Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen kambiyo senedi kaynaklı menfi tespit davasında, sahte imza iddiasına rağmen davacının imza örneklerini ibraz etmemesiyle ilgili yargılama süreci.
Özet: Aleyhine çek kaynaklı icra takibi başlatılan bir şirketin, imzanın kendisine ait olmadığını ve borçlu olmadığını iddia ederek açtığı menfi tespit davasında, mahkemenin defalarca talep etmesine rağmen imza incelemesi için gerekli örnekleri sunmayarak borçsuzluk iddiasını ispatlayamaması üzerine davası reddedilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak davalı tarafından icra takibi başlatılmış olduğunu, başlatılan icra takibinde takibe konu olan çekin müvekkili tarafından imza edilmemiş olduğunu, itiraz süresi geçmiş olduğundan ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra yasal süresi içerisinde borca imzaya itiraz edilememiş olduğunu, icra dosyasında da görüleceği üzere çekte bulunan imza ile dava vekaletnamesinde ve ayrıca sunacakları imza sirkülerinde bulunan imza arasında benzerlik bulunmadığını, icra dosyasını itiraz ile durdurulamayan icra takibinde müvekkilinin, davalı alacaklı tarafından haciz tehdidi ile karşı karşıya olduğundan öncelikli olarak teminatsız olarak takibin durdurulmasını talep etme zorunluluğu doğmuş olduğunu, iş bu takibe konu çekteki şahıs ve firmalalarla müvekkilinin ticari çalışması olmayıp, davalıya her hangi bir borcu bulunmadığını, imzalar incelendiğinde ve gerektiğinde bilirkişi vasıtasıyla ticari defterlerin incelenmesinde borç bir yana, ticaretlerinin dahi olmadığının anlaşılacak olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunun apaçık orta olduğunu, imzası müvekkiline ait olmayan Kambiyo senedini alacaklı şirket olarak yasal takip başlatmış olduğunu, bu nedenle davalının kötü niyetli olduğu açık olup davalının kötü niyetle açmış olduğu icra takibinin iptali gerektiğini, ekte mevcut olan, .... Seri No'lu .... Bank ... şubesinden alınan █████/2017 keşide ve vade tarihli 20.000,00 TL değerindeki çekin arakasındaki ciro ve kaşe incelendiğinde müvekkili şirketin yetkilisinin imzası olmadığının ve şirketin kaşesinden de düzenleniş bakımından farklı bir kaşe kullanıldığının açık olduğunu, dilekçe ekinde sundukları gerçek kaşe örneği, Türkiye Sicil Gazetesi ve imza sirkülerinden de bu hususun daha net anlaşılacak olduğunu, iş bu sebeplerle İcra takibinin ivedilikle teminatsız olarak durdurulmasını talep ediyor olduklarını, ayrıca resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturan bu eylemle alakalı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına Suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, müvekkilinin çevresinde çok saygın bir esnaf olup icra ve haciz işlemleri karşısında hem maddi hem manevi olarak zarar görmekte olduğunu, müvekkilinin bu zor şartlar altında haksız yere icra/haciz işlemleri eşiğine gelmiş olduğunu beyanla; tüm dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydı ile önceklikle açılmış bulunan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasının teminatsız olarak durdurularak iptaline, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davanın kabulüne, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, dava konusu çekler nedeniyle davalı ile kendisinden önceki ciranta ve ayrıca davacı ile keşideci arasında ticari ilişki olup olmadığı, çeklerin bu kapsamda verilip verilmediği, sonuç olarak dava konusu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı hususundadır.Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davalı tarafça davacı şirket ve dava dışı .... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ... adına 18.590,00 TL çek alacağı, 41,25 TL işlemiş faiz, 1.859,00 TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 55,77 TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 20.546,02 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşıldı.Mahkememiz █████/2019 tarihli duruşmasında soruşturma dosyasında imza incelemesi yapılmaması ihtimaline binaen yargılama sürecinin uzamaması bakımından davacı şirket yetkilisi .... imza incelemesine esas imzalarının yazı işleri müdürü nezaretinde kalemde sağ el, sol el, ayakta ve oturarak sağ ve sol el dolu ve sıkışık olarak birer sayfa alınmasına karar verilmiş, davacı tarafça eksikliğin giderilmemesi üzerine █████/2019 tarihli duruşmada da imza örneklerinin alınmasına karar verilmiş ise de imza örneklerinin tamamlanmadığı anlaşılmış ve █████/2020 tarihli duruşmada davacıya imza incelemesi için yeniden süre verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davacı vekilince delil olarak dayanıldığından aynı çeke ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Sayılı dosyası ve dosyasında alınan bilirkişi raporu celp edilmiş olup incelenmesinde davacının müşteki, davalının şüpheli olarak yer aldığı, davacının dava ve takip konusu çek nedeni ile şirketleri adına kaşelenip imzalanmış olduğundan bahisle şüphelilerin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarının talep edildiği, yapılan soruşturmanın ardından çek üzerindeki imzalara ilişkin yapılan araştırmada şüpheli ... ve ... ile müşteki .... adına atılı imzalarının kendileri tarafından atıldığına dair raporun düzenlendiğinin görüldüğü, müşteki .... Çelik İnşaat Yapı ve Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına 1'nci ciranta olarak atılı imzanın müşteki ..... ile şüpheliler ... ve ... ile ... Şirketi yetkilisi müşteki .... ve kardeşi şüpheli ... 'un eli ürünü olmadığının bilirkişi raporuyla anlaşıldığı, dosya kapsamında müşteki ... isimli firmaya ait imza dışındaki bütün imzaların imza sahiplerince doğrulandığı ve aralarındaki hukuki ilişki kapsamında verildiğinin anlaşıldığı, alınan uzmanlık raporuna göre çekin orijinal olduğu ve üretici banka tarafından müşteki ...'e teslim edildiğinin anlaşıldığı, ticaret ile iştigal eden müşteki ...'in çeki keşide ettikten sonra müşteki ...... Şirketinin sahibi olan .....'un abisi olan şüpheli ...'a hatır çeki olarak verdiğini beyan ettiği, ancak müşteki ...'in orijinal çekini keşide ettikten sonra gerçekten söylediği gibi bir işlem yapmış olmasa çeki verdiği kişinin ...... Şirketinin yetkilisi .....'un kardeşi ... olduğunu bilebilmesinin mümkün olmayacağı, müşteki .....'un yetkilisi olduğu şirket adına şüpheli .... tarafından hatır çeki olarak alınıp üçüncü bir şahsa imza ettirilip piyasaya sürüldüğü değerlendirilen çekin sonrasında 2'nci ciranta şüpheli ....'ya devredildiğinin değerlendirildiği, müşteki .... 'ün beyanlarının şirketini borçtan kurtarmaya yönelik olduğu, bu nedenle kardeşi tarafından alınıp devredilen çekle ilgili şüphelilerin üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen dosyada alınan alınan bilirkişi raporunda davacı şirket adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür.6102 sayılı TTK’nın 818. (eTTK’nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK’nun 589) maddesi uyarınca “bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez”. İmzaların bağımsızlığı (istiklali şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (Keşidecinin, cirantanın avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.Gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada; “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”,“senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir.Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (TTK m.702/2).Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde davacının talebinin hakkında başlatılan takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, takibin çeke dayalı olarak başlatılmış olduğu, takibe konu çekin incelenmesinde davacının çekte lehtar ve ilk ciranta olarak yer aldığı, her ne kadar davacı tarafça imza incelemesine ilişkin ara kararın gerekleri yerine getirilmemiş ise de, davacının delillerinde soruşturma dosyasına da dayandığı, devam eden yargılama aşamasında soruşturma dosyasının bekletici mesele yapıldığı, soruşturma dosyasında alınan raporda çekte yer alan imzanın davacı şirket yetkisinin eli ürünü olmadığının tespit ediliği ve az yukarıda belirtilen gerekçelerle soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği, verilen takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmakla davacının mutlak defi niteliğindeki itirazı uyarınca adına atılı imzanın eli ürünün olmadığı tespiti karşısında davalı vekilince aynı mahiyette delilin dosyaya sunulamadığı, bu nedenle açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği, takibin kötüniyetle başlatılmış olduğuna dair delilin dosyaya sunulamadığı gibi davacı adına atılı imza ile davalı adına olan ciro arasında başka ciro bulunduğu, kötüniyet tazminatı talebi yönünden şartların oluşmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile Davacı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;1-Davacı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE, takibin davacı yönünden İPTALİNE,2-Kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE,3-Alınması gereken 1.269,88 TL harçtan peşin alınan 317,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 952,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 353,38 TL ile tebligat ve posta masrafı 183,25 TL olmak üzere toplam 536,63-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 18.590,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...Hakim ...