Adıyaman ili, Kahta ilçesindeki taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca bedel tespiti ve yol olarak tescili davasında bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddi kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Davacı idarenin bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tescilini talep ettiği kamulaştırma davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne ve bedelin tespitine karar verirken, hem idarenin belirlenen bedelin yüksekliği ve vekalet ücreti verilmemesini, hem de davalının bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ile objektif değer artışının düşüklüğünü ileri sürerek yaptığı istinaf başvurularını bölge adliye mahkemesi esastan reddederek ilk derece kararını onamış ve bu karar her iki tarafça temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kahta 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü 434 (ifrazen 603) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu itibarıyla değerli olup sulu tarım arazisi vasfında olduğunu belirterek kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, uygulanan münavebe sistemi yanlışlığa sebebiyet verdiğini, dava konusu taşınmazın bedelinin hesaplanırken daha önce göz önüne alınan hususların yeniden hesaplamaya dahil edilerek mükerrer bir durumun ortaya çıktığını, objektif değer artışı hesaplanarak da hataya sebebiyet verildiğini, vekili ile kendisini temsil ettirmesine karşın müvekkil kurum lehine vekâlet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce aldırılan 05.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak tespit edildiğini, ek raporda ise %5 olarak tespit edildiğini, kök raporda 2019 verilerine göre hesaplama yapıldığını, ek raporda 2020 verilerine göre hesaplama yapıldığını, bu nedenle her iki rapor arasında çelişki bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince bu çelişki giderilmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğundan bu yönüyle kararın kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan ek raporda dava konusu taşınmaz için tespit edilen objektif değer artış oranlarının çok düşük olmakla birlikte hatalı tespit edildiğini, dava konusu taşınmazlara en az %400-500 değer artışı verilmesi gerekirken %200 oranında değer artışı verilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki davaya konu taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de doğru olduğundan İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.