Şirket yöneticisinin tahsil edilen 240.000 USD şirket alacağını eski ortağa düşen payı ödemeden zimmetine geçirmesi iddiasıyla açılan tazminat davası.
Özet: Bir tazminat davasında, eski bir şirket ortağı olan davacı, ortak olduğu dönemde şirketin tahkim kararıyla hükmedilen alacağının Yargıtayda olduğu süreçte, diğer ortak ve şirket müdürü olan davalının karşı tarafla haricen sulh olarak 240.000 USD tutarında şirket alacağını tahsil edip tamamını kendi uhdesinde tuttuğunu ve davacının payına düşen kısmı ödemediğini iddia etmektedir; bu nedenle davalı şirket yöneticisinin görevini ihlal etmesi sebebiyle doğan zararın şimdilik 2.000 USD olarak tazminini talep ederek, öncelikli olarak kendisine, mümkün olmazsa şirkete ödenmesini ve ardından kendisinin 1/2 payını şirketten almayı istemiş, davalı ise davanın türünün netleştirilmesini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)DAVA DEĞERİ
:2.000,00USD karşılığı 68.140,00 TLDAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... İthalat İhracat Yapı San. Tic. Ltd. Şti., Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 16.10.2012 tarihli sayısında yayınlanan ilanla davalı ..., dava dışı ..., ... ... ve ... arasında, bu ortakların eşit paylı ortaklığıyla kurulmuş olduğunu, 19.11.2014 tarihli Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilana göre ..., 03.12.2014 tarihli Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilana göre de ... şirketteki tüm paylarını devrederek ortaklıktan ayrılmış olduklarını, diğer ortak ... ... ise 10.09.2018 tarihinde şirketin yarı oranındaki paylarının tamamını, şirketteki tüm hak ve alacaklarıyla birlikte davacı müvekkiline devretmiş ve ortaklıktan ayrılmış olduğunu, bu tarihten sonra davalı ... ile davacı müvekkili ... İthalat'ı müştereken temsil etmiş, müvekkilinin müdürlük görevinin ve şirketteki ortaklığının 27.03.2020 tarihinde sona ermesiyle birlikte davalı ... ... İthalat'ın tek müdürü ve tek ortağı olarak görev yapmaya başlamış olduğunu, dava dışı şirketler ... İnşaat A.Ş., ... İnşaat Taahhüt Tic. A.Ş. ve ... Genel Müteahhit Ltd. Şti.'nin oluşturduğu ... Ortak Girişimi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı ile imzaladığı 06.11.2013 tarihli sözleşme ile Irak'ta Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı binasının yapım işini üstlenmiş olduğunu, ..., bahse konu işin yapımı için ... İthalat ile alt yüklenici sözleşmesi imzalayarak işin yapımını ... İthalat'a bırakmış olduğunu, Alt Yüklenici Sözleşmesi çerçevesinde doğan alacaklarını alamayan ... İthalat'ın ...'e karşı 21.03.2016 tarihinde tahkimde açtığı dava neticesinde verilen 18.09.2017 tarihli hakem kararı ile 1.063.469,90 TL'nin ...'i oluşturan şirketlerden müteselsilen tahsili ile ... İthalat'a ödenmesine karar verilmiş olduğunu, bu karara karşı ... tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında iptal davası açılmış olduğunu, iptal davasında verilen kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ████████ E. sayılı dosyasında temyiz incelemesindeyken ve halen davacı müvekkil davalı şirkete ortak iken ... ile ... haricen yaptıkları bir protokol ile sulh olduklarını, bu Sulh Protokolü doğrultusunda ... İthalat'ın ...'den olan alacaklarına karşılık ... tarafından ... İthalat'ın o tarihte vekili olan avukat ... ...'