Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararında orantılılık ve bireyselleştirme ilkelerine aykırı fazla ceza tayinini bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesine karşın, temyiz aşamasında Anayasanın 138. maddesi ile TCKnın 3. ve 61. maddelerinde düzenlenen orantılılık ve cezanın bireyselleştirilmesi ilkeleri uyarınca, suçun işleniş biçimi, meydana getirdiği zarar ve sanığın kusurunun ağırlığı dikkate alındığında işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına ve dosyanın cezanın yeniden belirlenmesi için ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 33. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: 5237 sayılı Kanun'un TCK'nın 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63; 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.