göre davalı kiralanan taşınmazda ...’ın bayisi olarak çalışacağını ve burada sadece müvekkilinden temin ettiği ürünlerin satışını gerçekleştireceğini, bu nedenle mevcut bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya yapılan satışlar için müvekkili tarafından icra dosyasında takip talebi ekinde gösterilen faturaların düzenlendiğini, davalının, müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiye aykırı olarak kendisine kesilen faturaları ve cari ekstrelerde belirtilen ödemekle yükümlü olduğu tutarları ifa etmediğini, müvekkiline ödenmeyen, takibe konu olan fatura ve cari ekstrelere dayandırılan alacak miktarının 1.635.163,02 TL olduğunu, davalı tarafın faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, borçlunun itirazının hiçbir hukuki mesnedi bulunmadığını, bu nedenlerle davamızın kabulüne, yetki itirazının reddi ile mahkemenin yetkili olduğunun belirlenmesine, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davanın yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça müvekkilinden talep edilen fatura tutarlarına ilişkin bedellerin, müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete gönderilen ekstrede talep edilen tutarın 60.936,41-TL olarak belirtildiğini, davacı şirket kayıtları ve davacı şirketin müvekkili ile olan 24.08.2020 tarihli yazışmaları incelendiğinde bu hususun görüleceğini, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında gerçekleşen 13.11.2020 tarihli , ... Bayi Bölge Kord. tarafından gönderilen Protokol Hk. Mail "...80.0000-TL ödemeyi yolladığınız ve faturaları kestiğiniz anda protokol geçerli olacaktır. Sonrasında sizden başka bir bedel tahsil edilmeyecektir..." şeklinde olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete olan borcunun hiçbir zaman 1.635.163,02-TL olmadığını, 24.08.2022 tarihinde müvekkili şirketin borç bakiyesinin 193.458,93-TL olarak ekstrede gösterildiğini ve 60.936,41-TL ödendiğinde bakiyenin kapanacağının bildirildiğini, devamında 13.11.2020 tarihinde Ahmet Uzun tatarfından gönderilen mailde 80.000-TL talep edildiğini, bu sebeple kötü niyetli davanın reddi gerektiğini, yetki itirazının kabulü ile davanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesinE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.... 3. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasının tetkikinden ; davacı tarafından fatura, cari ekstre ve kira sözleşmesi hukuki sebebine dayanılarak 1288 adet fatura nedeni ile 1.507.096,53 TL asıl alacak ve 128.066,49 TL işlemiş faizin tahsili için takip başlatıldığı, davalının 25.06.2021 tarihinde itiraz etmesi üzerine 1 yıllık süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davalı, ... İcra Dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğu yönünde itirazlarını bildirmiş ise de taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesinde uyuşmazlık halinde ... Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, davacının TBK 89.maddesi kapsamında alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri ve icra dairelerinin de yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam edilmiştir.Taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesinin 11.maddesinde , bayinin mağazasının AVM içinde yer alması halinde ortak alan giderleri ve masraflarının bayi tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olması sebebiyle uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden cari hesap ekstresinde kira -ortak alan bedeli konulu faturalar yönünden de mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiştir.... Şirketi'nin, davacı ... Şirketinden mal ve hizmet alımları nedeniyle BA formu düzenleyip düzenlemediği hususunda bilgi verilmesi için ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli cevap yazısı ile mal ve hizmet ait alımları nedeniyle 2018-2019-2020 yıllarına ait BA formu ile 2020 yılına ilişkin Form BA-BS analizinin KEP sistemi üzerinden gönderildiği anlaşılmıştır.