İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, pay sahipleri sözleşmesinden kaynaklı teminat mektubu sağlanmaması, cezai şart ve hisse iadesi istemli tazminat davası.
Özet: Yeni kurulan bir şirketteki pay ortaklığı kapsamında davalının taahhüt ettiği teminat mektubunu sağlamaması ve bu nedenle davacıdan aldığı hisseleri iade etmemesi üzerine açılan tazminat davasında, davacı teminat mektubu eksikliği, hisse iadesi ve diğer maddi zararlar kapsamında toplam 50.000 TL talep ederken, davalı ise teminat mektubu sorununun davacının finansal sicilinden kaynaklandığını savunmuştur; mahkeme ise davalının teminat mektubu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle yediemindeki hisse senetlerinin iadesine, fahiş bulunan sözleşmesel cezai şartın %80 indirimle 10.000 TL olarak tahsiline karar vermiş, cezai şartı aşan zararın ispatlanamaması nedeniyle bu yöndeki talebi reddederek tarafların istinaf başvurusu ile süreç devam etmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı tarafın "...'nin bir teşekkülü olan ...A.Ş. ile %45 (... A.Ş.) - %55 (... A.Ş.) oranında ortak olarak ... A.Ş. isimli şirket kurmak amacıyla ...A.Ş.'yi davacı %75 ve davalı %25 pay ortaklığı şeklinde kurduklarını, davalının ... A.Ş.'ye ortaklı taahhüdü olarak vermesi gereken 2.362.500,00 TL bedelli 24 ay süreli kesin teminat mektubunu kendisinin vermesi taahhüdüne karşılık davacı tarafından davalıya %8 daha şirket hissesi verildiğini, davacı ile davalı arasında █████/2015 tarihinde Pay Sahipleri Sözleşmesi imzalandığını, davalının taahhüt ettiği teminat mektubunu vermediğini ve davacıdan aldığı %8'lik hisseyi de iade etmediğini ve sebepsiz zenginleştiğini, davalıya ... 29. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek tebliğden itibaren 30 gün verildiğini ancak süre geçmesine rağmen davalı tarafından cezai şart bedeli ödenmediğini, davalının taahhütlerini yerine getirmediğinden neticeten fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının teminat mektubunu süresinde vermemesi nedeniyle şimdilik 30.000,00 TL, %8 oranındaki hisselerin iadesi ya da hisse bedellerinin taraflarına ödenmesi ile ilgili olarak şimdilik 10.000,00 TL, müvekkilinin uğradığı maddi zararların tanzimi için şimdilik 10.000,00 TL toplamda 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları mesnetsiz ve yersiz olduğunu, ... ait ... A.Ş. ile beraber kurulan ... A.Ş. üzerinden iş yapılamamasının sebeninin davacının iddia ettiği gibi müvekkili tarafından teminat mektubunun verilmemesi olmadığını, teminat mektubunun alınamamasında müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını, davacının bankalar nezdinde finansal sicilinin bozuk olmasından kaynaklandığını neticeten davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep talep ettiği anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, 10.12.2015 tarihli pay sahipleri sözleşmesinin 4.3. maddesi uyarınca ve 11.01.2016 tarihli Yediemin Sözleşmesi uyarınca yediemine tevdi edilmiş olan hisse senetlerinin iadesi, sözleşmeye aykırılık nedeniyle ceza koşulu alacağının ve ceza koşulunu aşan tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.Dava konusu uyuşmazlığın,davacı tarafın tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı ve miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizin █████/2018 tarih ...Esas ... Karar sayılı ilamında özetle"...Dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalının hisse devrine karşılık temin etmeyi taahhüt ettiği teminat mektubunu sağlamamış olması nedeniyle yedieminde olan senetlerin iadesi gerektiği görülmektedir.Sözleşmenin 7.1. maddesinde öngörülen ceza şartın 6098 sayılı TBK.nun 179. maddesinde öngörülen seçimlik cezai şart olduğu görülmektedir. Bu kapsamda davacının teminat mektubunun sağlanmaması nedeni ... 29. noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu evrakı üzerinden keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeden dönmek sureti ile cezai şart alacağından kaynaklanan 50.000.00 TL. alacağın tahsili talebi her ne kadar kısmi dava niteliğinde açılmış ise de değerlendirmenin talep edilen tüm cezai şart üzerinden yapılması gerektiği ve iş bu kısmi dava açısından kurulacak hüküm ile uygulanacak indirimin işbu dava ile talep edilmeyen cezai şart alaağı bakımından da ilam niteliğinde olarak (kessin hüküm niteliğinde değil) güçlü delil niteliğinde olacak olması karşısında, sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart miktarının şirketin sermayesinin 5 katı kadar fahiş nitelikte büyük olması ve toplamının davalının ekonomik mahvına neden olacak olması nedeni ile talep edilen ceza şartın %80'i oranında indirim yapılarak 10.000.00 TL.sinin tahsiline karar vermek gerekmiştir.Davacı, cezai şartı aşan miktarda zararı olduğu nedeniyle ayrıca zarar nedeniyle talepte bulunmuş ise de sözleşme ile öngörülen 3.937.500.00 TL.yi aşan miktarda zararı olduğunu ispat edemediğinden ve bu nitelikteki bir