Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap borcuna itirazın iptali davasında tarafların iddiaları.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, ödenmeyen cari hesap borcunu tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığını ve davalının itirazı üzerine duran takibin devamını, inkar tazminatını ve yargılama giderlerini talep ederken, davalı ise davanın hak düşürücü sürede açıldığı, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı, alacağın zamanaşımına uğradığı ve mal tesliminin ispatlanmadığı gibi gerekçelerle davanın usulden veya esastan reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemektedir; mahkeme, tarafların iddialarını ve delillerini inceleyerek, uyuşmazlığın ticari ilişkiye dayalı bir satış sözleşmesinden kaynaklandığını ve itirazın iptali davasının hukuki şartlarını değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının ticari ilişkiden kaynaklı borcunu ödemediğini, davalının davacıya cari hesap borcunun
bulunduğunu, davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası
ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, itirazın iptali ile
takibin devamını, %20'den az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama
giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasını İİK. m.67 uyarınca belirtilen hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame ettiğini, hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin de yetkisiz icra dairesine yapılmış olduğunu, söz konusu hususa ilişkin itirazlarını sunduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın talep etmiş olduğu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı taraf her ne kadar 327.037,60 TL cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini, faturaların e-fatura olduğunu elektronik ortamdan tebliğ edildiğini, fatura içeriğindeki malların da müvekkil şirkete teslim edildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın satış konusu malların teslim edildiğini yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın dava dilekçesinde sunmuş olduğu irsaliyeler ile fatura delillerine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı yanın Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı icra dosyasında takip dayanağı olarak yalnızca cari hesap ekstresi sunduğunu, ikame etmiş olduğu davada fatura ve irsaliye delillerine dayanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mezkur olayda mahkeme tarafından fatura ve irsaliye delillerin dikkate alınması gerektiğini, aksi takdirde verilen hükmün hukuka aykırılık teşkil edeceğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafça yetkisiz ve görevsiz Mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile █████/2025 tarihli fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 36.530,00 TL asıl alacak, 12.954,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.484,97 -TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "█████/2025 tarihli faturadan kaynaklı alacak" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında ürün satışlarının yapıldığı, bu kapsamda düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği hususuna dayanmakta iken davalı taraf fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğini iddia etmektedir.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yevmiye ve kebir defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, envanter defterlerinin incelemeye sunulmadığı, sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığının takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın 48.174,00 TL toplam fatura tutarının 36.530,00 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturanın açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturanın tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, tarafların 2024 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait takibe konu 1 adet fatura ile birlikte toplam 8 adet faturanın olduğu, takibe konu 1 adet faturanın içerisinde bulunduğu toplam 8 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak 2024 yılında BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 14.02.2024 tarihli 39.744,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 24.06.2024-31.12.2024-01.01.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 36.529,73 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları, davalı tarafın 2023-2024-2025 yılı ticari defter ve kayıtlarının dosya muhteviyatına 1 adet flash bellek halinde sunulduğu, iş bu 1 adet flash bellek içerisinde herhangi bir cari hesap ekstresinin veya muavin dökümünün bulunmadığı ancak davalı tarafın ticari defterlerinde 31.12.2024-01.01.2025 tarihinde davacı tarafa 36.529,73 TL borçlu olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 36.529,73 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 36.529,73 TL borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle taraflar arasında herhangi bir cari hesap farkının olmadığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafın davalı taraftan 36.529,73 TL alacaklı olduğu, Netice itibariyle, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 36.529,73 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 12.954,97 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak işlemiş faiz için herhangi bir tarih aralığının belirtilmediği, hesaplama yapılamadığı ve nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.
-Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3. Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. Bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının takip tarihi itibariyle birbirini doğruladığı davacı tarafından dava konusu edilen fatura alacağının 36.529,73-TL'lik kısmının davacı ve davalı tarafından ticari defterlere uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür.
-Buna göre dava konusu alacağın 36.529,73 TL'lik kısmının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı görülmektedir.
-Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
-Yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki fatura içeriği edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının davacı tarafça ticari defter ve vergi dairesi kayıtlarıyla ispat edildiği, buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu cari hesap ve fatura alacağının bakiye 36.529,73 TL'lik kısmının ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takip talebindeki işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, vergi dairesi ve ticari defter kayıtlarıyla sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 36.529,73 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devam olunmasına,
- Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 7.305,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.495,35-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.879,95- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 122,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 8.737,40-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%73,81) göre hesap edilen 6.449,94-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 36.529,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 12.955,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 4.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%73,81) göre hesap edilen 3.395,71-TL'sinin davalıdan, 1.204,29-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!