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte DeğerlendirildiğindeDava, taraflar arasında varlığı çekişmesiz olan bayilik ve alt kira sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya fatura edilen ve taraflar arasında açık hesap olarak yürütülen ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı ile davacının bayilik sözleşmesi ve alt kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı her bir sözleşme ve fatura yönünden alacağın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, varsa mutabakatsızlık sebepleri konusunda rapor tanzim edilmesi için dosya bağımsız denetçi mali müşavir bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli raporda özetle; taraflar Arasında Akdedilen Bayilik Sözleşmesine göre bayilik verenin davacı ...A.Ş. Olduğu , bayi olan tarafın davalı ... Ltd. Şti. Olduğu, sözleşme tarihinin sözleşmeye yazılmadığı, tarafların kaşe ve imzalarının mevcut olduğu sözleşmenin örneğinin sunulduğu, sözleşmenin 16. maddesinde; “(..)Vadesinde yapılmayacak ödemeler için hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın vadesinden ödeme tarihine kadar geçecek süre için o tarihte yürürlükte bulunan avans işlemlerinde uygulanan faiz oranında (%5) gecikme faizi uygulanır.” şeklinde vade farkı kararlaştırıldığı, taraflar arasında bir de Alt Kira Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede kiracının ... A.Ş. olduğunu, alt kiracının ise davalı ...Ltd. Şti. olduğu, sözleşmenin 01.11.2015 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin ıslak imzalı olmadığını, örneği sunulan alt sözleşmede kiracı görünen ... tarafının imza ve kaşesinin bulunmadığı, ... tarafından yapılan asıl kira sözleşmesindeki yükümlüklerin ...tarafından üstlenildiği belirtilmişse de aylık kira bedeli dahil üstlenilen yükümlülüklerin alt kira sözleşmesinde detaylı olarak belirtilmediği, asıl kira sözleşmesinin de dosya içerisine sunulmadığı , alt kira sözleşmesinin 5. F maddesinde "(....).... dilerse her hangi bir işleme muhatap olmamak için bu edimleri kendisi yerine getirir; Bu seçenekte ...'un ödemek zorunda kaldığı bedeller, ifaya ilaveten günlük %10 cezai şartlı olarak ve ilaveten reeskont faizi ile birlikte ... tarafından ...'a ödenecektir.(..)” hususunun kararlaştırıldığı , şeklinde olduğunu, davalı tarafından USB içerisinde davacı tarafından gönderildiği ifade edilen Protokolün imzalı olmadığı, ... formatı halinde sunulduğu aynı zamanda protokolün iletildiği 13.11.2020 tarihli ... Bayi Bölge Koordinatörü ...tarafından iletilen mailde; “... Hanım Merhaba, ekte bakiye yapılandırma ve tüm hesap protokolü mevcuttur. İmzalayıp tarafımıza yollamanız gerekmektedir. 80.000 TL ödemeyi yolladığınız ve faturaları kestiğiniz anda protokol geçerli olacaktır. Sonrasında sizden başka bir bedel talep edilmeyecek ve ipotek fesih işlemleri için size vekalet gönderilecektir.” şeklinde olup ekinde protokol eki olduğunun görüldüğü , ilgili protokolün imzasız halinde toplam borç miktarının 1.491.937,00 TL olduğu , protokolde protokol tarihine kadar cari hesap sistemi ile çalışıldığının ,taraflar arasındaki cari hesap gereğince protokol tarihi itibarıyla borçlunun alacaklıya 1.491.937,00-TL. borçlu olduğunun ve bu borcun protokolde belirtilen şekilde ödeneceğinin , protokol uyarınca borçlunun belirtilen borç tutarını 80.000,00-TL peşin olarak banka havalesi ile █████/2020 tarihine kadar alacaklıya ödemesi karşılığında 3. maddede belirtilen toplam borç tutarından alacaklı KDV dahil olan kalemlerin (protokolde belirtilen) indirime tabi tutulacağının, indirim kalemleri karşılığı olarak borçlunun alacaklıya bu tablodaki tutarların KDV dahil faturalarını da yapacağı ödemeler öncesinde göndereceğinin kararlaştırıldığı ve aynı USB içerisinde cari hesabın da excel formatında sunulduğunun görüldüğü, incelemeye ibraz edilen davacı ...Tic. A.Ş. 2020, 2021, 2022 yılları ticari defterlerinin 1 numaralı elektronik defter tebliği kapsamında e-defter olarak tutulmakta olduğunu, TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması gereken açılış ve kapanış tasdikleri yerine geçen Ocak ayı ve Aralık elektronik defter beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu , basılı olarak tutulan envanter defterlerinin de açılış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapıldığının tespit edildiği , incelemeye ibraz edilen ticari defter bilgilerine göre taraflar arasında yukarıda yazılı Alt Kira Sözleşmesi ve Bayilik Sözleşmesi kapsamında 120.01.08.0004 Cari Hesap kodu ile devam eden bir ticari ilişkinin mevcut olduğu , cari hesap bilgilerine göre; davacı tarafından 25.04.2021 tarihinde başlatılan ... 3. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takibe konu asıl alacağın 1.507.096,53 TL olduğu, bu tutarın utar taraflar arasındaki cari hesabın takip tarihli bakiye alacağı olduğu cari hesap kayıtlarında bayilik sözleşmesi gereği satış yapılan ürünler ile alt kiralamaya konu kiralama sözleşmesine ait faturaların, davalı tarafından iade edilen ürün ve faturaların birlikte takip edildiği , yapılan ödemelerin hangi sözleşme kapsamında yapıldığına dair bir ayırım mevcut olmadığı , tüm cari hesabın konsolide edilerek takip edildiği , taraflarınca yapılan inceleme ve tespitlere göre takip tarihi itibari ile davacı şirketin her iki sözleşme kapsamında davalı şirketten alacağının 1.507.096,53 TL olduğunun tespit edildiği , davalı vekili tarafından 12.06.2023 tarihinde dilekçe ekinde sunulan USB bellek içerisinde davalı şirketin ticari defter bilgilerinin mevcut olmadığı, mail yazışması, cari hesap bilgisi ve protokol bilgisinin mevcut olduğunun görüldüğü, sunulan cari hesap ekstresinin 17.06.2020 tarihine kadar olan işlemleri kapsadığı, 17.06.2020 tarihli borç tutarının 1.961.102,13 TL olduğunun tespit edildiği, davacının bayilik sözleşmesi ve alt kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı her bir sözleşme ve fatura yönünden alacağın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı , varsa mutabakatsızlık sebepleri konusunda rapor tanzim edilmesi için incelenen davacı şirket ticari defter ve belgelerine göre ... numaralı cari hesap kayıtlarında bayilik sözleşmesi ve alt kiralama sözleşmesi kapsamında kesilen faturalar ile ödemelerin süresi içinde ve usulüne göre kaydedilmiş olduğu , icra takibi tarihi olan 25.04.2021 tarihinde cari hesap bilgilerine göre davacı şirketin davalı şirketten 1.507.096,53 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından takibe konu edilen tutarın cari hesap bilgilerine göre tespit edilen alacak tutarı olduğu, davalı şirket ticari defterlerinin dosyaya sunulmadığı ve bu yönde bir inceleme yapılamadığı yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.Davalının ticari defterlerinin zayi olduğu iddia edilmekle birlikte zayi belgesi sunulmamış olduğu anlaşılmakla davalı vekiline, davalı şirketin 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yılları ticari defterlerinin zayi olduğuna dair zayi belgesini ibraz etmek üzere 2 hafta kesin süre verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesi için ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında talepte bulunduğu anlaşıldığından anılan dosyada karar verilip kararın kesinleşmesi beklenilmiş, davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Davalı tarafından sunulan ve mail aracılığıyla oluşturulan protokol içeriği konusunda beyanlarının alınması amacıyla davacı ve davalı şirket yetkililerine ayrı ayrı isticvap davetiyesi tebliğ edilmiş, duruşmaya iştirak edilmemesi halinde protokol içeriği konusunda, duruşmada bizzat hazır olan tarafın beyanlarına itibar edilerek yargılamaya devam edileceği taraflara ihtar edilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 31.maddesi uyarınca davalı şirket yetkilisinin elektronik mail içeriği ile ilgili isticvabı için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış , davalı şirket yetkilisi ... talimat mahkemesi aracılığıyla ; mail içeriği ile ilgili mutabakat yapıldığını, gerekli evrakların kendisinde olduğunu, gerekli görülmesi halinde bu evrakları sunmak istediğini, protokolde kendilerine 1.490.000,00-TL borç çıkarıldığını, kendilerine gönderilmeyen faturaların ve borçlanılmayan tutarların borç yazıldığını,Bölge Koordinatörü... ile 80.000,00-TL olarak anlaşıldığını, girişinden daha fazla tutarda fatura kesilmesi istenildiği için protokolün gerçekleşmediğini, fatura kesemedikleri için 1.400.000,00-TL için dava açıldığını, Koordinatör ... ve muhasebeci ...'in tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini, ... tarafından kendisine gönderilen maillerde borcun 60.936,41-TL olduğunun belirtildiğini açıkladığı anlaşılmış, taraflar arasında protokol düzenlendiğine dair ıslak imza içeren bir belge sunulmadığı anlaşılmıştır.HMK'nın 31.maddesi uyarınca davacı şirket yetkililerinin duruşmada alınan beyanlarından ; bölge müdürleri tarafından davalıya protokol düzenlenmesi amacıyla bir mail gönderildiğini, davalının ise protokolün düzenlenmesi davetine icabet etmediğini, protokolün hiçbir zaman uygulanmadığını, amaçlarının davalının borcunun uzun vadeye yayılarak tahsil etmek olduğunu ancak bu davetin kabul görmediğini ifade ettikleri anlaşılmıştır.Davalı şirketin varsa elektronik ticari defterleri (2018, 2019, 2020 yılları) ikinci kopyalarının gönderilmesi için bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi ve ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılmış, ... Vergi Dairesi'nin █████/2024 tarihli yazı cevabı ile ...Şirketi'nin e defter mükellefiyetinin bulunmadığının tespit edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığının █████/2024 tarihli yazı cevabı ile "Kanuni defter ve belgelerin muhafaza ve ibraz ödevleri mükelleflere ait olmakla birlikte ... tarih ve ... kayıt sayılı yazımız ile ...Şirketi'den 2018 ,2019 ve 2020 yıllarına ait elektronik ticari defterlerinin ikinci kopyalarının bildirilmediği." yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır.... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli cevap yazısı ekinde gönderilen davalının, davacıdan yaptığı alımlar nedeniyle düzenlediği BA formları ve BA/BS analizi incelenerek takip konusu faturaların davalı tarafından bildirilip bildirilmediği, faturaların davalı defterlerine kaydedilip kaydedilmediğinin tespit edilip edilemeyeceğinin ve varsa takip konusu faturalardan dolayı davalı defterlerine kaydedilmiş olanlar yönünden takip tarihi itibari ile alacak miktarı konusunda ek rapor tanzimi için dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı yazısında, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... Vergi Kimlik Numaralı mükellefi davalı ... Şirketi'nin 2018,2019,2020 yıllarına ait olup davacı ... Vergi Kimlik Numaralı ...A.Ş. (Eski Unvan...A.Ş.)'den yapmış olduğu alımlara ait BA-BS form bilgilerinin iletildiği bilgisinin verildiği, buna göre 2018 Yılında davalı şirket tarafından, davacı şirketten, 481 adet Belge karşılığında KDV hariç 773.561,00 TL tutarlı alım yapıldığının BA bildirim formuna konu edildiğini, 2019 yılında davalı şirket tarafından davacı şirketten 363 adet belge karşılığında KDV Hariç 804.885,00 TL tutarlı alım yapıldığının BA bildirim formuna konu edildiğini, 2020 yılında davalı şirket tarafından davacı şirketten 92 adet belge karşılığında KDV Hariç 170.124,00 TL tutarlı alım yapıldığının BA bildirim formuna konu edildiğini, yukarıda yazılı bilgilere göre davalı şirket tarafından davacı şirketten 2018, 2019 ve 2020 yıllarında toplam 1.748.570,00 TL + KDV tutarlı mal/hizmet alımı yapıldığının BA bildirimlerinden tespit edildiğini, davalı şirket BA formuna konu edilen faturaların, davacı tarafın takibe onu ettiği faturalar olup olmadığının, ilgili faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadıklarının BA formu bilgilerinden tespit edilemeyeceği, davalı şirket ticari defterleri incelemeye ibraz edilmemiş olunduğundan, alım yapılan mal ve hizmetlere karşılık ne kadar ödeme yapıldığı ya da cari hesaptan davalı şirketin davacı şirkete ne kadar borçlu / alacaklı olduğunun tespit edilemediği, davalı vekili tarafından 12.06.2023 tarihinde dilekçe ekinde sunulan USB bellek içerisinde davalı şirketin ticari defter bilgilerinin mevcut olmadığı , mail yazışması, cari hesap bilgisi ve protokol bilgisinin mevcut olduğunun görüldüğü , sunulan cari hesap ekstresinin 17.06.2020 tarihine kadar olan işlemleri kapsadığı, ilgili ekstre bilgilerine göre davacı şirket tarafından davalı şirket adına kesilen (17.06.2020 tarihine kadar) faturaların ekstre kapsamında mevcut olduğu, sunulan ekstreye göre davalı şirketin davacı şirkete 17.06.2020 tarihli borç tutarının 1.961.102,13 TL olduğunun görüldüğü, incelemeye ibraz edilen davacı şirket ticari defter ve belgelerine göre davalı şirket ile devam eden ticari ilişkinin 120.01.08.0004 numaralı cari hesap ile takip edildiğini, ilgili hesapta bayilik sözleşmesi ve alt kiralama sözleşmesi kapsamında kesilen faturalar ile ödemelerin kayıt altına alındığı , davacı tarafından kesilen faturaların süresi içinde ve usulüne göre kaydedilmiş olduğu, icra takibi tarihi olan 25.04.2021 tarihinde cari hesap bilgilerine göre davacı şirketin davalı şirketten 1.507.096,53 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen ret kararının davacı tarafa tebliğ edildiği, davacı tarafın gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararı istinaf etmediği, kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla tahkikata son verilmiştir.6100 sayılı HMK’nın “Tarafın belgeyi ibraz etmemesi” başlıklı 220. Maddesi; (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” hükmünü içermektedir.“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ise; “ (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir. 7251 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/1. maddesinde, her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun’un 64/3. maddesinde de, tacirlerin tuttuğu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onaylarının, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce yapılacağı, yevmiye defterinin kapanış onayının ise, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerektiği belirtilmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; her iki tarafın kendi ellerindeki vesikaları Mahkemeye ibraz etmek zorunda olduğu, bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı durumlarda karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi gerektiği , bundan kaçınması hâlinde bağlanması gereken hukuksal sonuçların 6100 sayılı Kanun'un 220 ve devamı maddelerindeki konuya ilişkin düzenlemelere tabi olduğu, aynı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasının bir tarafın Mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi hâlinde, Mahkemenin o tarafın maksadını gözeterek diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngördüğü, bu hükmün taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hâllerde ticari defterlerin mahkemeye sunulmaması bakımından da uygulandığı, taraflar arasındaki hukukî uyuşmazlığın doğduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan ve ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu’nun 64. maddesindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, her iki tarafın ticari işletmesininden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydı ile kesin delil niteliğinde bulunduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan 1.507.096,53 TL alacaklı olduğunun kaydedildiği, bu bedelin davalı ticari defterlerinde borç olarak kayıtlı olup olmadığının tespiti için davalı ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, davalının ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, davalının ibrazdan kaçınması sebebi ile davacı ticari defterlerinin kesin delil olarak kabul edilmesi gerektiği , davacı defterlerinde davalıya ürün tedariki, ortak alan giderleri, kredi kartı komisyon ücreti olarak yansıtılan faturalar toplamı1.507.096,53 TL yönünden davacının ispat külfetini yerine getirdiği ve bu miktar alacaklı olduğu , ticari defterlerini ibraz etmeyen davalı tarafın borcun ödendiğini veya daha az borçlu olduğunu yazılı belgelerle ispat edemediği anlaşılmakla 1.507.096,53 TL asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar vermek gerekmiş, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden 128.066,49 TL işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,Davalının ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 1.507.096,53 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacak 1.507.096,53 TL 'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %18,25 faiz oranını geçmemek kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20'si oranında 301.419,30 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken karar harcı 102.949,76 TL'den peşin yatırılan 19.748,68 TL'nin mahsubu sonrası bakiye 83.201,08 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harçlar toplamı 19.748,68 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi masrafı, 1.118,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.118,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 8.403,88 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 228.993,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,9-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026BAŞKANÜYEÜYEKATİP