Sigorta şirketinin haksız eylem kaynaklı trafik kazası sonrası değer kaybı ödemesi üzerine kaza yerini terk eden sürücü nedeniyle finansal kiralama şirketi aleyhine açtığı rücu ve itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketinin, sürücüsünün kaza yerini terk etmesi nedeniyle sigorta tahkim komisyonu kararı uyarınca üçüncü kişiye ödediği tazminatı, trafik sigortası genel şartlarına dayanarak finansal kiralama şirketi olan araç malikinden rücuen tahsil etmek amacıyla açtığı itirazın iptali davasında; davalı finansal kiralama şirketi, kendisinin sadece malik olduğunu ve aracın işleteninin kiracı şirket olduğunu belirterek husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep ederken, ihbar olunan kiracı şirket ise sürücünün olay yerini terk etmediğini, kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu ve rücu şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 09.06.2022 Tarihinde müvekkili şirket nezdinde .../1 no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ve kaza yerini terk eden sürücüsü meçhul davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın, %100 kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda zarar gören araç sahibi tarafından değer kaybı talepli Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022.E... sayılı başvurusu üzerine verilmiş olan 22.02.2023-K- 2023/... sayılı kararına ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından 19.904,38 TL ödeme yapılmış olduğunu, ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B/4-f maddesi gereğince; zarar gören 3. Şahsa zararını ödeyen müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin, süri ün kazadan sonra geçerli bir neden olmaksızın kaza yerini terk etmesi nedeniyle araç maliki sigortalısı davalı şirketten ödemiş olduğu tazminatı rücuen tahsil etme hakkının bulunduğunu, Davalı şirket aleyhine icra takibi yapılmışsa da yapılan itiraz sonucu takibin durmuş ve arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da anlaşma sağlanamadığından, itirazın iptali ile takibin devamı hususunda işbu davanın açılmış olduğunu İddia etmiş ve sonuç olarak; davanın kabulü icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Müvekkili şirketin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu (6361 Sayılı Kanun) hükümlerine göre faaliyet göstermekte olan bir finansal kiralama şirketi olduğunu ve müvekkili şirketin, ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin talebi ve seçimi üzerine satın aldığı ... plakalı aracı, 30.03.2021 tarihli ve 218788559 numara ile tescilli, 21004084 numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında satın alarak, kiracı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne kiralamış ve teslim etmiş olduğunu, Anılan Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... plakalı aracın zilyedi olan ve araçtan her türlü faydayı sağlayan, kullanım ve bakımından sorumlu olan kiracı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin aynı zamanda KTK hükümlerine göre de işleten sıfatına sahip olduğunu, davada husumetin ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne yöneltilmesi gerektiğini ve davanın ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, Bu kapsamda müvekkili şirketin sadece malik sıfatına haiz olduğu ve KTK.'nun 85. maddesi kapsamında sorumlu tutulamayacağın, zira müvekkili şirketin aracı uzun süreli olarak kiralamış olduğundan işleten sıfatı bulunmamakta olup sadece, kaza tarihinde, sicil kaydında malik görünmesi sebebi ile bu davada husumet yönetilmiş olduğunu, Somut uyuşmazlıkta müvekkili şirketin pasif taraf ehliyeti (husumeti) bulunmadığına göre, açılan davanın müvekkili şirketin taraf ehliyeti bulunmadığından HMK'nın| 14/1-d ve 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Açıklanan nedenlerle müvekkili şirket hakkında Yasaya ve hukuka aykırı gerekçelerle açılan işbu itirazın iptali davasının reddine, davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, her halükarda işbu davanın ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ihbarına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini Savunmuş ve sonuç olarak, işbu davanın ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ihbarına, müvekkili hakkında açılan hukuka ve Yasaya aykırı, haksız davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak açmış olduğu işbu itirazın iptali davasına bağlı olarak aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Turizm Oto. San. ve Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça dava dışı sürücünün olay yerini kaçarak kazaya sebebiyet verdiği iddia edilmiş ise de bu hususun somut gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağının bu manada hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, dolayısıyla sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmadığını, somut olayda müvekkili şirkete rücu Şartlarının oluşmamış olup haksız ve hukuka aykırı açılmış davanın reddini talep ettiklerini, Müvekkili şirketin araç sürücüsünün firari olması düşünülse dahi bunun tek başına rücu için yeterli olmadığını, rücu şartlarının objektif olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay'a göre kaza tespit tutanaklarının, tek başına, hüküm kurmak için yeterli olmadığını, kaza tespit tutanağındaki tespitlere yönelik bir itiraz var ise mahkemece kusur yönünden bir tahkikat yapılması gerektiğini, bu kapsamda, görgü tanıklarının hatta gerektiğinde tutanak tanıklarının çağrılarak dinlenmesi, keşif ve uzman bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini ve kusur oranının yeniden tespiti için Karayolu Mühendisi, Sigorta Hukukçusu ve Trafik Bilirkişiden oluşan üçlü bir heyetten rapor alınmasını talep ettiklerini, Müvekkili şirketin bir oto kiralama firması ve aracın maliki değil finansal kiralama sözleşmesi uyarınca zilyedi olduğunu, dava dışı 3. şahıs ile yapılan kira sözleşmesi başta olmak üzere diğer bilgiler incelendiğinde kazaya karışan aracın müvekkili şirketten kiralandığının görüleceğini, kira sözleşmesi incelendiğinde, dava dışı 3. şahıs ile müvekkili şirket arasında düzenlenen taşıt kiralama sözleşmesinin 3. sözleşme olduğunu, kazaya karışan aracın Kiralayan'a teslim edildiği müvekkil şirketin fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmasının kalmadığını ve tüm bunların kiralayana geçtiğinin açıkça tespit edilebileceğini, Müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığından kaza neticesi oluşan maddi zararlardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin somut alacak ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, Cevap dilekçesinde özeti arz edilen Yargıtay Kararına göre; “gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerektiğinin” belirtilmiş olduğunu, Dava dilekçesinde malik sıfatının davalı ... Şirketinde bulunmadığı ve aracın 10.11.2022 tarihi itibariyle ... ... San. ve Tic. A.Ş. devredildiği ileri sürülmüş ise de, kazanın gerçekleştiği 09.06.2022 tarihi itibariyle ... plakalı aracın maliki ... A.Ş. olup, bu tarih itibariyle aracın tescil kaydı ve mülkiyeti hâlen davalı şirkette bulunduğunu, Yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, kusurun ve işletenlik sıfatının değerlendirilmesinde kaza tarihi esas alınmakta, sonradan gerçekleşen devirlerin davaya konu sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, bu nedenle müvekkili şirket malik olmadığından işbu davada husumet yönünden itiraz ettiklerini Savunmuş ve sonuç olarak, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, reddedilen miktar üzerinden kötüniyetli takip başlatan davacı sigorta şirketi aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER
:
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, ... Kurumlar Vergi Dairesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve ... Sigortaya yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Davaya konu tahkim yargılaması kararı dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... █████/2025 tarihli heyet raporunda '' Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Dava konusu kaza nedeniyle, dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... plakalı taksinin hasarı için dava dışı araç maliki ...'a 06.07.2022 tarihinde 9.038,80 TL hasar bedeli ödenmiş olduğu, Dekontun tetkikinden anlaşıldığı üzere; 22.02.2023 tarihli K-2023/... sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararına istinaden, ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ... Sigorta A.Ş. aleyhine yapılan icra takip dosyasına, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 08.05.2023 tarihinde 8.000,00 TL değer kaybı zararı üzerinden tüm ferileri ile birlikte toplam 19.904,38 TL ödenmiş olduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2025 tarihli ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamının; “Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Sartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. Madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında; olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğu” hükmünde olduğu, Davalı ... A.Ş. ile ihbar olunan ... ... San. ve Tic. A.Ş. arasında; 29.03.2021 tarihinde imzalanan 21004084 no.lu Finansal Kiralama Sözleşmesi ve Ek Protokolü gereğince, “İşbu Sözleşme, taraflarca imzalandığı tarihte yürürlüğe girmiş ve 30.03.2021 tarihinde tescil ve araç teslim edilmiş, 22.04.2021 —31.08.2022 tarihleri arasında 18 ay süre ile kiralanmış ve aracın 30.09.2022 tarihinde satış yapılmasına karar verilmiş olduğu, Dava konusu 09.06.2022 tarihli trafik kazası sırasında; ... plakalı aracın ihbar olunan kiracı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğu, aşağıda sunulan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 20.08.2025 tarihli cevabi yazıları ekindeki ... Sorgu Ekranı görüntüsünün tetkikinden, ihbar olunan kiracı ... ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından, 14.02.2022 — 17.06.2022 tarihleri arasında 63 günlük süre için ... plakalı aracın ... T.C. No.lu kimliğe sahip ... isimli şahsa kiralanmış olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğu, Davalı aracının kimliği belirsiz sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, Dava dışı ...'ın kusursuz olduğu, dava konusu aracın mevcut olduğu anlaşılan geçmiş 5 hasar kaydına ilişkin herhangi bir bilgi dosya kapsamında mevcut olmadığından değer kaybı hesabı yapılamayacağı, ancak 25.01.2023 tarihli Uyuşmazlık Başvurusu Bilirkişi Raporu'nda yapılan değer kaybı hesabında bulunan 8.000 TL değer kaybının, aracın geçmiş hasarı bulunmadığı kabulü halinde uygun olduğu, Davalı ... A.Ş tarafından, Takip borçlularından ... A.Ş ile imzalanan 29.03.2021 tarihli 18 ay süreli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile 2021 model ... marka binek araç Finansal Kiralama yoluyla Uzun süreli olarak kiralama yapıldığı, Kiralama dönemi sonunda aracın Mülkiyetinin de İz bedelle (0,60 TL) Kiracıya devredileceğinin taraflarca kabul edildiği, ... A.Ş tarafından düzenlenen 10.1 1.2022 tarihli 0,60 TL bedelli araç devri faturasının ... A.Ş adına düzenlendiği, Kazaya karışan ... plakalı araç Finansal Kiralama Sözleşmesi gereğince uzun süreli olarak (18 ay) Aracı kiralama yoluyla kullanan (işleten) ... A.Ş.'i olduğu, Takipte Talep edilebilecek alacak olarak: Mali İnceleme, değerlendirme başlığı altında hesaplandığı üzere; Takip tarihi itibariyle, 19.904,38 TL hasar bedel ödeme tarihinden (08.05.2023) takip (05.09.2023) tarihine kadar talebe uygun olarak % 9 yasal faiz üzerinden yapılan hesaplamada takip öncesi işlemiş faiz olarak 588,95 TL faiz ile birlikte toplamda 20.493.33 TL alacak talebinin uygun talep olduğu ve 19.904.38 TL asıl alacak için 05.09.2023 Takip tarihinden itibaren talebe uygun olarak % 9 yasal faiz işletilebileceği, Tarafların diğer talepleri Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 22.10.2025'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava; .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında alacak istemi ile başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine █████/2024 tarihinde 19.904,38 TL Rücu Bedeli █████/2023, 158,24 TL İşlemiş Faiz, 588,95 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 20.651,57 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca ve yetkiye itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davalının icra dairesinin yetkisine itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş olup yetki itirazında yetkili icra dairesi gösterilmediğinden usulüne uygun yapılmayan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın, 09.06.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı yaptığı ödemenin KTK 95 ila ZMM Trafik Sigortası Genel Şartlarının B4-f kapsamında sigortalısından rücu isteminin yerinde olup olmadığı, davalının işleten sıfatının bulunup bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, İstanbul 28. İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceği hususlarında toplandığı görülmüştür.
Davalının husumet itirazının değerlendirilmesinde;
Yargılamaya konu olayda, ... plakalı aracın █████/2022 tarihinde davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araca çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı 3. Kişiye ödenen tazminatın ZMMS genel şartlar B4'e göre olay yeri terk sebebiyle sigortalısından rücuen tazmini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça aracın uzun süreli kiralama sözleşmesine konu olması nedeniyle müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığı yönünde husumete itirazda bulunulmuş ise de Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/ 8353 Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigotacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceğinin öngörüldüğü, davalı şirketin işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorun olduğu ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı şirket sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nedenle Davalıya ait aracın kiralandığı şirket, 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işleteni olsa da KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir. Aynı husus İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2024/ 1016 Esas █████████ Karar sayılı ilamında ''... davacı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle 3.kişilere ait araçlarda meydana gelen hasar bedeli, zarar görene ödenmiş ve trafik sigortası genel şartlarının 4/d maddesi kapsamında sürücünün alkollü olduğu ileri sürelerek ödenen tazminatın sigorta ettirenden (sigortalıdan) rücuen tahsili için bu dava açılmıştır. Davalıya ait aracın kiralandığı şirket, 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işletenidir. Ancak KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir.'' ve İstanbul bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ karar sayılı ilamında "Açılan dava 3. kişi tarafından açılan tazminat davası değildir. Bu itibarla kaza tarihi itibariyle davalı işleten olduğu gibi poliçede sigortalı olarak yer aldığı, eldeki dava ile sigortacının poliçenin tarafı olan davalı sigorta ettirene "dava dışı sürücüsü geçersiz/yetersiz ehliyetli" olması nedeniyle 3. kişiye ödenen tazminatın teminat dışı olduğu iddiasına dayalı rücu davası olduğundan poliçenin tarafı olan davalının pasif dava ehliyeti bulunmaktadır." denilmek suretiyle vurgulandığı görülmekle eldeki uyuşmazlıkta da davalının husumete yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı adına kayıtlı aracın sürücüsünün davacıya sigortalı araca seyir halindeyken çarpıp zarar vermesi sonrası olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleşen olayda teknik bilirkişilerce inceleme yapılmıştır. Olay yerini terk etmesi sonucu alkol raporu ve kazanın oluşuna etki edecek hususlara ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşılmasına göre oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek ve ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ████████ E. █████████ K) yerleşik yargıtay ve istinaf ilamlarında da belirtildiği gibi ilgili bedeni hasarlara neden olan kazalarda şeklinde başlaması olay yeri terke dayalı rücu sebebinin sadece bedeni hasara dayalı kazalarda uygulanacağı anlamını taşımadığı bilakis maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücülerin olay yerini terk etmemeleri gerektiği, maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücünün olay yerini terk etmesinin doğrudan rücu sebebi sayılacağı anlamına geldiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı, ... 11. Hukuk Dairesi ████████ Esas, ███████ Karar; .... Hukuk Dairesi ████████ Esas, █████████ Karar)Yukarıda yer alan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile de istinaf mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık mahkememiz kabulü gibi giderilmiştir.
Dosyada mübrez delillerin tetkikiyle tanzim edilen hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporları kapsamında davalı araç sürücüsünün olay yeri terk ettiğinin sabit olduğu, davalıya ait aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 84/d bendine aykırı davranarak kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, bu kusura davacı şirket tarafından tahkim kararı sonrası dava dışı 3. Kişiye ödenen 19.904,38,00-TL değer kaybı tutarının kaza şekliyle ve meydana gelen hasarla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan raporda değer kaybı alacağının aracın geçmiş hasarının bulunmadığının kabulü halinde mümkün olduğu belirtilse de davacının ödemesinin kesinleşmiş tahkim kararına dayandığı ve davacı aracında eski kazaların bulunduğunu ispat yükünün davalıda görülmekle davacı alacağının kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. davacının ödediği bedeli sigortalısı davalıdan tazmini talebinin haklı olduğu, rücuen tazminat davalarında ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği, █████/2023'te davacı sigorta şirketince dava dışı zarar görene hasar bedellerinin ödenmiş olduğu icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarı talebinin yerinde olduğu anlaşılmış olup taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faize hükmedilmiştir. Ayrıca davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olsa da uyşmazlığın haksız fiil nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkin olan eldeki davanın yargılamayı gerektirdiği ve alacağın likit olmadığı nazara alınarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 19.904,38 TL asıl alacak ve 588,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.493,33 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, asıl alacak 19.904,38 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanması sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın talep koşulları yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar atzminatı talebinin reddine,dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
.... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 19.904,38 TL asıl alacak ve 588,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.493,33 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, asıl alacak 19.904,38 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanması sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağın talep koşulları yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar atzminatı talebinin reddine ,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.399,90 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭972,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 17.106,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 16.975,42 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 20.493,33 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 158,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.572,42 TL 'sinin davalıdan bakiye kalan 27,58 TL 'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerini yüzüne karşı, miktar itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!