zararın tahsili talebinin ancak ve ancak cezai şart olarak öngörülenden fazla miktrda zararın meydana geldiğinin ispatı halinde taib ee tahsilini mümkün olması karşısında dosya kapsamıyla da davacıının bu yöneyle ispat edilmiş bir zarar söz konusu olmadığından bu yönü ile davanın reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Taraf vekillerinin işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamı ile ''Dava, 10.12.2015 tarihli pay sahipleri sözleşmesinin 4.3. maddesi uyarınca ve 11.01.2016 tarihli Yediemin Sözleşmesi uyarınca yediemine tevdi edilmiş olan hisse senetlerinin iadesi, sözleşmeye aykırılık nedeniyle ceza koşulu alacağının ve ceza koşulunu aşan tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dışı ... A.Ş.'nin ortakları olan davacı ... ve davalı ... A.Ş.arasında imzalanan 10.12.20215 tarihli "Pay Sahipleri Sözleşmesi" uyarınca taraflar, anılan şirketteki ortaklık koşullarını düzenlemek yanında şirket sermayesinin artırılması konusunda irade ortaya koydukları ve dava dışı ... A.Ş. ile Doğanaz ... A.Ş.'nin birlikte kuracakları ... A.Ş. ile ilgili düzenleme getirdikleri, tarafların ... A.Ş.'nin kuruluşu ile ilgili gerekli işlemleri yapmayı üstlendikleri, bu amaçla ...'ın sermayesini artırmayı kabul ettikleri ve ... Şirketi'nin kurulup faaliyete geçirilmesiyle ilgili olarak iş bu davanın taraflarının edim üstlendiği, bu kapsamda davalının, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca, kurulcak Kayeks'e 30.01.2016 tarihine kadar 2.362.500,00 TL tutarında 24 ay süreli kesin teminat mektubu sunmayı üstlendiği, aynı sözleşmenin 4.3. maddesi uyarınca, davacının ...'daki sahip olduğu hisseleri temsil eden devir cirolu pay senetlerini aynı tarihe kadar yediemine tevdi etmeyi üstlendiği, yediemine tevdi edilecek hisse senetlerinin akıbetinin aynı maddede düzenlendiği anlaşılmaktadır.İş bu davanın taraflarının ve iki yedieminin katılımıyla imzalanan 11.02.2016 tarihli "Yediemin Sözleşmesi" uyarınca, davacıya ait hisse senetlerinin yediemine tevdi edildiği ve hisse senetlerinin akıbetinin sözleşmede düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava dışı ... ve ... arasında imzalanan 10.11.2015 tarihli ortaklık sözleşmesi imzalandığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.Davacı iş bu davada, davalının, 10.12.2015 tarihli pay sahipleri sözleşmesinin 4.2.maddesindeki taahhüdünü yerine getirmediğini, yani süresinde teminat mektubunu ibraz etmediğini ve böylece sözleşmedeki taahhütlerine aykırı davrandığını belirterek, hem yediemine tevdi edilen pay senetlerinin iadesini hem de aynı sözleşmenin 7. maddesinde öngörülen ceza koşulunun tahsilini talep etmekte, ayrıca cezayı aşar miktardaki zararının tazmininin tahsilini istemektedir.İlk derece mahkemesince, sözleşmelerde adı geçen şirketlerin sicil dosyaları celp edilip incelenmeden, sadece dava dışı ... A.Ş.'nin defterleri incelenmek suretiyle hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Oysa iddia ve savunma sebeplerinin denetlenebilmesi için şirketlerin sicil dosyalarının, özellikle Doğanaz ve Kayeks şirketlerinin sicil dosyalarının tam birer örneğinin celbi ve incelenmesi zorunlu görülmektedir.Sözleşmenin 7. maddesindeki ceza koşulu, ihlal tarihindeki sermayenin beş katı olarak kararlaştırıldığına göre ihlalin hangi tarihte gerçekleştiğinin, o tarihteki sermaye tutarının ne olduğunun net olarak ortaya konulması gerekir. Ayrıca Kayeks'in ticari kayıtlarının da incelenmesi suretiyle ve sözleşme hükümleri ışığında değerlendirme yapılmalıdır.Ceza koşulu talep edebilmek için sözleşmede aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenebilir bir şekilde ortaya konulduktan sonra davalının tenkis talebi değerlendirilmelidir. Davalı tacirin tenkis talebinin Yargıtay içtihatları doğrultusunda değerlendirilebilmesi için davalı şirketin kayıtlarının incelenmesi suretiyle ceza koşulunun, şirketin mahvına sebebiyet verip vermeyeceği hususları net olarak ortaya konulmalıdır. İlk derece mahkemesi davalı şirketin kayıtlarını incelemeden hangi suretle bu sonuca vardığı denetlenememektedir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye elverişli olmayıp, tüm delillerin toplanmasından sonra; Kayeks, Doğanaz ve davalı şirkete ait defter ve kayıtların ibrazı da emredilerek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonuca gidilmelidir.