Kadastro ve kesinleşen orman tahdit sınırları sebebiyle tapulu mülkiyetini yitiren davacının TMK 1007 gereği Hazineden tazminat talebi.
Özet: Davacılar, eski tapu kayıtlarına dayalı olarak mülkiyetini iddia ettikleri ancak kadastro çalışmaları ve mahkeme kararları sonucunda hazine adına tescil edilen taşınmazları nedeniyle uğradıkları zararın Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazmini talebiyle dava açmış, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, bunun üzerine davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların 1 77... sayfa 13 sıra nolu tapu olan 18.03.1976 tarih ve 2332 yevmiye nolu resmî senet ile Antalya ili, ..., ... Mahallesinde 133 22... parselde Hazine adına kayıtlı olan taşınmaz kapsamında kalan 50.375,00 m² alanlı 73 özel parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin sahibi ...'un mirasçıları olduğunu, davacılara ait tapunun geldisinin Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin derecattan geçerek kesinleşen 1940 tarihli 15/1 sayılı ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin karar gereğince 22.201.202 m² olarak 1944 yılında ihale ile satılan 1944 tarihli ve 118 sıra nolu tapu kaydı olduğunu, taşınmazın yapılan kadastro çalışması sonucu 229 parsel sayısını aldığını, kadastro tespitine yapılan itiraz neticesinde Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile taşınmazın bir kısmı 590 parsel olarak Hazine adına, ... parsel numarası ile adlandırılan diğer kısmı tapu sahipleri adına tesciline karar verildiğini, fakat bu kararın bozulması üzerine aynı mahkemenin kesinleşen 2004/1 Esas, 2005/5 Karar sayılı kararı ile 229 parselinde hazine adına tescil edildiğini, davacıya ait tapu kaydının yitirilmesi nedeniyle taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespit edilerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.431.000,00 TL'nin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi çerçevesinde dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak dava tarihindeki değerinin kabul edilmemesi halinde, dava konusu taşınmazın 01.07.2008 tarihindeki değerinin tespit edilerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile davacılara ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu 229 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini, şahıslarca itiraz üzerine Antalya Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas, 2005/5 Karar sayılı kararıyla Hazine adına tescil kararı verdiğini, kararın kesinleştiğini, bu karara göre davacıların dayandıkları eski tapu ile 229 parsel sayılı taşınmazda mülkiyet haklarının olmadığının kesin hükme bağlandığını, Hazinenin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği davalı yararına maktu vekâlet ücreti takdiri gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki sorumluluğun objektif sorumluluk olduğunu, eski tapu maliklerine kök tapudan fazla yer verildiği yönündeki gerekçenin hukuka uygun olmadığını, davacılara ait tapu kayıtlarının yolsuz kalan 20.363.202 m²lik tapu kaydı kapsamında kaldığını, davacıların zararının tazmini gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlara dayanak eski tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli olduğu hâlde, buna itibar edilmeden Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin kararına göre miktarının çok üzerinde yüzölçümleri belirlenerek izale-i şuyu davası sonucunda satış yapıldığı ve buna göre tapuda infaz yapıldığı, bu davanın yüzölçümün artırılması davası olmadığı, yapılan kadastro çalışmasında 5 90... parsel sayısında tespit gördüğü, vaki itiraz üzerine tespite dayanak alınan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve tapu miktarı kadar kısmın başka parsellerde tapu malikleri adına tespit ve tescil edildiği kabul edilmek suretiyle Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün derecattan geçerek kesinleştiği, davacının kayda dayalı haklarının bulunmadığı ve tazminat talebi yönünden tapu memurunun kusurundan bahsedilemeyeceğine göre İlk Derece Mahkemesince açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden yapılan incelemede, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü bendine göre maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi halinde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak karar bu yönden düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; Antalya ili, ... köyünde bulunan kayden 1.838.000 m² yüzölçümlü taşınmazla ilgili olarak, 1926 yılında Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda, Mahkemece 11.01.1940 tarihli ve 15/1 sayılı taksim ve satış kararı ile taşınmazın satışı yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verildiği, ancak kararda, tapu kapsamı belirlenirken kayıt miktarının değil, hudutların esas alınması sonucu 22.201.202 m²lik kısmın satışına karar verildiği, ilâma dayalı olarak yapılan açık artırmada, taşınmazın... ve ... ... adına tescil edilmesinden sonra, 13.04.1944 tarihli ve 118 sıra nosu ile oluşan tapu kaydının zaman içerisinde ifrazlara tâbi tutulduğu, maliklerin talebi, Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün 19.07.1968 tarihli ve 5572 sayılı oluru ile 1/5000 ölçekli ... Planına bağlı olarak yapılan ifrazlar sonucu taşınmazın çok fazla parçaya bölündüğü, davacılar murislerinin bu taşınmazlardan hisse satın almak suretiyle taşınmazı edindiği; ancak taşınmazın bulunduğu yerde 1980 yılında yapılan tapulama çalışmalarında davacıya ait tapu hiçbir parsele revizyon görmeyerek kayıt kapsamındaki alanın 229 parsel olarak makilik vasfı ile Hazine adına 9.298.589 m² yüzölçümü ile tespit gördüğü ve bu taşınmazla ilgili Antalya Kadastro Mahkemesinde 06.12.1982 tarihinde açılıp 2004/1 Esas sayılı dosya üzerinden karara bağlanan davada, söz konusu taşınmazın tapu kaydının dayanağını oluşturan izale-i şuyu davasında yüzölçümünün 1.838.000 m²den 22.201.202 m²ye çıkarılarak tescilin dayanağının yolsuz olması ve taşınmazların bulunduğu sahanın 1946 yılında 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman tahdidi ile orman sınırları içerisine alındığı, 1952 yılında makiye tefrik edildiği ve 1976 yılında da orman sayılmayan makilik olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, dava konusu taşınmazın içerisinde bulunduğu alan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmakla beraber öncesinin Devlet ormanı olması nedeniyle tespite itiraz davasının reddi ile yüzölçümü düzeltilerek taşınmazın fazlasının Hazine adına tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın 01.07.2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra 23.05.2018 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3. Bölge Adliye Mahkemesince, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu ise de somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!