ın ...'taki hesabına 240.000-USD ödenmiş olduğunu, davalı ..., şirketin müvekkilinden önceki eski ortağı ve aynı zamanda müvekkilinin yeğeni olan ... ...'ya attığı WhatsApp mesajında; "[...'den olan] alacağın Yargıtayda beklemekte olduğu esnada paraya ihtiyacı olduğunu, bu nedenle anlaşma yoluyla 240.000-USD karşılığında 920.000,-TL aldığını, utancından söyleyemediğini, bu paranın 120.000,-TL'sini avukata ödediğini, kalan 800.000,-TL'yi de harcadığını" söylediğini, ...'den tahsil edilen 240.000-USD tutarındaki şirket alacağının o tarihte şirkete ortak olan davacı müvekkili ve davalı ... arasında paylaştırılması gerektiğini, ancak davalı ... bu paranın tamamını dilediği gibi tasarruf etmiş, müvekkiline isabet eden kısmını da bugüne kadar ödememiş olduğunu, 16.05.2022 tarihli WhatsApp mesajıyla parayı kendisinin aldığını, bu paranın yarısının kendisinin olmadığını kabul eden davalı ..., müvekkilinin payına denk gelen parayı bugüne kadar ödemediği için işbu davayı açma ve paranın müvekkiline ödenmesini isteme zaruretinin hasıl olduğunu, davalı ...'nün şirket yöneticisi görevinden doğan yükümlülüklerini ihlal ederek müvekkiline verdiği zarardan şimdilik 2.000 USD'nin bu davalıdan tazmini ile öncelikle müvekkiline ödenmesine, olmadığı takdirde TTK m. 553 vd. maddeleri uyarınca bu davalı tarafından diğer davalı şirkete ödettirilmesine, zararın davalı şirkete ödettirilmesine karar verilmesi halinde bu paradan müvekkilinin 1/2 payının davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanca açılan davada asla kabul manasına gelmemek üzere davacı tarafça hakkı olduğu iddia edilen alacak miktarı muayyen olduğu halde, huzurdaki dava "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik" ifadesi ile birlikte 2.000,00 USD karşılığı olarak 68.140,00 TL değer ile açılmış olduğunu, davacı yana yargılamanın esasına geçilmeden sorulması gerektiğini, huzurdaki davanın bir 'Belirsiz alacak davası' mı olduğunu, yoksa bir 'Kısmi Dava' mı olduğunun açıklanması gerektiğini, müvekkili ... İthalat İhracat Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...- ...- ... ortak girişimi ile 06.11.2016 tarihinde imzalamış olduğu ALT YÜKLENİCİLİK SÖZLEŞMESİ ile Kuzey Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Sosyal İşler Bakanlığı Hizmet Binası Yapım işini üstlenmiş olduğunu, müvekkili Şirketçe Üstlenilen yapım işinin Kuzey Irak ERBİL şehrinde olması nedeni ile aynı şehirde faaliyet gösteren Müvekkili Şirket şubesi ... ... ... söz konu yapım işini her yönü ile üstlenmiş olduğunu, o sıra Müvekkili şirket Ortaklarından ...'nin adı geçen projeye katılmaması üzerine, iş-işlem ve hak sahiplikleri daha önce imzalanmış bulunan 20.11.2013 tarihli PROTOKOL(KARAR) çerçevesinde yürütülmüş olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketçe üstlenmiş olan İnşaata ait her türlü harcama ile İş ve işlemler müvekkili şirket şubesi ... ... ... tarafından yapılmış bir Yurt Dışı ticari faaliyet olarak sürdürülmüş olduğunu, müvekkili şirket Alt Yüklenici olarak İmalata başlanılmış ve 5 ay gibi kısa bir sürede kaba inşaat tamamlanmış ancak ; yapılan imalatlara ait 5 hak edişin ödenmemesi üzerine; imalat durdurulmuş iken İŞİT terör örgütünün Erbil ve Çevresine saldırması üzerine inşaat sahasının terk edilmiş olduğunu, imalat yapılması imkansız hale gelmesi üzerine ... ile yapılan anlaşma ile sözleşme fes edilerek yapım işinin tasfiyesine karar verilmiş olduğunu, ... ile Tasfiye konusunda anlaşılmasına rağmen, şirketimiz alacağının ödenmemesi üzerine Alt Yüklenicilik Sözleşmesi 20. maddesi gereği tahkim yoluna başvurulmuş olduğunu, Tahkim Kurulunun vermiş olduğu kararın .... Asliye Ticaret mahkemesince onaylanmış ancak, ... Ticaret Mahkemesi kararını Temyiz etmiş olduğunu, dosya Yargıtay 15. Hukuk Dairesinde temyizde iken Sulh Ve İbra Sözleşmesi ile anlaşma ile 2015 yılından beri devam eden hukuki anlaşmazlık şirketimiz lehine çözülmüş olduğunu, yapılan bu tahsilat şirketinin Şubesi ... ... ... hesabına irat olarak kaydedilmiş ve borçlar hesabında yer alan borçlar ödenmiş olduğunu, davalı taraf dilekçesinde "...'den tahsil edilen 240.000-USD tutarındaki şirket alacağının o tarihte şirkete ortak olan davacı müvekkili ve davalı ... arasında paylaştırılması gerektiği tartışmasız olduğunu, ancak davalı ... bu paranın tamamını dilediği gibi tasarruf etmiş, müvekkiline isabet eden kısmını da bugüne kadar ödememiş olduğu iddiası ile müvekkili ...’nün TTK 626. Maddesinde belirtilen sorumluluğunu yerine getirmediğini, ileri sürerek TTK 553. Maddesine göre zararın tazminini talep etmekte ise de ; müvekkili, 5 yıldır çözülememiş sorunu hukuki sorunu anlaşma yolu ile çözmüş ... ... ... (... İNŞAAT) alacağını tahsil etmiş olduğunu, uzun zaman çözülemeyen ve tahsil edilemeyen bir sorunu çözmek ve tahsilatı yapmakla; TTK’ nın 626.maddesini ihlal etmemiş aksine ; kanuni sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, davacı tarafın ; ...’den tahsil edilen 240.000 USD tutarındaki şirket alacağını o tarihte şirkete ortak olan davacı ve müvekkili ... arasında paylaşılması gerektiğini Müvekkili ...‘nün bu paylaşımı yapmadığını iddiası ile hissesine düşen payı talep etmekle, temettü talebinde bulunmakta olduğunu, davacının; ... tarafından yapılan 240.000 $ ödemeyi ... olarak değerlendirmekte olduğunu, oysa ki; ek olarak sunulan gelir – gider hesabından anlaşılacağı gibi yapılan bu ticari faaliyetten ... sağlanamamış,135.080,74 $ zarar edilmiş olduğunu, görüldüğü üzere davacının ... payı ( temettü ) talebi haksız bir talep olduğunu, davacı tarafın, müvekkili ...’nün dava dışı ... ...’ya atmış olduğu Wattsapp mesajını müvekkilinin TTK 626. Md’sine aykırı hareket ettiğinin delili olarak ileri sürmekte ise de; davaya konu iş; müvekkili şirket şubesi ... ... ... bünyesinde yürütülmüş olduğunu, müvekkil Şirket Şubesi ALT YÜKLENİCİ olarak üstlenmiş olduğu imalatlara süratle başlamış 6 ay gibi kısa bir süre içinde kaba inşaatın tamamlanmış olduğunu, ancak 5 Hak ediş yapılmasına Karşın ... hiçbir ödemede bulunmamış olduğunu, bu nedenle acil finansman ihtiyacı ortaya çıktığını, işte bu ihtiyacı karşılamak üzere ortaklar ... ve ... ... her biri hakkedişler alındığı zaman geri ödenmek üzere kişi başı 70.000 USD olmak üzere toplam 140.000 USD Müvekkili Şubesi ... ... ...'e borç vermiş olduklarını, ortaklar tarafından verilmiş olan bu borç paraya ait kayıtlar Ek olarak sundukları gelir - gider hesabının 144 - 145 ‘inci ve Kasa Hesabı 11-12 ‘inci hanelerinde kayıtlı olduğu görüleceğini, ... ...’nın ortaklıktan ayrıldığı 10.09.2018 tarihine kadar hak ediş bedelleri alınamamış olması nedeni ile alınan bu paranın iadesi yapılamamış olduğunu, ... ... tüm hisselerini dayısı ...’e devrederek şirketten ayrılmış olduğunu, devir esnasında, yukarıda açıkladıkları üzere borç olarak verdiği 70.000 USD'nin iadesini talep ettiklerini ancak; ... ... ... hesabında borç iadesini yapacak para olmadığından bu talebin karşılanamadığını, davacı ve müvekkili ... borç olarak verdikleri 140.000 $ paranın iadesinin tahkimden gelecek para ile yapılması konusunda sözlü mutabakata varmış olduklarını, müvekkili ...’nün dava dışı ... ...’ya atmış olduğu Watsapp mesajı Tahkimden kazanılan 240.000$’ın paylaşımı ile ilgili olmadığını, müvekkili tarafından atılan bu mesaj tarafların şirkete vermiş oldukları borcun geri ödenmesi hususunu içerdiğini, anılan mesajın müvekkili ... tarafından yazıldığını, bu mesaj’ın TTK 626. Maddesine aykırı hareket edildiğinin delili olarak ileri sürmenin mesnetsiz bir iddia olduğunu, arada yazılı hiçbir belge yok iken sözlü mutabakata bağlı kalınarak borcu kabul ederek geçte olsa bu ödemenin yapılması, gecikme için utanç duyulması ve özür dilenmesi TTK 626. Maddenin ihlali olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bilakis bu mesaj Müvekkilinin, sorumlu, dürüst ve ahlaklı hareket ettiğinin ispatı olduğunu, davacı tarafın, müvekkili tarafından atılan Watsapp mesajını delil olarak ileri sürmekle kendisinin hiçbir hakkının olmadığını ortaya koyduğunu, yani ... hak sahibi kendisinin olmadığını, hak sahibinin Yeğeni ... ... olduğunu beyan ettiğini. Alt Yükleniciliği üstlenilen adı geçen iş için ... İthalat İhracat Yapı Sanayi ve Ticaret ltd. Şti. hesabından hiçbir harcama yapılmadığını,bütün finansmanın 20.11.2013 tarihli PROTOKOL çerçevesinde ortaklar tarafından karşılandığını, buna ait kayıtların GELİR- GİDER HESABI ve KASA HESABINDA mevcut olduğunu, GELİR- GİDER HESABI ile KASA HESABI’na göre Ortakların 135.080.,74 $ zarar ettiklerini, eğer Müvekkili; SULH yolu ile meseleyi çözmemiş olsa idi bu zarar 135.080,74 + 240.000 = 375.080,74 $ olacağını, görüldüğü üzere müvekkilinin; SULH yolu ile meseleyi çözmekle Şirketi zarara uğratmadığını, Sulh İbramesinin 16.10.2019 tarihinde yapıldığını; davacının ise 19.03.2020 tarihinde ortaklıktan ayrılmış olduklarını, Sulh İbranamesinin imzalanmasından 5 yıl ve Ortaklıktan ayrılmasından 4,5 yıl sonra ( 28.08.2024 tarihinde) dava açarak hak talebinde bulunmakta olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere davalının hak iddiasının dayandığı Sulh ve İbra Protolünün tanzim ve imza tarihi olan 16.10.2019 bakımından TTK’ nu 560. md göre bu hakkın zaman aşımına uğradığını, Alt Yükleniciliği Üstlenilen bu iş Müvekkili Şirket Şubesi ... ... ... bünyesinde TTK’nu 613/3 Md’si kapsamında verilen yetki ile ... ve ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirket ve müvekkili ...'nün davacıya hiçbir borcunun bulunmadığının tespiti ile davacının mesnetsiz iddia ve davasının reddine karar verilmesini, müvekkili ... Şirket Ortaklarının müşterek kararı ile TTK 613/3 maddesine dayalı verilen yetki ile görevini ifa etmesi nedeni ile davacının bu yöndeki aleyhe taleplerinin reddine karar verilmesini, davacı tarafın tazminat ve her türlü taleplerinin, süre bakımından TTK 560. Md’si çerçevesinde değerlendirilerek zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini, yapılan bu ticari faaliyetten her hangi bir ... elde edilemediği sabit olması nedeni ile ... payı talebinin reddine karar verilmesini taleple davanın reddini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır.Mahkememizde açılan iş bu dava; davacının ortağı olduğu davalı ... İthalat ... Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı ... ...'dan █████/2018 tarihinde %50 ortaklık payını ve tüm alacaklarını devir aldığını, ancak █████/2020 tarihinde şirketteki hissesini ...'ye devrederek şirketten ayrıldığını, şirketten ayrıldıktan sonra şirketin tek ortağı ve müdürünün ... olduğunu, davalı şirket ile dava dışı şirketler ... İnşaat ... A.Ş., ... İnşaat ... A.Ş. ve ... Genel Müteahhitlik Ltd. Şti.'nin oluşturduğu ... Ortak Girişimi'nin Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile imzaladığı █████/2013 tarihli sözleşme ile Irak'ta Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı'nın binasının yapımı işini üstlendiğini, işin yapımının ortak girişimin davalı ... İthalat ... Ltd. Şti. ile alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, ancak sözleşme kapsamındaki alacaklarını alamadığını, █████/2016 tarihinde tahkimde açtığı dava neticesinde verilen █████/2017 tarihli hakem kararı ile 1.063.469,90 TL'nin davalıdan tahsili ile ... İthalat ... Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında hakem kararının iptaline ilişkin yargılama sırasında dosya Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas sayısında temyiz incelemesindeyken ... tarafından ... İthalat ... Ltd. Şti.'nin o tarihteki vekili Av. ... ... hesabına 240.000,00 USD karşılığı 920.000,00 TL ödediğini, ...'nün şirketin davacıdan önceki eski ortağı ve davacının yeğeni ... ...'ya ortak girişimden sulh yolu ile 240.000,00 USD karşılığı 920.000,00 TL tahsil ettiğini ve 120.000,00 TL'sini avukata ödediğini, kalan 800.000,00 TL'yi harcadığını beyan ettiğini belirterek █████/2020 tarihli işbu whatsapp beyanına dayanarak TTK.553.maddesi gereğince davalı ... tarafından tahsil edilen paranın şirket yöneticiliği görevlerini ihlal ettiğinden bahisle tazminat olarak şirkete ödemesi ve şirkete ödemesine karar verilecek paradan 1/2'sinin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesi talep edilmektedir.Mahkememizde açılan işbu davada uyuşmazlık konusu; davacının açtığı davanın belirsiz alacak davası mı kısmi dava mı olup olmadığının tespiti, davalı ortağın diğer davalı şirketi fiil ve eylemleri ile zarara uğratıp uğratmadığının belirlenmesi, zarara uğratmış ise miktarın tespiti, zarar var ise bu zarardan davalı ortak ...'nün sorumlu olup olmadığının belirlenmesi, davacının şirketin alt yüklenici olarak █████/2016 ve █████/2013 tarihli sözleşmeler gereğince ... yapıp yapmadığı, özellikle davalının iddia ettiği Kuzey Irakta ... İthalat Ltd. Şti.'nin açtığı, ... ... hesabından yapılan proje giderlerine ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgeler de incelenerek, ödemelerin davalı ... İthalat Ltd. Şti. Hesabından gönderilen paralarla mı yoksa ortakların koyduğu paralarla mı yapıldığı, bu paraların sulh protokolü gereği yapılan işin bedeli olarak davalı ... tahkim ve sulh protokollerine dayanarak tahsil ettiği 240.000-USD paradan karşılanıp karşılanmadığı değerlendirilerek suretiyle belirlenmesi, davacının şirketin alt yüklenici olarak █████/2016 ve █████/2013 tarihli sözleşmeler gereğince ... yapmış ise şirket hisse devri olarak davacının hisse devir sözleşmeleri ve ana sözleşme gereği kendisine doğrudan davalı ... tarafından asıl yüklenici ... aleyhine açtığı tahkim dava sürecinde, sulh yolu ile davalının tahsil ettiği paradan (240.000-USD) kendisine doğrudan ödeme yapılmasını talep edip edemeyeceği, edebilecek ise hukuki dayanakları gösterilerek tespiti, dava konusu sorumluluk ve alacak taleplerinin TTK 560 maddesi gereğince zaman aşımına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi isteminden ibarettir.Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar gereğince taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve tarafların ticari defterlerin incelenmesi baabında Muhsin Bayar, bilirkişi ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin █████/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;"Raporumuzun yukarıda İnceleme ve Değerlendirme alt başlıklı bölümlerinde yapılan tespit ve değerlendirmelerimiz sonucunda, nihai takdir ve hukuki nitelendirme tamamıyla muhterem Mahkemeye ait olmak üzere, aşağıda özetlenen değerlendirmeler yapılmıştır;“ Davacı ...'ün 19.09.2018 - 10.03.2020 tarihleri arasında davalı şirkette ortak sıfatına sahip oluğu, davanın açılış tarihi olan 29.08.2024 tarihinde ortak sıfatının bulunmadığı tespit edilmiş, incelemeye sunulan 2015 ve 2016 yıllarına ait kanuni defterlerin süresi içinde tasdik edildikleri ve sahibi lehine delil kudretine haiz oldukları, 2019 ve 2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, bu sebeple sahibi İehine delil kudretine haiz olmadığı neticesine ulaşılmış, davalı şirket yetkilisi tarafından, incelemeye sunulan kanuni defterlerde davaya konu uyuşmazlık hakkında her hangi bir kayıt olmadığının beyan edilmesi sebebiyle, kanuni defterler üzerinde bir inceleme yapılmamış, şirket adına yapılan sözleşme ile yurt dışında bir inşaat işi alınmasına karşın fiilen şirket hesapları üzerinden işlem yapılmadığı, bu sebeple şirket kayıtlarının gösterilmediği anlaşılmış, davalı ... ve davacı ... tarafından birlikte imzalanmış 16.10.2019 tarihli yazı ile “Sulh ve İbra Sözleşmesi'nin şirket taleplerini karşıladığının anlaşıldığı belirtilerek, sözleşmenin şirket adına imzalanması ve tahsilatın yapılması talimatının Av. ... ...'a verildiği, 16.10.2019 tarihli yazı ve ekindeki dekont ile 240.000,-USD ödeme yapıldığı tespit edilmiş, bu sebeple dava konusu tutarın dava tarihinde tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu, talep konusu para alacağı olduğundan niteliği itibariyle bölünebileceği, bu sebeplerle açılan davanın kısmi dava niteliğinde olabileceği neticesine ulaşılmış, kısmi davanın açılmasını mümkün olduğu hallerde belirsiz alacak davasının açılması durumunda, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılması mümkündür. Hukuki yarar dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir dava şartlarından değildir. Bu sebeple davanın usulden reddi cihetine gidilmesi hususunda takdir tamamen sayın mahkemeye aittir. Somut olay yönünden usuli sorunun, kısmi davanın açılmasının gerektiği durumlarda belirsiz alacak davasının açılması sebebiyle eksik harcın tamamlanması için süre verilmesine imkan verilmesini gerektiren bir durum olarak karşımıza çıkmadığını belirtmek gerekir. Zira kısmi dava açılması gerekirken belirsiz alacak davasının açıldığı hallerde sorun, harç eksikliği olmayıp hukuki yarar yokluğuna ilişkindir.Limited şirket müdürünün sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğu, Sulh ve İbra Sözleşmesi kapsamında Alt Yüklenicilik Sözleşmesine dayalı olarak davalı şirkete denmesi gereken tutarın davalı şirket hesaplarına aktarılmamış olmasından davalı şirketin müdürlerinin kusurlarının varlığı şartıyla sorumluluklarının söz konusu olabileceği, TTK m. 555 uyarınca limited şirketin uğradığı zararın tazmin edilmesi talebiyle dava açılabilmesi için, davacının şirket ortağı sıfatına sahip olması gerektiği, iş u davanın açıldığı 29.08.2024 tarihinde davacı ...'ün davalı şirkette ortak sıfatının bulunmadığı tespit edilmiş, davalı ... İthalat İhracat Yapı Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin dört ortağının kendi aralarında imzalamış oldukları 20.11.2013 tarihli Protokol'ün sadece taraflar arasında hak ve borç doğuran bir borçlar hukuku sözleşmesi olduğu, 20.12.2013 tarihli Alt Yüklenicilik Sözleşmesi'nin alt yüklenici tarafının davalı şirket olması durumunu değiştirmediği gibi, söz konusu protokolün altında imzası bulunan kişiler dışında kalan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin de mümkün olmadığı neticesine ulaşılmış, Limited şirketlerde ortağın ... payı alma hakkının ancak genel kurul tarafından ... dağıtımına karar verilmiş olması durumunda alacak hakkına dönüşeceği, davalı şirket genel kurulu tarafından alınmış bir ... dağıtım kararının dosya kapsamında bulunmadığı, genel kurul kararı olmadan şirket içerisinde ... mevcut olsa dahi, ortakların bu karı paylaşmasının mümkün olmadığı, ... dağıtım kararının genel kurulun devredilemez yetkilerinden birisi olduğu, TTK m. 608 ve 616 hükümleri karşısında, Hakem Kurulu Kararı ile davalı şirkete ödenmesi gereken paranın şirket hesaplarına zamanında girmemesi sebebiyle söz konusu paranın paylaşılamadığı iddiasının davacının doğrudan zararının varlığını ispat etmediği neticesine ulaşılmış, davacının doğrudan zararının mevcudiyetine ilişkin başkaca bir iddiasına da dosya kapsamında rastlanamamış, TIK m. 560 ve BK m. 146, 147 uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı tespit edilmiştir." şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizde açılan davada, davalı ...'nün diğer davalı şirketin ortak ve temsilcisi sıfatıyla şirkete ait paranın, kendisinin tahsil ederek yapılan Kuzey Irak'taki iş bedelinin ortak girişimden tahsil edilmesine rağmen şirkete ödenmediğini belirterek bahsi geçen müdürün sorumluluğu yolu ile, dava konusu şirket zararının tazmini talep edilmektedir.Dava dilekçesinde davanın kısmi dava olarak açıldığı, dava dilekçesi kapsamından ve yapılan talep miktarından anlaşılmakta olup 6100 sayılı HMK.'nın 109.maddesine göre kısmi dava açılması bölünebilir talepler yönünden mümkün olup dava açılırken talep konusunun dışında kalan alacaklar yönünden fazlaya ilişkin istem saklı tutulmuş ise sonradan dava konusu edilebileceği, dava devam ederken karar aşamasına geldikten sonra davacının sözlü yargılamaya geçileceğini anladığı son celsede miktar yönünden talebi ıslah edeceğini beyan etmiş olmasının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, kısmi istemin hakkında dava açmasının mümkün olduğu ve yasanın kısmi davada ıslah için süre verileceğine ilişkin bir düzenlemeyi içermediği dikkate alınarak ıslah için süre talebi reddedilerek sözlü yargılama ihtaratına uygun olarak sözlü yargılamaya geçilmiştir.Davacı, öncelikle, TTK.553.maddesine göre işbu tazminat davasını açabilmesi için, işbu şirkete TTK.555.maddesine göre, davanın açıldığı tarihte pay sahibi olduğunu ve şirketin davalı tarafından zarara uğratıldığını ispat etmesi gerekir. Davacının şirketteki payını █████/2020 tarihinde davalıya aktif ve pasifi ile devrederek şirket ortaklığından çıktığı, ayrıca şirkete █████/2018 tarihinde ortak olduğu ve işin yapıldığı tarih itibariyle de şirketin ortağı olmadığı, böylece tazminatı müdürden isteyebilmesi için zorunlu dava koşulu olan ortaklık ve yöneticilik sıfatını taşımadığı ve şirketin alacağının tahsil ve şirkete ödenmesini talep etmesinde davacı müdürün hukuki menfaatinin bulunmadığı Mahkememizce benimsenerek işbu davacı tarafından tazminatın şirkete ödenmesine yönelik istemin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davacının şirketin oluşan zararından, şirkete ortak olduğu dönemdeki payının 1/2 olduğundan bahisle bu zararın kendisine ödenmesine ilişkin isteminin ise; doğrudan tazminat talebi niteliğinde olduğu benimsense dahi şirketin adına 3.şahıs aleyhine dava açılması için genel kurulca davacıya yetki verilmesi gerektiği, böyle bir yetkinin varlığı ispat edilemediği gibi talebin niteliği itibariyle ... dağıtımı istemine yönelik olduğu ve ... dağıtımının genel kurulun devredilemeyecek haklarından olması nedeniyle, ... dağıtım talebine ilişkin davada talep koşulları oluşmadığından davanın reddine dair hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-a)Sorumluluk davası ve zararın şirkete ödenmesi talebi yönünden;Davacının dava tarihi itibariyle davalı şirketin ortak veya yöneticisi olmadığı gibi, şirket tarafından kendisine dava açma amacıyla yetki verildiğine dair bir delil de sunulmadığı, davalı şirketin, diğer davalı müdürün eylemiyle zarara uğradığı iddiasıyla açılan sorumluluk davasının, zarar tazmininin ve şirkete ödenmesini istemekte davacının hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,b)Davacının tazmin edilecek zararın 1/2 oranında payının kendisine ödenmesine ilişkin istemin; şirket genel kurulunca davacıya dava açmak üzere yetki verilmediği gibi, talebin hukuken ... dağıtımı istemine yönelik olduğu ve ... dağıtımının genel kurulun devredilemeyecek haklarından olması nedeniyle, ... dağıtım talebine ilişkin davada talep koşulları oluşmadığından davanın REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.163,67 TL harçtan, alınması gerekli 427,60 TL harcın mahsubu ile arda kalan 736,07 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 45.000,00 TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,4-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ TARAFINDAN İADESİNE,6-Devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza