Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, etkin pişmanlık talebini reddederek ve adli para cezasını TCK 52/2 uyarınca düzelterek onamıştır.
Özet: Yüksek Mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet ve kaçak eşya müsaderesi kararını incelemiş, sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kamu zararını ödeme niyetinde olmaması sebebiyle bu talebin reddini isabetli bulmuş ve yargılama sürecinde usul ve kanuna uygunluk olduğunu tespit etmiştir; ancak yerel mahkemece hükmedilen adli para cezasının Türk Ceza Kanununun 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü 20 TLden 6.000 TLye çevrilmesi gerektiği yönündeki eksikliği düzelterek, hükmü düzeltilerek onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak bildirilen miktarı dahi ödeyecek durumunun olmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de bu yönde belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıktarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;Sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 300 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, ancak sanık hakkında doğrudan hükmedilen 300 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesi gereği netice adlî para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün takdiri indirim uygulanmasına ilişkin bendinden sonra gelmek üzere ''Sanık hakkında hükmedilen 300 gün adlî para cezasının sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesine göre günlüğü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilmek suretiyle sanığın 6.000,00 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,'' ibaresinin eklenmesine ve sair hususların aynı bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.