Şiddetli Yağış ve Dolu Nedeniyle Hasar Gören Fabrika Çatısının Tamamen Yenilenme Maliyetini Karşılamayan Sigorta Şirketine Açılan Tazminat Davası.
Özet: Davacı, 21 Haziran 2020deki yoğun yağış ve dolu nedeniyle fabrikasının çatısında meydana gelen ve afet bölgesi ilan edilen bölgedeki hasarın, bilirkişi raporlarıyla tamirinin mümkün olmadığı ve yeni çatı yapılması gerektiği tespit edilmesine rağmen, sigortacı davalının kısmi onarımın yeterli olduğunu belirterek tam yenileme talebini reddetmesi üzerine, çatıyı tamamen yenileyip ödediği masrafların faiziyle birlikte karşılanması amacıyla sigorta tazminatı davası açmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21 Haziran 2020 tarihinde saat 17.00 civarında --------- ------ ilçesi dahil beş ilçesinde gerçekleşen gök gürültülü yoğun yağış ve dolu yağışı etkisiyle set baskını meydana geldiğini ve bölgenin ---------- Valiliğince “Afet Bölgesi” ilan edildiğini, bu bölgeye ait Valilikçe hazırlanan raporda belirtilen afet neticesinde ---------Ş.'nin -------- Mahallesi --------- Cadde No:--------- ---------- adresinde yer alan fabrikasının çatısı, fabrikada bulunan makine, tesisat ve demirbaşlarının hasara uğradığını ve yağış sebebiyle yoğun hasar alan fabrika çatısının kullanılamaz ve yapı ve iş güvenliğine tehlike teşkil eder hale geldiğini, müvekkilinin 01.05.2020-01.05.2021 dönemlerini kapsayan ---------- numaralı “---------” isimli sigorta poliçesi tahtında sigortacısı olan ---------- Şirketi'ne hasarı aynı gün içerisinde ihbar ettiğini, davalı tarafından atanan eksperlerin hasarın gerçekleştiği fabrikaya gelerek 21 Haziran 2020 tarihinde ekspertiz çalışmalarına başladığını, meydana gelen zarara ilişkin olarak müvekkili tarafından --------- D. İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti talebinde bulunulduğunu, bir elektrik elektronik mühendisi ve bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin 23 Eylül 2020 tarihinde yapmış oldukları yerinde inceleme üzerine bilirkişi raporu düzenlediklerini, bilirkişi raporunda yağış birikintisinden oluşan fazla yükün ön gerilmeli aşıkların çökmesine neden olduğu, suyun birikinti yüksekliğinin az olduğu yerlerde artan su yükü azaldığı için çökme olmadığı, ancak --------- aşıklarına ait başlıklarının tamamen çatlak duruma geçtiği tespit edildiğini, bu durumun ön gerilmeli elemanlar için çok tehlikeli bir durum olduğu belirtilerek mevcut prefabrik çatının çökmemiş çatı bölgesi dahil ağır yüklerinin kaldırılarak hafif çelik çatı ile tekrar yaşama kavuşturulmasının doğru bir onarım şekli olduğunun öngörülüp mevcut çatının tamirinin uygun olmadığı, tamamen kaldırılıp yeni çatı yapılmasının uygun olduğunun belirtildiğini, ardından müvekkili tarafından mevcut çatının statik durumu ve çatının onarımı için teknik inceleme, görüş ve proje hazırlanması için --------- Şirketi ile anlaşıldığını, plan ve statik hesabıyla ilgili teknik incelemeler yapılıp çatının tamamen ortadan kaldırılarak yerine tekniğe uygun bir yapının yapılması sonucuna varıldığını, depo çatısının işlevselliğini devam ettirebilmesi ve eski fonksiyonunu yerine getirebilmesi bakımından ilgili hususları değerlendiren müvekkilinin, yapının ve çalışanların sağlığını, yapının verimliliğini ve mevzuat gerekliliklerini dikkate alarak çatının tamamının değiştirilmesi için farklı firmalardan teklif aldığını, ihaleye verilen 3 tekliften en iyi teklifi veren firma ile çatının tamamının yenilenerek yeni bir çelik konstrüksiyonun yapılmasının kararlaştırıldığını ve eski çatı tamamen kaldırılarak yerine yeni bir çelik konstrüksiyon inşa edildiğini, çatının yalnızca çöken kısmının onarılması halinde çatının tamamen çökeceğinin verilen araştırma raporlarında aşikar olması ve çatının mevcut statik durumunun yapı ve iş güvenliğine aykırı olması nedeniyle müvekkili tarafından zorunlu olarak çatının tamamının onarımının gerçekleştirildiğini, çatının yağış sonrası almış olduğu hasar nedeniyle tamamıyla değiştirilmesi yönünde alınan tüm raporlar ve görüşlere rağmen, davalının çatının yalnızca çöken bölgesinin kısmi olarak yenilenmesinin, kendisi tarafından alınan ve birbiri ile çelişen iki görüşten yola çıkarak yeterli olduğunu belirtip çatının tamamının yenilenmesi yönündeki talebi reddettiğini, ekspertiz sürecinin bir yıl boyunca sonuçlanmaması ve bu esnada çatının değişmesi adına müvekkilinin Poliçe tahtında sağlanan güvenceden yararlandırılmaması karşısında müvekkilinin tüm bu masraflara bizzat kendisinin katlandığını, mevcut Poliçenin, mal hasarı ve mala gelen dolaylı hasarları kapsadığını, söz konusu sel hasarı nedeniyle poliçe kapsamında tazmin edilmeyen zararlarının faiziyle birlikte ödenmesi amacıyla 20 Haziran 2022 tarihinde --------- Arabuluculuk Bürosu'nun ---------- numaralı (arabuluculuk numarası) dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle, çatının yeniden inşası için müvekkili tarafından ödenen ve sigortacı davalı tarafından karşılanmayan tutardan, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 879.887,81 ABD Doları tutarındaki sigorta tazminatının muacceliyet tarihi olan 7 Ağustos 2020 tarihinden itibaren ödeme gününe kadar işleyecek devlet bankalarınca ABD Doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen tazminatın 21.06.2020 tarihinde gerçekleşen hasara ilişkin olup taraflarına hasar ihbarının 22.06.2020 tarihinde yapıldığını, davanın ise 06.09.2022 tarihinde açıldığını Yangın Sigortası Genel Şartları C.10 madddesine göre; (C.10- Zamanaşımı: Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar.) dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, -------- Mah.-------- Cad. No:-------- --------- adresinde yer alan işyerinin müvekkili şirket nezdinde ------- numaralı İşyeri Sigorta Poliçesi ile █████/2020 - █████/2021 tarihleri arasında sigortalandığını, Poliçenin mevcudiyetinin sigorta tazminatının her halde ve otomatik olarak ödeneceği manasına gelmediğini, hasar ihbarı üzerine yapılan detaylı ekspertiz incelemeleri ve tespitlere istinaden müvekkili şirket tarafından gereken ödemenin yapıldığını, başkaca sorumluluklarının bulunmadığını, işbu hasar ihbarı üzerine ----------- sayılı hasar dosyası açılarak derhal incelemelere başlandığını, bina hasarına ilişkin yapılan tespitlerin sıralamadaki gibi olduğunu, Meydana gelen şiddetli yağış karşısında çatı giderlerinin yetersiz kalması sonucu, su öncelikle çatı üzerinde göllenmiştir.Göllenen su birikintisi önce çatı örtüsüne ve sonrasında prefabrik aşıklara yük aktarmış ve aşıkların Ana kirişlere mesnetlendiği köşe noktalarında çökme yaşanmıştır.Su yükü sonucu çöken bölgeler dışında olan alanlarda da prefabrik ön gerilmeli aşıkların kısmi sehim yaptığı görülmüştür.Düşey taşıyıcı kolon sistemleri normal gözlemlenmiştir.Çatı örtüsünden akan sular raflarda ve depoda bulunan ürünlerin üzerine akmıştır.Sigortalı, suyun yoğun olarak gelmiş olduğu dağ tarafındaki yolun fabrika sınır duvarı boyunca toprak örtüsü yükseltilerek yapıldığını beyan etmiştir.Sınır duvarı arkasındaki toprağın yükselmesi sonucu sel suları kolayca fabrika duvarını aşarak su deposu binasına dolmuştur.Emtia hasarına ilişkin olarak;Paletlerin alt sıralarında kısmen ıslaklık olduğu görülmüştür. Sigortalı rüsubat ve mil temizliği yapmıştır. Pet grubu, Şişe grubu, Tetra grubunda ayrım çalışmaları yapılmıştır.Makine - Tesisat hasarına ilişkin olarak;Yoğun yağış sonucu üretim binası çatı derelikleri taşmış, yağış suları çatı örtüsü saçağından fabrika içerisine sızmıştır. Üretim hatlarına ait besleme panolarında ıslaklık oluşmuştur.Su deposu binası pompaları, üretim hatlarının olduğu dolum ve paketleme binası, çevre kamera sistemleri, depo raf sistemleri kontrol edilerek tespitleri sağlanmıştır.Yapılan bu ekspertiz çalışması sonucu, bina ve poliçede teminat altına alınan muhtelif hasar için sigortalıya 13.04.2021 tarihinde 471.030,21-USD, 28.09.2021 tarihinde ise 106.672,18-USD olmak üzere toplam 577.702,39-USD tazminat ödemesi yapıldığını, davacının iddia ettiğinin aksine, çatı hasarı için tümüyle yenileme masrafının poliçe teminatı kapsamında olmayıp, alınan teknik raporlar ve ekspertiz raporu gereği teminat kapsamına göre çatı onarımı için ödeme yapıldığını, --------- Üniversitesi İnşaat Fakültesi Yapı Anabilim Dalı öğretim görevlileri tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporunda çatıda dizayn hatası olduğu ve aşıkların hatalı imal edildiğinin tespit edildiğini,çatıdaki hasar artışının meydana gelen yağıştan kaynaklanmaması sebebiyle yalnızca yağışın sebep olduğu hasar kadar sigortalıya ödeme yapılarak sorumluluğun sona erdirildiğini, Sigortalının ilk teknik rapora itirazı üzerine, çatı hasarına ilişkin, --------- Üniversitesi’nde görevli --------- bir teknik rapor alındığını, rapora göre, 21 Haziran 2020 tarihinde yapı civarında meydana gelen aşırı dolu ve yağış sonrası çatının iki yakın köşesinde kısmi göçme meydana geldiğini, bu göçmenin çatıda biriken ve köşelerde yoğunlaşan yağmur suyuna bağlı olarak aşık kirişlerinin kapasitelerinin aşılması ile tetiklendiğinin anlaşıldığını, yağış miktarının etkisi ile ilgili olarak alınan Meteoroloji Bilirkişi Tespit Raporunun --------- tarafından düzenlendiğini, toplam yağış miktarı tam olarak bilinemediğinden hesaplamalarda bina sahasında yapılmış olan simülasyon değerleri kullanıldığını, bu simülasyonlara göre bina çatısına düşen toplam yağış miktarının 46 kg/m2 olarak alındığını, yapılan hesaplamalar sonucunda bazı aşık kirişlerinin öngörülen yağmur etkisi altında yeterli eğilme kapasitesine sahip olmadığının görüldüğünü, bu kirişlerin çatı kısa doğrultusunda parapet duvarına yakın olan kirişler olduğunu, çatıda biriken yağmur suyu varsayımlarına dayanan analizlere göre yetersiz olan aşık kirişlerinin tümünün göçmeyip hasar görmediğini, bilirkişi raporunda bunun nedeninin çatının o bölgesindeki yağmur suyu tahliye sisteminin daha etkin çalışmış olması olarak belirtildiğini, çatıda yer alan aşık kirişlerinin yağış, dolu vb. gibi afet halleri gözetilerek daha sağlam yapılması gerektiği halde aşıklardaki eksiklik nedeniyle çökme meydana geldiği açıkça tespit edilmiş olduğundan, çatıdaki tümüyle yenilemenin poliçe teminatı dışında kalacağının sabit hale geldiğini, Meteoroloji raporu ve --------- teknik bilirkişi raporu dikkate alındığında, yağış sonucu çatıda biriken su yükü sebebi ile hasara uğramış olabilecek aşıkların 66 adet olarak belirlendiğini, sigortalının 350 kg/m2 su yükü ile çatının %45’inin (170-180 adet aşık) hasarlandığını belirtmiş olup, çatı aşık sisteminin komple değişmesini talep ettiğini, bilirkişi tespit raporları dikkate alındığında; 46 kg/m2’lik yağış yükü ile çatı üzerinde 66 adet aşığın hasarlanmış olabileceği, 66 adet aşığın hasarlı bölgenin çatı alanının %17’sine denk geldiğinin belirlendiğini, bu nedenle, çatı alanın %17'sinin yağış nedeniyle hasarlandığı tespit edilmişken, müvekkili şirketten çatının tümüyle yenilenme masrafının istenmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu ve kısmi hasar müvekkili şirket tarafından poliçe teminatı gereği karşılanmış olduğundan işbu davanın reddi gerektiğini, kabul anlamında olmamakla, poliçede muafiyet bulunmadığını, dava öncesi yapılan ödemeden wordıng maddesi gereği 100.000,00-usd muafiyet tenzili yapıldığını, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, davaya konu hasarın iddia edildiği şekilde meydana geldiği ve teminat kapsamında olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca usulüne uygun yapılan başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, belirterek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, meydana gelen hasar için ödeme yapılarak müvekkili şirketin sorumluluğu sona ermiş olduğundan davanın reddine, çatıda meydana gelen hasar artışının çatıdaki eksiklikten/bozukluktan kaynaklanıyor olması nedeniyle davanın reddine, haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddine, müvekkili şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile taraflar arasında düzenlenen iş yeri sigorta poliçesi kapsamında davacıya ait iş yerinde meydana gelen çatı hasarının davalı tarafça tazmini talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin █████/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Davalı tarafça zaman aşımı itirazında bulunulmuş █████/2020 taraihinde meydana gelen olay nedeniyle █████/ 2022 tarihinde açılan davanın Yangın Sigortası Genel Şartları C.10 madddesine göre; (C.10- Zamanaşımı: Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar.) zaman aşımına uğradığı ileri sürülmüştür. Davacı vekili hasar ihbarının davalıya 22 Haziran 2020 tarihinde yapıldığını, davalı tarafından tazminat ödeme edimine dair araştırmalar her ne kadar ekspertiz incelemelerinin başlangıç tarihi olan 22 Haziran 2020 tarihinde başlamışsa da kesin ekspertiz raporunun 16 Haziran 2021 tarihinde tamamlandığını ve Poliçe tahtında 14 Nisan 2021 tarihinde 471.030,21 ABD Doları tutarında ilk ödeme ve 25 Ağustos 2021 tarihinde ise 106.672,18 ABD Doları tutarında alınmış olan ikinci ödemeye istinaden davalı lehine bu ödemelerle sınırlı kısmi ibraname düzenlendiğini, davalının tazminat ödeme edimine ilişkin araştırmaları 45 günlük süre içerisinde tamamlanmadığı ve bu araştırma sürecinin neredeyse bir yıllık bir süreci kapsadığını, TTK madde 1427/2 hükmü uyarınca, tazminat alacağının hasar bildiriminden itibaren 45 gün sonra muaccel olacağı kabul edileceğinden müvekkilinin tazminatına ilişkin muacceliyet tarihinin 7 Ağustos 2020 olarak kabul edilmesi ile zamanaşımı süresinin tazminat talebinin muaccel olduğu 7 Ağustos 2020 tarihinden itibaren işlemeye başlayacğını, ayrıca davalının kısmi ödeme yapmış olması Türk Borçlar Kanunu 154/1 uyarınca kısmi ifa niteliğinde olduğundan zamanaşımını keseceğinden kısmi ödeme tarihi itibariyle 2 yılık zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağını, TBK madde 154/1 uyarınca zamanaşımı süresinin önce 14 Nisan 2021 tarihinde kesilmiş ve bu tarihten işlemeye başlamış, daha sonrasında 25 Ağustos 2021 tarihinde yapılan ödemeyle tekrar zamanaşımı süresi ve bu tarih itibariyle bir kere daha yeniden işlemeye başlamış olduğundan 2 yıllık zamanaşımı süresinin davalı tarafından 25 Ağustos 2021 tarihli son ödemeyle yeniden işlemeye başladığından, 2 yıllık zamanaşımı süresinin sonu 25 Ağustos 2023 tarihi olacağını, bunun yanı sıra müvekkilinin Poliçe'den kaynaklı tazminat istemini TTK madde 1420 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarih olan 7 Ağustos 2020 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde ve 7 Ağustos 2022 tarihine kadar davalı --------- yöneltmesinin yeterli olduğunu, müvekkili tarafından 20 Haziran 2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu,, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.15 maddesi uyarınca Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durup ve hak düşürücü süre işlemeyeceğinden, arabuluculuk başvuru tarihi olan 20 Haziran 2022'den arabuluculuk anlaşamama tutanağının imzalandığı son toplantı tarihi olan 22 Temmuz 2022 tarihine kadar geçen 48 günlük süre içinde zamanaşımı duracağından ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin son gününün 8 Eylül 2022 tarihi olacağını, Zorunlu arabuluculuktaki süre dikkate alındığında 6 Eylül 2022 tarihinde açılan işbu davanın zaman aşımı süresi içinde ikame edildiğini, davalının afaki zamanaşımı itirazlarının reddi gerektiğini ileri sürmüştür.6102 sayılı TTK nun 1420. maddesinde zamanaşımı düzenlenmiştir.“ MADDE 1420- (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.” İfadelerine yer verilmiştir.Bu alacağın muacceliyet ve tarihi ise , “ MADDE 1427- (1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir. (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.(3) Araştırmalar, 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder.(4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.(5) Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.” şeklinde düzenlenmiştir.TTK'nın 1427/1. madde hükmü yollaması ile 1446. maddesi hükmü uyarınca yapılacak ihbar borcun doğduğu tarihten itibaren olacaktır.1446 . maddede , sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği, 1427/2. fıkrada ise sigorta tazminatı ve bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmalar bitince ve herhalde 1446 ‘ncı maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiştir. Bu durumda, davacı sigortalının, davalı sigorta şirketine █████/2020 tarihinde meydana gelen rizikoyu, 22.06.2020 tarihinde bildirdiği, yasa gereğince 45 gün sonra, yani █████/2020 tarihinde muaccel olan tazminat talebinin iki yıl sonrasının █████/2022 tarihi olduğu, bu arada davacının 2 yıllık zaman aşımı süresi içinde █████/2022 tarihinde arabulucuya başvurduğu ve anlaşmama son tutanağının █████/2022 tarihinde düzenlenmiş olduğu, bu arada zaman aşımı süresinin 33 gün boyunca durduğu, bu süre ilave edildiğinde davanın █████/2022 tarihinde zaman aşımı süresi içinde açılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, TBK'nın 154/1.maddesinde borçlunun kısmen ifada bulunması zamanaşımını kesen durumlar arasında belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketinin son ödeme tarihi █████/2021 ‘dir. Bu tarihte kesilen zamanaşımı TBK'nın 156/1.maddesi gereğince yeni bir süre olarak işlemeye başlar. Yeniden işlemeye başlayacak süre itibariyle zamanaşımının dolduğu tarih █████/2023 olacaktır. Bu durumda, dava tarihinin 06.09.2022 tarihi olduğu dikkate alındığında, zamanaşımı süresi içerisinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır . Açıklanan nedenlerle davalının zaman aşımı itirazı yerinde görülmeyerek reddedilip yargılamaya devam olunmuştur.█████/2020-█████/2021 dönemini kapsayan ---------- nolu sigorta poliçesi ve █████/2020 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle düzenlenen hasar dosyası davalı sigorta şirketinden istenerek temin edilmiş, davacı vekili davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu poliçenin müvekkiliyle imzalanan poliçe olmayıp, poliçenin teminat limitlerinin farklı olduğunu beyan etmiş, davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak dava konusu olay nedeniyle açılan ---------- sayılı hasar dosyası kapsamındaki işyeri sigorta poliçesi ile bu sigorta poliçesinin bağlı bulunduğu --------- poliçesi dosyaya getirtilmiştir.Sigortalı mahal olan -------- Mahallesi -------- Cadde No:--------- ----------adresinde yer alan yapıya ilişkin Yapı Denetim Dosyası ----------- temin edilmiştir.Davacı tanığı ---------, , davacı şirketin ---------- fabrikasında fabrika müdürü olarak görev yaptığını belirterek alınan beyanında" sel olayının meydana geldiği, hasarın oluştuğu fabrikanın müdürü benim, olay █████/2020 tarihinde meydana gelmiştir, pazar günü olduğu için fabrikada değildim ancak haber verildi, fabrikaya gittim, ben gittiğimde çatıda çökme olmuştu, fabrikada yüzeyde yaklaşık 30-40 cm su olduğunu tespit ettik, fabrikaya giden yolların çoğu kapalıydı, ciddi bir sel felaketi yaşanmıştı, yapmış olduğumuz gözlemler ve video kayıtlarını incelediğinizde önce dolu yağdığını, arkasından çok şiddetli ve uzun süren yağmur nedeniyle çatının çöktüğünü tespit ettik, pazartesi günü sigorta firmasına bildirimde bulunduk, sigorta firması birkaç gün içerisinde keşif için exper ve firma gönderdi, bu firmaların ve experin yapmış olduğu incelemeler sonucunda sürecimiz başlamış oldu, çökmenin bulunduğu yer kullanılamaz durumdaydı, experin teşhisleri uzun sürdüğü için bu süreç uzun sürdü, sigorta firması ---------- bir bilirkişi getirdi, onun raporunun gelmesi, incelenmesi biraz zaman aldı, rapor teknik olarak doğru olmadığını fark ettik, sigorta firmasından başka bir bilirkişi talebinde bulunduk, bu kez ----------- bir profesör ekibi geldi, bu ekibin yaptığı inceleme ve testler sonrasında yağmur sonrasında birikme neticesinde oluşan su nedeniyle çökmenin olduğu raporlandı, fakat sigorta firması ödemelere yanaşmadığı için ve biz de depoyu kullanmak zorunda olduğumuz için-------- hazırlattığımız proje ile çatıyı komple yenilemiş olduk, sigorta firması çatının yalnızca göçen kısmının yaptırılması yönünde bir karar almıştı ancak bu teknik olarak uygun değil, çünkü geri kalan kiriş ve aşıkların da eğim yaptığı raporlarda belliydi, bununla birlikte mevcut yapı ile yeni yapılacak çatının teknik olarak aynı şekilde birleştirilmesi uygun olmadığından biz sigorta firmasının ödeme yapmasını beklemeden işlemleri başlattık, çatının çökmeyen kısmında çalışma yapıldığından bu kısmı emniyetsiz bırakmamız mümkün değildi, bu yüzden de yeniledik,dedi.Davacı vekilinin istemi üzerine soruldu
: Ben söz konusu fabrikada 6 yıldır müdürlük yapıyorum, benim çalıştığım dönemde çatıda herhangi bir tadilat gerektiren durum olmamıştır, çatının temizliği düzenli olarak yapılmaktaydı, ben aynı zamanda makine mühendisiyim, sigorta şirketinin öngördüğü gibi yalnızca çöken aşıkların tadilatı yapılması halinde çatının teknik olarak sağlam olması mümkün değildir, çünkü mevcut aşıklarda yani çökmeyen aşıklarda da zayıflama tespit edilmişti, bu zayıflamanın selin etkisinde olduğunu düşünüyorum."Davacı tanığı ----------. davacı firmada mühendis olarak çalıştığını belirterek alınan beyanında "ben davacı firmada 27 yıldır mühendislik müdürü olarak görev yapıyorum, sel felaketinin meydana geldiği tarihte --------- fabrikada görevli değildim ancak söz konusu binanın 1994 yılındaki yapımı aşamasında görev almıştım, yaklaşık 1 yıl içerisinde binanın yapımı tamamlandı, o zamanın en yeni sistemleri kullanılmıştı, sonrasında binayı teslim ettik, seneler içerisinde pek çok sel baskını yaşanmasına rağmen fabrikamızda küçük hasarlar dışında bir hasar oluşmadı, çatı ile ilgili son felakete kadar herhangi bir hasar oluşmamıştı, sel felaketi sonrasında ben fabrika binasına gittim, öncelikle güvenlik kamera kayıtlarını izledik, yerinde tespitler yaptık, niye böyle olduğunun farkına vardık, hasarın nedeninin daha önce defalarca sel geçirmiş, üzerinde su barındırmış bu çatının bu sefer yağmurdan önce dolu yağması sebebiyle bütün giderlerinin tıkanması ve bu tıkanma sonucunda yağmurun çatıda birikmesi ve bu birikimin oluşturduğu ağırlık sebebiyle çatı kirişlerine zarar vermesi ve sonunda da belli yerlerinden çökmesidir, binanın çatısında veya kendisinde herhangi bir tasarım hatası yoktur, binanın tüm yapı ruhsatları mevcuttur, ayrıca olay sonrasında yeni çatı konulmasına karar verdiğimizde bu çatının statik hesaplarının ve doğruluğunun üniversite tarafından onayını istedik ve aldık, dolayısıyla herhangi bir tasarım ve statik sorunu yoktur, binanı çatısı olay nedeniyle çok yorulmuştur, buna dair her türlü belgeyi sağladık, kendimiz için bilirkişi getirdik, bilirkişiye çatıyı kontrol ettirdik, kontrol sonucunda çatı aşıklarının yorulduğu, kullanılamaz olduğu ifade edildi, yönetim ile konuşup çatıyı tümden değiştirme kararı aldı, durumu sigortaya ilettik, aynı zamanda çatı yapımı için teklif veren şirketlerin ihale dosyalarını sigorta şirketlerine iletip fiyat istedik ancak hiçbir şekilde dönüş yapılmadı, sigorta şirketi yalnızca hasarlanan bölgenin tamiri ve bedelinin ödemesini istediler, iki kez bilirkişi incelemesi yaptırıldı, dedi.Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Söylediğim gibi bina 1994 yılında yapılmıştır, o zamanın teknikleri kullanılmıştır, o zamanın tekniği ile günümüz koşulları uymamaktadır, eski teknikler kullanılarak sorunlar çözülemez, uydu fotoğraflarına bakılmak suretiyle sel felaketi öncesinde çatının yıpranmış olduğu, hasarlı olduğunun tespiti yapılamaz." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan hasar dosyası ve değişik iş dosyası kapsamında alınan raporlar bir arada değerlendirilip █████/2020 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe hükümleri ve genel şartlar uyarınca davacı tarafa yapılan ödeme tutarı da dikkate alınarak davacının fabrikasında çatıda meydana gelen hasar nedeniyle çatının tamamının yenilenmesi sonucu oluşan bedelin davalı tarafından düzenlenen poliçe teminatı içinde kalıp kalmadığının poliçedeki istisna hükümleri incelenerek çatıda tasarım hatası olup olmadığı var ise tek başına bu durumun varlığının hasarın poliçe teminatı dışında kalmasına neden olup olmadığı, hasara sebep olanın tasarım hatası mı yoksa yaşanan yağış ve dolu olayı mı olduğunun yahut her ikisinin de sebebiyet verip vermediğinin tespiti ile davalının poliçe kapsamındaki sorumluluğunun belirlenmesi yönünden keşif yapılmak suretiyle oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, kök rapor ve itirazlar üzerine bir ek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti kök raporunda, bilirkişilerin "..... itfaiye raporu, dosyaya sunulan teknik raporlar değerlendirilmiş, --------- Üniversitesi Yapı Anabilim -------- ve Dr. Öğretim görevlisi -------- tarafınca tanzim edilen 29.07.2020 tarihli Teknik Rapor'da -------, --------- İlçesi, -------- Mahallesi,-------- Cadde, -------- sayılı adresinde bulunan Binanın Çatısındaki Yağmurdan Oluşan Hasar Hakkındaki” teknik rapor sonuç kısmında “Yerinde mevcut olan aşık profillerinde sehimden dolayı eğilme ve kesme kırıkları mevcut olduğu. Aşık profillerin dizayn probleminden dolayı kesitler, sehim ve zamana bağlı dayanımların kaybedildiği, Aşık profillerinin kirişlere ve çatıya bağlantı detayları ile ilgili problemlerin mevcut olduğu, bu durumun bina açışında risk teşkil ettiği, Projede, yapılan imalatların daha sonra değiştirilerek çatı düzleminde suyun birikmesine yol açılması. Aşık profillerde kullanılan bazı donatılarda uzama değerlerinin istenen değerleri sağlamadığı ve donatıların çok gevrek bir yapıya sahip olduğu. Bina projesi ile imalatlar arasında farklılıklar olduğu, buna örnek olarak aşık kalınlıklarının projesinde 5 cm olup gerçekte 4.2 cm olarak imal edildiği ve çatı düzleminde yağmur kanallarının üzerinin kapanması gibi gözlem ve kanaatlerimiz oluşmuştur.” Şeklinde görüş bildirilip, hasarlara ilişkin renkli fotoğraflara da rapor içinde yer verildiği,--------- İnşaat Mühendisliği Bölümünden ----------- tarafınca tanzim edilen Ekim 2020 tarihli “-------- --------- Fabrikası Depo Binası Çatısında Meydana Gelen Hasarı Nedenlerine İlişkin” Teknik Raporun sonuç bölümünde “Çatının kısmi göçme meydana gelen iki köşe bölgesindeki hasarın yağmur suyu tahliye sisteminin çalışmaması nedeniyle su birikmesi sonucu oluştuğu kanaatine varılmıştır. Simülasyonlara dayalı olarak yapılan hesaplara göre mahyaya yakın bölgedeki kirişlerin (aşıkların) hasar görmedikleri hem gözlemler hem de hesaplarla teyit edilmiştir. Hesaplara göre çatı mahya bölgesinden belli bir mesafe uzakta bulunan tüm kirişlerin (aşıkların) hasar görmesi beklenirken tahliye sisteminin çalıştığı bölgelerdeki kirişlerin(aşıkların) hasar görmediği/göçmediği düşünülmektedir. Ancak, göçmemesine rağmen aşırı sehim yapmış ve göçme bölgesine yakın çatı kirişlerinin de kapasitelerine yakın zorlanmış olabileceği kanaatindeyim.” Şeklinde görüş belirtildiği,Tespit İsteyen ---------Ş. vekilinin talebi üzerine ---------- D.İş. sayılı dosyası ile 23.09.2020 günü yapılan tespit sonucu teknik bilirkişi İnş. Yük.Müh. ---------- ve Elektrik Elektronik Müh. ---------- tarafından düzenlenen 26.06.2020 kayıt tarihli bilirkişi raporunda “---------, -------- İlçesi, ---------- Mahallesi, ---------, Cadde, -------- nolu yerde, fabrikada üretilen meşrubat kasalarının sevk edilmeden önce depolandığı, tek bölüm halinde bulunan depoda malzemelerin istiflenmek için kenarlarda raflar teşkil edildiği, deponun çöken çatısının bulunduğu kısımda raflarda ve zeminde depolanan içeceklerin büyük kısmı keşif gününde kaldırılmaya başlandığı tespit edilmiştir. Çatının İnşaat işleri yönünden incelemesinde; Bir kısım çatı yükü hesaplaması yapılarak sonuç olarak mevcut prefabrik çatının ağır ölü yüklerinin kaldırılarak çökmemiş çatı bölgesi dahil) hafif çelik çatı ile diğer bir deyişle mevcut çatının tamirinin uygun olmadığı, tamamen kaldırılıp, yeni çatı yapılmasının uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Hasarların fotoğrafları rapora eklenmiş, ancak değerleri belirtilmemiştir.Elektrik Tesisatında Yapılan Tespitlerde; Çatının kuzeybatı kısmının hasar gördüğü, kuzeybatı köşe bölümün ise içeriye doğru çöktüğü görülmüştür. Ağır hasarlı kuzeydoğu kısmından istif raflarının bulunduğu bölümde aydınlatma armatürünün bulunmadığı, aydınlatmanın dışa bakan pencereler ve içeride kolon kirişlere monte edilmiş, yönü raflara doğru olan projektörler vasıtasıyla sağlandığı görülmüştür....çatının çökmesi üzerinde biriken yağmur suyunun depo içerisine boşalması sonucu bu bölgede tesis edilmiş iç ve dış kamera, otomatik kapı kumanda ve çevre emniyet sistemleri, yangın algılama ihbar/söndürme sistemlerinin hasar gördüğü tespit edilmiştir.Elektrik elektronik sistemlerde meydana gelen hasarın pazarlıksız güncel, orta kalite, ---------, ortalama piyasa fiyatlarıyla malzeme ve işçilik dahil, KDV hariç yaklaşık onarım bedeli:- Kamera sistemleri... ......................... : 10.000.00 TL- Ötomatik kapı ve çevre emniyet sistemleri... ..... 6.000,00 TL- Yangın algılama ve ihbar sistemleri ... ......... : 4.500,00 TLTOPLAM
:20.500,00 TL "şeklinde görüş belirtildiği,----------Müdürlüğü'nün 23.06.2020/--------- sayılı yazısına göre “21.06.2020 Pazar günü --------- akşam saatlerinde saat 17:00 de lokal civarında meydana gelen yerel gök gürültülü sağanak yağış ve dolu yağışı -------- 5 ilçesinde ve bu ilçelerde bağlı köylerde etkili olduğu22.06.2020 tarihinde 6
:00 GMT”'de Ölçülen Toplam Yağış Miktarları:-------- 217.2 kg/m2 --------
:20.3kg/m2--------- Radar Sahası 118.7 kg/m2 -------- : 14.4kg/m2---------- Havalimanı
: 20.4 kg/m2 ----------- : 13.8kg/m2 şeklinde bildirildiği,Eksperler tarafından düzenlenen raporlarda;1-----------Ş. tarafından düzenlenen 07.09.2020/-------- sayılı “ İşyeri Sigorta Poliçesi Hasar Ekspertiz Raporuna” göre, -------, --------, --------- adı altında faaliyet gösteren fabrikadaki hasar gören kapalı depo kısmı 10.000 m2 olup, prefabrik kolonlar üzerine teşkil edilmiş trapez prefabrik kirişler üzerindeki prefabrik aşıklar üzerinde mebran çatı örtüsü bulunduğu, meydana gelen şiddetli yağış karşısında çatı giderlerinin yetersiz kalması sonucu, çatı üzerinde göllenen suyun önce çatı örtüsüne, sonra prefabrik çatı aşıklarına yük aktarılması sonucu aşıkların mesnetlendiği köşe noktalarında çökme olduğu, su yükü sonucu çöken bölgeler dışında prefabrik aşıklarda sehim oluştuğu, çatı örtüsünden akan suların raflarda ve depoda bulunan ürünler üzerine aktığı, çöken bölgelerdeki prefabrik aşıklarda kırılma neticesinde hasar oluştuğu, sel suları ile tesis içine ilerleyen rusubat tüm alt yapıya zarar verdiği, çevre duvar fens tellerini yan yatırdığını, oluşan sel ve çatıdan akan suları depo içindeki emtia ve elektrik donanıma zarar verdiği açıklanarak, rapora siyah beyaz fotoğraflarda eklenip, hasar miktarı ise aşağıdaki tabloda gösterildiği üzere hasar giderim bedeline sovtaj bedel farkı düşülerek aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde hesap ve takdir edilmiştir.Tazminat Miktarı Talep Edilen Bedel Tutarı (USD) Tespit Edilen Bedel Tutarı (USDİnşaat İşleri 1.672.658.33 192.659.23Elektrik İşleri 80.678.79 80.678.79Mekanik İşler | 49.151.67 49.151.67Demirbaş | 9.268.67 9.268.67Temizlik + İşçilik | 21.349.55 21.349.55Ara Toplam | 1.833.104.56 USD 353.105.47Sovtaj (Tam hasarlı sevo motorlar, raf 1.500.00sistemlerine ait profiller, üzerine maktuen)Muafiyet 100.000.00Tazminat miktarı 251.605.47 USD2- --------Ş. tarafından ikinci kez düzenlenen 20.10.2020/--------- sayılı sayılı “ İşyeri Sigorta Poliçesi Hasar Ekspertiz Raporuna”göre, --------, --------, --------- İçecek Fabrikası adı altında faaliyet gösteren fabrikadaki hasar gören kapalı depo kısmı 10.000 m2 olup, prefabrik kolonlar üzerine teşkil edilmiş trapez prefabrik kirişler üzerindeki prefabrik aşıklar üzerinde mebran çatı örtüsü bulunduğu, meydana gelen şiddetli yağış karşısında çatı giderlerinin yetersiz kalması sonucu, çatı üzerinde göllenen suyun önce çatı örtüsüne, sonra prefabrik çatı aşıklarına yük aktarılması sonucu aşıkların mesnetlendiği köşe noktalarında çökme olduğunu. Su yükü sonucu çöken bölgeler dışında prefabrik aşıklarda sehim oluştuğu, çatı örtüsünden akan suların raflarda ve depoda bulunan ürünler üzerine aktığı, çöken bölgelerdeki prefabrik aşıklarda kırılma neticesinde hasar oluştuğu, sel suları ile tesis içine ilerleyen rusubat tüm alt yapıya zarar verdiği, çevre duvar fens tellerini yan yatırdığını, oluşan sel ve çatıdan akan suları depo içindeki emtia ve elektrik donanıma zarar verdiği açıklanarak, rapora siyah beyaz fotoğraflarda eklenmiş, hasar miktarı birinci raporla benzer şekilde açıklama yapılarak ise aşağıdaki tabloda gösterildiği üzere hasar giderim bedeline sovtaj bedel farkı düşülerek aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde hesap ve takdir edilmiştir.Tazminat Miktarı Talep Edilen Bedel(USD) Tespit Edilen Bedel(USD)İnşaat işleri 1.672.658.33 198.656.07Elektrik İşleri 98.921.67Mekanik İşler 98.921.67 135.123.95Demirbaş 9.268.67 9.268.67Temizlik+işçilik 21.349.55 21.349.55Ara Toplam 1.851.349.56 USD 377.347.31Sovtaj (Tam hasarlı sevo motorlar, rafsistemlerine ait profiller, üzerine maktuen 1.500,00Muafiyet 100.000.00Tazminat Miktarı 275.847.31 USD3-Bu defa ---------Ş. tarafından üçüncü kez düzenlenen 21.06.2021/--------- sayılı sayılı “İşyeri Sigorta Poliçesi Hasar Ekspertiz Raporun” da değişik iş dosyasına verilen rapor --------- Üniversitesince düzenlenen teknik raporlar göz önüne alınarak düzenlenmiş olup, hasar giderim bedeline sovtaj bedel farkı düşülerek aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde hesap ve takdir edilmiştir.Tazminat Miktarı Talep Edilen Bedel |(USD) Tespit Edilen Tutarıİnşaat İşleri 1.146.636.64 401.118.61Elektrik İşleri 100.648.97 | 100.648.97Mekanik İşler 135.123.95 | 135.123.95Demirbaş 9.268.67 9.268.67Temizlik+işçilik 21.349,55 21.349.55Artan İş Masrafı 13.145.42 13.145.42Ara toplam 1.413.063.78 680.702.39Savtaj (Tam hasarlı sevo motorlar, raf sistemler, 3 .000.00seksiyonel kapt ve besleme kablolarının hurdasıüzerinden maktuen)Muafiyet 100.000,00Tazminat Miktarı | 577,702.39 USDDava konusu taşınmaz; -------, --------- İlçesi --------- Mahallesi, ------- Sokak üzerinde takribi 200000 m2 arazi üzerinde tesis edilmiş 70000 m2 kapalı alanı bulunan, imalat, depolama, şişeleme ve sevkiyat yapılan --------- İçecek Fabrikasıdır. Sigortalı yapı, ana parsel üzerinde birden fazla depo ve fabrika nitelikli yapılar içerisinde yer alıp, davaya konu edilen mamul depolama bölümü, fabrika içerisinde 78mx120m ölçülerinde 9.360 m2'dir. Depo binası arka cephesinde yer alan sundurma ile birlikte 10.000 m2 kapalı alanda olup, zemini tozumaz şap, kısa yönde 4 adet uzun yönde 11 adet olmak üzere 44 adet █████ ebatlı kolon üzerine inşa edilmiş, çatı mahya yüksekliği tabandan 12 m, aşıkların oturmuş olduğu kirişler ise 10 m yüksekliğinde olan depolama bölümüdür. Keşif günü, fabrika görevlilerinin yer göstermeleri sonucu mahallinde yapılan incelemede 21.06.2020 tarihinde dolu ve yağmur yağışları sonrası oluşan hasarın giderilmiş, işyerinin onarılmış ve kullanılmakta olduğu görülmüştür. Keşif sırasında, yağışlar sonrası oluşan hasarın deponun tamamında olmayıp takribi 3500 m2'lik kısmında çökme şeklinde meydanageldiği beyan edilmiştir. Yağış nedeniyle çatı göçmesine yol açan aşıklar, fabrika sahası içindeki açık atanda 6 adedi depo edilmiş vaziyette tutulmuş, heyetçe, keşif günü söz konusu beton aşıklar üzerinde yapılan incelemede 12 m'lik beton aşıklar, her iki yarda 15 cm'lik başlıklar bulunup, alt kısmı 30 cm genişliğinde, çatı örtüsü tesis edilen üst kısmı 90 cm genişliğinde, 30 cm derinliğinde, 5 cm kalınlığında trapez geometrik V şekilli (açık su kanaleti şeklinde) demirli beton/ betonarme olarak teşkil edilmiştir.Hasar öncesi, gerek dosyaya sunulan teknik raporlar, hasar fotoğrafları gerekse depo dışında sundurma olarak kullarıları bölüm çatısının incelenmesinden hareketle, aşıkların mevcut çatı. kiriş üzerinde yarı yarıya 30 cm'lik taban genişliğinde oturtulduğu anlaşılmıştır. Yağış öncesi, davaya konu edilen depo çatısı, depo içinde yer alan 4 adet enine 11 adet boyuna █████ ebatlı toplam 44 adet betonarme kolonlar üzerinde yer alan prefabrik kirişler üzerinde sıralı olarak konulan dar kısmının tabana, geniş kısmının yukarı bakan prekast aşıklar üzeri mebran ile örtülü bulunduğu, yağış sonrası çatının kısmi çöken çatısı ile birlikte depo çatısının tamamen değiştirilerek çelik çatı yapıldığı, yenilenen çelik çalı üzerinin ön gerilmeli yekpare pvc esaslı mebran çatı örtüsü ile kaplandığı beyan edilmiştir.TEKNİK HEYET DEĞERLENDİRMESİ: Davacı şirket vekili, müvekkili fabrika binasının bulunduğu bölgede aşırı yağan yağmur ve dolu neticesinde, yağmur iniş borularının yağmur sularını tahliye edemediğini, biriken yağmur suları ağırlığı sonucu çatı aşıklarının kiriş uçlarından kırılması neticesinde çatının bir kısımında göçme neticesinde hasar meydana geldiğini, ayrıca çevreden gelen suların da fabrika binası içindeki emtia ile araç gereçlere zarar verdiğini öne sürerek, oluşan hasar miktarının davalı sigorta şirketince eksik ödendiğini öne sürerek, ödenmeyen kısmında ödenmesini talep etmiştir.Davalı------- Şirketi, olay sonrası Sigortacılık Hukukuna uygun olarak aynı bağımsız Sigorta Eksperinden üç ayrı rapor alınmıştır. Birinci ve ikinci rapora burada yer verilmemiş, ekspertiz üçüncü raporu aşağıda açıklanmıştır. --------Ş. tarafından üçüncü kez düzenlenen 21.06.2021/--------- sayılı sayılı “ İşyeri Sigorta Poliçesi Hasar Ekspertiz Raporun” da, değişik iş dosyasına verilen rapor ---------- Üniversitesince düzenlenen teknik raporlar göz önüne alınarak düzenlenmiş olup, hasar giderim bedeline, sovtaj ve muafiyet bedel farkı hasar bedeli, inşaat işleri; 401.118.61 USD, elektrik işleri; 100.648.97 USD, mekanik işler; 135.123.95 USD, demirbaşlar; 9.268.67 USD, temizlik + işçilik; 21.349.55 USD, artan iş masrafı; 13.145.42 USD olmak üzere toplam 680.702.39 USD bulunmuş, bulunan 680.702.39 USD bedel takdirinden 3.000.00 USD sovtaj, 100.000.00 USD muafiyet farkı indirimi ile birlikte tazminat miktarı 577.702.39 USD olarak hesaplanmıştır.Dosya kapsamına göre, sigortalı -------- şirketi işyerinde oluşan zararlardan olan çatı haricindeki hasar ve ziyanlar tarafların kabulündedir. Davaya konu edilen ise çatı hasarına ilişkin olup, değerlendirmede bu husus göz önüne almarak yapılmıştır.Dosyaya flaş bellek içinde sunulan fotoğraf ve drone video kayıtlarının incelemesinde: Yağmur sonrası çatıda biriken sulardan çatının tamamı hasar görmemiş, küçük bir kısmı hasar görerek kullanılamaz hale gelmiştir. Bir başka anlatımla, çatının tamamında aşırı yağmur nedeniyle hasar ya da ağır hasar oluşmamış, yağmur suyunun çatı uçlarında 120 cm yüksekliğinde bulunan parapet kenarında birikmesi, parapet gerisinde kalan ve çatı yüzeyinden gelen yağmur sularının tahliyesini sağlayan gizli dere ile zemin arasında tahliye sağlayan iniş borularının herhangi bir sebeple yetersiz kalması sonucu çatının bir kısmında göçme şeklinde hasar meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre; Davacı şirket fabrika/deposunun bulunduğu bölgede 21.06.2020 tarihinde aşırı yağmur ver dolu yağışı meydana gelmiştir. Oluşan yağış olayı nedeniyle davacı şirket depo çatı ve depo içi ile çevresinde hasar ve zarar oluşturmuştur. Huzurdaki davada, davaya konu edilen hasar ve zararlar, depo içi ile çevresindeki oluşan zarar ve ziyanlara ait bulunmayıp, çatıda göçme şeklinde oluşan hasar ve ziyanlara ilişkindir.Dosya içinde yer alan ekspertiz raporu, değişik iş dosyası ve diğer teknik raporlarda çatıda çöken kısma ilişkin olarak bir alan belirlenmiş olduğu görülememiştir. Dosyaya ibraz edilen yangın raporunda yaklaşık 300 m2'lik iki parçadan oluşan çatının çöktüğü belirtilmiştir. Diğer yandan değişik iş tespit talep dilekçesinde çöken çatı 650 m2 olarak açıklanmış, heyetimizce mahallinde yapılan inceleme sırasında davacı şirket görevlileri tarafından çöken çatı alanı 3500 m2 olarak beyan edilmiştir.Yağış sonrası çöken çatı alanı eksperlikçe de belirlenmemiş, taraflar arasında eksik çatı bedeli ödenmiş olduğu hususunda bir uyuşmazlık da mevcut değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirket tarafınca yağış sonrası çatı çökmesine ilişkin olarak, mahkeme eli ile değişik iş dosyasında tespit yaptırılmış, --------- Üniversitesi İnşaat Anabilim Dalı öğretim görevlisinden çatıdaki çökme nedeniyle teknik rapor, daha sonra ---------- öğretim görevlisinden çatı çökmesi konusunda teknik rapor alınmıştır.Yağış nedeniyle çatı göçmesine yol açan aşıklar, fabrika sahası içindeki açık alanda 6 adedi depo edilmiş vaziyette tutulmuş, teknik heyetçe, keşif günü söz konusu beton aşıklar üzerinde yapılan inceleme de; 12m'lik beton aşıklar, her iki yanda 15cm'lik başlıklar bulunup, mevcut çatı kiriş üzerine, aşık uçlarından oturtulan aşıkların alt kısmı 30 cm genişliğinde, çatı örtüsü tesis edilen üst kısmı 90 cm genişliğinde, 30 cm derinliğinde, 5 cm kalınlığında trapez geometrik V şekilli (açık su kanaleti şeklinde) demirli beton/ betonarme olarak teşkil edilmiştir.Hasar öncesi aşıklar. gerek dosyaya sunulan teknik raporlar, hasar fotoğrafları ile depo dışında sundurma olarak kullanılan bölüm çatısının incelenmesinde aşıkların uçlarından çatı kirişlerine 30 cm'lik taban genişliğinde oturtulduğu anlaşılmıştır. Çatı sisteminin güvenle taşıyabileceği yük projesinde öngörülen ilgili yönetmeliklerde tanımlanmış tasarım yüküdür. Bu yükün artması halinde, sistemin güvenliği boyutlandırılmasında öngörülen güvenliğin altına inebilmektedir. Söz konusu çatıda parapet yüksekliği dikkate alındığında su toplanabilme olasılığı vardır. Bu durumun ilave yükler kapsamındaki yağmur suyu hesabında gözönüne alınması ve /veya kontrol edilebilir yeterli drenaj sisteminin teşkil edilmesi gerekir. Ancak, yağmur suyunun yağış sırasında da drene edilememiş olduğu, dosya kapsamında yer alan önceki raporlardan ve yerinde yaptığımız kontrollerde de ilgililer tarafından belirtilen 'drenaj borularında sonradan yapılan iyileştirmelerden de anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, artan yağışlarla birlikte çatında, 120 cm yükseklikli parapet duvarın varlığı ve su giderlerinin yetersiz kalması (yetersiz boyutlandırma ve/veya temizlenmediğinden verimli çalışamaması) nedeniyle çatı üzerinde su birikmesi kaçınılmaz olmuştur. Sonuç olarak, çatı konstrüksiyonunda oluşan kısmi çökmelerin, yağmur sularının birikmesiyle artan yük altında, çatı sistemi kirişlerinin (aşıkların) dayanımlarına ulaşılmasıyla (büyük sehim, eğilme ve kesme çatlaklarının gözlenmesi) taşıma güçlerini yitirmeleri ile birlikte bağlantı noktalarından ayrılan elemanların, tasarımında gözönüne alınan iç kuvvet (kesit tesirleri) dağılımlarını da değiştirmesi sonucu meydana geldiği kanaatine varılmıştır.Davacı şirket Tem mühendislik firmasına çelik çatı projesi hazırlatarak, hazırlanan çelik çatı projesine uygun şekilde çelik çatı ile çatı örtüsünü yeniletmiştir. Davalı sigorta şirketi, depo binasını inşa eden veya mütemmim cüz niteliğindeki çatı yapımını üstlenen yüklenici/taşeron firma olmayıp davaya konu edilen yapıyı sigortalayan şirket konumunda bulunmaktadır. Davacı sigortalı şirket tarafından, yağış sonrası çatı çökmesi sonucu, çatının çöken kısımlarını sigorta klozları doğrultusunda onarım yaptırıp bedelini talep etmesi gerekmekte iken çatının tamamını, çöken çatı elemanlarından daha üst seviyedeki malzeme kullanarak çatıyı kendi menfaatine yenilemiş bulunmaktadır. Davacı sigortalı şirket tarafından yapılan bu yenilik için harcanan bedel, kendisi açısından sebepsiz zenginleşme yaratacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.SİGORTA POLİÇESİ KAPSAMINDA YAPILAN İNCELEME:Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesi, davaya konu rizikonun taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında olduğu hususu sabittir. Zira poliçenin bir çok hükmü ve özellikle 26. sayfasında yer alan “Mevcut Mülkler veya Sigortalıya Ait ya da Sigortalının Bakımı, Emaneti veya Kontrolü Altındaki Mülkler” başlıklı hükmü altında yer alan “Sigortalının bakımı, emaneti veya kontrolü altında olan mülklerde meydana gelen hasar veya zararları kapsayacak şekilde...“ ifade ile davaya konu binanın çatısında meydana gelen hasara sebep olan rizikonun işbu poliçe ile teminat altında olduğu anlaşılmaktadır, ki esasen bu konu taraflar arasında tartışma konusu da değildir. Bununla birlikte, huzurdaki davada temel uyuşmazlık ise, davacının fabrikasında çatıda meydana gelen hasar nedeniyle çatının tamamının yenilenmesinin davalı tarafından düzenlenen poliçe teminatı içinde kalıp kalmadığına ilişkin olup; işbu konu Yüce Mahkeme'ce tarafımızdan tespiti İstenen hususlardan biridir. Bu konunun tespitinde ilk ve genel olarak ifade etmek isteriz ki, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan menfaatin, rizikonun gerçekleşmesi neticesi uğramış olduğu tam ve/veya kısmi hasarın (ki dava konusu olayda da kısmi hasar olduğu anlaşılmaktadır) karşılanması amaçlanmakta olup; bu bağlamda riziko sonucu zarar gören menfaatin tamiri ve/veya gerekiyorsa yenisi ile değiştirilmesi için gerekli masrafın karşılanması ile sigorta tazminatı borcunun da ifa edildiği söylenebilecektir. Nitekim yukarıda heyetimizin teknik bilirkişilerince de yağış sonrası çatı çökmesi sonucu, çatının çöken kısımlarını sigorta klozları doğrultusunda onarımının mümkün olacağının değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında genel ilke gereğince, taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin tazminat borcunun, çatının tamamen değiştirilmesinden değil, tamirinden kaynaklı zararları tazminden ibaret olduğu, işbu zararın da 577.702.39 USD olacağı söylenebilir.Diğer taraftan sigorta sözleşmelerinde, yeni değer klozu olarak ifade edilen ve hasarlanan eşyanın yerine yenisinin alınması ve bu surette ortaya çıkan masrafın karşılanmasına dair klozlar konulduğu da bilinmektedir. Daha açık ifade ile tamiri mümkün olacak şekilde zarar gören bir eşyanın yerine yenisinin alınması suretiyle sigorta tazminatının ifası, poliçeye konulacak ve yeni değer klozu olarak adlandırılan açık bir sözleşme/poliçe hükmünün varlığı halinde mümkündür. Şu halde huzurdaki dava özelinde de davacının fabrikasında çatıda meydana gelen hasar nedeniyle çatının tamamının yenilenmesinin davalı tarafından düzenlenen poliçe teminatı içinde kaldığını söyleyebilmek için davanın tarafları arasındaki poliçede de bu (yeni değer klozu) manada bir hükmün bulunması gerekecektir ki, nihai takdir Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere, kanaatimizce taraflar arasındaki poliçede de bu anlamda bir kloz bulunmaktadır. Zira Sigorta Poliçesinin 10. sayfasında “ESKİSİ YERİNE YENİSİ KLOZU” başlığı yer almakta ve işbu başlık altında da “Binanın sigorta değeri, poliçenin tanzim tarihinde binanın bulunduğu yerdeki piyasa değerine göre yeniden inşa değeridir(Yeni Değer).” şeklinde bir hüküm yer almaktadır. İşbu klozun dava konusu olay özelinde kanaatimizce poliçenin tarafları, çatı hasarı özelinde sigorta değerini, (rizikonun gerçekleştiği tarihte teminat altına alınan bina için esas alınacak değeri), poliçenin tanzim tarihinde binanın bulunduğu yerdeki piyasa değerine göre yeniden inşa değeri olarak kararlaştırmış: böylece dava konusu çatının tazmin değerini de çatının, heyetimizin teknik bilirkişisi tarafından tespiti yapıldığı üzere, sadece hasarlanan kısmının yenisinin yapılması/yeniden inşasının değeri olarak belirlemişlerdir. Dolayısıyla davacının fabrikasında çatıda meydana gelen hasar nedeniyle çatının tamamının değil, sadece hasarlanan kısmının yenilenmesinin davalı tarafından düzenlenen poliçe teminatı içinde kaldığı, nihai ve hukuki takdir Yüce Mahkeme'ye alt olmak üzere, tarafımızca değerlendirilmektedir.Nihayet konunun poliçedeki istisna hükümleri incelenerek çatıda tasarım hatası olup olmadığ dolayısıyla davacının fabrikasında çatıda meydana gelen hasar nedeniyle çatının tamamının değil, sadece hasarlanan kısmının yenilenmesinin davalı tarafından düzenlenen poliçe teminatı içinde kaldığı; Heyetimizin teknik bilirkişilerince, uyuşmazlık konusu olaydaki zararın çatının tasarım hatasından kaynaklandığı şeklinde bir değerlendirmesi olmadığından, dava konusu zararın poliçede yer alan istisna kapsamında kaldığının söylenemeyeceği;" şeklinde görüşünü açıkladığı anlaşılmıştır. Aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış bilirkişi heyeti ekı var ise tek başına bu durumun varlığının hasarın poliçe teminatı dışında kalmasına neden olup olmadığı bağlamında incelenmesine gelince; taraflar arasındaki poliçenin 32. sayfasında (I(a) “Hatalı veya kusurlu tasarım, malzeme veya işçilik, malın kendisinden kaynaklanan özür, gizli kusurlar, kademeli bozulma, aşınma veya yıpranma ...” dan kaynaklı hasarlar poliçe kapsamı dışında tutulmuştur. Şu halde işbu hüküm gereğince dava konusu zararın çatıda tasarım hatasından kaynaklanması halinde, konunun söz konusu şart (| (a)) kapsamında “hatalı veya kusurlu tasarım” sebebiyle poliçe kapsamı dışında kalacağını söylemek mümkündür. Ancak heyetimizin teknik bilirkişilerince, uyuşmazlık konusu olaydaki zararın çatının tasarım hatasından kaynaklandığı şeklinde bir değerlendirmesi olmamıştır. Bu sebeple, dava konusu zararın poliçede yer alan istisna kapsamında kaldığını söylemek de mümkün değildir.SONUÇ
: Çatı konstrüksiyonunda oluşan kısmi çökmelerin, yağmur sularının birikmesiyle artan yük altında, çatı sistemi kirişlerinin (aşıkların) dayanımlarına ulaşılmasıyla (büyük sehim, eğilme ve kesme çatlaklarının gözlenmesi) taşıma güçlerini yitirmeleri ile birlikte bağlantı noktalarından ayrılan elemanların, tasarımında göz önüne alınan iç kuvvet (kesit tesirleri) dağılımlarını da değiştirmesi sonucu meydana geldiği; Davacı şirket Tem mühendislik firmasına çelik çatı projesi hazırlatarak, hazırlanan çelik çatı projesine uygun şekilde çelik çatı ile çatı örtüsünü yenilettiği: bununla birlikte davalı sigortalı şirket tarafından, yağış sonrası çatı çökmesi sonucu çatının çöken kısmının onarımını yaptırmasının mümkün olduğu, dava konusu poliçede yer alan “Eskisi Yerine Yenisi Klozu” ile dava konusu olay özelinde kanaatimizce poliçenin tarafları, çatı hasarı özelinde sigorta değerini, (rizikonun gerçekleştiği tarihte teminat altına alınan bina için esas alınacak değeri),poliçenin tanzim tarihinde binanın bulunduğu yerdeki piyasa değerine göre yeniden inşa değeri olarak kararlaştırdıkları; böylece dava konusu çatının tazmin değerini de çatının, heyetimizin teknik bilirkişisi tarafından tespiti yapıldığı üzere, sadece hasarlanan kısmının venisinin yapılması/yeniden inşasının değeri olarak belirledikleri; dolayısıyla davacının fabrikasında çatıda meydana gelen hasar nedeniyle çatının tamamının değil, sadece hasarlanan kısmının yenilenmesinin davalı tarafından düzenlenen poliçe teminatı içinde kaldığı; Heyetimizin teknik bilirkişilerince, uyuşmazlık konusu olaydaki zararın çatının tasarım hatasından kaynaklandığı şeklinde bir değerlendirmesi olmadığından, dava konusu zararın poliçede yer alan istisna kapsamında kaldığının söylenemeyeceği;" şeklinde görüşlerini açıkladıkları anlaşılmıştır.Aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış bilirkişi heyeti ek raporda, taraf vekillerince ileri sürülen itirazları değerlendirerek kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını ifade etmişlerdir.Mahkememizce toplanan deliller, taraf vekillerinin beyanları, alınan bilirkişi raporu neticesinde, davacının --------- İlçesi,----------- Mahallesi, 5 kapı sayılı İçecek Fabrikasının 01.05.2020-01.05.2021 tarihleri arasında ---------- nolu poliçe ile (365 gün) toplam 36.66318 USD bedelle davalı tarafından sigortalandığı, Poliçe klozlarına göre dahili fırtına, sel su baskını, kar ağırlığı hasarlarının teminat kapsamında olduğu, davalı --------- Şirketi tarafından --------- dekontu ile 14.04.2021 tarihinde davacı -------- Şirketi'ne 471.030.21 USD, 25.08.2021 tarihinde 106.672.1 USD olmak üzere toplam 577.702.39 USD ödendiği, ---------- Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen Yangın Raporuna göre “--------- İlçesi, ---------- Mahallesi, 5 kapı sayılı İçecek Fabrikasında 21.06.2020 tarihinde olan sel baskını nedeniyle ----------Ş.'nin tesislerinde 200.000 m2 toplam alanın 70.000 m2'lik kapalı alanında kurulu yaklaşık 300 m2'lik iki parçadan oluşan çatının çöktüğü, istif rafları, üretime hazır ham maddeler, depo elektronik alet gereçleri, kamera sistemleri, yangın uyarı sistemleri ve izolasyon malzemelerinin zarar gördüğü.” yönünde tespit yapıldığı, hasarın davalı tarafa ihbarı üzerine eksper raporlarının düzenlenmiş olduğu, bundan ayrı olarak taraflarca uzman görüşlerinin de alınmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf olay sonrasında çatının tamamını yeniletmiş olup, bu nedenle ödediği bedelin poliçe kapsamında olduğunu ileri sürmektedir . Davalı taraf ise, çatı alanının %17'sinin yağış nedeniyle hasarlandığı tespit edilmişken, müvekkili şirketten çatının tümüyle yenilenme masrafının istenmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu ve kısmi hasarın poliçe teminatı gereği karşılanmış olduğunu, dava öncesi yapılan ödemeden wordıng maddesi gereği 100.000,00-usd muafiyet tenzili yapıldığını, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, davaya konu hasarın iddia edildiği şekilde meydana geldiği ve teminat kapsamında olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, çatıda meydana gelen hasar artışının çatıdaki eksiklikten/bozukluktan kaynaklandığını beyan etmiştir. Bilirkişi heyetince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, Çatı konstrüksiyonunda oluşan kısmi çökmelerin, yağmur sularının birikmesiyle artan yük altında, çatı sistemi kirişlerinin (aşıkların) dayanımlarına ulaşılmasıyla (büyük sehim, eğilme ve kesme çatlaklarının gözlenmesi) taşıma güçlerini yitirmeleri ile birlikte bağlantı noktalarından ayrılan elemanların, tasarımında göz önüne alınan iç kuvvet (kesit tesirleri) dağılımlarını da değiştirmesi sonucu meydana geldiği; davacı şirket tarafından --------- firmasına çelik çatı projesi hazırlattırılarak, hazırlanan çelik çatı projesine uygun şekilde çelik çatı ile çatı örtüsünün yenilettirildiği, davacının fabrikasında çatıda meydana gelen hasar nedeniyle çatının tamamının değil, sadece hasarlanan kısmının yenilenmesinin davalı tarafından düzenlenen poliçe teminatı içinde kaldığı; zararın çatının tasarım hatasından kaynaklanmadığı, bu nedenle dava konusu zararın poliçede yer alan istisna kapsamında kaldığının söylenemeyeceğinin belirlendiği anlaşılmakla bilirkişilerce düzenlenen rapor ve ek rapor mahkememizce gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte bulunmuş hükme esas alınarak davalı yanın meydana gelen olay nedeniyle çatının tamamının yenilenmesi masrafından sorumlu olmadığının kabulü ile davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar harcı 615,40 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 308.566,09 TL harçtan mahsubu ile bakiye 307.950,69TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılana yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.13/4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025