İlk derece mahkemesi ceza koşulunu %80 oranında tenkis ettiğini bildirdiği halde bu gerekçeyle çelişir şekilde 10.000,00 TL ceza koşuluna hükmetmiş olup gerekçe ve verilen hüküm çelişkili olup istinaf denetimine elverişli değildir.Kabule göre ise; eldeki davada, dava dilekçesinde yer alan talepler gözönüne alındığında, sözkonusu payların davalıya devredilmek amacıyla davacının zilyetliğinden çıktığı ve bunun karşılığında davalının kesin teminat mektubunu teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği iddia edilmekle davacı, ortak irade doğrultusunda yediemine teslim edilen senetlerin iadesini talep etmektedir. Somut olayda çözümlenmesi gerekli hukuki ihtilaf; az yukarıda bahsi geçen sözleşmeler uyarınca davacının bahsi geçen pay senetlerinin zilyetliğini geri alma hakkının bulunup bulunmadığı noktasında olmakla, zaten senetlerin davalının mülkiyetine geçirilmiş olduğu hususunda bir iddia ve savunma olmadığından, mülkiyet tescilinin koşullarına yönelik bir yargılama faaliyeti içine girilmesi, dosya kapsamıyla uyumlu değildir.Taraflar, karşılıklı olarak imzaladıkları sözleşmeler ile önceden davacının uhdesinde olan devir cirolu pay senetlerini yediemin heyetine teslim etmiştir. Eldeki dava, bahsi geçen pay sahipleri sözleşmesine aykırılıktan kaynaklı olarak açılan tazminat davası olmakla, yine taraflar arasında imzalanmış bulunan yediemin sözleşmesinin 2.1.maddesi uyarınca B Grubu pay sahibi yani davalı, en geç 30.01.2016 tarihinde belirtilen nitelikte kesin teminat mektubunu ibraz etmeyi, bunun karşılığında A Grubu pay sahibi de davacı da A grubu pay senedini iş bu sözleşmenin imzası tarihinde yediemin heyetine teslim etmeyi yükümlenmekle; tarafların ortak iradeleri doğrultusunda belli koşullarının gerçekleşip gerçekleşmeme ihtimaline binaen söz konusu pay senetlerinin yediemine teslim edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki yediemin sözleşmesinin 2.4. maddesindeki düzenleme uyarınca ... hukuken kurulur ve 6 ay içinde fiilen faaliyete geçerse pay sahiplerinin birlikte yapacakları yazılı bildirim neticesi bahsi geçen hisse senetlerinin A grubu pay sahibine yani davacıya iade edileceği düzenlenmiştir. O halde, davacının hisselerin tarafına iadesini talep etmesinin sözleşmeden dönme beyanı şeklinde kabul edilip edilmemesi noktasında ilk derece mahkemesince bahsi geçen bu hususlar gözönünde bulundurularak değerlendirme yapılmalıdır.Davacı vekili, akde aykırılıktan kaynaklı zararına ilişkin tazminat taleplerini geri aldığına ilişkin beyanda bulunmuştur.Davanın geri alınması, HMK'nun ise 123. maddesinde düzenlenerek avalının rızası olmaksızın davacının davasından sarfınazar edemeyeceği (davasını geri alamayacağı) hüküm altına alınmıştır. HMK'daki düzenlemede davalı rızasının açık olması gerektiği belirtilmiştir. Davanın geri alınabilmesi için davalının açık muvafakati gerekir. Davacının davasını geri alması ve davalının da bu geri almaya açık muvafakat etmesi durumunda mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m.123). Buna göre eldeki davada, davalının akde aykırılıktan kaynaklı tazminat taleplerinin geri alınmasına yönelik açık rızası bulunmadığından davada karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmayacaktır. Bu bağlamda geri alınan talep açısından ilk derece mahkemesince tüm dosya kapsamında yapılacak değerlendirme neticesi mevcut delillere göre karar verilmelidir.Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın çözümünde oldukça önemli olan deliller toplanmadan ve dava dışı ... ile davalı şirketin defter ve kayıtları incelenmeden hüküm verildiğinden, işin esasının incelenmesi mümkün bulunmamakla, HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esasını alan davada █████/2023 tarihli ara karar ile tarafların ve dava dışı şirketlerin Ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak suretiyle ibraz edilen sözleşmeler uyarınca tarafların iddialarının değerlendirilerek, davacı tarafın talep edebileceği maddi tazminat talebi ile davacı tarafın talep edebileceği cezai şart miktarının ve hisse iade talebinin yerinde olup olmadığı ve bedelinin ne kadar olabileceği hususunun belirlenmesi açısından ayrıca Sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle davacının talep ettiği cezai şart miktarının aynen tahsili halinde davalının ekonomik mahvına (sermaye kaybına ve borca batık hale gelmesine) neden olup olmayacağı hususunda 3 kişilik mali müşavir bilirkişi heyetinden 6100 Sayılı HMK 266 vd maddeleri gereğince inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavirler ..., ... ve ...'ten alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle Sayın mahkemenin, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle davacının talep ettiği cezai şart miktarının aynen tahsili halinde davalının ekonomik mahvına (sermaye kaybına ve borca batık hale gelmesine) neden olup olmayacağı tespiti yönünde yapmış olduğu görevlendirme kapsamında, dosyaya sunulan ticari defter ve belgeler ile mali tablolar üzerinde yapılan incelemeler ve hesaplamalara göre; Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1 maddesi ile belirlenen sermayenin 5 katı tutarında cezai şart bedeli, şirket sermayesi 787.500,00 TL olduğundan 5 katı olarak 3.937.500,00 TL Ceza Şart Bedeli olarak hesaplanmış olup, cezai şart bedelinin aynen ödenmesi halinde davalı şirket öz kaynaklarının tamamının karşılıksız kalmasına ve iflasına sebebiyet vermeyeceğinin görüldüğü, buna karşın 2021 ve 2022 yılı mali tablolarında sermayenin 2/3'ten fazlasının karşılıksız kalmasına sebep vereceğinin tespit edilmiştir.Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile Davadışı ... şirketinin ortakları davacı ve davalı olduğundan, davadışı ... A.Ş.'nin ve davadışı ... ile birlikte kurduğu ... A.Ş. yönünden 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin bulunduğu yer ve ibrazı için takdiren 1 aylık kesin süre verilmesine, İncelemenin █████/2024 günü saat 14:00'te yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli ek rapor ile Sayın Mahkeme tarafından 29.05.2024 tarihli duruşmasında dava dışı ... A.Ş. ücari defterlerinin 16.07.2024 tarihinde incelenmesine karar vermiş ve davacı vekili tarafından ibrazı talep edilen ticari defter ve belgelerin “...” adresinde Tasfiye Memuru ...'da (...) olduğu belirtilmiş olunması üzerine, Tasfiye Memuru ... ile iletişime geçilmiş ve adresinde defter belge incelemesi yapılacağı bildirilmiş olunmasına karşın, ilgili adresin kendi ofis adresi olduğunu ... A.Ş. ticari defterlerinin ... bir mali müşavirlik firması tarafından tutulduğunu ve kendisinde bulunmadığını, 2019 yılından itibaren Tasfiye Memuru olduğunu, mali müşavirlik firması ile görüşüp talep edilen ve temin edilebilen ticari defterlerin ibraz edileceği belirtilmiş olunmasına karşın, yapılan tüm görüşmelere karşın iş bu rapor tarihi itibari ile heyetimize ibraz edilen her hangi bir ticari defter mevcut olmadığından heyetimizce dava dışı ... A.Ş. defterleri yönünden herhangi inceleme yapılamamış olup Sayın Mahkemeye sunulan 15.04.2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu tespit ve değerlendirmelerimiz aynen muhafaza edildiği tespit edilmiştir.Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile Davadışı ... A.Ş yönünden Tasfiye Memuru ....’ya █████/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca tüm belge ve kayıtların mahkememize ibrazı için HMK m.221/1 uyarınca tebligat çıkarılmasına, tebliğ mazbatasına ''HMK m.221 uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder.”(2) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir. Hükmü gereğince müzekkeremize cevap verilmediği takdirde ilgililer hakkında HMK m.245 uyarınca disiplin para cezasına hükmedilebileceği hususu ihtar olunur.'' şerhinin eklenmesine, ara karar yerine getirildiğinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli ikinci ek raporda özetle Sayın Mahkemenin 29.01.2025 tarihli duruşmasında verilen karar sonrasında Tasfiye Memuru ... vekili tarafından suretleri mahkemeye sunulan sonrasında heyetimize asılları ibraz edilen ... Gıda A.Ş. 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yılları ticari defterleri ile ticaret sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme tespitlere göre; İbraz edilen ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması gereken açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğu, ...A.Ş'nin 24.11.2015 tarihinde tescil edilip Tasfiye Haline girdiği, tasfiye süre henüz devam eden davalar nedeni ile tamamlanmamış olduğu, Taahhüt edilen 7.000.000,00 TL sermayenin 1.750.000,00 TL kısmının ödendiği, 2.887.500,00 TL... A.Ş. ve 2.362.500,00 TL kısmı ... A.Ş. tarafından olmak üzere 5.250.000,00 TL sermaye tutarının ödenmemiş olduğu, Dava dışı ... A.Ş.nin ortakları olan davacı ... ve davalı ... A.Ş. arasında imzalanan 10.12.2015 tarihli "Pay Sahipleri Sözleşmesi" uyarınca 6 ay içinde faaliyete geçmesinin ön görülmüş olunmasına karşın, ... A.Ş'nin 24.11.2015 tarihinde kuruluşunun sözleşme tarihinden tescil edilmiş olduğu, ancak öngörüldüğü şekilde faaliyet sürdürüp sürdürmediğinin tespit edilemediği, şirketin 03.03.2020 tarihi itibari ile Tasfiye Haline girdiğinin tespit edildiği ve tasfiye sürecinin devam ettiği; Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1 maddesi ile belirlenen sermayenin 5 katı tutarında cezai şart bedeli, şirket sermayesi 787.500,00 TL olduğundan 5 katı olarak 3.937.500,00 TL Ceza Şart Bedeli olarak hesaplanmış olup, cezai şart bedelinin aynen ödenmesi halinde davalı şirket öz kaynaklarının tamamının karşılıksız kalmasına ve iflasına sebebiyet vermeyeceğinin görüldüğü, buna karşın 2021 ve 2022 yılı mali tablolarında sermayenin 2/3'ten fazlasının karşılıksız kalmasına sebep vereceğinin tespit edilmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, sözleşmenin 7.1 maddesinde yer alan şirket sermayesinin 5 katı tutarındaki cezai şart maddesi olarak 10.000 TL talep edildiği, bu talebi şirket sermayesi olan 787.500,00 TL'ye artırdıkları, aradaki fark olan 777.500,00 TL üzerinden hesaplanan eksik harç işbu dilekçemiz ile tamamladıklarını, yukarıdaki açıklamalar ışığında cezai şart bedeli olan 787.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, dava dışı ...A.Ş.'nin ortakları olan davacı ... ve davalı ...A.Ş.arasında imzalanan 10.12.2015 tarihli "Pay Sahipleri Sözleşmesi" uyarınca ...'nın “...”,...A.