İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, cari hesap mutabakatına dayalı fatura alacağına itirazın iptali ve otel yapım işindeki eksik-ayıplı imalatlar nedeniyle maddi zarar ile bedel indirimi talepleri.
Özet: Davacı, davalı hakkında fatura alacağı nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile 100.071,00 TL alacağın tahsilini talep ederken, birleşen davada ise davalı tarafından otel için yapılan havuz, hamam ve sauna işlerindeki eksik ve ayıplı imalatlar nedeniyle tespit edilen maddi zararların faiziyle birlikte tazminini istemekte; davalı ise yetkisizlik itirazı ile birlikte davacı iddialarını reddetmekte ve hem fatura alacağı hem de eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı imalatlar konularında savunmalarını sunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti
:Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı hakkında fatura alacağına ilişkin olarak ... 2. İcra Müd.... Esas Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafından yapılan haksız itiraz ile işbu icra takibi █████/2021 tarihinde durdurulduğunu, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazdan sonra taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkili ile davalı arasında █████/2021 tarihli mail yazışması ile cari hesaplar üzerinde mutabakat sağlandığını, bu mutabakatta davalının müvekkiline 100.071,00 TL borçlu olduğunun taraflarca kabul edildiğini, davalı tarafından herhangi bir itirazın ileri sürülmediğini, bu noktada TTK m.94 kapsamında davalının borcu kabul ettiği şüpheden uzak olduğunu, dilekçe ekinde sunulan mail yazışmaları ile davalının borcu ikrar ettiği açık olduğunu, bu noktada başka incelemeye gerek duyulmaksızın itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise bu noktada her iki tarafın da ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini, böylelikle müvekkili tarafından gerekli hizmetin sunulmasına rağmen davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığının açıkça anlaşılacağını, yargılamanın ilerleyen aşamalarında müvekkili firmanın ve davalının ticari defterlerinin (huzurdaki yargılamaya konu vakıayla sınırlı kalınması kaydıyla) bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini, öncelikle borçlunun icra takibine yaptığı haksız itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş.'ye ait ... İlçesi ... Mahallesinde yeralan otelin kapalı/açık havuz Hamam buhar odası ve Sauna işlerinin anahtar teslimi olarak yapım işi 06.03.2020 tarihli sözleşme ile ...A.Ş.'ye verilmiş olup müvekkili şirkete ait otel 01.07.2021 tarihinde açılmış olup bu tarihe kadar sözleşme gereğince tamamlanması gereken bir kısım işler yarım bırakıldığı gibi bazı işlerde de eksik ve ayıplar olduğu tespit edildiğini, davalı firma tarafından yapılan işlerde bulunan eksiklik ve ayıplar ... 5. Noterliği'nin ... Yevmiye no ve ...tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalı ise söz konusu ihtarnameye ... 10. Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı 05.07.2021 tarihli ihtarnamesi ile cevap verdiğini, bunun yanında ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit talep edildiğini, 10.11.2021 tarihinde de söz konusu tespit talepleri ile ilgili olarak bilirkişi raporu hazırlandığını, davalıya da 04.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek ukarıda izah edilen re’sen gözetilecek nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep haklar saklı kalmak kaydıyla, bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere, ayıp nedeniyle eserde oluşan şimdilik 2.500,00 TL’nin bedelden indirilerek, en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK. 107 maddesi gereği davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere, şimdilik 2.500,00 TL maddi zararın, en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte HMK. 107 maddesi gereği davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti
:Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerde açık bir şekilde yetki düzenlemesi yapıldığını, bu yetki maddesine göre taraflar arasındaki tüm ihtilafların çözüm yeri İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle de Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerektiğini, müvekkili ... A.Ş.'ye ait ... İlçesi ... Mahallesinde yeralan otelin kapalı/açık havuz Hamam buhar odası ve Sauna işlerinin anahtar teslimi olarak yapım işi 06.03.2020 tarihli sözleşme ile ...Tic. A.Ş. verilmiş olup müvekkili şirkete ait otel 01.07.2021 tarihinde açılmış olup bu tarihe kadar sözleşme gereğince tamamlanması gereken bir kısım işler yarım bırakıldığı gibi bazı işlerde de eksik ve ayıplar olduğu tespit edildiğini, davalı firma tarafından yapılan işlerde bulunan eksiklik ve ayıplar ... 5. Noterliği'nin ... Yevmiye no ve ... tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalı ise söz konusu ihtarnameye ... 10. Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı ... tarihli ihtarnamesi ile cevap verdiğini, bunun yanında taraflarınca ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyası ile tespit talep edildiğini, 10.11.2021 tarihinde de söz konusu tespit talepleri ile ilgili olarak bilirkişi raporu hazırlandığını, davalıya da 04.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, karşı taraf ise taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden ... 2. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, taraflarınca da söz konusu takibe itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında sözleşmenin imzalanması sonrasında davacı yan işe başlamış ancak işin yapılması sonrasında işin niteliğinde birçok eksik ve hata ile karşılaşıldığını, her ne kadar davacı tarafça müvekkili şirketin cari borcu olduğu iddia edilse de söz konusu eksiklikler hiç bir zaman davacı şirket tarafından tamamlanmadığını, sözleşme şartları yerine getirilmemidiğini, taraflarınca belirlenen açık havuz su sızıntısı oluştuğunu, açık havuz taşmasının dengesiz olması nedeniyle taşma duvarının sıvası ve kaplama taşları yıkıldığını, ayrıca taşma olmayan mermer bölümünün silim işleri tarafımızca yaptırılmak zorunda kalındığını, kapalı havuzda havuz şavaklarından ve şelale çalışması halinde alt katlara su sızıntısı olduğu tespit edildiğini, hamam zemininden alt ofislere su sızıntısı olduğunu, buhar odasında zeminde gider yükseğe yapılması nedeni ile su biriktiğini, havuzların gider boruları yanlış monte edildiğini, sauna kapısı tam kapanmadığını, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş dosyası ile yapılmış olan tespitte de hazırlanan raporda Otelin açık havuzundan alt kattaki 4 odaya su sızıntısı olduğu tespit edildiğini, açık havuz taşmasının dengesiz olması nedeni ile taşıma duvarının sıvası ve kaplama taşlarının yıkıldığını, ayrıca taşma olmayan mermer bölümün silim işlerinin müvekkili şirket tarafından yaptırılmak zorunda kalındığını, kapalı havuzda havuz savaklarından ve şelale çalışması halinde alt katlara su sızıntısı olduğunu, hamam zemininden alt kattaki ofislere sızıntı olduğunu, buhar odasında zeminin giderinin yükseğe yapılması nedeniyle su biriktiğini ve müvekkili şirket tarafından acilen yaptırıldığını, havuz borularının yanlış monte edildiğini, sauna kapısının tam olarak kapanmadığı tespitleri yapıldığını, bilirkişiler tarafından yapılan ayıplı imalatlar tespit edildiğini, bu ayıplı işlerin de giderilebilmesi için 15 güne ihtiyaç duyulacağı belirtildiğini, tüm bu eksiklikler açısından ise tüm yasal hakları saklı tuttuklarını bildirdiklerini, davacı tarafça dava dilekçesinde, 06.09.2021 tarihli mail yazışması ile cari hesaplar üzerinden mutabakat sağlandığı iddia edildiğini, söz konusu mutabakat cari hesap ile ilgili olup sözleşmenin şartlarının yerine getirildiği anlamına gelmediğini, faturaların ticari şirketler tarafından kaydı yapılması TTK 23. madde kapsamında sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğacağını, yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımadığını, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğacağını, bu durumdan faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiğinin anlaşılmayacağını, uyuşmazlık halinde işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerektiğini, ayrıca davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamayacağını, faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil edeceğini, bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklı olduğunu, yukarıda bulunan Yargıtay kararından da görülebileceği üzere tek başına bir faturanın ticari kayıtlara alınması sözleşmeye bağlı işin yapıldığı anlamına gelmediğini, bu durumda da davacı yanın beyanlarının aksine yapılan işin sözleşmeye uygunluk taşımadığı ortada iken yalnızca mutabakat yapılmış olması alacağın varlığının ispatı anlamına gelmediğini, davacının alacağının varlığını ispat etmesi gerektiğini, eser sözleşmesine göre de alacağın varlığındaki asıl karine işin sözleşmeye göre gerekli şartları taşıyacak şekilde gerçekleştirilmiş olması gerektiğini, ancak somut olayda bu durumun mevcut olmadığı açık olduğunu, bu aşamada davacı tarafça taraflarına dava konusu takibe ilişkin ödeme emri gönderildiğini, iş bu ödeme emrine yapılan ayıplı işlem nedeni ile müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların davacı tarafın alacağına ilişkin takas /mahsup işlemi yapıldığından davacının müvekkili şirketten herhangibir alacağı bulunmaması nedeni haklı olarak itiraz edildiğini, uyuşmazlık konusu ayıplı işlerde Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde kusurun davacıdan kaynaklandığı müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, bu zararlara ilişkin yapılan takas mahsup nedeni ile davacının herhangi bir alacağı bulunmadığı ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin uğradığı zararlar ve ayıplı işle ilgili olarak da fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı tuttuklarını bildirerek anılan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, öncelikli olarak yetki itirazının kabulü ile davanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan, dava dilekçesine dayanak olarak ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ...D.İş dosyasına sunulan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunu gösterdiğini, ancak taraflarınca söz konusu delil tespiti aşamasında bu bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiğini, █████/2021 tarihli itiraz dilekçeleri ile delil tespitini kabul etmediklerini belirtip delil tespiti talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, bu talepleri ile ilgili şu aşamada herhangi bir karar verilmemiş olup verilecek olan karar, söz konusu delil tespitinin huzurda görülen bu davada delil olma sonucuna etki edeceğini, davacının ileri sürmüş olduğu iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, tüm iddiaların ispata muhtaç olduğunu, davacı yanın iddialarının aksine davaya konu somut olay değerlendirildiğinde müvekkili şirketin ayıp sebebiyle sorumluluk şartlarının oluşmadığının son derece açık olduğunu, tüm bu açıklamalar çerçevesinde, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurda görülmekte olan davada görevlendirilecek bir bilirkişi marifetiyle davacı yanın iddia ettiği ayıpların gizli ayıp mı, yoksa açık ayıp mı olduğu, bu ayıpların kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve iddia olunan ayıpların tam olarak neyden kaynaklandığı hususlarının tespit edilmesini talep ettiklerini, böylelikle iddia edilen her bir ayıp için TBK m.474-477 kapsamında davacıların gözden geçirme ve ayıpları ihbar etme sürelerinin ayrı ayrı hesaplanarak hüküm oluşturulması daha pratik ve hakkaniyete uygun olacağını, çünkü davacı dava konusu oteli müvekkili işleri tamamladıktan sonra neredeyse 2 yaz sezonu kullandığını, bu süre kanun ve Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere gözden geçirme için son derece uzun bir süre olduğunu, davacı kanununun kendisine yüklediği gözden geçirme ve ihbar külfetlerine aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak davacının müvekkiline olan bakiye borç nedeniyle taraflarınca icra takibi ve akabinde ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnamede ifade edilen taşma kanalı işi için davacı tarafından müvekkiline 8083 TL fatura tanzim edileceği söylenmiş olup henüz tanzim edilmediğini, müvekkili tarafından bu bedel mahsup edilerek bakiye alacak üzerinden icra takibi işlemleri başlatıldığını, bu nedenle de işbu davayı kabul anlamına gelmemekle beraber dosyada yapılması muhtemel hesaplamada bu ödemenin de dikkate alınmasını talep ettiklerini, bu noktada müvekkilinin yapmış olduğu havuz taşma sisteminde teslim tarihinde problem olmamasına rağmen davacının mağdur olmaması adına sonradan oluşan ve davacı tarafından ihtarnamede belirtilen problemin giderilmesi için müvekkilinin elinden geleni yaptığını, havuz taşma sisteminin teslim tarihinde düzgün çalıştığına dair videoların dilekçe ekinde sunulduğunu, açıklanan ve doğrudan gözetilecek nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan işbu davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:1-... 10. Noterliğinden gelen ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamenin tebliğ mazbatası,2-... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası,3-... 2. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,4-... Vergi Dairesinden gelen ...Şirketi'nin BA/BS formları,5-Bilirkişi kök raporları ve ek raporu,6-Tüm dosya kapsamı.(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:Asıl davada davacının davası davalı hakkında cari hesap kapsamında tanzim edilen faturaya dayanan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalıdan faturaya dayalı alacaklarının olduğunu ileri sürerek faturaya dayanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmüştür.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında davalı şirkete ait otelin kapalı/ açık havuz hamam buhar odası ve sauna işlerinin yapımına ilişkin 06.03.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının sözleşme kapsamında olan edimini eksik ve ayıplı ifa ettiğini bu nedenle davacı şirkete ihtarname tebliğ edildiğini, eksik ve ayıplı işlere ilişkin ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Asıl dava ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiştir.Dosyaya celp edilen takip dosyasının ,incelenmesinde, asıl dava davacısının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı aleyhinde faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içinde icra takibine itiraz ettiği anlaşılmıştır.Tarafların BA BS formları bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden celp edilmiş, davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle asıl dava konusu hususlarda ... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile bir mali müşavir bilirkişisinden alınan 02.11.2023 tarihlki bilirkişi raporu ile Mahkememizce asıl davaya konu uyuşmazlık ile ilgili bir borçlar hukuku uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 22.02.2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahipleri lehine delil olma vasıflarını haiz oldukları, asıl davaya konu icra takibine konu fatura alacağının davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş 03.02.2021 tarihli ve 94.400,00 TL bedelli faturaya dayandığı, tarafların ticari defterleri arasında mutabakat bulunduğu, buna göre tarafların ticari defterlerine göre asıl davada davacının davalıdan 100.071,00 TL alacaklı göründüğü bildirilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli... E.... K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi...Esas ...Karar)Asıl davada davalı, birleşen davada davacının açmış olduğu davaya gelince;Asıl davada davalı birleşen davada davacının davası, davacı ile davalı arasında imzalanan 06.03.2020 tarihli eser sözleşmesi kapsamında asıl davada davacı birleşen davada davalının edimini eksik ve ayıplı ifa ettiği iddiasında dayanan maddi tazminat ile sözleşme bedelinden indirim talebine ilişkindir.Dosyaya celp edilen ve davalı tarafından ikame edilen birleşen davada dayanılan 06.03.2020 tarihli "Satış ve İşçilik Sözleşmesi" başlıklı eser sözleşmesinin incelenmesinde, sözleşmenin konusunun birleşen dava davacısı tarafından işletilen .... ili ... ilçesi ... mevkii 1127 parsel 91 sok. No:1 adresinde bulunan otelin kapalı/ açık havuz, buhar odası, hamam ve saunanın anahtar teslimi yapılmasına ilişkin olduğu, ...Dosyası'nın sözleşmenin eki olarak kabul edildiği, sözleşme ekinde fiyat teklifinde bulunulan imalatların birleşen dava davalısı tarafından 2 yıl süre boyunca mekanik aksamları ve işçiliklerinin garanti kapsamına alındığı anlaşılmıştır.Birleşen dava davacısı tarafından delil olarak dayanılan ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile asıl davada davacı birlkeşen davada davalı tanıklarının beyanları alınmış, uyuşmazlığa ilişkin iki inşaat ve bir makine mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Dosyaya ibraz edilen 04.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, sözleşmeye göre “İzolasyon - Sıva -Şap ve taşma kotuna getirme işlemlerinin işveren tarafından yapılacağı, izolasyon yapımındansonra havuzun test için su doldurularak 4-5 gün bekletileceği, taşma koduna getirileceği, sıva yapılacağı ve şap ile bitirileceği sıva ve şapın kaba olarak bitirileceğine dair açıklaması bulunduğu, dosyaya celp edilen delil tespiti dosyasında mevcut bilirkişi tespit raporunda bulunan anlatımlara göre "Buhar odası giderinin yükseğe yapılması sonucu suyun akmadığı, kapalı havuz savaklarının şelale şeklinde çalışması sonucu alt katlara su sızdığı, açık havuz taşmasnın dengesiz olması nedeniyle duvar sıvası ve kaplamasının yıkıldığı, havuzların gider borularının yanlış monte edildiği, sauna kapısının tam olarak kapanmadığının belirtildiği, yüklenicinin kusurlu olduğunu söyleyebilmek için meydana gelen zararın yüklenicinin yapmış olduğu imalatlardan kaynaklandığının kanıtlanması gerektiği, sözleşme gereği, iş verenin zemin ve duvar tesviye şapları yapılmış, su tecridi yapılmış halde yükleniciye dava konusu mekanları teslim etmesi gerektiği, havuzların ve hamamın su tecritleri yapıldıktan sonra birkaç gün su dolu bekletilerek tecridin kaçırıp kaçırmadığının denenmesi gerektiği, bu işlem yapılmadan yüzey kaplamalarının yapılması ve aşağıya su kaçması halinde, tüm imalatların sökülerek yeniden yapılması gerektiği, bu durumda iş sahibi sorumlu olduğu, tesviye ve savağın gönyesinde yapılmaması hususunda da (kaba şap aşamasında yapılması gereken tesviye nedeniyle) yüklenicinin hiçbir kusurunun bulunmadığı, duvar kaplama imalatında, duvar betonu dozajının yüksek olması kaplama malzemesinin yapışmasına engel teşkil ettiği, beton dozajının yapıştırma harcı dozajından düşük olması gerektiği, iş veren tarafından yapılan duvara yüklenicinin yaptığı kaplamanın sökülmüş olmasında işverenin yapmış olduğu duvardan kaynaklandığı davalı karşı davacı işveren tarafından dosyaya sunulan faturalarda ise, neredeyse davacı karşı davalı yüklenicinin yaptığıimalatların tamamına yakını sökülerek yeniden yapıldığının anlaşıldığı, bu işlerin yapılmasının nedeninin ise gizli ayıplı olarak yapılmış olan su tecridi olup iş sahibinin kusuru nedeniyle zararın büyüdüğü anlaşıldığı, somut olayda taraflar anlaştığı ve mahsuplaşarak işin kabul ve teslimi konusunda mutabık kaldıklarını, eksik ve ayıplı işlerin tamamlandığında dair dava dışı şirketler tarafından tanzim edilen fatura bedellerinden asıl davada davacı, birleşen davada davalı yüklenicinin sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin itirazlarını karşılar mahiyette alınan 22.08.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda ise özetle, sözleşmede, hamam, sauna, buhar odası imalatında Şap ve sıva işleri hariç ibaresi bulunmakta, izolasyondan bahsedilmemesi nedeniyle sehven yanılgıya düşüldüğü, devamlı olarak su ile temas eden çatı, temel, yüzeme havuzu, banyo tuvalet, hamam, sauna, buhar odası v.s yerlerde su tecridi yapılması imalatı en itina gösterilmesi gereken imalat olduğu, kullanılan malzemelerin :nem ve suya dayanıklı olması, çatlak köprüleme özelliğinin bulunması, su tecridinin ısı tecridi ile korunması, esnek ve sünek olması - kırılgan olmaması, seramik derzlerinin mutlaka silikonlu olması gerektiği, acele ile özensiz olarak , ehil olmayan kişilerce yapılan imalatların mutlaka su kaçıracağı açık olduğu, imalatın, sadece toplu iğne başı kadar yerinin su kaçırması halinde bile zarara neden olabileceği burada esas olanın yapının tamamında yapısal geçirimsizlik sağlamak, suyun geçişinin bütünleşik bir yapı tasarımı ile engellenmesi olduğu, bütün yükü izolasyon malzemesine bırakmamak, tesviye betonu, şap ve seramik dolgu derzlerini de geçirimsizlik sağlayan katkı malzemeleri ile güçlendirmek gerektiği, ayrıca köşeler, boru geçişleri, açık deşarj kanallarının duvar ve zemin birleşimlerine özel takviye izolasyonu yapılması gerektiği, dava konusu, su sızdıran Türk hamamının yerleşim alanının 31,25 m2, duvarlarla birlikte toplam alanın 85,47m2 olduğu, ayrıca zeminde 20,96 mt su kanalı bulunduğu, su kaçırma olayının zeminden kaynaklandığı, zeminin Elden geçirilerek, su kaçıran bölümün gerekirse kaplamalarıda sökülerek tecridinin yenilenmesi gerektiği, dava tarihi piyasa rayiçlerine göre, hamam zemin kaplamalarının sökülerek, su tecridi yapıldıktan sonra yenilenmesinin birim fiyatının 400,-TL/m2 olarak takdir edildiği, bu durumda uygulaması gereken bedel indiriminin; 400,-TL/m2 x 31,25m2=12.500TL olarak hesap ve takdir edildiği, hamam zemininden alt ofislere su sızıntısı olması gizli ayıplı olduğu için değerlendirildiği, buhar odasında zeminde giderin yükseğe yapılması nedeni ile su birikmesi, havuzların gider boruları yanlış monte edilmiş olması, sauna kapısının tam kapanmadığı iddialarının; bu ayıpların açık ayıp olması, tarafların mahsuplaştığı hususları göz önüne alınarak değerlendirilmediği yönünde görüş bildirilmiştir.Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar).Taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli sözleşmede, iş bedeli 63.000 Euro + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar).Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir (ÖZTÜRK, Muammer; GÖZÜTOK Zeki: Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, 2019, s. 569).Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. TBK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin "işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, TBK'nın 477. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıbı öğrenir öğrenmez gecikmeksizin yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Öte yandan ayıplı işlere ilişkin ihbar mükellefiyeti getiren kanun koyucu eksik işler yönünden iş sahibine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Bir başka deyişle, eksik işlerde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedeli her zaman talep edilebilir.Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas, ... Karar)Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davacı tarafından tanzim edi,len faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre davalının davacıya 100.071,00 TL borçlu olduğu, davalı tarafından faturalara süresinde itiraz edilmediği ve iade faturası da tanzim edilmediği ve asıl davada takip tarihinden önce davalının temerrüde düştüğüne dair dosyada bir delile rastlanmadığı birleştirilen dava yönünden ise davalı yüklenici tarafından her ne kadar yapılan imalatlara ilişkin 2 yıl içinde ortaya çıkan ayıpların giderilmesi için garanti verilmiş ise de, yüklenicinin verdiği garantinin tacir olan davalının eseri muayene yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, alınan bilirkişi raporlarında da davalının muayene yükümlülüğünü yerine getirmemesinin zararın artmasına neden olduğunun tespit edildiği, asıl davada davacı birleşen davada davalı yüklenicinin tanzim ettiği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturaların davacıya süresi içinde iade edilmediği de nazara alındığında davalı olan iş sahibinin edimi mevcut hali, ile kabul ettiği anlaşıldığından asıl davada davacının davasının kısmen kabulüne, asıl davada davalı birleşen davada davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;A- Asıl davada davacının davasının KISMEN KABULÜNEDavalının ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 91.988,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNEAsıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasınaFazlaya ilişkin talebin reddineAsıl alacak yönünden itiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’sine karşılık gelen 18.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.283,70 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.248,20 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.035,50 TL harcın asıl dosyada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Asıl dosyada davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin asıl dosyada davalıdan tahsili ile asıl dosyada davacıya verilmesine,Asıl dosyada davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.360,52 TL vekalet ücretinin asıl dosyada davacıdan tahsili ile asıl dosyada davalıya verilmesine,Asıl dosyada davacı tarafından yapılan toplam 7.400,50 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 6.587,00 TL yargılama gideri ile 1.248,20 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı toplamı 7.915,90 TL'nin asıl dosyada davalıdan tahsili ile asıl dosyada davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.174,89 TL'nin asıl dosyada davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 145,11 TL'nin ise asıl dosyada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,B-Asıl davada davalı Birleşen davacının davasının REDDİNE,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 85,39 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 530,01 TL harcın birleşen dosyada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Birleşen davada davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan tahsili ile birleşen davada davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır