İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, tüketici kredisi hayat sigortası tazminat davasında zamanaşımı defi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı banka, vefat eden kredi borçlusunun hayat sigortası poliçesine dayanarak, murisin hastalığını gizlediği gerekçesiyle ödeme yapmayı reddeden davalı sigorta şirketinden kredi borcunun tahsilini talep etmiş; dava, ilk derece mahkemesince başlangıçta görevsizlik nedeniyle reddedilmiş, ancak bölge adliye mahkemesince mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle kaldırılıp yeniden görülmüş; ilk derece mahkemesi bu kez, sigorta bedelinin muacceliyetinden itibaren iki yıllık kanuni zamanaşımı süresinin, arabuluculuk ve salgın dönemi uzatmaları dahil, davanın açıldığı tarihte dolduğunu belirterek davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiş olup, davacı banka bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 25.04.2023
NUMARASI
: █████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 19.01.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 19.01.2026
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.04.2023 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, müteveffa .... ile müvekkili banka arasında tüketici kredisi sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme kapsamında 30.09.2019 tarihinde toplam borcun 30.09.2019 tarihi itibariyle 46.658,70 TL'ye ulaştığını, müteveffanın davalı tarafça hayat sigortası ile sigortalandığını, müvekkili banka yönünden dain-i mürtehin şerhi konulduğunu, müteveffanın ölümü üzerine müvekkili banka tarafından davalı şirkete başvurulduğunu, ancak davalı tarafından müteveffanın hastalığını gizlendiği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını belirterek 46.658,70 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, TTK'nın 1420. maddesine göre sigorta alacaklarında zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, Hayat Sigortası Genel Şartları'nın zamanaşımını düzenleyen C.13. maddesine göre sigorta sözleşmelerinden doğan tüm taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağını, muris ....'ın vefat tarihinin 23.06.2019, dava tarihi ise 22.12.2022 olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, sigortalının 23.06.2019 tarihinde vefat etmesi üzerine 23516953 ve 23881627 poliçe numaralı tazminat dosyasına ilişkin müvekkili şirket tarafından evrakların incelenmesinde sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen kanser hastalığı olduğunun, hastalık tanısının sigorta tanzim tarihi öncesinde konulduğunun tespit edildiğini, sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sigorta kurulma aşamasında müvekkili şirkete beyan edilmeyen kanser hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyasının reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece dava konusu uyuşmazlığın temelinin Tüketici Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığı, işlemin tüketici işlemi olduğu, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle HMK'nun 114(1)-c, 115/(2), 138(1) maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ
: Dairemizin 15.12.2022 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile, dava konusu hayat sigortası poliçelerinde sigortalının müteveffa ...., dain-i mürtehinin davacı ...bank Konak Şubesi olduğu, eldeki davada, dain-i mürtehin konumundaki davacının bu sigorta sözleşmelerine istinaden davalı sigorta şirketinden tazminat talep ettiği, taraflar arasında 6502 sayılı Kanun kapsamında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davanın sigorta akitleri arasında bir dava olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca her iki tarafın tacir olduğu ve ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ.: Mahkemece, muris ...ın 23.06.2019 tarihinde vefat ettiği, Hayat Sigortaları Genel Şatlarının (B) maddesine göre hak sahiplerinin rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren durumu 5 gün içerisinde davalı sigorta şirketine bildirmesi gerektiği, davacı bankanın 02.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğundan iş bu tarih itibari ile rizikoyu öğrenmiş sayıldığı, TTK'nın 1427. maddesine göre bildirimden 15 gün sonra yani 27.07.2019 tarihinde sigorta bedelinin muaccel olacağı, bu tarihten itibaren 2 yıl içerisinde yani en geç 27.07.2021 tarihine kadar davanın açılması gerektiği, ayrıca 7226 sayılı kanun ve arabuluculuk süreci boyunca duran süreler de hesaba katıldığında davanın 10.06.2022 tarihinde zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı; davalı tarafça süresinde zamanaşımı defi ileri sürüldüğü gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, müteveffa .... ile müvekkili banka arasında imzalanan tüketici kredisi sözleşmesi kapsamında 30.09.2019 tarihi itibariyle işlemiş faizler ve BSMV dâhil toplam borcun 46.658,70 TL'ye ulaştığını, müteveffanın davalı tarafından 23516953-23881627 poliçe numarası ile hayat sigortası ile sigortalandığını ve müvekkili banka ile imzalanan tüketici kredi sözleşmesi için dain-i müterhin şerhi konulduğunu, borçlu ...ın ölümü üzerine müvekkili banka şubesince davalı sigorta şirketine başvurulduğunu fakat sigorta şirketince müteveffa tarafından hastalığın gizlendiği ve rizikonun müteveffanın bu rahatsızlığını gizlemesinden kaynaklandığı hususlarının ispat yükü kendisinde olmasına rağmen hiçbir ispat vasıtası sunmaksızın talebi reddettiğini, bunn üzerine müteveffanın mirasçılarına ihtarname gönderdiklerini, mirasçıların ihtarnameye itirazda bulunmadıklarını, akabinde müteveffanın mirasçıları aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müteveffanın yasal mirasçılarının bu takibe itiraz ettiklerini olayda zamanaşımının söz konusu olmadığını, ilk derece mahkemesince mahkemeye ilk başvuru tarihinin 28.06.2021 olduğu araştırılmaksızın hatalı şekilde karar verildiğini, maddi olayda mahkemeye ilk başvuru tarihi 28.06.2021 tarihi olduğundan zamanaşımı süresinin kesildiğini, davanın 28.06.2021 tarihinde İzmir 4. Tüketici Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında açılmış olduğunu, mahkemece görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı davalıya karşı açtıkları davada ise davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici mahkemesi olduğuna karar verildiğini, hem tüketici hem asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi üzerine görevli mahkemenin belirlenmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunduklarını, istinaf mahkemesinde de görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verildiğini, TBK'nın 154/2 md gereğince zamanaşımının kesildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 6102 Sayılı TTK 1420. maddesinde düzenşenen genel kural gereğince sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl zamanaşımına tabi tutulmasına, rizikonun gerçekleşmesi halinde hak sahiplerinin yükümlülüklerini düzenleyen Hayat Sigortaları Genel Şartlarının A.6 maddesine göre hak sahiplerinin rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren durumu beş gün içinde sigortacıya bildirmek zorunda olmasına, yine TTK'nın 1427/2 maddesi gereğince sigorta tazminatı veya bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra her halde can sigortaları için 15. gün sonunda muaccel olmasına, dava dilekçesinin tebliği üzerine davalı tarafından süresinde zamanaşımı definde bulunulmasına, müteveffanın 23.06.2019 tarihinde hayatını kaybetmiş olmasına, davacı bankanın 02.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmuş olmasına, temerrüt süresi göz önüne alındığında poliçeden kaynaklı vefat tazminatının 18.07.2019 tarih itibariyle muaccel hale gelecek olmasına, esasen tazminatın muaccel olduğu bu tarihten sonra işlemeye başlayan iki yıllık zamanaşımı süresinin 18.07.2021 tarihinde sona erecek olmasına, 7226 sayılı Kanun, 6325 sayılı Kanun ve 7036 sayılı Kanun'un zamanaşımının durmasına ilişkin amir hükümleri gereğince Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında 95 gün (Yargıtay 4. HD 12.06.2023 tarih ve █████████ E. █████████ K.), arabuluculuk süreci nedeniyle 08.06.2021-23.06.2021 tarihleri arasında 16 gün (Yargıtay 6. HD 16.05.2024 tarih ve █████████ E. █████████ K.) olmak üzere toplam 111 gün süre boyunca duran zamananaşımı sürenin eklenmesi ile eldeki davada zamanaşımı süresinin 08.11.2021 tarihinde dolacak olacak olmasına, bu karşın davacı tarafından, görevsizlik kararı ile sonuçlanan İzmir 4. Tüketici Mahkemesinin ███████ E. Sayılı dosyasında 17.01.2022 tarihinde dava açılmış olmasına, eldeki davanın ise 10.06.2022 tarihininde dava açılmasına göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!