Ş.nin “B Grubu Pay Sahibi”olduğu, madde 1 kapsamında sözleşmenin konusunun, iş bu sözleşmenin 1 numaralı ekinde yer alan esas sözleşme ile şirketi 31.07.2015 tarihinde kurmuşlardır. İbaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 2.1. maddesinde.... A.Ş.'nin kuruluştaki 50.000.00 TL olan sermayesinin ilk aşamada 787.500,00 TL'ye çıkarıldığı; taraflar, değişen ortaklık koşulları nedeniyle yeni hissedarlar sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değişen ortaklık yapısının yansıtılması amacıyla şirketteki ortaklık koşullarını düzenlemek ve sözleşmenin 2.4 Maddesinde belirtilen ortaklık yapısına ulaşılması amacıyla davacının A grubu Pay sahibinin %3 oranındaki sermayesine tekabül eden 23.625 adet payının davalı B grubu pay sahibine devrini istediği; sözleşmenin 1.3. Maddesinde olağanüstü genel kurul toplantısı sonrasında tescil ve ilanına en geç 30 gün içinde "..." yapılması amacıyla şirket ile dava dışı ... A.Ş. İle 7.000.000,00 TL sermayeli ... A.Ş.'nin kuruluşu ile ilgili gerekli işlemleri yapmayı üstlendikleri, bu amaçla ...'ın sermayesini artırmayı kabul ettikleri ve ... Şirketi'nin kurulup faaliyete geçirilmesiyle ilgili olarak iş bu davanın taraflarının edim üstlendiği, bu kapsamda davalının, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca, kurulcak ...'e 30.01.2016 tarihine kadar 2.362.500,00 TL tutarında 24 ay süreli kesin teminat mektubu sunmayı üstlendiği, aynı sözleşmenin 4.3. maddesi uyarınca, davacının ...'daki sahip olduğu hisseleri temsil eden devir cirolu pay senetlerini en geç 4.2. Maddede yer alan teminat mektubunun teslim tarihine kadar teslim etmeyi taahhüt ettiği; şirket ile dava dışı ... A.Ş. Arasında herhangi bir anlaşmaya varılamaz ya da Kayeks şirketi hukuken kurulmasına rağmen fiilen iş bu sözleşmenin imza tarihinden itibaren en geç 6 ay içerisinde kuruluş amacına uygun fiilen faaliyete geçmezse yediemin heyeti herhangi bir işleme gerek kalmaksızın A grubu pay sahibine ilişkin zilyedlerinde bulunan devir cirolu hisse senetlerini B grubu pay sahibine derhal teslim edecektir. İbaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. sözleşmenin “Cezai Şart” başlıklı 7. maddesinin “7.1. İş bu sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı hareket edene taraf, diğer tarafa ihlal başına ihlal tarihindeki şirket sermayesinin 5 katına tekabül eden bir bedeli cezai şart olarak yazılı ilk talep ile birlikte derhal nakden ve defaten ödemekle yükümlü olacaktır. Sözleşmenin 7.1. Maddesinde cezai şart olarak "iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı hareket eden taraf, diğer taraf ihlal başına ihlal tarihindeki şirket sermayesinin 5 katına tekabül eden bir bedeli cezai şart olarak yazılı ilk taleple birlikte derhal, nakden ve defaten ödemekle yükümlü olacaktır. 7.2. Maddesinde ise tarafların iş bu madde kapsamındaki cezai şart ile karşılanmayan zararlarının tazminin talep etme hakları saklıdır. Bu madde kapsamındaki cezai şart talebi talepte bulunulan tarafa noter kanalı ile bir ihtarname gönderilmek suretiyle yapılacak olup ilgili ihtarnamenin kendisine ulaşmasını takip eden 30 gün içinde sözkonusu cezai şart nakden ve defaten ödenecektir. İbaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 9. Maddesinde sözleşmenin sona erme şeklinin belirlendiği; sözleşmenin 2. Maddesinde belirtilen 6 ay süre içerisinde taraflarca kurulması planlanan şirketin tarafların katılımı ile kurulamaması halinde iş bu sözleşmenin hiçbir ihtara ve ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Taraflar arasında kurmayı planladıkları ilişkinin tamamen sona ermiş olacağını, hiçbir şekilde bu sözleşme kapsamında birbirlerinden talepleri olmayacağını kabul ettikleri kararlaştırılmıştır.10.12.2015 tarihinde akdedilen sözleşmenin eki niteliğinde olarak düzenlenen 11.01.2016 tarihli Yediemin Sözleşmesi kapsamında davacı ... A Grubu Pay Sahibi, davalı ...A.Ş. ise B Grubu Pay Sahibi, ... ve ... ise Yediemin Heyeti olarak yer aldığı; m.1.1'de sözleşmenin konusunun Hissedarlar Sözleşmesi'nin ilgili hükümleri uyarınca 2016/1 yönetim kurulu kararı ile ihraç edilen iş bu sözleşmenin 2 nolu ekinde bir kopyası yer alan, A Grubu Pay sahibine ait B Grubu Pay Sahibi lehine devir cirolu 527.625 adet payı temsil eden 1 nolu nama yazılı ilmuhaber/pay senedinin (A Grub İlmuhaber/Pay Senedi) yediemin heyetine teslimi ve Yediemin Heyeti Tarafındaniadesi şart ve koşullarının ve bu kapsamda tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi şeklinde düzenlendiği; sözleşmenin 2.1. Maddesinde “Hissedarlar Sözleşmesinin 4.2. maddesi uyarınca B Grubu Pay sahibi, Hissedarlar sözleşmesinin imzalanmasını müteakip en geç 30.01.2016 tarihine kadar şirket adına 2.362.500.00 TL tutarlı ve 24 ay süreli kesin teminat mektubunu ibraz etmeyi ve bunun karşılığında A Grubu Pay Sahibi de, A Grubu İlmuhaber/Pay Senedini iş bu sözleşmenin imzası tarihinde Yediemin heyetine teslim etmeyi yükümlenmiştir. İş bu hüküm doğrultusunda, A Grubu İlmuhaberi/Pay Senedi teslim tarihini Yediemin heyetine bildireceklerdir.” şeklinde düzenlendiği ve sözleşmenin 2.4. maddesinin “Yediemin Heyeti, 10.12.2015 tarihli hissedarlar sözleşmesinin 4.3. maddesinde belirtildiği üzere ... ile herhangi bir anlaşmaya varılmaması veya ... şirketi hukuken kurulmasına rağmen Hissedarlar Sözleşmesinin imzasından itibaren 6 (altı) ay içerisinde kuruluş amacına uygun olarak fiilen faaliyette geçmemesi halinde kendiliğinden veya A veyahut B Gurubu Pay sahibinin yazılı yazılı bildirimi ve talebi akabinde, A Grubu İlmuhaberi /Pay senedini 4 nolu ekte yer alan teslim ve tesellüm tutanağı karşılığında B Grubu Pay sahibine derhal teslim edecektir. Ancak Yediemin heyeti, söz konusu şartların gerçekleşmesi halinde ve pay sahibinin birlikte yapacakları 5 nolu ekte yer alan yazılı bildirim akabinde en geç 5 iş günü içerisinde A Grubu İlmuhaberi/Pay senedini A Grubu Pay Sahibine iade edecektir.” şeklindeki düzenleme ile de yediemin heyetinin A Grubu İlmuhaber/Pay Senedini hangi koşullarda kime teslim edeceği öngörülmüş olduğundan sözleşmeye konu hisse senetlerin mevcut hali ile davalıya teslim edilmediği; yedieminlerin zilyetliğinde olduğu anlaşılmıştır.... 29. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde davacı tarafından davalıya taraflar arasında 10.12.2015 tarihinde imzalanan ...A.Ş.'nin “Pay Sahipleri” sözleşmesi ve sözleşmenin 4.2. maddesi gereğince, teminat mektubunun süresinde verilmemesi nedeniyle sözleşmenin 7.1. maddesi ile hüküm altına alınan cezai şartın ve cezai şart dışında kalan zararın tazminini talep ettiği davalıya iş bu ihtarnamenin 09.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Davacı iş bu davada, davalının, 10.12.2015 tarihli pay sahipleri sözleşmesinin 4.2.maddesindeki taahhüdünü yerine getirmediğini, yani süresinde teminat mektubunu ibraz etmediğini ve böylece sözleşmedeki taahhütlerine aykırı davrandığını belirterek, hem yediemine tevdi edilen pay senetlerinin iadesini hem de aynı sözleşmenin 7. maddesinde öngörülen ceza koşulunun tahsilini talep etmekte, ayrıca cezayı aşar miktardaki zararının tazmininin tahsilini istemektedir.Dava dışı ...A.Ş.'nin ortakları olan davacı ... ve davalı ... A.Ş.arasında imzalanan 10.12.2015 tarihli "Pay Sahipleri Sözleşmesi" uyarınca ...'nın “A Grubu Pay Sahibi”, ... A.Ş.nin “B Grubu Pay Sahibi”olduğu ve sözleşme kapsamında "kayısı- gıda ticareti" yapılması amacıyla Dava dışı ... A.Ş. şirket ile dava dışı ... A.Ş. İle 7.000.000,00 TL sermayeli ... A.Ş.'nin kuruluşu ile ilgili gerekli işlemleri yapmayı üstlendikleri, bu amaçla ...'ın sermayesini artırmayı kabul ettikleri ve ... Şirketi'nin kurulup faaliyete geçirilmesiyle ilgili olarak iş bu davanın taraflarının edim üstlendiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı doğrultusunda Dava dışı ...A.Ş. Ve ... şirketine ait ticaret sicil kayıtları celp edilmekle davadışı ...A.Ş'nin Dava dışı ...A.Ş. şirket ile dava dışı ...A.Ş.'nin ortaklığında 7.000.000,00 TL sermayeli olarak kurulduğu; 24.11.2015 tarihinde tescil edilerek 30.11.2015 tarihinde ilan edildiği; şirket merkezi değişikliği ve yönetim kurulu üyeleri ile üye değişikliğinin ilan ve tescil edildiği; 05.03.2020 tarihinde ... 4. ATM ... Esas... karar sayılı ilamı uyarınca şirketin tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak Ahmet Kaya'nın atandığı anlaşılmıştır.Dava dışı ...A.Ş'nin ortaklarının davacı ve davalı olduğu; █████/2015 tarihinde ana sözleşmesinin tescil edildiği; sermayesinin 787.500,00 TL olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin hisse devir talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davadışı ...A.Ş'nin kurulması için davacının paylarını davalıya devrederek davacının zilyetliğinden çıktığı ve bunun karşılığında davalının, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca, kurulacak ...'e 30.01.2016 tarihine kadar 2.362.500,00 TL tutarında 24 ay süreli kesin teminat mektubu sunmayı üstlendiği anlaşılmıştır. Taraflar, pay sahipleri sözleşmesi ve yediemin sözleşmesi kapsamında; sözleşmenin 2.1. Maddesinde “Hissedarlar Sözleşmesinin 4.2. maddesi uyarınca B Grubu Pay sahibi, Hissedarlar sözleşmesinin imzalanmasını müteakip en geç 30.01.2016 tarihine kadar şirket adına 2.362.500.00 TL tutarlı ve 24 ay süreli kesin teminat mektubunu ibraz etmeyi ve bunun karşılığında A Grubu Pay Sahibi de, A Grubu İlmuhaber/Pay Senedini iş bu sözleşmenin imzası tarihinde Yediemin heyetine teslim etmeyi yükümlendiğinden davacının uhdesinde olan devir cirolu pay senetlerini yediemin heyetine teslim ettiği; yediemin sözleşmesinin 2.4. maddesinde davadışı ... hukuken kurulur ve 6 ay içinde fiilen faaliyete geçerse pay sahiplerinin birlikte yapacakları yazılı bildirim neticesi bahsi geçen hisse senetlerinin A grubu pay sahibine yani davacıya iade edileceği düzenlenmiştir.Davacının hisselerin tarafına iadesini talep etmesinin sözleşmeden dönme beyanı şeklinde kabul edilip edilmemesi noktasında kaldırma kararı yönünden yapılan değerlendirmede taraflarca " davadışı ... hukuken kurulur ve 6 ay içinde fiilen faaliyete geçerse" ibaresi ile sözleşme şartının belirlendiği; davadışı ... hukuken kurulduğu ancak 6 ay içinde fiilen faaliyet geçmediği anlaşılmıştır. Davadışı ... şirketinin tasfiyesine ilişkin davada .... 4. ATM ...Esas ... karar sayılı kesinleşen ilamı uyarınca "... Davalı şirketin yasal defterleri ile dosya içeriğindeki belgeler ve bilgiler ışığında davalı şirketin ödenmiş sermayenin % 31 oranına tekabül ettiği ,şirketin kuruluşundan itibaren yıllarında herhangi bir gelir getirici faaliyetinin bulunmadığı, ana faaliyet konusu ile ilgili olarak hiç bir ticari faaliyette bulunmadığı, buna rağmen 547.615,02.-TL. faaliyet gideri oluştuğu, hiç bir ticarî faaliyette bulunmadan ödenmiş sermayesinin azaldığı şirketin tasfiye edilmesi için gerekli olan oy nisabının sağlanamamasından dolayı oylama yapılamadığı, şirketin demirbaşlarının mevcut olduğu, ortaklarından alacaklı olduğu, satıcılara borçlarının olduğu hususu sabit bulunuş şirketin feshi dışında duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm yolu görülememiş bu hali davacı tarafın talebinin kabulü ile davacı şirketin tasfiyesine" karar verildiği anlaşılmıştır. Pay sahipleri sözleşmesinin 9. Maddesinde sözleşmenin sona erme şeklinin belirlendiği; sözleşmenin 2. Maddesinde belirtilen 6 ay süre içerisinde taraflarca kurulması planlanan şirketin tarafların katılımı ile kurulamaması halinde iş bu sözleşmenin hiçbir ihtara ve ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. İbaresi de dikkate alındığında davacının iş bu iradesinin sözleşmeden dönme kapsamında değerlendirilemeyeceği; sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi nedeniyle davacının bahsi geçen pay senetlerinin zilyetliğini geri alma hakkının bulunduğu açıktır. Nitekim davacı teminat mektubunun yerine getirilmemesi nedeniyle Pay Sahipleri Sözleşmesi'nin 7. Maddesi kapsamında çezai şartın ödenmesi talebini içeren, ... 29. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarali ihtarnamenin gönderildiği ve bu ihtarnamede cezai şartın ödenmesi için sözleşme uyarınca 30 günlük süre verildiği TBK m.123 şartları oluşmadığı davacı tarafından ikame edilen davanın dönme beyanı niteliği taşımamaktadır.Davalı tarafça sözleşme kapsamında ve süresi içerisinde kesin teminat mektubu sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde davalının bankalar nezdinde ticari sicili bozuk olmasından kaynaklı teminat mektubunu sunamadığını savunma kapsamında ileri sürmüş ise de, davalının da basiretli tacir olarak hareket etmesi, sözleşme edim ve yükümlülükleri kapsamında 2.362.500,00 TL tutarında 24 ay süreli kesin teminat mektubu sunmadığından davacı tarafından hisse senetlerinin iadesini isteme hakkı ancak davalıya iş bu hisse senetlerinin teslimi durumunda ortaya çıkacağı açıktır. Davadışı yediemin ... vekili tarafından dosyaya sunulan 10.04.2023 tarihli beyan dilekçesinde "Yediemin Sözleşme başlıklı sözleşme ile yediemine tevdi edilen ilmuhaberler uhdemizde olup işbu yediemin ve saklama sözleşmesi uyarınca Yediemin Heyeti olarak bu süre boyunca müvekkilin dahil olduğu yediemin heyetine herhangi bir ücret alınmamış olduğu" açıklanmakla Mahkememizin 14.07.2023 tarihli ara kararı ile "1-Davacı tarafa davayı yediemin'e yöneltmek üzere süre verilmesine, ayrıca bilirkişi incelemesine yer olmadığına," karar verilmiş ise de HMK'da dava açılırken yer almayan tarafa karşı dahili davalı müessesi bulunmadığı; mahkememizin 08.11.2023 tarihli celse ara kararı uyarınca "█████/2023 tarihli ara karardan dosyanın esasına ilişkin yeterli inceleme yapılmadığından yukarıdaki hususların tespiti gerekmesi nedeniyle dönülmesine" karar verildiği anlaşılmıştır.Davacıya ait hisse senetleri halen yediemin nezdinde bulunması nedeniyle davalıdan iş bu hisse senetlerini talep edemeyeceğinden hisse devri talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının hisse devir bedeli olarak talepte bulunabileceği anlaşılmakla sözleşmenin 4.2. Maddesi uyarınca sermayenin 787.000,00 TL'ye artırıldığı ve davalının " en geç 30.01.2016 tarihine kadar şirket adına 2.362.500.00 TL tutarlı ve 24 ay süreli kesin teminat mektubunu ibraz etme" yükümlülüğünü yerine getirmediği; davadışı ... şirketi ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme kapsamında düzenlenen bilirkişi ek raporunda şirketin 2019-2020-2021-2022 ve 2023 yılları defterlerinin tasfiye memuru tarafından tasdik bilgileri tablo halinde ve defterlere ait onaysız sayfalara basılmış çıktıların ek olarak sunulduğu anlaşılmakla "...İbraz edilen defter bilgilerine göre şirketin sermaye yapısının aşağıda tablo halinde gösterildiği üzere %55 pay sahipliği ve 3.850.000,00 TL sermaye payı ile ...A.Ş, %45 pay sahipliği ve 3.150.000,00 TL sermaye payı ile ...A.Ş. şeklinde olduğu, şirket sermayesinin 1.750.000,00 TL kısmının ödendiği, 2.887.500,00 TL ...A.Ş. ve 2.362.500,00 TL kısmı ... A.