Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan araçta tek taraflı trafik kazasında yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ve hatır taşıması indirimi uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrak, zorunlu trafik sigortası olmayan bir araçta yolcu iken geçirdiği tek taraflı trafik kazası sonucu malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı davasına ilişkindir; davacının talebinin ilk derece ve istinaf mahkemelerince kısmen kabul edilip faiz başlangıcı düzeltildikten sonra, davalı vekilinin temyiz itirazları arasında yer alan "hatır taşıması" indirimi hususunun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda, taşımanın kimin menfaatine olduğu belirlenerek değerlendirilmesi gerektiği ve hakimin indirimi uygularken veya uygulamamazlık ederken gerekçelendirme yükümlülüğü olduğu vurgulanmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 15. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ZMSS poliçesi bulunmayan ve davacının yolcusu olduğu aracın takla atması sonucunda 22.07.2010 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 175.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının tespiti için rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihindeki ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 149.782,59 TL maddi tazminatın 22.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça davadan önce davalı tarafa başvuru yapılmadığından temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü yerine kaza tarihi olarak kabul edilmesinin doğru olmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile 149.782,59 TL maddi tazminatın 24.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan ve davacının yolcusu olduğu aracın takla atması suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87.maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51.maddesi (818 sayılı BK'nın 43. maddesi) uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.Somut olayda; davalı vekilince cevap dilekçesinde hatır taşıması def’inde bulunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılmamış ve davalı vekilince bu husus istinafta ileri sürülmüş ise de Bölge Adliye Mahkemesince davalının buna yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.Kaza nedeniyle yürütülen ceza dosyasında olaya ilişkin olarak alınan ifadelerden taşımanın menfaat temini karşılığı olmadığı ve tarafların aile dostu ve uzak akraba oldukları anlaşılmaktadır.Şu halde davacının taşıma için uzak akrabasına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve taşımanın menfaat temini karşılığı olmadığı ve yine taşımanın ahlaki bir ödev niteliğinde olmadığı kabul edilmelidir. Aksi durum davacı tarafça ispat edilemediğinden davalının süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51.maddesi (818 sayılı BK'nın 43. maddesi) gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi (818 sayılı BK'nın 44. maddesi) uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca taşıma sınırı(istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcutaşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen sigortasız araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği savunması İlk Derece Mahkemesi'nce kabul edilmemiş ve bu husus Bölge Adliye Mahkemesi'nce re'sen dikkate alınmamıştır.Somut olayda; araç tescil belgesine göre ZMMS poliçesi bulunmayan aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 5 kişi olmasına rağmen araçta 9 kişi bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanaklar ile sabittir.Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi (818 sayılı BK'nın 44. maddesi) gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.