Ticari ekipman satışından doğan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talepli davada, alt yüklenici ilişkisi ve işçilik alacakları nedeniyle mahsup iddialarının incelenmesi.
Özet: Davacı, davalıya ticari ekipman satışından kaynaklı 3.457.400,00 TLlik faturanın yasal süresinde itiraz edilmeyip defterlere kaydedilmesine rağmen ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibinde davalının itirazının iptali ile takibin devamını talep ederken; davalı, faturaya konu malzemenin önceki alt yüklenici şirketlerle davacı arasında yapısal benzerlik bulunan bir geçiş sürecinde temin edildiğini, bu süreçte işin devamlılığı için kendisi tarafından ödenen işçi ücretleri ve davacıya keşide edilen 1.100.000,00 TLlik çek gibi ödemelerin mevcut faturaya mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek alacağa itiraz etmektedir.

T.C
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ticari ekipman satışı gerçekleştiğini bu sözleşme çerçevesinde mülkiyeti davacı müvekkile ait olan bir dizi taşınır inşaat ekipman ve Makinesi davalı-kiracıya satış faturası kesilerek teslim edildiğini, davacı söz konusu satış kapsamında 22.04.2022 tarih ve 3.457.400,00TL tutarlı 18 sıra mal/hizmet kalemi ihtiva 1 adet fatura düzenlendiğini ve davalıya gönderildiğini, tebliğ edilen faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, davalı ilgili faturayı iade etmeyerek defterlerine kaydettiğini, vergisel indirim ve muafiyetlerden yaralandığını fakat kötü niyetli olarak takibi sürüncemede bırakmaya devam etmek suretiyle işbu dava konusu borcu ödemeyeceği iradesini ortaya koyduğunu, fatura ile sabit işbu alacağın tahsili için ... 28.İcra Dairesi...E. sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek; İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesinin talep ve dava ettiği görülmüştür.SAVUNMA/Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tünel, tramvay, metro, yol yapım, bakım, onarım v.s. gibi altyapı inşaat işleri alanında faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, müvekkili şirketin bu işleri, kamu idarelerinin Kamu İhale Mevzuatı hükümleri kapsamında hazırladıkları şartname ve sözleşme hükümlerine göre yürüttüğünü, müvekkilinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının açmış olduğu ihale neticesi ... metro yapım işini üstlenmiş olduğunu, anılan Belediyenin bu işi bilahare Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına devretmesi üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının denetimi altında sözleşmede belirlenen şekil ve şartlarda bu işi yürütmeye devam ettiğini, davacı şirket ile aynı yapıya sahip (yönetim-sermaye-alet ve edevat birlikteliği-işbirliği) olan ... A.Ş. ve ... Şti ile müvekkili şirket arasında...metro inşaat işlerinin bir kısmı için Alt Yüklenici sözleşmeleri imzalandığını, ...Tic. A.Ş. Ve ...Şti. tarafından alt yüklenici sözleşmesindeki yükümlülükleri, yaşadıkları sermaye sıkıntıları ve bu nedenle işçilerinin ücretlerinin ödenmemesi üzerine işçilerinin işi bırakması ve şantiye alanlarını işgal etmesi gibi nedenlerle yerine getirilemediğini, ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti.'nin başkaca borçlarının da bulunması nedeniyle söz konusu şirket yetkilileri aynı işi aynı yapıya sahip/gruba ait (yönetim, sermaye, alet ve edevat birlikteliği olan) davacı ile devam etmek istediklerini ancak nakit sıkıntıları da olduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirket ile idare arasında akdedilen yüklenici sözleşmesinin kamu ihale mevzuatı kapsamında yapılan sözleşme hükümlerine uygun şekil ve sürede yürütülmesi gerekliliği karşısında ve iyiniyetli olarak davacı şirketin bu talebinin kabul edildiğini, Yönetim, sermaye, alet ve edevat birlikteliği olan ... A.Ş. ile yapılan altyüklenici sözleşmesinin davacı ...Tic. Ltd. Şti ismi ile tamamlanmasına müvekkili davalı şirketçe muvafakat verildiğini, ... A.Ş. ve ... Şti ye ait araç, alet, edevat ve işçilerle söz konusu iş yürütüleceğinden ve işçilere olan borç devam ettiğinden nakit sıkıntısının aşılması için altyüklenici sözleşmelerinde olmadığı halde işçilerin ücret ve diğer işçilik alacakları müvekkili kuruluşça ödendiğini, ayrıca inşaat sahasında...Tic. A.Ş. Ve ...., ...