Asliye Ceza Mahkemesinin kaçakçılık suçundan verdiği gerekçesiz mahkûmiyet hükmü, Anayasa ve CMKya aykırılık gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, Anayasanın ve Ceza Muhakemesi Kanununun gerektirdiği üzere, sanığın eyleminin net bir şekilde tespit edilip somut delillerle ilişkilendirilmemesi, hukuken geçerli bir gerekçenin kararda bulunmaması ve dosyadan el çekildikten sonra düzenlenen ek gerekçenin hukuki değerden yoksun olması nedeniyle yargısal denetime elverişli olmadığı kanaatiyle oy birliğiyle bozarak, kararların gerekçelendirilmesi ilkesine vurgu yapmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Mahkemenin 16.11.2021 tarihli mahkûmiyet hükmünün gerekçeli kararda gerekçesinin yazılmadığı, hükümde "delillerin değerlendirilmesi ve mahkemenin kabulü" şeklindeki bölümün boş bırakıldığı, daha sonra dosyadan el çekilmesinin ardından verilen ve UYAP sistemine göre sonradan düzenlendiği anlaşılan ek karar ile gerekçe oluşturulduğu anlaşılmış ise de; 20.06.2022 tarihinde düzenlendiği tespit edilen ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34, 2 30... . maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.05.2015 tarihli ve ████████ Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken, sanığın eyleminin net bir şekilde tespitedilmediği ve somut delillerle ilişkilendirilmediği, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili, delilleri ve nitelendirilmesi ile buna göre hüküm kurulması yerine, bu ilkelere uyulmadan hükmün gerekçesiz bırakılması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafi, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.