Ticari işletmenin satışı veya devri sonrası ortaya çıkan yüksek doğalgaz faturası borcu sorumluluğuna ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı şirketin davalıdan devralındığı eski dönemlerdeki doğalgaz tüketimine ilişkin, sayaç arızası nedeniyle gecikmeli olarak toplu faturalandırılan bir borçtan kaynaklanmaktadır. Davacı, faturanın büyük kısmının davalının şirketi yönettiği döneme ait olduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesi nedeniyle borcun tamamından şirketin sorumlu olduğunu, kendisinin kişisel sorumluluğu olmadığını ve davacının kendisine karşı aktif husumet ehliyeti bulunmadığını savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILMA TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... tarafından 18.01.2025 tarihinde müvekkil şirkete 154.329,90 TL tutarında doğalgaz faturası, kesildiğini, işbu faturanın tüketim bedelinin faturada da görüleceği üzere 26.01.2024 – 02.01.2025 tarihleri arasındaki tüketimi kapsadığını, söz konusu fatura kapsamında yer alan tüketimin yaklaşık 8,5 aylık bölümünün ....’in şirketin yetkilisi olduğu döneme ait olduğunun açık olduğunu, geriye kalan yalnızca 3,5 aylık dönemin müvekkil şirketin yönetiminde gerçekleştiğini, müvekkil şirket olan .... Ltd. Şti. yetkilisi, geriye dönük olarak 18.01.2025 tarihinde düzenlenmiş olan ve önceki dönemleri kapsayan 154.329,90 TL tutarındaki doğalgaz faturasının neden bu şekilde sonradan düzenlendiğini araştırdığını, yapılan araştırmalar neticesinde, ... A.Ş.’den edinilen bilgiye göre, faturada belirtilen dönemde şirkette kullanılan doğalgaz sayacı arızalı olduğu için ilgili 8,5 aylık süre boyunca düzenli olarak faturalandırma yapılamadığını, bu nedenle gecikmeli olarak tüm dönemi kapsayan toplu bir fatura tanzim edindiğini, bunun üzerine ödeme taahhünde bulunan ancak defalarca şifahen belirtildiği halde borcunu ödemeyen davalıya karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi açıldığını ancak borçlu haksız bir şekilde itiraz ederek müvekkil şirketi çok daha zor bir duruma soktuğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı "... San. Ve Tic. Ltd. Şti. " nin aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde "Müvekkil şirket, ... San. ve Tic. Ltd. Şti., 12.09.2024 tarihinde davalı ...’den devralındığını " demek suretiyle şirket hisse devrinden bahsetmiş olup, "şirketin devrinin" söz konusu olmadığını, halböyle iken şirket tüzel kişiliği devam etmekte olup her halükarda şirketin devamı söz konusu olduğundan, " şirket birleşmesi veya devralma durumu söz konusu olmadığından" tüzel kişiliği devam eden şirketinden de her dönemde alacak ve borçlardanda sorumlu olduğunun açık olduğunu, dava konusu borcun, ... tarafından davacı şirkete kesilen doğalgaz faturasının, davacının eski hissedarına rücu edilip edilemeyeceği istemine ilişkin olduğunu, bu doğrultuda dava konusu borcun sorumlusunun davacı şirket olup, şirketin tüzel kişiliği gereği borçtan sorumluluk tamamen şirket tüzel kişiliğine ait olduğunu, 6102 Sayılı TTK MD. 573/f." (2) Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler." Şirketin hissedarlarının amme alacaklarından dolayı bireysel sorumluluğu olup bu durum kanunda ayrıca açıklandığından, nitelik itibariyle özel borç ilişkin olan doğalgaz faturası da amme alacağı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek öncelikle davacı tarafın aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın usulden reddine, davanın esasa ilişkin cevapları doğrultusunda reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 109.316,00 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Deliller
:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, ...'ın, ...'in, İTSM'nin yazı cevapları, tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli faturadan ... 'in sorumlu olduğu iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.Sıfat,dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir.Taraf ehliyeti,dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi,davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde,taraf sıfatı dava konusu subjekif hakka ilişkindir.Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir.Bu nedenle ,o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir.(Baki KURU İstinaf Sistemine Göre YAzılmış Medeni Usul Hukuku,2016.s.172)Somut olayda; davacı tarafça takibe konu alacağın ait olduğu ...'a ait faturanın İstanbul .... Noterliği █████/2024 tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi 'nden önceki döneme ait olması nedeniyle davalının sorumlu olduğu iddia edilmiş olup sözleşmenin incelenmesinde ... tarafından ... Sanayi Ve Ticaret Limited ŞirketiNde kendisine ait hissesinin tamamının ...'ya devredildiği,davaya konu █████/2025 tarihli faturanın borçlusunun davacı şirket olduğu, dolayısıyla faturadan kaynaklı borçtan davacı şirketin sorumlu olduğu,hisse devrinin tarafının davacı şirket olmadığı, dolayısıyla davacının iş bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.320,27.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 704,87.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan 307,50 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. █████/2025Katip ....e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır