Ruhsatı iptal edilerek yıkım kararı alınan kooperatif inşaatının, diğer arsa maliklerince rızası dışında başlatılan yıkımına karşı müdahalenin meni ve yıkımın önlenmesi davası.
Özet: Davacı kooperatifin 1/2 arsa payı sahibi olduğu, belediyenin hukuka aykırı bulduğu ruhsat iptali ve yıkım kararı sonrasında, diğer mal sahipleri tarafından kendi rızası alınmadan ve ihtiyati tedbir kararına rağmen başlatılan, %91i tamamlanmış inşaatların yıkımının durdurulması ve müdahalenin meni talebiyle açılan bu davada; kooperatif, kararın iptali için idari dava açtığını, rızası olmadan yıkım yapılamayacağını ve büyük maddi zarara uğradığını belirtirken, davalılar yıkımın belediye encümeni kararı gereği yasal olduğunu ve mevcut tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmektedir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu arsalarda davacı kooperatifin 1/2 arsa payı sahibi olduğunu, arsa üzerine davacı kooperatifin diğer mal sahipleri ile aralarındaki anlaşma gereği 16 blok ve 256 daireden oluşan inşaatlar yapıldığını, %91 seviyesinde bitirildiğini, inşaatın ilk ruhsatının 15.04.1996 tarihinde alındığını, 06.12.2013 tarihinde muhtelif sayılı ruhsatlar ile yenilendiğinin sabit olduğunu, her ne kadar encümen kararında projeye aykırı olduğu iddia edilmiş olsa da Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan keşifler ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere inşaatlarda aykırılık bulunmadığını, .... Belediyesi'nin 2013 yılında alınan ruhsatları, binaların yangın, deprem, ısı ve su yalıtımı tedbirlerin sağlandığına ilişkin yapı denetim şirketinin raporunun bir hafta içerisinde verilmediği gerekçesi ile iptal ettiğini, binanın önceden 1996 yılında ruhsatı fenni mesul ile alındığından ruhsat yenilemesinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nün 11... tarihli genelgesinin 4. maddesi gereğince 4.lü TUS ile ruhsat yenilenmesinin mümkün olduğunu, gerekçenin genelgeye aykırı olduğunu, ruhsatın iptal edilmemesi gerektiğini, diğer mal sahipleri verdikleri vekaletlerden azlettikleri için belediyeye başvuru imkânı kalmadığını, ruhsat yenileme imkanının ortadan kalktığını, yapılarda yangın, deprem, ısı ve su yalıtımı, çevre ve enerji verimliliğine aykırı durum olduğuna ilişkin belediyenin bildirdiği ve düzeltilmesini istediği bir rapor olmadığını, .... Belediye Encümeni'nin 29.03.2016 tarih ve 222 sayılı karar ile ruhsatsız bina olduğu gerekçesi ile yıkım kararı verdiğini, davalıların bu kararın kesinleşmesini beklemeden ve dava açma süresi geçmeden davalı ...'e ait .... ile 236 ada, 1 parselde bulunan 4 adet blokta re'sen yıkım işlemine başladıklarını, ... Belediyesinin mülga .... Belediyesinin encümen kararına dayanarak yıkım kararı veremeyeceğini, mülga zeytinli belediyesinin kararının 06.12.2013 tarihinde ruhsat yenilenmesi ile hükümsüz kaldığını, davacı kooperatifin 1/2 arsa sahibi olduğunu, yaklaşık 15.000,00 TL harcama yapıldığını, davacının muvafakati olmadan 29.04.2016 günü diğer arsa maliklerinin de binaları yıkmaya başladıklarını, davacı kooperatifin fahiş ölçüde zarar göreceğinden ivedi olarak Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş dosyası ile ihtiyati tedbir yolu ile yıkım işleminin durdurulduğunu, yasal süre içerisinde dava açtıklarını, ayrıca encümen kararının iptali için Balıkesir İdare Mahkemesi'nde dava açtıklarını, arsa üzerindeki binaları davacı kooperatifin yaptığını ve bedelini ödediğini, ruhsatların davacı kooperatif adına alındığını, encümen kararında binaların mal sahiplerince yıkımı kararının yasaya aykırı olduğunu, imar yasasına göre de tüm arsa maliklerinin muvafakati olmadan binada yıkım işlemi yapılamayacağını, 1/2 arsa sahibi olarak yıkıma muvafakatleri olmadığını, diğer arsa sahiplerinin