Yargıtay 12. Ceza Dairesi, elektrik arızası onarımında hatalı anonsla işçi ölümüne sebep olan ekip şefinin taksirle öldürme mahkûmiyetinde adli para cezası çevrim maddesi eksikliğini gidererek hükmü düzeltti.
Özet: Bir elektrik arızası onarımı sırasında, ekip şefi olan sanığın hatalı anonsu ve yetersiz güvenlik önlemleri sonucu bir işçinin elektrik çarpması ve düşme ile ölmesine neden olmaktan taksirle öldürme suçundan asli kusurlu bulunarak mahkûm edildiği davada, yerel mahkemenin yargılama süreci ve suç vasfı belirlemesi doğru bulunmuştur. Ancak, sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilirken günlük miktar belirlemesinin dayanağı olan kanun maddesinin kararda açıkça belirtilmemesi usul eksikliği olarak tespit edildiğinden, hükmün ilgili kısmı yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzeltilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 18.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz sebebi; Süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunan sanığın temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olayın meydana geldiği tarihte, yüklenici firma olan .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde ekip şefi ünvanı ile çalışan sanık ... ile elektrik teknisyeni ölen ...'ün Diyarbakır-Derik ilçesinde bulunan elektrik arızasının onarımı amacı ile bölgedeki trafo direğinde çalışma yaptıkları esnada, sanığın aşamalardaki beyanları ve tanık ifadeleri ile sabit olduğu üzere çalışma öncesi ekip şefi olarak trafo dağıtım merkezine şehir-1 elektrik hattı yerine şehir-2 elektrik hattının kesilmesi anonsunu geçtiği, bu nedenle çalışma yapılan direkteki akımın kesilmediği, elektrik akımına dayanıklı sepetin bulunduğu aracın yolun bozuk olduğundan bahisle trafo direğine yanaştırılmadığı ve üzerinde herhangi koruyucu teçhizat bulunmaksızın direğe tırmanmak suretiyle yukarı çıkan ölen işçi ...'ün trafonun yanmaya başlaması ile elektrik akımına kapıldığı anda sanığın tekrar elektrik dağıtım merkezine anons geçmesi üzerine akımın kesilmesi sonrası yüksekten düşerek öldüğü, Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli otopsi raporunda kişinin kesin ölüm sebebinin "vücudundan elektrik akımı geçmesi ve yüksekten düşmeyle oluşabilir nitelikteki, kemik kırıklarıyla birlikte olan beyin kanaması ile iç organ harabiyetinin birleşik etkisinden ileri geldiği "nin belirtildiği olayda,Dosya kapsamında mevcut bulunan 11.10.2015 tarihli, üç kişilik bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, kazanın asıl nedeninin olay yerinde elektrik çarpma tehlikesi bulunmasına rağmen yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması ve olaydaki yüksek gerilim direği Şehir-1 fiber hattından beslendiği halde dikkatsizlik sonucu sanık tarafından yapılan hatalı anonsla Şehir-2 fiber hattının enerjisinin kesilmesi olduğunun anlaşılması karşısında sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ...'ün yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2.maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün sanık ... hakkındaki (3) numaralı bölümünün (3.) paragrafının hükümden çıkartılarak yerine "Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaletiyle 50/1-a.maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20.-TL olarak hesabıyla 18.200.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.