Kadastro tespitine itiraz davasında miras, hibe ve zilyetlik iddiaları üzerine Yargıtay bozması sonrası eksik inceleme nedeniyle yeniden keşif ve araştırma gerekliliği.
Özet: Bu hukuki evrak, mirasçılar arasında paylaşıldığı iddia edilen taşınmazlara ilişkin kadastro tespitine itiraz davasının seyrini özetlemektedir. İlk derece mahkemesi tarafından başlangıçta reddedilen dava, Yargıtay tarafından bozulmuştur; bozma gerekçesi olarak bir davalının davayı kabul etmesi ve diğer taşınmazlar için ise kök muristen intikal, paylaşım ve zilyetliğin tespiti amacıyla yeterli araştırma yapılmaması gösterilmiştir. Bozma ilamına uyarak davayı kabul eden ilk derece mahkemesi kararı, davalılar tarafından temyiz edilmiş olup, dosya tekrar Yargıtayın incelemesine sunulmuştur. Yargıtay, önceki kararında, taşınmazların aidiyeti, intikal yolu, muris tarafından yapılmış olası bir paylaşım ve zilyetlik durumunun mahallinde yerel bilirkişi ve tanıklarla yeniden keşif yapılarak detaylıca tespit edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2022/9 E., 2023/4 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesince bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle Korgan ilçesi Karakoyunlu köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 9 52... , 9 55... , 10, 11, 18, 19, 9 57... , 25, 9 82... , 9 84... ve 3 parsel sayılı taşınmazlardan 9 52... , 9 55... , 19, 9 57... ve 9 84... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 9 55... parsel sayılı taşınmaz ... adına; 9 55... , 18, 9 57... ve 9 84... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 9 82... parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tespit edilmiştir.Davacı ... ve ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, taşınmazların tespitlerinin iptali ile miras payları oranında muris ... mirasçıları adına tescilini talep etmişlerdir.Asli müdahiller ... ve arkadaşları müdahale dilekçelerinde; davacılar ile aynı iddialara dayanarak, taşınmazların mirasçılar adına payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.Davalılardan 9 82... parsel maliki ...; dava konusu taşınmazın muris ...’dan kalan yer olup, 1950’li yıllarda murisin sağlığında yapılan paylaşım neticesinde kendisine verildiğini ve yaklaşık 60 yıldır kendisi tarafından kullanıldığını; davalılar ... ve ... ise taşınmazların kendilerine miras yoluyla intikal etmediğini, büyük bir kısmını kök muris ...’dan 10.12.1974 tarihli üç ayrı senet ile ... tarafından satın alındığını, bilahare ise bir kısmının diğer davalı ...’ya devredildiğini, mevkilerini bildirdikleri bir kısım taşınmazın ise kök muris ...’dan gelen yer olmayıp, kendi murislerinden (annelerinden) miras yoluyla intikal ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, taşınmazların tespitleri gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili ve davacı ... ile müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "davacılar ve asli müdahillerin çekişmeli 9 89... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemecesince, çekişmeli taşınmazın kök muris ...’nın sağlığında davalıya verildiği ve taşınmazın 40–50 yıldır davalının zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmadığı, davalı ...'nın 22.10.2009 tarihli celsede, açılan davayı kabul ettiğini beyan ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 308 ve devamı maddelerine göre kabul, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından dava kabul edildiği için çekişmeli taşınmaz yönünden davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi; davacılar ve asli müdahillerin çekişmeli 9 52... , 9 55... , 10, 11, 18, 19, 9 57... , 24, 25, 9 82... , 6, 9 84... , 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile varsa dayanağını oluşturan kayıtlar ve kadastro tespitleri kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra mahallinde, taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, senet tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, ayrı ayrı her bir taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, tarafların kök murisi ...’dan intikal edip etmediği, taşınmazların kim tarafından, ne zamandan beri ve hangi hakka dayalı olarak kullanıldığı, kök muristen intikal etmiş ise sağlığında taşınmazları çocukları arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaştırdıysa hangi taşınmazın kime verildiği, zilyetliğinin devredilip devredilmediği, devredilmiş ise ne zaman devredildiği, ayrıca murisin sağlığında taşınmazların bir kısım davalılara satılıp satılmadığı hususlarında somut olaylara dayalı ayrıntılı bilginin alınması, davalıların dayandığı senetlerin hudutları tek tek okunarak sınırlarının zemine uygulanması, yerel bilirkişilerce gösterilen sınırların teknik bilirkişiye işaretlettirilmesi; bilinmeyen sınırların tespiti için davalı tarafa tanık dinletme imkanının tanınması; senet içeriği ve kapsamı konusunda senet tanıklarının bilgisine başvurulması; beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi; teknik bilirkişiden, keşfi takibe imkan verir, davalı tarafın dayandığı senetlerin kapsamını gösterir ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "9 52... parsel sayılı taşınmaz yönünden, dosyaya sunulan belge, kayıt ve keşifte dinlenen tanık ve bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın malikinin ... olduğu ve dava ile ilgisi olmadığı, diğer taşınmazlar yönünden ise keşifte dinlenen tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, taşınmazların kök muris ... ... tarafından mirasçılarına kaldığı, tüm davalıların, bu taşınmazları miras hakkına dayanarak kullandıkları, bu kullanımın satın alma yoluyla elde edilmiş bir hak olmadığını belirttikleri, davalı ...'nın yargılamanın tüm aşamalarında kök muristen bir kısım taşınmazları bedel karşılığı satın aldığını iddia etmesine karşın son keşif tarihinde söz konusu taşınmazlara karşılık kök murise para vermediğini, hizmet karşılığında kök murisin bir kısım yerleri kendilerine devrettiğini beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ..., kök muris ...'nın zamanında erkek çocuklarıyla birlikte tüm taşınmazları ortak kullandığını, ...'nın sağlığında erkek çocukları arasında yer paylaştırmadığını ancak ... vefat ettikten sonra erkek çocuklarının kendi aralarında yerleri paylaştırdığını beyan ettiği ve davalılardan ... ve ... ise davayı kabul ettiklerini, neticeten, dava konusu taşınmazların kök muris ... tarafından mirasçılarına kaldığı ve dava konusu yerlerinden hiç bir taşınmazın davalılara kök muris tarafından satışının yapılmadığı ve mirasçılar arasında geçerli bir taksim olmadığı" gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne, 9 46... , 6, 9 55... , 10, 11, 17, 18, 19, 23, 9 52... , 9 57... , 24, 25, 9 82... , 6, 9 84... , 3 ve 9 89... parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile bahçe vasfıyla ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen paylarla adlarına tapuya tesciline, dava konusu olmadığından hakkında karar verilmesine yer olmadığından, 9 52... parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının olağan usule göre kesinleştirilmesi için karar kesinleştiğinde dosyanın tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ...'nın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,488,25 TL peşin harcın 1.953,00 TL onama harcına mahsubu ile kalan 1.464,75 TL nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.