Kadastro tespitine itiraz davasında, kamulaştırma sonrası ifraz edilen taşınmazın tesciline dair kararın, hükümdeki parsel bölümlerinin işaretlemesindeki karışıklık nedeniyle infaz kabiliyetinden yoksun bulunması.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, başlangıçta şahıs adına belirlenen ve kamulaştırma ile ifraz edilen bir taşınmazın mülkiyetine dair Hazinenin itirazı üzerine yürütülen ve birçok kez bozma kararıyla geri gönderilen yargılamada, son olarak ilk derece mahkemesinin önceki bozma ilamına uyarak verdiği kararda, 1257 parselin (a) ve (b) bölümlerinin harf tanımlamasında karışıklık yaparak infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli net bir hüküm kuramadığı belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., 2023/3 K.KARAR
: Davanın reddineTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 839 parsel sayılı 55.150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... (nüfusta ... ) adına tespit edilmiş; yargılama sırasında taşınmaz, kamulaştırma işlemi ile 45.289,19 metrekare yüzölçümlü 1256 parsel ve 8.477,69 metrekare yüzölçümlü 1257 parsele ayrılmıştır.İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; dava konusu 839 parsel sayılı taşınmazın gayrisabit hudutlu olduğunu ileri sürerek, Komisyon kararının iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 839 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 1256 parsel sayılı taşınmazın kök parsel olan 839 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama tutanağındaki tespit gibi tesciline, 839 parselin müfrezi olan 1257 parsel sayılı taşınmazın 04.06.2012 tarihli bilirkişiler heyetince hazırlanan raporun eki olan krokide (A) harfi ile işaretli 3.186,35 metrekarelik kısmının kök parsel olan 839 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağındaki tespit gibi tesciline, 1257 parselin (B) harfi ile işaretli 5.291,34 metrekarelik kısmının tespit ve sınırlandırmaya tabi olmadığından kadastro tespiti dışında bırakılmasına dair verdiği karar, Dairemizin 11.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; davacı Hazine vekilinin ve dahili davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... dava konusu 839 parsel sayılı taşınmazın, yargılama sırasında ... kamulaştırması nedeniyle 12 56... parsellere ifraz olduğu ve 1257 parselin kanal vasfıyla kamulaştırıldığı, buna göre 1257 parsel sayılı taşınmazın, hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.186,35 metrekarelik kısmının ... adına tesciline, bu kısımda davalı ... mirasçılarının mülkiyetinin tespitine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu 839 parselin yargılama esnasında 12 56... parsellere ifraz olduğu anlaşılmakla; 1257 parselin 04.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 3.186,35 metrekarelik kısmının ... adına tesciline, bu kısma ilişkin davalı ... mirasçılarının mülkiyetinin tespitine, 839 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 1256 parsel sayılı taşınmaz ve 1257 parsele ilişkin olarak 04.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.291,34 metrekarelik kısma ilişkin İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli ve 2008/6 Esas, ███████ Karar sayılı kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı ilamıyla onanarak 02.08.2022 tarihinde kesinleştiğinden bu taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, 1257 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün hüküm kısmında (B) şeklinde, (B) ile gösterilen kısmının ise hüküm kısmında (A) şeklinde yazılması doğru olmadığı gibi, Kadastro Mahkemesinin sicil oluşturmaya elverişli şekilde hüküm kurması gerektiği dikkate alınmaksızın kesinleşen kısımlar yönünden aynı şekilde hüküm kurulması yerine karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bendinin 3. paragrafında "1257 parselin 04.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda" ifadesinden sonra "ile gösterilen 3.186,35 m²lik kısmının ... adına tesciline" ifadesinden önce gelen "B" harfinin çıkartılarak yerine "A" harfinin yazılmasına, devamında aynı paragrafta "bu kısma ilişkin davalı ..." ifadesinden sonra "mirasçılarının mülkiyetinin tespitine" ifadesinden önce gelmek üzere parantez içinde "(nüfusta ... T.C kimlik numaralı ... )" ifadesinin eklenmesine, (1) numaralı bendin 4 numaralı paragrafında yer alan "839 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 1256 parsel sayılı taşınmaz ve 1257 parsele ilişkin olarak 04.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.291,34 m²lik kısma ilişkin Mahkememizin 07.06.2017 tarih ve 2008/6 Esas ███████ Karar sayılı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla onanarak 02.08.2022 tarihinde kesinleştiğinden, bu taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ifadesinin tamamen çıkartılmasına yerine "839 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 1256 parsel sayılı taşınmazın kök parsel 839 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama tutanağındaki tespit gibi tesciline", devamında ayrı bir paragraf olarak "839 parselin müfrezi olan 1257 parselin 04.06.2012 tarihli bilirkişi raporunun eki olan krokide (B) harfi ile işaretli 5.291,34 m²lik kısmının tespit ve sınırlandırmaya tabi olmadığından kadastro tespiti dışında bırakılmasına" ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.