Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası kaynaklı cismani zarar ve sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketinden talep edildiği dava.
Özet: Bu tazminat davasında, 14.04.2013 tarihinde bir trafik kazasında bisiklette yolcu olarak yaralanan davacı, davalı sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş; davalı, zamanaşımı ve usuli eksiklikler gibi itirazlarda bulunmuş, ancak mahkeme ceza zamanaşımını dikkate alarak bu itirazı reddetmiş ve bilirkişi raporuyla bisiklet sürücüsünün %75, araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunu, bisiklet üzerinde direksiyon üzerinde yolculuk yapan davacının ise müterafik kusurunun bulunduğunu belirlemiştir.

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ADANA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: ... - ...DAVALI
: ... - ...VEKİLLERİ
: ... - ...DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILMA TARİHİ
: ...Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bisiklette yolcu konumundayken 14.04.2013 tarihinde ... plakalı aracın çarpması sonrası trafik kazası geçirdiğini, yaralandığını ve malul kaldığını, bu nedenlerle 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekilince cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, belirsiz alacak davasıyla bu davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığını, uygulanması gereken faiz türünün dava tarihinden itibaren yasal faizin olması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi masraflarının teminat dışı olduğunu, beyanla davanın reddini ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamayı talep etmişlerdir.YARGILAMA USULÜ
:15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da; █████/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması █████/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.Davalı vekilinin zamanaşımı itirazı uzayan ceza zamanaşımı süresi dikkate alınarak reddedilmiştir.█████/2013 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ... idaresindeki bisiklet ile çarpıştığı, davacının bisikletde yolcu konumunda bulunduğu ve bu kaza nedeniyle yaralandığı anlaşılmaktadır.Sigortalı araç sürücüsü hakkında taksirle yaralama suçundan ötürü Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/... E. 2014/... K. sayılı dosyası ile ceza verilerek hakkında HAGB hükümleri uygulanmıştır .Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... 20.03.2019 tarihli raporunda; bisiklet sürücüsünün motorlu araç sürücülerine geçiş hakkı verme kuralını ihlal ederek diğer aracın geçiş güzergahını daraltarak kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle %75 kusurlu olduğunu, araç sürücüsünün ise kavşağa girerken hızını azaltmaması sebebiyle %25 kusurlu olduğunu, bisiklette yolcu davacının ise beyanında direksiyon üzerinde yolculuk ettiğini beyan ettiğini bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğunu rapor etmiştir .Davalı vekili kusur raporuna itiraz etmiştir, ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olmasından ötürü itirazı reddedilmiştir.Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. Davacı taraf ATK ön raporunda istenildiği üzere kendisine verilen kesin süre içerisinde muayene işlemlerini yaptırmamış, ATK'ya bizzat giderek muayene olmuştur. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 18.02.2020 tarihli raporuna göre; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığını, iyileşme ( işgöremezlik ) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğini rapor etmişlerdir.Davacı vekili maluliyet raporuna; maluliyetin tespit edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ATK ön raporunda belirtilen yeni grafilerin çektirilmeden değerlendirilme yapılmış olması sebebiyle itiraz etmiştir. Davacı vekilinin itirazları; verilen kesin süre içerisinde ATK ön raporunda belirtilen hastane sevk işlemini yaptırmaması, ayrıca ihtiyaç duyulan muayenenin ATK'da bizzat yaptırılması ayrıca ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle reddedilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda █████/2020 tarih 2018/... E.-2020/... K. sayılı hükümle davacının maluliyeti bulunmaması nedeniyle dava reddedilmiştir.Hükme karşı davacı istinaf yoluna başvurmuştur. Adana BAM 3 Hukuk Dairesi █████/2022 tarih 2021/...-2022/... sayılı ilamı ile ; "Mahkemece ATK ön raporunda belirtilen hususlarda eksiklikleri tamamlamak ve tetkikleri yaptırmak üzere; mahkemeden sevk yazısını almak suretiyle hastaneye sevk işlemleri için sevk edildiği hastanede gerekli muayene ve işlemlerini başlatmak ve işlemlerin başlatıldığına yönelik hastane tarafından verilecek belgeyi dosyaya sunmak üzere uygun bir kesin süre verilmesi, aksi takdirde adli tıp kurumunca gerekli görülen bu tetkikleri yaptırmaktan kaçınmış sayılacakları, maluliyet yönünden rapor aldırılması delilinden vazgeçmiş sayılacakları, maluliyet olgusunu ispat yükü davacı tarafta olduğundan dosyanın mevcut haliyle adli tıp kurumuna gönderilerek rapor düzenlenmesinin isteneceği hususunun davacı vekiline ihtar edilmesi, kesin süre içerisinde ilgili belgenin sunulması halinde ön raporda belirtilen hususlardaki eksikliklerin giderilerek maluliyet raporunun alınması, kesin süre içerisinde söz konusu başvuru belgesinin sunulmaması halinde dosyanın mevcut haliyle ATK'na gönderilerek mevcut haliyle rapor düzenlenmesinin istenilmesi gerekmektedir.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanmadan karar verildiğinden, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf talebinin, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle, kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi nedeli ile" İstinaf eden davacı vekilinin İstinaf itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır.Mahkememizce kaldırma kararına uyularak kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmıştır.Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davacının hastaneye sevk edilerek hastane raporunun dosyamız arasına celep edildiği, maluliyet oranı ve geçici iş görmezlik süresi konusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan dosya kapsamındaki tedavi evrakı ve davacının yapılacak muayenesine göre "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri yönetmeliğine" göre davacının geçici ve kalıcı bir sakatlığının bulunup bulunmadığı ve oranı konusunda rapor tanzimi istenmiştir. ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli raporda; mevcut belgelere göre yeniden yapılan değerlendirmede; █████/2020 tarih ve ... karar nolu raporuna eklenecek ve değiştirilecek bir husus bulunmadığı rapor etmişlerdir.İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi █████/2020 tarihli raporunda davacının sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığını ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğini belirtmiştir. Yine Adli Tıp Kurumu █████/2022 günlü raporunda █████/202 tarihli raporuna eklenecek ve değiştirilecek bir hususun bulunmadığı belirtmiştir. Borçlar kanunun 54. Maddesi, Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.” Hükmüne yer vermiştir.Tüm dosya kapsamından; dava sigorta şirketine karşı sadece sürekli iş gücü kaybı tazminatı olarak açılmıştır. Geçici iş görmezlik tazminatı talep edilmemiştir. Bu sebeple dosyada hesap bilirkişisi aracılığı ile inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu şartlarda davacının sürekli bir iş gücü kaybı olmadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.KARAR
:1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 35,90 TL'den mahsubu ile bakiye 144,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça hüküm kaldırma öncesi ve sonrası yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır