Trafik kazası kaynaklı sürekli bakıcı gideri tazminatı davasında, sigorta şirketince yapılan kısmi ödeme sonrası ibra ve iki yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasıyla davanın reddedilmesinin temyizen onanması ve karşı oy.
Özet: Trafik kazası sonucu malul kalan davacı, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigorta şirketinden bakiye sürekli bakıcı gideri tazminatı talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi, daha önce ödeme yapıldığını ve ibranameden sonraki iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti, davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiş, Yüksek Mahkeme temyiz incelemesinde bu kararı onamıştır. Karşı oyda ise, 2918 sayılı Kanunun 111/2. maddesi uyarınca yetersiz tazminat ödemelerine ilişkin anlaşmaların iki yıl içinde iptal edilebileceği ve davacının ibra tarihinden sonra iki yıl içinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmasının, ödemenin eksik olduğu iddiasıyla ibranın hükümlerini kabul etmeme iradesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla hak düşürücü sürenin uygulanmaması gerektiği belirtilerek çoğunluğun kararına şerh düşülmüştür.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İş, ████████ K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketi tarafından davacıya 118.418,92 TL ödeme yapıldığını, dava tarihi itibariyle 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olayda ibranamede 17.07.2020 tarihinin bulunduğu, dava tarihi itibariyle iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının zararının tamamının karşılanmadığını, anlaşma tutanağının bulunmadığını, hangi oranda kusur ve maluliyetin esas alınarak hesaplama yapıldığının belirtilmediğini, 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan sigorta şirketine bakiye tazminat başvurusu yapıldığını belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.06.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYDava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.Davacı taraf davalının davadan önce ödediği tazminatın yetersizliği iddiası ile tazminat talebinde bulunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ibradan sonraki 2 yıllık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekilinin yaptığı itiraz İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiş; sayın çoğunluk tarafından karar onanmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında "tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir" düzenlemesi yapılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olduğu kabul edilmektedir.Somut olayda; davacı ile davalı ... şirketi arasında 17.07.2020 tarihinde ibraname düzenlendiği, 04.08.2020 tarihinde davacıya ibraname gereği ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan bu ibra ve ödemeden sonraki 2 yıl içinde (21.05.2021 tarihinde) davacının, davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak ödemenin eksik olduğu iddiası ile tazminat talepli dava açmasıyla (bu dava usulden red kararı ile sonuçlanmıştır) 17.07.2020 tarihli ibranameyi iptal iradesini ortaya koyduğu açıktır. Kanunda öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre içinde ibranameyi iptal iradesini ortaya koyan davacının eldeki başvurusu bakımından hak düşürücü süre sorunu bulunmadığı gözetilmelidir.Açıklanan nedenlerle; KTK'nın 111/2. maddesinde öngörülen ibranın iptaline ilişkin düzenlemede herhangi bir şekil şartı aranmadığı ve iptal iradesinin herhangi bir yolla ileri sürülmesinin yeterli olduğu da dikkate alındığında, kanunun getirdiği 2 yıllık hak düşürücü süre içinde ibrayı iptal iradesini 21.05.2021 tarihinde açtığı dava ile ortaya koyan davacının tazminat talebinin esası hakkında inceleme yapılıp karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.