2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre taşınmazın kamulaştırma bedeli tespiti ve tescili davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği kararın temyiz incelemesi.
Özet: İstanbulda bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemiyle açılan davada, davalıların teklif edilen bedelin düşük olduğu ve uzlaşma şartlarına uyulmadığı gibi usuli eksiklik iddialarına rağmen davanın kabulüne karar verilmiştir; bu karar, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve Yargıtayın bozma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada tekrar kabul edilen hüküm olup, davacı idare ve davalılar vekillerince temyiz edilerek Yargıtay incelemesindedir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 7174 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından gerçek anlamda bedel belirlenip teklif edilmemesi nedeniyle uzlaşma şartlarına uyulmadan bu davanın açıldığını, taşınmazın İstanbul'un en gözde yerlerinde birinde bulunduğunu ve taşınmazın değerinin çok yüksek olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın esasa girilmeden reddine, aksi hâlde, adil bir bedel tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin imar plan tadilatının iptali için İstanbul 13. İdare Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında iptal davası açtıklarını, öncelikle bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise teklif edilen bedelin düşük olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın günümüz koşuşları ve piyasa rayiç değerlerine göre oldukça yüksek olduğunu, davacı idare tarafından takdir edilen bedelin çok düşük olması ve buna göre davacı idarenin 2942 sayılı Kanun'un 7 nci ve 8 inci maddelerine riayet etmemesi nedenleriyle davanın reddini, aksi takdirde taşınmazın gerçek ve fiili rayiç değeri belirlenerek bedelin tescilden önce ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davacı vekili ile davalı ... ve Sanayi... Şirketi vekili, davalılar ..., ..., ...,..., ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile davalılar ..., ..., ... ... ve ...'ın dava konusu taşınmazın 9 numaralı bağımsız bölümündeki paylarını 13.11.2015 tarihinde ...'a devrettikleri, buna göre de taraf sıfatları kalmadığı hâlde, karar başlığında "davalı" olarak gösterilmeleri, davanın dört ay içerisinde sonuçlandırılamaması nedeniyle faize hükmedilirken bitiş tarihinin gösterilmemesi, 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında yargılama giderlerinin davacı idarece ödeneceği gözetilmeksizin davalılar aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2019 tarihli ve 2019/5-241 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince vekâlet ücreti de maddede belirtilen diğer giderler arasında değerlendirileceğinden davacı idarenin sorumluluğunda olmakla, davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; ... mirasçıları olan davalılar payları yönünden hükmedilen bedeller temyiz sınırı altında kaldığından adı geçen davalılar yönünden davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra diğer davalıların hisseleri yönünden davacı idarenin ve davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre bilirkişi kurullarınca emsal alınan taşınmazın, satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın 2015 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmediği gözetildiğinde inandırıcı olmayan rapor esas alınarak karar verildiği kanaatine varıldığından Dairemiz denetiminden geçen Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas- ████████ Karar sayılı dosyasına konu aynı mahalledeki 13 58... parsel sayılı taşınmaza, Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasına konu aynı mahalledeki 7172 parsel sayılı taşınmaza ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere ve dosya numaraları zikredilen parsellere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 46 ncı maddesinin son fıkrası (ana gayrımenkulün arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de göz önünde tutularak ayrı ayrı takdir olunacağı) hükmünü koymuş olup arsa değeri ve tüm yapının (ortak yerleri içerir biçimde) değeri hesaplandıktan sonra, toplam bedel üzerinden arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümün karşılığı tespit edilerek şayet o bağımsız bölüm yapısında değeri etkileyecek özellik ve nitelikte ekstra ilaveler varsa bunlar da göz önünde tutulmak suretiyle sözü edilen bağımsız bölümlere değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre davalı ...’ya ait 4 numaralı bağımsız bölüm bedeli hesaplanırken hesap hatası yapılarak 4.700,28 TL fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesinin 07.11.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz zemin bedeli ve yapı bedelinin yüksek belirlendiğini, yapı bedelinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... ve Sanayi... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen taşınmaz bedelinin taşınmazın gençek değerinin çok altında olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen taşınmazın zemin değeri ve yapı bedelinin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
5. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini , taşınmaz üzerindeki bina idarece yıkılmış olduğundan gerekli inceleme yapılamadığından gerçeğe aykırı şekilde aleyhe bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davalılara ait hisselerin tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g ) bendi uyarınca uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak , üzerinde bulunan yapılara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ( h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yapının yaşına göre yıpranma payı düşülerek bedel tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare ve bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!