Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu meydana gelen sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi kapsamındaki bir aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve adli tıp rapor ücreti talepleri üzerine açılan davada; başlangıçta sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilen talep, itiraz hakem heyetince kabul edilerek davacı lehine 430.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Hem davacı hem de davalı vekilleri, temerrüt tarihi, faiz başlangıcı, tazminat kapsamı, hesaplama yöntemleri ve usule ilişkin konularda kararı temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ D.İş ████████ K
SAYISI : 2023/İHK-47918
SAYISI : K-███████████
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince 8.000,00 TL sürekli maluliyet ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.100,00 TL tazminatın 28.07.2021 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 202,00 TL ATK makbuzunun yargılama giderleri arasında değerlendirilmesini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.788,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 431.788,75 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici bakıcı gideri talebinin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, yapılacak hesaplamada askerlik süresinin dikkate alınması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, rapor ücretinin makul gider olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sağlık kurulu raporunun hükme esas alınabileceği, davacı lehine geçici iş göremezlik zararı hesap edilerek ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 430.000,00 TL'nin 15.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; geçici-bakıcı gideri tazminatının sağlık gideri kapsamında olduğundan İtiraz Hakem Heyetince sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında değerlendirilerek 430.000,00 TL üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin tam olması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici bakıcı gideri talebinin belirsiz alacak olarak ileri sürülemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacının gelir elde edeceği tarihin başlangıcı olarak 18 yaşını doldurduğu tarihin esas alınması gerektiğini, yapılacak hesaplamada askerlik süresinin dikkate alınması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, rapor ücretinin makul gider olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının faiz isteme hakkı doğmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyetince sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin ıslah dilekçesi ve teminat limiti doğrultusunda davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 430.000,00 TL'nin 15.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici bakıcı gideri zararının da giderilmesini talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, bakıcı giderinin sakatlık teminatı kapsamında olduğu ve poliçe teminat limitinin dolduğu gerekçesiyle bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, Dairemiz uygulamaları gereği geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır.
Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik sigortacısı tedavi giderlerinden de sorumludur.
Şu durumda; davaya konu edilen geçici bakıcı gideri zararından, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu ve zararın limit dahilinde poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
b) Davalı ..., kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından 28.07.2021 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılarak sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinde bulunulmuştur. Ancak davanın kabulüne göre 06.07.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3)Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, meydana gelen kaza nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davacının KTK'nın 68/1-c kuralını ihlal ettiği, sigortalı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, İtiraz Hakem Heyetince kusur raporu alınmaksızın davacı tarafça dosyaya sunulan uzman mütalaasında belirtilen %50 oranında kusur belirlemesine itibar edilerek sonuca gidildiği, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; 19.04.2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 08.06.2022 tarihli raporda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekinde yer alan cetvellere göre sağ tibia şaft kırığı nedeniyle %10 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre %10,3 olduğu belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince işbu raporda belirlenen maluliyet oranına göre yapılan hesaba itibar edilerek karar verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK 2 ve EK.3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20'nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dosya içindeki bilirkişi raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu Yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre maluliyet oranının belirlenerek karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmelik esas alınarak hazırlanan rapora göre hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından İtiraz Hakem Heyeti kararının maluliyet oranı yönünden temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları ve raporları eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu, yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2/a), (2/b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3/a) ve (3/b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!