Usulsüz hükmün açıklanmasının geri bırakılması tebligatı nedeniyle zamanaşımına uğrayan kaçakçılık suçunda kamu davasının düşmesine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının zamanaşımını durdurmaması sonucunda, sanık hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan açılan kamu davasının 8 yıllık asli zamanaşımı süresi dolduğu için düşürülmesine, yargılamaya devamla verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına, suça konu eşyanın müsaderesine, ancak suçta kullanılan fiber tankın sahibine iadesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Hüküm açıklanarak mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair yokluğunda verilen kararının, sanığın son bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adreste tanınmadığı tespit edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ tarihinde mernis adresi olmayan adrese mernis şerhi ile muhtara tebliğ edilmek suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, kararın usulüne uygun kesinleşmediğinde denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği ve hükmün açıklanamayacağı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi ile aynı Kanun'un 67/2. maddesinin (d) bendi gereği zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın mahkûmiyetine karar verildiği 18.04.2014 tarihi itibarıyla öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, suçta kullanılan fiber tankın sahibine iadesine, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.