kendi başlarına yıkım işlemi yapmalarının mümkün olmadığını ileri sürerek müdahalenin men'i ile tecavüz ve yıkımın önlenmesini istediklerini, Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, davalıların müdahalesinin men'i ile yıkım işleminin önlenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı olan Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.iş sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazların yıkım işleminin durdurulması için alınan ihtiyati tedbir kararı olduğunu, söz konusu karar kendilerine tebliğ edilmediğinden itiraz etme imkanlarının olmadığını, davalılar ile davacı kooperatif arasında .... Noterliği'nin 27.07.1993 tarih ve ... yevmiye no.lu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşme gereğince davacının bu sözleşmenin yüklenicisi olduğunu, dava dilekçesinin 6. bendine kadar olan açıklamaların davanın esası ile ilgili olmadığını, davacının bu iddialarının Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile incelendiğini, davalılarca .... Belediyesi'nin 222 sayılı yıkım kararı gereğince yıkıma başlandığını, yıkımın durdurulmasına ilişkin tedbir kararının yasal dayanaktan yoksun olup kaldırılması gerektiğini, dava konusu olan yıkım işleminde herhangi bir haksız eylem söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği gibi haksız el atma söz konusu olmadığını, davacının dava konusu olayda paydaş durumunda olan davalıların idari bir kararın yerine getirilmesinden ibaret hukuki eylemlerini haksız bir eylemmiş gibi göstererek belediyenin vermiş olduğu idari işleme karşı İdare Mahkemesi'nde dava açması gerekirken işbu yasal yola başvurmadan söz konusu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatif ile davalı arsa sahipleri arasında.... Noterliğinin 27.07.1993 tarihli düzenleme şeklinde arsa karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği davacı kooperatif sözleşmeye istinaden inşaata başladığı, taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın ruhsata aykırı olması sebebiyle ... Belediyesinin 29.03.2016 tarihli encümen kararı ile davacı kooperatif tarafından yapılan binaların yıkımına karar verildiği, söz konusu bu idari karar idari yargı yollarından geçerek 17.07.2020 yılında kesinleştiği, .... Belediyesinin 04.10.2021 tarihli müzekkere cevabında dava konusu binaların yıkım işlerini gerçekleştiğinin bildirildiği gerekçesiyle davacı kooperatifin, kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden inşa ettiği binalara müdahalenin men'i ve yıkımın önlenmesine ilişkin davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sözlü beyanlarının yöntemince yapılmış bir sözlü ıslah niteliğinde olmadığı, davanın devamı sırasında yapıların yıkılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesi yünündeki taleplerinin değerlendirilmediğini, davanın ikame edildiği tarihte henüz yıkım başlamış, ancak yapıların bütünüyle yıkılmamış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinden davalıların haksız müdahalesinin men'i ve yıkımın önlenmesi talep edildiğini, ancak yargılama sürerken ihtiyati tedbir kararına rağmen davalılar tarafından davaya konu yapıların yıkılmış olması nedeniyle taleplerinin ıslah edildiğini, yıkım nedeniyle uğranılan zararın tazmin edilmesi talebinde bulunulduğunu, hukuka aykırı yıkım nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesi talebinin ilk olarak 21.09.2021 tarihli duruşmada beyan edilmiş, ardından 02.12.2021, 29.03.20 22... .06.2022 tarihli duruşmalarda tekrarlandığını, duruşmalardaki bu beyanlarının sözlü ıslah mahiyetinde olduğu hususunda duraksamaya yer olmadığını, İlk Derece Mahkemesince ıslah taleplerinin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı müdahalenin meni istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!