Ş. tarafından olmak üzere 5.250.000,00 TL sermaye tutarının ödenmemiş olduğu, Şirketin aktif faaliyet sürdürdüğü dönemler içerisindeki faaliyetlerinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, ticari faaliyete konu işlemlerinin neler olduğunun incelemeye sunulan 2019 ve sonrası dönem defterlerinden tespit edilemediği ancak, mali tablo ve defter bilgilerine göre, 2017 yılında 27.383,49 TL ve 2018 yılında 91.607,17 TL kar raporladığı, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında zarar raporladığı, 2019 yılından itibaren herhangi hasılat geliri raporlanmadığı" hususu dikkate alındığında davadışı şirketin 2016 yılına ait ticari defterlerinin ibraz edilmediği anlaşılmakla şirket sermayesi 787.500,00 TL olduğundan 5 katı olarak 3.937.500,00 TL'nin % 8 (hisse oranı) olan 63.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacının cezai şart talebi yönünden yapılan değerlendirmede, Pay Sahipleri Sözleşmesinin 7.1. Maddesinde cezai şart olarak "iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı hareket eden taraf, diğer taraf ihlal başına ihlal tarihindeki şirket sermayesinin 5 katına tekabül eden bir bedeli cezai şart olarak yazılı ilk taleple birlikte derhal, nakden ve defaten ödemekle yükümlü olacaktır. " belirlendiği; davalının " en geç 30.01.2016 tarihine kadar şirket adına 2.362.500.00 TL tutarlı ve 24 ay süreli kesin teminat mektubunu ibraz etme" yükümlülüğünü yerine getirmediği; sözleşmeye aykırı hareket ettiği anlaşılmakla 30.01.2016 tarihinde şirket sermayesinin 5 katına tekabül eden bir bedeli cezai şart ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmıştır. Davalının 30.01.2016 tarihi itibariyle cezai şart ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmakla davalı taraf ticari defterlerinde yapılan incelemede taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1 maddesi ile belirlenen sermayenin 5 katı tutarında cezai şart bedeli, şirket sermayesi 787.500,00 TL olduğundan 5 katı olarak 3.937.500,00 TL Ceza Şart Bedeli olarak hesaplanmış olup, cezai şart bedelinin aynen ödenmesi halinde davalı şirket öz kaynaklarının tamamının karşılıksız kalmasına ve iflasına sebebiyet vermeyeceğinin görüldüğü anlaşılmakla cezai şartta tenkise gidilmeyerek davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda 10.000 TL cezai şartın dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren; 777.500,00 TL cezai şartın █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde " müvekkilinin uğradığı maddi zararların tanzimi için şimdilik 10.000,00 TL" talep ettiği; kaldırma kararı öncesi mahkememiz ara kararı doğrultusunda maddi tazminat kalemleri yönünden █████/2017 tarihli beyan dilekçesinde " -Teminat mektubu karşılığı olarak verilmiş olan % 8 şirket hissesi sebebiyle ödenen devir masrafları ve bu hisse devirlerinin yapılması için avukatlarca tanzim edilen hisse ilmühaberleri ve ilmühaber devirleri karşılığında taahhuk eden ve hali hazırda ödenmeyen avukatlık ücretleri, -İş bu davayı açmamız sebebilye dava masraflarının yanında ödenen/ödenecek avukatlık giderleri, -İş bu anlaşma sebebiyle yapılmış olan konaklama, seyahat, iaşe, çalışanların ve danışmanların ücretleri toplamlarıdır." şeklinde tazminat kalemlerini açıkladığı; 26.04.2017 tarihli celsede ise "maddi tazminat davamızı atiye bırakıyoruz yani geri alıyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu; kaldırma kararı dikkate alındığında davalı vekilinin 22.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde "Davacının tazminat taleplerinin geri alındığına ilişkin talebine rızamız yoktur, muvafakatimiz bulunmamaktadır." yer aldığı anlaşılmakla davacının pay senetleri sözleşmesinin 7.2. Maddesi uyarınca tarafların iş bu madde kapsamındaki cezai şart ile karşılanmayan zararlarının tazminin talep etme hakları saklı olduğu ancak davacınını dava dilekçesi ve ekleri ile delil listesinde iş bu zarar kalemlerinin nasıl oluştuğu hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının kısmen kabulüne,2-10.000 TL cezai şartın dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren; 777.500,00 TL cezai şartın █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacının hisse devri talebinin reddine,4-Hisse devir bedeli 63.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının maddi tazminat talebinin reddine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 58.097,66 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.758,99 TL harç ve 13.280,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 43.058,67 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 133.575,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan toplam 27.407,75 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 27.089,24 TL yargılama giderinin ve 1.758,99 TL harç, 13.280,00 TL ıslah harcı ve 29,20 TL başvurma harcı toplamı 42.157,43 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,10-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır