Karşılıklı boşanma davasında kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az bulunması ile çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı velayet düzenlemesinin eksik inceleme sebebiyle bozulması.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında yapılan temyiz incelemesinde, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının mevcut koşullar ve hakkaniyet ilkesi açısından yetersiz olduğu, ayrıca velayet düzenlemesinin çocuğun üstün yararı ilkesine uygun ve yeterli bir inceleme ile yapılmadığı saptanmıştır; bu sebeple, tazminat miktarı ve velayet konularındaki hüküm bozulurken, tarafların diğer temyiz itirazları reddedilerek kararın bozma kapsamı dışındaki bölümleri onanmıştır.

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., 2025/3 K.DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 16. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı erkek vekili tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafaka miktarı, maddî ve manevî tazminat yönünden; davalı karşı davacı kadın vekili tarafından ise nafaka, maddî ve manevî tazminat miktarı ile velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.3.Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 2 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesi mümkündür. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin dahi göz önünde bulundurulması gerekir. Mahkemece alınan sosyal inceleme raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde üç kişilik uzman heyetinden, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; gerekli görüldüğü taktirde idrak çağında bulunan çocuğun da velâyet konusundaki görüşü yeniden tespit edilerek ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırmayla velayet yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat miktarı ve velayet yönünden BOZULMASINA,2. Davacı karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden................ye yükletilmesine,Peşin alınan harcın istek halinde yatıran...............'a iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.6