Şti ne ait olan bir kısım malzeme, alet ve araçlar ücreti mukabili müvekkili şirkete devredildiğini, bu işlem nakit sıkıntısının aşılması nedeniyle yapılmış olduğu için ... ve ... firmaları tarafından inşaat sahasına getirilen bu dava konusu alacağın doğumuna mesnet malzemelerin satış faturası devralan firma olan ...Tic. Ltd. Şti tarafından tanzim edildiğini, bu faturanın bir kısım bedeli müvekkili şirketçe ödenen işçilik ücretlerine mahsup edildiğini ve halen borçlu olmasına rağmen nakit sıkıntısının aşılarak işin yürümesinin sağlanmasını teminen 23.09.2022 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli çek keşide edilerek nakit ödeme de yapıldığını, anlaşılacağı üzere yüklenici devir sözleşmeleri ve bu süreçte davacı tarafından verilen taahhütname, muvafakatnameler kapsamında yüklenici işçilerine ödenen işçilik ücretleri davacı alacak faturasından mahsup edildiğini, yine o tarihte de müvekkili şirket alacaklı durumda olduğu halde işçilik ödemelerinin davacı tarafından sağlanması ve işin yürütülmesinin sağlanması için fatura konusu alacağın bir kısmı için 1.100.000 TL bedelli çek dahi verildiğini, davacının bu çeki de tahsil ettiğini, dava konusu davacı alacağının ödenmiş olduğu müvekkili şirketin ve davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesiyle sabit olacağını, ayrıca ... ve ... firmalarından yüklenici firmalarından işi-İşyerini devralın davacı şirket yüklenici sözleşmesine göre yüklendiği edimleri yerine getirmediğini, sözleşme gereği de müvekkili şirkete ceza ödemesinin söz konu olduğunu, yine müvekkili şirkete başkaca borçları bulunduğunu, kendisi tarafından çalıştırılan işçiler tarafından müvekkile karşı üst işveren olması nedeniyle ikame olunan ve halen yargı aşamasında bulunan işçilik davaları bulunduğunu beyan ederek; Davanın reddine, Davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesinin talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, Taraflar arasındaki satış ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağına vaki ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.Dava dosyasına celbedilen ... 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine ilamsız yolla 1.113.016,10 TL asıl alacak, 20.316,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.333.332,10 TL fatura alacağına yönelik takip başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçluya süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek sözleşme kapsamında düzenlendiği iddia edilen █████/2022 tarihli faturaya ilişkin ticari mallar nedeniyle icra takip dosyasında alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlenmesi için dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi ...tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Tarafların ibraz olunan ticari defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacının ticari defterlerine göre davacının 01.09.2023 takip tarihi itibariyle 1.113.846,34 davalıdan kayden alacaklı göründüğü, ancak Davacının kaydi alacağını oluşturan faturalar arasında, takibe dayanak ... numaralı 22.04.2022 tarihli fatura 3.457.400,00TL tutarlı faturanın bulunmadığı, Takibe dayanak ... numaralı 22.04.2022 tarihli fatura 3.457.400,00TL tutarlı fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte TBK md. 102 çerçevesinde takibe dayanak faturadan kaynaklanan davacının alacağı olmadığı, Davalının ticari defterlerine göre ise Davacının 01.09.2023 takip tarihi itibariyle 1.008.237,95TL davalıya kayden borçlu göründüğü, Davacının takibe dayanak ... numaralı 22.04.2022 tarihli fatura 3.457.400,00TL tutarlı fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Ancak davalının dava konusu takibe dayanak faturadan dolayı davacıya borcu olmadığı, Taraf tticari defterlerindeki 2.122.084,29TL farkın yukarıda 24 — 27 sayfalarda arz edilen davalının davacı adına yaptığı SGK ve işçilik ödemelerinin davacının defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, Davacının ticari defterlerine göre Davacının 01.09.2023 takip tarihi itibariyle 1.113.846,34 davalıdan kayden alacaklı görülmekle birlikte, Davacının kaydi alacağının dava konusu takibe dayanak fatura dışındaki başkaca faturalardan kaynaklandığı, Davacının kaydi alacağını oluşturan faturalar arasında, takibe dayanak ... numaralı 22.04.2022 tarihli fatura 3.457.400,00TL tutarlı faturanın bulunmadığı, Takibe dayanak ... numaralı 22.04.2022 tarihli fatura 3.457.400,00TL tutarlı fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte TBK md. 102 çerçevesinde takibe dayanak faturadan kaynaklanan davacının alacağı olmadığı hususları birlikte değerlendirilerek davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre dava konusu takip kapsamındaki alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu kanaatine ulaşıldığı, Sayın Mahkemece davacının alacak iddiası benimsense bile takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, kaldı ki TTK 1530 maddesinin taraflar arasındaki uygulanmasını gerektirecek ihtarsız temerrüt halinin oluşmadığı 7. Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 01.09.2023 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %26,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %26,75 ve değişen ( oranlarda kademeli | olarak avans faizi yürütülebileceği," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Taraf vekillerinin itirazlarının tek tek değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporunda özetle: " Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, tarafların itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da tarafların yeni bir bilgi ve belge sunmadığı gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile Kök Rapor'daki görüşün özünün muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu mütalaa edilmiştir." yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.Dava konusu uyuşmazlığın, davacının takip kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Hemen belirtmek gerekir ki itirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.Yargıtay 19. HD.sinin 22.04.2010 trh. ... E. ve ... K. sayılı kararında “Oysa, takip ve dava konusu olmayan faturanın bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir.”, HGK.nun 14.12.2011 tarih ... E. ve ...K. sayılı kararında “... özellikle itirazın iptali davasında takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olmasına, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılmasına olanak bulunmamasına takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılmayan belgenin itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılmasının mümkün bulunmamasına(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03.05.2006 gün ve ... E. ...K. sayılı ilamı) ...” ve 3. HD.sinin 12.09.2018 tarih ...E. ve .. K. sayılı kararında “İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında, takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılmasına olanak bulunmamaktadır. Takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılmayan belgenin itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılması da mümkün bulunmamaktadır. Buna göre, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenen itirazın iptali davası, takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gerekmekte olup sonucuyla da takibin devamına etkili bir dava türüdür ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir. (YHGK'nın 14.12.2011 tarih ... E, .... K. sayılı ilamı da bu yöndedir.)” şeklindeki ve 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı kararının "Kabule göre, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Davacılar tarafından 2 adet faturaya dayalı takip yapıldığı halde bilirkişice cari hesaba göre alacağın belirlenmesi ve mahkemecede bu bilirkişi raporunun benimsenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, itirazın iptali davasında, takip talepnamesinde dayanılmayan bir sebep veya belgeye dayanılarak vaki itirazın iptalinin sağlanamayacak olduğu görülmektedir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; Dava ve icra takip dosyası dava dosyasına sunulan deliller ve tarafların ticari defterleri ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının incelemesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.333.332,10 TL fatura alacağından kaynaklı takip başlatıldığı; davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, davacının 01.09.2023 takip tarihi itibariyle 1.113.846,34 davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının kaydi alacağının dava konusu takibe dayanak fatura dışındaki başkaca faturalardan kaynaklandığı, davacının kaydi alacağını oluşturan faturalar arasında, takibe dayanak ... numaralı 22.04.2022 tarih, 3.457.400,00TL tutarlı faturanın bulunmadığı, İtirazın iptali davalarındaki takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesinden hareketle takibe dayanak iş bu belgeler olmadan, takip başlatılırken dosyaya ibraz edilmeyen ve davalı tarafa ödeme emri ile tebliğ edilmeyen belgelerin takip dayanağı olarak borç sebebi oluşturulamayacağı için davacı tarafından başlatılan usule uygun bir icra takibi bulunmadığından davacı tarafından davalı aleyhine yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın HMK 114/2 md ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunması ve davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın REDDİNE,2-)İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 187,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,6-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır